{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1978 - 2025/9<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1978 <br>KARAR NO\t: 2025/9<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/70 E.  -  2021/431 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali,  Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/11/2021 tarih ve 2021/70 Esas - 2021/431 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Giyim Sanayi Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin “...” markalarının ilk olarak 1992 yılında 11, 20 ve 21. sınıf mallarda tescil edildiğini,  2014/11499, 2015/24595 sayılı markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin “...” markalarının aynı zamandan özel/01477 sayısı ile tanınmış marka sicilinde de kayıtlı olduğunu, davalı Şirketin \"... ...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa  dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35,41 ve 44 sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu,  müvekkilinin markalarının tanınmışlığının da birçok mahkeme kararında tespit edildiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının  ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ileri sürerek, 2020-M-11451 sayılı YİDK kararının 35, 41 ve 44 sınıfta yer alan hizmetler yönünden iptaline , dava konusu başvurunun tescili halinde anılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>  Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının dava konu edilen 35, 41 ve 44. Sınıf hizmetler açısından birebir aynı ya da aynı tür hizmetleri kapsadıkları, bununla birlikte dava konusu marka içerisinde kullanılan birden fazla sözcük unsuru arasında daha belirgin ve tüketici tarafından sözel iletişim anlamında edinilecek algı sırasında daha öncül olarak yer alacağı değerlendirilen ibarelerin “... ... ...” sözcükleri olduğu, bu sözcüklerden “...” ibaresinin, davacı yan markalarının kendisini oluşturduğu, bu haliyle, davacı markaları ile aynı hizmet sınıflarında “...” ibaresi kullanılarak yaratılmış sonraki bir markanın da davacı yanca veyahut davacı yan markalarının kullanım izni alınarak yaratılmış bir marka olduğu yönünde algı oluşmasının ihtimal dahilinde olacağı, karıştırılma ihtimalinde önemli olan hususun ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, dolayısıyla dava konusu markanın sahip olduğu karışık mizanpaj içerisinde aklında yer edinecek unsurlarından birinin de “...” ibaresi olması nedeniyle tüketicinin taraf markaları arasında bir bağlantı kurma ihtimalinin var olacağı, her ne kadar taraf markalarının ortak hizmet sınıflarının ilgili tüketici kitlesinin niteliği nispeten daha yüksek dikkat, özen ve seçicilik seviyesine sahip kimselerden oluşmakta ise de “...” ibaresinin ilgili hizmetler açısından ayırt ediciliği bulunan bir ibare oluşu ve birebir sonraki marka içerisinde kullanımı nedeniyle, bu tüketici kitlesinin dahi taraf markaları arasındaki iktisadi ilişkiyi sorgulayabileceği, hal böyleyken, emsal olarak dosya içerisinde sunulduğu görülen mahkeme kararları da dikkate alınmak suretiyle, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik halinin mevcut olduğu, ayrıca  davacı markalarının hususiyetle “mobilya” ürünlerinde sektörel tanınmışlığının kabul edildiği göz önüne alındığında, başvuru kapsamındaki 35.sınıf 05. Alt grupta satışa konu edildiği görülen “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından, davacı markasının doğrudan kendisini içeren dava konusu gibi markaların tescillerinin, davacı markalarının yıllara sair kullanımlar sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğini zaman içerisinde sulandırabilecek ve markanın ayırt ediciliğini zedeleyebilecek sonuçlar doğurabileceği, markanın ilgili sektördeki özgünlüğünü zayıflatabileceği , benzer mahiyetteki sonuçların sair mal ve hizmetler bakımından ise meydana gelmeyeceği, diğer taraftan davalı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden iptaline, dava konusu markanın uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, İspanyolca \"ev\" anlamına gelen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, uyuşmazlık konusu hizmetlerin ilgili tüketicisinin nispeten dikkat düzeyinin yüksek olduğu göz önüne alındığında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br>                          Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasına emtia benzerliği olmadığı gibi marka işretleri arasında da benzerlik bulunmadığını, markaların farklı sektörde kullanıldığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin müktesep hakkının bulunmadığına dair tespitin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yanıltıcı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu  35, 41 ve 44. sınıf hizmetler yönünden,  6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira uyuşmazlık konusu hizmetlerle davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan hizmetlerin aynı/ aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun aynen dava konusu  başvuruda da yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim , Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında \"...\" ibaresi, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla \"...\" ibaresi, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla \"...\" ibaresinin,  03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında \"... ...\" ibaresinin davacının \"...\" ibareli markalarıyla benzer bulunduğu, diğer taraftan davacının markaları mobilya sektöründe tanınmış olduğundan, karar yerinde belirtilen 35. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu, diğer taraftan dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket yararına müktesep hak koşullarının da gerçekleşmediği, zira davalının müktesep hak iddiasına dayanak  2015/29517  ve  2016/26027 sayılı markalarının kapsamında uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer almadığı, uyuşmazlık konusu 41 sınıf hizmetler yönünden tescilli 2015/29518 markasının ise tescil tarihinden dava konusu başvuru tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediği  anlaşılmakla, davalılar ..., ... Giyim Sanayi Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar  ..., ... Giyim Sanayi Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2025   <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dda77af1476697b0","SID":"395ad1ecf2da2774"}}