{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/76 <br>KARAR NO: 2025/76<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>NUMARASI: 2024/688 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun haksız yere yapmış olduğu itiraz neticesi ile dosyadaki alacağın semeresiz kalmamasıve dosyadaki bulunan tüm deliller incelendiğinde alacaklarının likit bir alacak olduğu ortada olması sebebi ile 3.şahıslarda hak ve alacakları ile haczi kabil malları mevcut olduğunu, işbu alacağın niteliği ve miktarı, alacağın rehin veya ipotek ile teminat altına alınmamış olması hususları birlikte nazara alındığında davalı borçlunun borcundan kurtulma maksadı ile mal kaçırma, gizleme veya bu maksatla müvekkilin haklarını ihlal edecek hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin yüksek olduğu ve bu durumda müvekkil davacı yönünden hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağı ve bu bağlamda davacı tarafın ciddi bir zararının doğabileceği sabit olduğundan icra takip dosyasındaki takip prosedürü yerine getirilene kadar ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile, dava sonucunda hüküm altına alınacak olası alacağın tahsilini sağlamak amacıyla; davalının alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...İİK 257. Maddesinde vadesi gelmiş ve rehin ile temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür. İİK nun 258. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Cümlesinde \" Alacaklı, alacağa ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" hükmü bulunmaktadır. Yaklaşık ispat kuralından hareketle ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini dosyaya sunmamıştır. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini soyut ve hukuki dayanaktan yoksun bir değerlendirme ile red ettiğini, dosyadaki dosyadaki tüm deliller incelendiğinde alacağın likit bir alacak olduğunun ortada olması sebebi ile 3.şahıslarda hak ve alacakları ile haczi kabil malların mevcut olduğunu, işbu alacağın niteliği ve miktarı, alacağın rehin veya ipotek ile teminat altına alınmamış olması hususları birlikte nazara alındığında davalı borçlunun borcundan kurtulma maksadı ile mal kaçırma, gizleme veya bu maksatla davacının haklarını ihlal edecek hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu ve bu durumda davacı yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, bu bağlamda davacı tarafın ciddi bir zararının doğabileceğinin sabit olduğunu, icra takip dosyasındaki takip prosedürü yerine getirilene kadar ihtiyati haciz talebinin kabulüne, dava sonucunda hüküm altına alınacak olası alacağın tahsilini sağlamak amacıyla; davalının alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini,  ihtiyati haciz taleplerinin yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, kararın bozulması yerine davanın yeniden görülmesine karar verilmesi durumunda ise ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak mümkünse teminatsız değilse teminatlı ihtiyati haciz kararının verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine  ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça karar istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur. İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki  delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister  gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır. 6100 sayılı HMK  Belgelerin birlikte verilmesi başlıklı 121. Maddesi \" (1) Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.\" düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davacı tarafça  dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağı ile bir kısım davalıya yapılan EFT dekontlarının sunulduğu, dekontların 3 adedinde \"çakmak depozit\" gibi bir açıklama bulunup diğer EFT makbuzlarında herhangi bir açıklamanın bulunmadığı görülmektedir. Davacının alacak iddiası satıma konu çakmak bedelleri için davalıya avans gönderdiği ancak malların teslim edilmemesi nedeniyle ödediği avansın iadesi istemine dayanmaktadır. Davacı iddialarının ve  alacağın varlığı ve muaacceliyetinin tespite muhtaç ve ihtilaflı olup yaklaşık olarak ispat edilmediği, ihtiyati haciz kararı verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  <br>HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbe9f7ddafb3f292","SID":"d65bd71878574819"}}