{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1467 <br>KARAR NO: 2025/89<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/375<br>KARAR NO: 2021/230<br>KARAR TARİHİ: 13/04/2021<br>DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 19/06/2019<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletme hakkı sahibi; davalının ise, işletme hakkı müvekkil şirkette bulunan köprü ve otoyollarını kullanmış olan şirket olduğunu, davalı şirkete ait araçların 01.09.2016 -20.10.2017 tarihleri arasında 622 kez geçiş ücreti ödemeksizin köprü ve otoyollarından ihlalli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK'nun 67. maddesi gereğince davacının geçiş ihlalinden kaynaklı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe karşı davalı itirazının iptali istemine ilişkin davada, ihlalli geçiş görüntüleri ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmakla ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınan 24/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalı şirketin sahibi olduğu araçlar ile davacıya ait ücretli otoyollardan HGS/OGS hesap bakiyesinde yeterli meblağ bulundurmadan 01.09.2016 / 20.10.2017 tarihleri arasında 622 defa ihlalli geçiş yaptığı ve geçiş ücretlerini 15 günlük süre içinde ödemediği, yasa gereğince geçiş bedelinin 4 katı tutarında ceza bedelini de ödemekle mükellef olduğu, ihlalli geçiş yapan araçların davalı şirkete ait olduğu hususu tescil kayıtları ile sabit olmakla davalı yanca geçiş yapıldığı hususunun da inkar edilmediği, davalı yan her ne kadar sistemin hatalı olarak ödemeleri tahsil etmediği savunmasında bulunmuş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2017/2-1588 Esas, 2018/2045 Karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağı ve  davayı inkar etmiş sayıldığı için davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebileceği, ancak davayı inkarının karşı delilini göstermek bahanesi ile, yeni vakıalar (mesela zamanaşımı veya borcu ödediğini) ileri süremeyeceği aksi halde savunmasını genişletme yasağını ihlal etmiş olacağı, somut davada ise süresinde davaya cevap vermeyen davalının yeni vakıa olan sistem hatasına dayanarak savunma ve delil ileri süremeyeceği, bu nedenle savunmasının mahkememizde dinlenme imkanı bulunmadığından celbini istediği delillerin de celp edilmediği, aksi düşünülse dahi 1 yıldan uzun olan bir süreçte farklı araçlarla 622 defa yapılan geçişlerin tamamının sistem hatası nedeniyle tahsil edilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşımacılık ticari faaliyetiyle uğraşan davalı şirketin basiretli bir tacir olarak geçiş yaptığı gişeleri ve borcun nereye ödeneceğini bilmek ve takip etmekle mükellef olduğu ve yine tacirin basiretli olması ilkesi uyarınca geçiş bedelinin sistem hatası nedeniyle tahsil edilememesi halinde ödeme için gerekli girişimlerde bulunmasının gerektiği, zira davacı şirketin internet sitesinde ödeme yöntemlerinin gösterildiği, davalı yanın bu savunmalarına rağmen 622 ihlalli geçişin cezasız kısmının dahi ödenmemiş olduğunun dosya kapsamından tespit edildiği, nitekim sistem hatası vakıasının davalı şirket ile çalıştığı banka arasındaki uyuşmazlıkta ileri sürülebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 18.531,65 TL geçiş bedeli ve bunun 4 katı olan 74.126,60 TL ceza bedeli toplamı kadar davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu, takip dosyası ve dava kapsamında davacı yanın işlemiş faiz ve faizin KDV'si talepleri de bulunmakla, ihlalli geçişte bulunana bildirim yapma zorunluluğunun olmayışının geçiş ücreti ve ceza bedelinin talep edilebilmesine ilişkin olduğu, TBK'nun 117. maddesi uyarınca temerrüt faizi talep edilebilmesi için alacaklının ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesinin gerektiği, anılı hüküm uyarınca davalı yanın takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacı yanın alacağa işlemiş faiz ve faizin KDV'si taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, geçiş ücreti ve ceza bedelinden ibaret 92.658,25 TL yönünden itirazın iptaline, alacak likit olmakla davalı yanca da belirlenebilir olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 92.658,25 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacak 92.658,25 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacağın % 20'si oranındaki 18.531,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemenin icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle işlemiş faize ilişkin taleplerinin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ihlâlli geçişlere ilişkin olarak herhangi bir şekilde bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığını, borcun kaynağı 6001 Sayılı Kanun olup, kanunu bilmemenin mazeret olmadığını, ihlâlli geçişlerin yapıldığı tarihlerden itibaren 15 günlük yasal sürenin sonrasında asıl alacağa faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğunu bu nedenle de davalı yanın temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığını, dava konusu icra takibinde gösterilen KDV alacak kalemi, geçiş ücreti veya para cezasına değil, para cezasının işlemiş faizine uygulanan KDV olduğundan KDV alacak kalemine ilişkin taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV'nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; icra takibindeki işlemiş faiz ve KDV alacaklarının mahkemece reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Üçüncü Boğaz Köprüsü Ve ... İşletme A.Ş., borçlunun ise ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, 171.508,00 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti-Para Cezası), 21.161,82 TL Faiz (Ticari-Yıllık) ve 3.809,10 TL KDV olmak üzere toplam 196.478,92 TL üzerinden 27.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde ihlalli geçiş listesi borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 10.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 16.05.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci, altıncı ve yedinci fıkralarıdır. Zira maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. OGS cihazı/ HGS etiketi bulunduğu sabit olan davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür. Davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçeleri ve istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, davacı şirketin araç sahibi/sürücüsüne bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığı belirtildiğinden uyuşmazlığa konu dosyada bildirim yapma yükümlülüğünün yerine getirilmediği nazara alınarak inceleme yapıldığında, mahkemece takip öncesi işlemiş faiz talebi ve KDV'nin yerinde olmadığı yönündeki tespitin isabetli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d6804e31ecc245a","SID":"8210bf0d05f9c6d9"}}