{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1977 - 2025/8<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1977 <br>KARAR NO\t: 2025/8<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/273 E.  -  2022/200 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2022 tarih ve 2021/273 Esas - 2022/200 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişilerin 2020/77083 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibarel, markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, \"...\", \"...\", \"...\" ve “...” markalarının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun, müvekkilinin \"www.... ....com.tr\" alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, yine \"...\" ve \"...\" ibarelerinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin bu bağlamda SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca üstün hakkının bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-6479 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>  Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini ancak tarafların marka işaretleri arasında SMK' nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, davacının markalarında yer alan \".../...\" ibarelerinin tek başlarına ayırt edicilikleri düşük zayıf ibareler oldukları, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.10.2020 tarih 2020/92 E 2020/3984 K sayılı kararında belirtildiği üzere; zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, somut olayda dava konusu markanın bir bütün halinde \"...\" şeklinde somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu, bir bütün halinde bu ibarenin davacıya ait markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek derecede farklılaştığı, zira ortalama tüketici kesiminin markaların ayırt edici unsurlarını bölüp, parçalamadan bir bütün halinde algılayacağı, bir bütün halinde \"...\" kelimesinin, davacıya ait markalarla görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ihtiva etmediği, bu hale göre davacıya ait önceki tarihli markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu \"...\" markasını gördüğünde, ya da işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı davacı markalarından farklı bir marka olarak algılayacağı, marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı , tarafların markaları benzer olmadığından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı, davacının \"...\" ibareli internet sitesinde uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer almadığından SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme kararının aksine davaya konu \"...\" ibareli marka ile müvekkiline ait \".../...\" ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, somut olay bakımından SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da oluştuğunu,  başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi gereğince  reddinin gerektiğini, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeninin olmadığını, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \".../...\" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira \"...\" ve \"...\" ibarelerinin Türkçe'de \"büyük, geniş\" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 Esas, 2015/59 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da oluşmadığı, davacı tarafın \"...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi dayalı iddiasının da yerinde olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının  ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2025  <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bb9ee08b1e3ee32","SID":"859f5a4d4ee795f8"}}