{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1311 <br>KARAR NO:2025/106<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/04/2021<br>NUMARASI:2017/644 Esas - 2021/366 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; 27.04.2007 tarihli satış protokolü sonrasında finansal kiralama yolu ile müvekkili şirketin... AŞ’ye sattığı 5 adet ... marka yuvarlak örgü makinesinin ayıplı olduğu savıyla dava açtığını, açılan dava neticesinde İstanbul 26. ATM'nin 2011/431 esas, 2014 /10 karar sayılı kararı uyarınca 5 adet ... marka yuvarlak örgü makinesinin aynen müvekkiline iadesine karar verildiğini, davalı tarafından Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konulan ilam üzerine dosya borcunun müvekkili tarafından ödendiğini,ilama göre davalı tarafından makinelerin aynen müvekkiline iadesi gerekiyorsa da müvekkiline iade edilmediğini, makinelerin mevcut durumlarının tespiti için Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/103 D.İş dosyasından 15.08.2014 tarihinde ...'in merkez binasına delil tespitine gidildiğini ve 28.08.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, 5 adet makinenin davalı ... Ltd. Şti.'nin bahçesinde, üzeri naylon ile örtülü tutulduğunu, makinelerin, yağmur, nem, rüzgar, vb. olumsuz hava koşullarına karşı korunmadığı, 2 adet ... ve 3 adet ... model ... marka yuvarlak örgü makinesinin bir kısım parçalarının eksik olduğu, sökülüp-alındığı, bir kısım parçaların kırıldığı, bir kısım parçaların da kullanılamaz derecede oksitlendiğinin, bu makinelerin onarılarak bakımı ve temizliğinin yapılmasını, eksik ve kullanılamayan parçalarının yenilenmesi vs. için gerekli olan işçilik ve parça bedelinin ortalama KDV hariç 254.112-TL olduğunu, bu onarım için yaklaşık 60 günlük bir süre gerektiğinin tespit edildiğini; davalının bu makineleri bahçede tutmasıyla makinelerin ekonomik değerlerini yitirmelerine neden olduğunu; bu haliyle makinelerin müvekkili tarafından alınıp başkaca bir yere satılmasının mümkün olmadığını; bu bedelin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini; ödeme yapılmadığını, davalının fiilleri neticesinde iadeye konu makinelerde oluşan 254.112-TL zarar ile makinelerin eski haline getirilmesi için geçecek sürede oluşacak kaybın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; makinelerle ilgili ayıp ihbarının 30.11.2007 tarihinde yapıldığını, davacıdan defalarca ayıplı makine ile parçaların alınmasının istendiğini, davacının ısrarla teslim almaması nedeniyle zamanaşımının dolduğunu, makinelerin tespitten birkaç gün öncesine kadar depoda muhafaza edildiğini, davacının sözlü olarak makineleri alacağını bildirmesi üzerine üst tarafı betonarme saçakla kapalı su ve hava geçirmez branda ile koruma altına alınarak dışarıya çıkarıldığını, yaklaşık 8 sene çalıştırılmayan makinelerin oksitlenmesinin kaçınılmaz olduğunu, makinelerin çalışmadıkları parçaları dahil komple makine konumunda olduklarının tespit edildiğini, eksik parçaların kutular içinde depoda olduğunu, makineler çalıştırılamadığı için iadesinin istendiğini, davacıya 30.11.2007, 22.11.2010, 24.9.2014 tarihli ihtarnamelerle makinelerin alınması istenmesine rağmen kazanç elde etme gayesi ile bilerek alınmadığını, alacaklının temerrüdünün söz konusu olduğunu, kendilerinin depoyu kullanamayıp kiraya veremediklerini, eksik parça olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; bilirkişi raporu ile makinelerin davalı tarafından açık ortama taşınması ve burada bekletilmesi nedeniyle pert hale gelmesinden dolayı davalının %100 oranda kusurlu olduğu, İstanbul 26. ATM'nin 2011/431 esas sayılı dosyasında davaya konu 5 adet örgü makinesinin aynen iadesine karar verildiği, makine bedellerinin davalıya ödendiği, ancak makinelerin davalının bahçesinde iyi korunmadığı, parçaları eksik olduğundan eski haline getirilmesi için 254.112-TL maliyet gerektirdiği, makinelerin onarım bedellerinin 254.112-TL tuttuğu, ancak makinelerin imal edilmemesi, servislerinin olmaması, parçaların bulunma zorunluluğu gibi hususlar göz önüne alındığında onarım cihetine gidilmesinin ekonomik ve verimli olmayacağı, makinelerin açık ortama taşınması ve burada bekletilmesi nedeniyle pert haline gelmesinden davalının %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,  254.112-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; ayıp ihbarının 30.11.2007 tarihinde yapıldığını, sonrasında  defalarca ayıplı olan makinelerin ve parçaların alınması ihtar edilmesine rağmen, söz konusu makinelerin davacı tarafça teslim alınmadığından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafça makinelerin teslim alınacağı sözlü olarak söylenmesi üzerine; söz konusu makinelerin  üst tarafı betonarme saçakla kapalı, makineler su ve hava geçirmez kalınca branda ile koruma altına alınarak dışarıya konulduğunu, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/107 D.İş dosyasında makinelerin halihazır durumları itibari ile halen çalışmadıkları hepsinin parçaları dahil komple makine konumunda bulundukları, İstanbul 26. ATM'nin 2011/431 esas sayılı dosyasında aynen iadesine karar verilen örgü makinesinin aynısı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu makinelerin, uzun bir süre davacı tarafından teslim alınmak üzere bekletilmesine rağmen, davacı kötü niyetle makineleri almaktan kaçındığını, sözlü olarak gelip alacağını belirterek söz konusu makinelerin taşınmasını sağlayıp beyanına rağmen makineleri teslim almaktan kaçındığını, bu halde dahi makinelerin dışarıya bırakılmadığını, zarar gelmemesi için davalı şirketçe gerekli bütün önlemlerin alındığını, 30.11.2007 tarihli, 22.11.2010 tarihli ve 24.09.2014 tarihli ihtarnameler  ile malların alınması ihtar edilmesine rağmen, davaya konu makinelerin davacı tarafça ısrarla alınmadığını, İstanbul 4. ATM'nin 2014/1503 Esas sayılı dosyasınca davacı tarafça iddia edildiği şekilde bir zararın meydana gelmediğinin tespit edildiğini fakat takdiri mahkemeye ait olmak üzere de bedel hesaplandığını,05.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu makinelerin üretiminin 2007 yılından itibaren  olmadığını, bu sebepten yedek parça temininin de mümkün olmadığı makinelerin  satıcı firmada da çalışamayacağını, bu durumdan ithalatçı ve satıcı davacının sorumlu olduğunu, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/103 D.İş dosyasında kesin hükümle sabit olan makinelerdeki gizli ayıplar bilinmeden rapor hazırlandığını, bilirkişinin gizli ayıplara tekrar değinip  sanki makineler hiç ayıplı değil ve kullanıma hazır iken müvekkil tarafından pert hale getirilmiş gibi rapor tanzim edildiğini, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/107 D.İş sayılı delil tespit  dosyası görmezlikten gelinerek rapor alındığı, makinelerde gizli ayıp olduğu kesin hükümle sabitken sanki davaya konu makinelerin üreticisi veya ithalatçısı davalı  gibi gizli ayıptan sorumlu tutulmasının ve kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ihtarnamelerle temerrüde düştüğünü ve sonucuna katlanması gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davalının satım sözleşmesinden dönmesi nedeniyle davanın  kabulüne ilişkin kesinleşen mahkeme kararı gereği bedel iadesi ve satıcıya  aynen  iadesine karar verilen ayıplı makinelerin dava sürecinde alıcı davalı tarafından iyi muhafaza edilmediği iddia olunarak yapılması gereken  onarım bedelinin  tahsili  talebine  ilişkindir.Davacı; davalı adına düzenlediği 30.04.2007 tarihli proforma fatura ile 5 adet yuvarlak örgü makinesini bilahare finansal kiralama şirketine  301.500-USD bedelle satışını yapmıştır. 23.09.2007 tarihinde yetkili servis tarafından makinelerin kurulumu yapıldığı,ekim, kasım 2007 tarihlerinde kurulumun devam ettiğine ilişkin servis fişleri tanzim edildiği, 05.12.2007 tarihinde davalı alıcı vekili tarafından ayıplı makinelere ilişkin Bakırköy 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/698 D.iş tespit dosyasında delil tespiti için başvurulduğu; makinelerin imalat hatası nedeniyle çalıştırılamadığı, makineler üzerinde darbe izleri bulunduğu, teknik servisin makineleri çalıştıramadığı hususunda 13.12.2007 tarihli bilirkişi raporu sunulduğu,karşı yan dosya davacısı ve teknik servis ...ş vekili tarafından imalat hatasının ne olduğunun bilirkişi raporunda  belirtilmediği, raporun soyut olduğu bildirilerek 26.12.2007 tarihinde rapora itiraz edilmiştir.Davalı tarafından davacıya keşide edilen 30 kasım 2007 tarihli ihtarname ile; montajı yapılan makinelerin bu güne kadar çalıştırılamayıp çözüm sürekli ötelendiğinden makinelerin geri alınarak zararın tazmini istenilmiş, ihtarname 05.12.2007 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. 04.02.2008 tarihinde; davalı tarafından dosya davacısına ve ...'a karşı Bakırköy 4. ATM'nin 2008/121 esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50.000-TL uğranılan kar kayıp zararının tazmini için dava açıldığı,davacı tarafın dava  dilekçesinde ayıplı makinelerin davalıya iadesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini  talep ettiği, malik ... şirketinin kiracı davalının açtığı davaya 08.04.2008 tarihli muvafakatname verdiği, bu davada davacı, davalı ve kiraya veren ... şirketi ile satım bedeli karşılığı geri alınması konusunda protokol yapılmasına karar verildiği,satış bedeli harici zararların karşılanması davacı satıcı tarafından kabul edilmemesi üzerine taraflarca  imzalanmadığı, alınan 22.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda yetkili servisin makineleri çalıştıramadığı tespitine yer verildiği, gibi yapılan keşif sırasında da çalıştırılamadığı, dosyada da yetkili servisin makineyi uzun süre çalıştıramadığına ilişkin servis raporları bulunduğu,davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği makinelerin iadesi talebinin tensip tutanağı ile reddedildiği, yine makinelerin  iadesine ilişkin tedbir talebinin 21.05.2008 tarihli duruşmada reddedildiği, davacı vekilinin iki kez tedbir talebinde daha bulunduğu, karara bağlanmadığı; 18.03.2009 tarihinde  davalının açtığı kar kaybına ilişkin kısmi davanın kabulü ile 50.000-TL tazminatın tahsiline karar verilip  karar Yargıtay 19 HD nin 2010/6345 esas, 2010/8595 karar sayılı, 07.07.2010 tarihli ilamı ile onandığı, tashihi karar istemi de reddedilerek 01.02.2011 tarihinde karar kesinleşmiştir. Yine davacı vekilinin 11.05.2009 tarihli dilekçesi ile makinelerin iadesi yolunda karar verilmesi yönünde hükmün tavzihi talebi hakkında bir karar verilmemiştir. Davalı alıcı  tarafından 17.01.2011 tarihli dava dilekçesi ile İstanbul 26. ATM'nin 2011/431 sayılı dosyasında açılan davada davalı vekili  ayıplı örgü makinelerinin iadesine, makinelere ödenen 355.351-USD'nin iadesine, işyerinde yer kaplayan ve yerine makine kurulamayan alanlar için emsal kira bedeli ödenmesi, kar kaybı  talepli şimdilik 250.000-TL'nin davalıdan tahsili talepli dava açıldığı, yine dosyaya davalı alıcı vekili tarafından  verilen 29.06.2012 tarihli dilekçe ile makinelerin davadan 44 ay evvel depolandığı, davalı tarafından iade alınmadığından halen depolanmaya devam edildiği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 31.07.2012 tarihi itibari ile  tüm finansal kira bedelleri  ödenerek  makinelerin maliki sıfatını kazandığı, davacının makinelerin iadesi ile ödediği bedelin ödenmesi taleplerinin davalı tarafça kabul edilmediği,makinelerin gizli ayıplı olduğu,davacının sözleşmeden dönmede haklı olduğu gerekçesi ile 5 adet makinenin davacıya aynen iadesine, finansal kiralama şirketine ödenen makine bedeli ve faizi 447.622,27-TL'nin davalıdan tahsiline, kar kaybı isteği müspet zarar olup sözleşmeden dönüldüğünden istenemeyeceği, makineler için ayrıca bir yer kiralanmadığından kira bedeli istenemeyeceği, gerekçesiyle fazla istemlerin reddine, hükmedilen alacaklara makinelerin davalıya (dosya davacısına) tesliminden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş, kararın taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19 HD'nin 2014/8138 esas, 2014/12245 karar sayılı 03.07.2014 tarihli ilamı ile onanarak, tashihi karar istemi de reddedilerek  12.3.2015 tarihinde kesinleşmiştir. İstanbul 26 ATM'nin 2011/431 esas, 2014/10 karar sayılı ilamı Bakırköy 8. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 21.03.2014 tarihinde alacaklı davacı tarafça infaza konulmuş olup, makinelerin iadesine ilişkin kesinleşmiş ilam var iken dosya davacısı vekili malların teslimini talep etmemiş, sadece malları iade almadıklarını belirterek İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak alacağa  faiz işletilmemesini talep etmiş, İcra Hukuk Mahkemesince talebi kabul edilmiş, borç ödendiği tarihe göre gizli ayıplı olduğu kesinleşen hükümlerle sabit olan makineleri teslim alma talebinde bulunmamış,borca karşılık 07.04.2014 tarihli kesin teminat mektubu dosyaya ibraz edilmiş,dosya borcu 12.08.2014 tarihinde nakit olarak ödenmiştir.Davacı ,makine bedeli borcunu ödediği gün 12.08.2014 tarihinde saat 16:09'da mahkemenin makinelerin  iadesine ilişkin kararın kesinleştiği, ancak makinelerin halen iade edilmediği, çalışması için bir eksiklik olup olmadığı eksiklik için ne kadar süre ve masraf gerektiğinin tespiti talebinde bulunduğu Bakırköy 2. SHM'nin 2014/103 D.İş raporunda alınan  bilirkişi raporunda \"makinelerin davalı iş yerinin dış ortamlı bahçe görünümlü alanında branda/naylon branda ile örtülü olduğu, yağmur, nem, rüzgar vb. olumsuz hava şartlarına karşı korumalı olmadığı, makinelerin bir kısım parçalarının sökülmüş, bir kısmının kullanılamaz derecede oksitlenmiş olduğu, bakım onarım ile yenilenme ve temizlenmesi için 254.112-TL bedel tespit edildiği, 60 gün onarım süresi gerektiği yolunda rapor sunulmuş, elde ki davada davacı tarafça tesbit dosyasında belirlenen  bu bedel davalı alıcıdan talep edilmiştir. Anılan tespitten sonra 20.08.2014 tarihinde bu kez davalı alıcı tarafından Bakırköy 4. SHM nin 2014/107 D.İş dosyasında  makinelerin halihazır durumunun  tespiti talebinde bulunulmuş, alınan bilirkişi raporunda 5 adet yuvarlak örgü makinesinin hali hazır durumu itibari ile halen çalışmadığı, hepsinin parçaları dahil komple makine konumunda bulunduğu, iade kararı verilen makinelerin aynısı olduğu hususunda rapor sunulmuştur.Dava dosyasında bilirkişiler tarafından mahallinde yapılan 16.05.2016 tarihli  keşif sonucunda hazırlanan 14.06.2016 tarihli bilirkişi kurulu  raporunda ;davalı şirketin adresinde yapılan keşif sırasında ... markasının 2007 yılından sonra üretimine devam edilmediği, davaya konu 5 adet örgü makinesinin kısmen montajlanmış, (kısmen sökülmüş) vaziyette yanyana konumlanmış, montajlanmamış küçük parçalarının ise koliler içerisinde makinelerin hemen önüne dizilmek suretiyle üstünü örtecek kalın bir branda ile kapalı vaziyette muhafaza edildiği, koliler içindeki parçaların birçoğunun ambalajının açılmadığı, makinelerin ve montajlanmamış parçalarının muhafaza edildiği ortamın tesise bağlı bir depo görünümünde olup yaklaşık 50 metrekare büyüklüğünde ofis binasına bitişik üstü ve üç tarafı tamamen kapalı bir tarafı ise büyük bir pencere boşluğuyla dışarı açılan ancak bu şekliyle olumsuz hava koşullarından direkt etkilerine karşı korunaklı bir alan olduğu,kolilerde sızdırmaz bir şekilde ambalajlanmış olanlar hariç makine gövdelerinin üzerini örten yekpare brandaya rağmen toza karşı tam koruma sağlanamadığı ,tamamen montajı yapılmış olsa da çalıştırılmasının mümkün olmayacağı tesbit dosyasında bulunan 28.08.2014 tarihli bilirkişi raporu ekindeki fotoğraflarla kıyaslandığında oksitlenmenin bir miktar attığı ,beş makinenin onarım ve bakım giderinin  42.500-TL genel bakım gideri olacağı ,makinelerin mevcut koşullarda her biri rapor tarihi itibariyle 20-25.000-TL rayiç değerde olması nedeniyle onarım seçeneğinin ekonomik olmadığı ,belirtilmiştir.05.07.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise ; makinaların açık ortamda muhafaza  edilmeleri nedeniyle üzerleri su geçirmez branda ile kapatılsa da korozyona uğradıkları ,makinelerin imalatının durması,servisinin olmaması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı ,makinaların baştan bu yana ayıplı olması nedeniyle satıcıda da çalışamayacağı Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan tesbit raporunda ki onarım bedelinin yerinde olduğu ,makinaların hurda durumda olduğu, ayıplı olma ötesinde muhafaza şartları nedeniyle de pert oldukları kanati bildirilmiş ,alınan 11.03.20220 tarihli ek raporda da ; bakımlı ,aşağıdaki özellikleri ve çalışıyor olması halinde 90.000-usd değerde olacağı, makinelerin mevcut hale gelmesinde davalı tarafından açık ortama taşınması ve burada bekletilmesi nedeniyle %100 oranda kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.TBK nın 228 maddesi\"Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik halden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması alıcının sözleşmeden dönme hakkının kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. \"hükmünü haizdir.TBK nın 52(1)maddesinde \"zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında,ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği \"düzenlenmiştir.Eldeki davada dosya davacısı tarafından, kesinleşen iki ayrı hüküm ile ayıplı olarak davalıya satılıp 2007 yılından itibaren  kurulumu yapılamadığından  hiç kullanılamayan ,davalı alıcı tarafından keşide edilen  ihtarlara rağmen iade alınmayan, makinelerin iadesine ilişkin  kesinleşen mahkeme kararının varlığına rağmen ilamın  infazı istenilerek iade alınmayan, davalıya teslim edildiği tarihden sonra  teknik servisin tüm çalışmalarına rağmen çalıştırılamayan makinelerin onarım bedeli davalıdan talep edilmektedir.Makinelerin imalat hatası nedeniyle çalıştırılamadığından  davalının sözleşmeden döndüğü, yargılama sürecinde davalının makinelerin alınması yönündeki  ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmediği, davacının makineleri teslim almaktan kaçındığı sabittir. İncelenen her iki dosya kapsamından makinelerin satışının yapıldığı 2007 tarihinden itibaren atıl vaziyette olduğu tesbit edilmiş,davalının kira bedeli ödenmesi  talebi de kabul edilmemiştir.Dava dosyaları içeriğinde ki servis formlarından  makinelerin kurulup faaliyete geçirilmediğinden kar kaybı için açtığı kısmi davası kabul edilerek 50.000-TL tazminata hükmedilmiş,kullanılamayan makinelerin finansal kiralama bedelleri de davalı alıcı tarafından tamamen ödenmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında makinelerin 2007 yılında  üretiminin durduğu, orijinal parça temininin mümkün olmadığı, iadesi halinde ayıbı giderecek orijinal yedek parçalarının bulunamayacağı, makinelerin satan firmada da çalışmayacağı, bir şekilde çalıştırılması halinde dahi randıman alınamayacağı hususları  tesbit edilmiştir.Davacı yargılamalar sürecinde makineleri ısrarla teslim almayarak temerrüde düşmüştür. 2007 yılında satışı yapılan, çalıştırılamayan ve üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu sabit olan makineler için davacının makineleri geri almaktan imtina ederek 7 yıl sonra zarar talebinde bulunması TMK 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı  olduğu gibi makinelerin 2007 yılından beri üretilmediği, parçalarının bulunmasının mümkün olmadığı, onarım yapılsa dahi ekonomik ve randımanlı olmayacağının da tespit edilmesine rağmen, kesinleşmiş mahkeme kararına göre onarımı yapılamadığı belirlendiği halde ;davacı satıcının sorumluluğunda olan ayıpları gidermek için gereken onarım bedelinin davalı alıcıdan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırıdır.Davacı; tüm yargılama süreçlerinde kusurlu davranışını sürdürmüş olup, ilamın icrası sırasında makinenin iadesi talebinde bulunmadan makineyi teslim almadığını belirterek  borcuna  faiz işletilmemesi talebinde bulunmuş ,borcunu ödediği  gün  onarım bedelinin tesbiti  talebinde bulunmuştur. Mütemerrit davacının davalıdan tek talebi malın olduğu hali ile iadesine ilişkin olabilir ki, malın iadesine ilişkin karar zaten davacı lehine kesinleştiği halde ,kararın infazı talebinde bulunmamıştır.Makinelerin onarımının mümkün olmadığı çalıştırılamadığı yetkili servis Tetaş servis formları ile bellidir.Alıcı davalı; satıcı tarafından teslim alınmayan makineleri  imkanları dahilinde üstü ve üç tarafı kapalı mekanda imkanları dahilinde brandaya sararak  muhafaza etmiş olup,mütemerrit satıcı lehine daha fazla bir masraf yapması beklenemez. Zaten pert-onarılamaz  durumda olan makinelerin davalının makineleri açık ortamda muhafaza etmesi nedeniyle pert olduğunun kabulü ile davalı satıcıya yüklenemeyen bir sebeble üretimi durmuş,yedek parça temin edilemeyen  onarım kabul etmeyen makinelerin onarımı bedeline hükmedilmesi hukuka uygun değildir.Tesbit dosyası ve alınan ikinci  bilirkişi  kurulu raporunda çalışabilir halde olduğunun kabulü ile hazırlanan bilirkişi raporlarına göre  onarım bedeline hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin davacı satıcının mütemerrit olduğu , makineleri teslim almaktan kaçındığı ,zarardan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde  görüldüğünden  istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılmasına davacının ayıplı makineleri  ,muhafaza edildiği ortama kendisinin terk ettiği,kusuruyla sebeb olduğu zararından da kendisi sorumlu olacağı sonucuna varılmış ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek davanın  reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/644 Esas - 2021/366 Karar sayılı 06/04/2021 tarihli kararının, HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 4.339,60-TL ve 258,77-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.598,37‬-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 3.982,97-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT nin 13/4 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya ödenmesine,\"Yatırılan 4.340-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davalı tarafından yapılan 47-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc8baeb2c6016c58","SID":"66b8a86bb8b064c6"}}