{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2022/469 Esas - 2022/644<br><br>                                                \"TÜRK MİLLETİ ADINA\"                                                                                                         <br>                                                                                                          <br>\t        T.C.<br>\t         ADANA<br>\t 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                                       GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2022/469 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/644<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br><br>ASIL DAVA MAHKEMEMİZ 2022/469 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVACI \t: ... ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: ... - ....<br>DAVALI \t: 1- ... ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLLERİ\t: ... - ...<br><br>DAVALI \t: 2- ... ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLLERİ\t: ... - ...<br><br><br><br>BİRLEŞEN DAVA Kozan 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET <br>MAHKEMESİ SIFATIYLA) 2013/... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVACI \t: ... ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: ... - ...<br><br>DAVALI \t: 3- ... A.Ş - ...<br>VEKİLLERİ\t: ... - ...<br><br>İHBAR OLUNANLAR\t:1- ... A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t: ... - ...<br>\t: 2- ... A.Ş. ... LTD.ŞTİ. - ...<br>VEKİLLERİ\t: ... - ...<br><br>\t:3-... A.Ş. - ...<br>VEKİLLERİ\t: ... - ...<br>\t<br>\t: 4- ... A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t: ... - ...<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/04/2013<br>BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ\t: 13/12/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 27/06/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: ...<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık <br>yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti ... Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı 2008 model ... marka kamyonun müvekkili şirket tarafından enflasyon koruma klozlu olarak 04.03.2011/2012 tarihleri arasını kapsar şekilde ... nolu poliçe ile sigortalandığını, 24.02.2012 tarihinde ... ilçesi ... mevkiinde bulunan ...ı inşaatı şantiyesinde devrilasyon tünel kapaklarının patlaması sonucu gerçekleşen kazada müvekkili şirketin sigortaladığı aracın hasar gördüğünü, araç şoförünün sel sularına kapılarak kaybolduğunu ve cesedine ulaşılamadığını, müvekkili şirketin ... nolu hasar dosayı açtığını, sigortalısına 22.06.2012 tarihinde 120.000TL, kamyon hasarı, maktül sürücü ... hak sahiplerine 18.09.2012 tarihinde 50.000TL'si vefat tazminat ödendiğini, ibra ve muvafakatname alındığını, TTK 1472 maddesi çerçevesinde haklarına halef olduğunu, 24.02.2012 tarihinde gerçekleşen kazadan ötürü ağır ceza mahkemesinde kamu davası açıldığını, yapılan ödemeler sonrasında ilgililere ödemelerin rücu edilmesi noktasında yazılı bildirimde bulunulduğunu, ödenilen bedellerin yasal faizi ile birlikte tahsilinin istenildiğini, herhangi bir ödeme gerçekleştirimlediğini, iş bu sebeplerden ötürü 170.000TL'si alacağın 120.000TL'lik dilimi için 22.06.2012 tarihinde, 50.000,00TL'lik dilimi için 18.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır.<br>Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti dava dışı  .... Ltd. Şti'ne ait olan ... plakalı 2008 mordel ... Marka  kamyonun müvekkili olan sigorta şirketine  04.03.2011-04.03.2012 dönemli ve enflasyon koruma klozlu olarak 110.000,00TL teminatlı ve bir adet şoförünün de 50.000,00TL ölüm-sakatlık teminatlı olarak ... sayılı  poliçe ile kasko sigortası yaptırıldığını,  söz konusu aracın  24.02.2012 tarihinde  ... ilçesi ... Mevkiinde bulunan ... İnşaatı şantiyesinde devrivasyon tünel kapaklarının patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında 10 işçinin sele kapılarak kaybolduğunu, bunlardan dört tanesinin cesedine ulaşıldığını, bu kaza sonucu olayda ihmal ve suçu olanlar hakkında dava açıldığını ve ceza yargılamasının halen devam ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin ise sigortalısına ve maktül şoför ... mirasçılarına gerekli ödemelerini yaptıktan sonra sigortalısının haklarına alef olduğunu belirterek yatırımcı ve taşeror firmalara karşı yazılı bildirimde bulunulduğunu ve ödediği bedelleri yasal faizleri ile birlikte rücuen talep ettiğini ancak ilgili firmalar tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması medeniyle her iki firma aleyhinde Asliye Ticaret  Mahkemesi sıfatı ile Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/... Esas  sayılı dava dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını,  söz konusu tazminat davasında taşeron firma olan ... adi ortaklarından  sadece ... A.Ş aleyhinde dava açıldığından diğer ortak  olan iş davanın daalısı .... A.Ş'ye karşı yöneltildiğini belirterek yapılacak yargılama sonunda  davaları sübut bulacağından 170.000,00TL alacağın, 120.000,00TL'lik dilimi için 22.06.2012 tarihinden, 50.000,00TL'lik diliminin ise 18/09/2012 tarihinden  itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte alınıp müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Taraflara usulüne uygun düzenlenmiş davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.<br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı bulunduğu firmanın ... ilçesi ... A.Ş.iş sahibi bulunduğu ... inşaatı işleri yüklenici olarak faaliyet gösterdiğini, anılan işlerin yapılması için ... şirketi ile bir adet kamyonun kiralanması noktasında kira sözleşmesi düzenlendiğini, ... şerketinin devrilasyon tünülleri projelerini ... A.Ş.'ne yaptırdığını, kontrolünün ... Mühendislik A.Ş.'ne ait olduğunu, Denetimlerin ... Denetim Hizmetleri Ltd. Şti. Vasıtasıyla yürütüldüğünü, kapakların imalatının ... Makine A.Ş.'ne ait olduğunu, kaza neticesinde dava konusu iş makinasının kaybolduğunu, müvekkili şirketin gerçekleşen kazadan dolayı gerek kusura dayanan ve gerekse kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, borçlar kanunun 136/1 borcun ifası borçlunun sorumlu tutulması imkansız bir nedenden dolayı imkansızlaşır ise borcun sona ereceğini hüküm altına aldığını, taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesine dayanması nedeniyle kendi kusuru ile zarara sebebiyet vermeyen müvekkili şirket açısından sorumluluğa gidilmesi imkanı bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ... Üretim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; vefat eden işçinin ... Mak. şirketi işçisi olduğunu, ... plakalı aracı kullundığı, gerek kiralama sözleşmesi  ve gerekse hizmet sözleşmesi anlamında sözleşmelerin tarafı olmadığını, müveakkili şirketin ihale suretiyle baraj inşaatını yapım işini ... adi ortaklığına devrettiğini, her türlü sorumluluğun bu ortaklığa ait olması gerektiğini, kazanın gerçekleşmesi tarihi itibarıyla baraj inşaatının tamamlanmadığı ve teslim edilmediği, eserden sorumluluk şartlarının gerçekleşmediği, müvekkilinin yegane işinin elektrik üretim satma olup inşaat işleri ile iştigal etmediğini, asıl işveren sıfatının bulunmadığını, projenin fizibilitesinin ... tarafından yapılıp ... firmasında projelerinhazırlandığını, ... Denetim firmasınca denetimlerin gerçekleştirildiğini, taraflar arasında tanzim edilen sözleşmelerde müvekkili firmanın sorumlu tutulması imkanı olmayacağına ilikin maddeler düzenlendiğini, işin anahtar teslimi suretiyle gerçeleştirildiğini, devrilasyon tünel kapaklarının imalat monta je bakımlarından dolayı müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi imkanı olmadığını, işin yapılması sırasında ... şirketinin zarara sebebiyet veren fiilinin söz konusu olmadığını, gerçekleşen zarar ile illiyet bağının bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İhbar olunan ... Makine Tic. A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin devrilasyon kapalklarının yapım ve montaj işini üstlendiğini, kapakların gereği gibi yapılıp hatalı imalat olmadığını, kazanın gerçekleşmesine kusurlarının olmadığı talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İhbar olunan ... Mühendislik vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat yapımı, devrilasyon kapaklarının montaj ve inşaatı sözleşmelerinin tarafı olmayıp çekişmeye yönelik herhangi bir yararı ve menfaatinin bulunmadığını, şirketin sadece projeyi hazırladığını, talebin muhatabının iş sahibine ait olduğunu, gerekli gözetim ve denetim hizmetinin verilmediğini, talebin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE :<br>Asıl davanın ilk olarak 01/04/2013 tarihinde, birleşen dosyanın da 13/12/2013 tarihinde Kozan Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) açılmış olduğu ve mahkemenin 2013/...- 2019/... E K. Sayılı gönderme kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.<br>Kozan Asliye Hukuk Mahkemesi gönderme kararında özetle; \"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri tarafların tacir olup olmamalarına bakılmaksızın kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta dava Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla mahkememize ikame edilmişse de Adalet Bakanlığının 30/06/2021 tarihli teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar genel kurulunun 07/07/2021 tarihli kararının alındığı görülmekle, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2016/8699Esas,2020164Karar sayılı ilamı ile yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2006/8-597 Esas, 2006/623 Karar sayılı ilamları gereği olarak mahkememizin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmış olduğu dosyaların Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.\" hüküm altına almıştır. Dosya mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizin 2022/469 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.<br>08 Temmuz 2021 tarih ve 31535 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 Sayılı Kararı ile kurulmasına karar verilen ve yargı çevresi tüm Adana ilinin mülki sınırları olarak belirlenen Adana Asliye Ticaret Mahkemesi ile ilgili kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizin önüne gelen uyuşmazlık, özel kanunlarına göre kurulmuş olan ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarının yeniden belirlenmesi ile ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemelerin görev alanına giren iş ve davalara hangi mahkemenin bakması gerektiği hususlarında 08 Temmuz 2021 tarih ve 31535 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 Sayılı kararında dava tarihi itibariyle görevli olan mahkemenin davaya bakmaya devam edeceğine dair bir belirleme bulunmadığı ve eldeki davada görevli mahkemenin Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi' mi, yoksa Adana Asliye Ticaret Mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.<br>Coğrafî durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir hukuk mahkemesinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, özel kanunlarında yargı çevresi belirtilmemiş olan hukuk mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 136. ve 142’nci maddelerinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişleri ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Mahkemelerin görevi kıyas veya yorum ile genişletilemez ya da değiştirilemez. Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda görev genel mahkemelere aittir ( 5.12.1977 tarihli,  1977/4 E., 1977/4 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı).<br>Usul hukukumuzda mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m.1). Mahkemenin görevli olması aynı zamanda dava şartıdır (HMK m.11/1-c). Bu nedenle taraflarca yargılamanın her aşamasında görev itirazında bulunulabileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemenin de yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadığını resen gözetmesi ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı vermesi gerekir (HMK m.115). Davaya bakan hüküm mahkemesi gibi kanun yolu incelemesini yapan üst mahkemelerin de görev hususunu resen gözetip, hükmü veren mahkemenin görevli olup olmadığını incelemesi gerekir. Hatta bunun için tarafların hükme karşı görevsizlik nedeniyle kanun yoluna başvurmuş olmalarına dahi gerek yoktur.<br>Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmelidir. Davanın görev nedeniyle reddi kararında  görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (HMK m.20).<br>Buna göre, uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. <br>O hâlde yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. <br> Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 tarihli ve 2011/11-233 E., 2011/330 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.<br>08 Temmuz 2021 tarih ve 31535 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 Sayılı Kararı ile  yargı çevresi tüm  Adana ilinin mülki sınırları olarak belirlenen Adana Asliye Ticaret Mahkemesi ile ilgili kararın özellikle 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar  verilmiştir.<br>Halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin yukarıda açıklandığı üzere kanuni bir düzenleme mevcut değildir.  <br> O hâlde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 04/04/2019 tarih ve 2017/11-10 Esas, 2019/401 Karar)<br>Açıklanan bu hukuki ve maddi olgular karşısında somut olay irdelendiğinde; yukarıda da ifade edildiği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 Sayılı Kararı ile de yargı çevresi değiştirilmeyen Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi olup, dava tarihi dikkate alındığında Adana Asliye Ticaret  Mahkemesince davaya bakılması olanaklı değildir.<br>Aksi halde, bu durum 1982 Anayasası'nın \"B. Kanuni hakim güvencesi\" başlıklı, 37. Maddesinde düzenlenen \"Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.\", hükmünün,   Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve  Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir.<br>Bu nedenle Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin görevli olduğu, Mahkememizin görevli olmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile yetkisizlik/ gönderme kararı ile dosyanın Mahkememize gönderilmesi kararı verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Benzer kararlara gerekçe olarak gösterilen Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 16/01/2020 tarih ve 2016/8699 Esas, 2020/164 Karar sayılı ilamı; İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davava bakılırken aynı yargı çevresinde bulunan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kuruluşu ile ilgilidir. Yine benzer kararlarda gerekçe olarak gösterilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/10/2016 tarih ve  2016/9217 Esas, 2016/7676 Karar sayılı ilamı; Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davava bakılırken aynı yargı çevresinde bulunan Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kuruluşu ile ilgilidir. <br>Nitekim Samsun BAM 3. Hukuk Dairesi' de 2021/1511 E. 2021/1353 K. sayılı kararında \" kanuni hakim ilkesi, doğal hakim ilkesi, usul ekonomi ilkesi bu husustaki Anayasal düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararları, AİHS ve AİHM  kararları birlikte değerlendirilip yorumlandığında, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlenmesine, işbu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin kararının 01/09/2021 tarihinden sonra açılacak davalar için yetkili ve görevli olduğu, 01/09/2021 tarihinden önce açılan ve halen derdest olan mahkemelerin elindeki Ticaret Mahkemesi'nin görev ve yetkisine giren davaların açıldığı mahkemelerce sonuçlandırılması gerektiği şeklinde yorumlanması gerekmekte olup, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih, 2021/... esas, 2021/... karar sayılı görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine\" karar vermiştir. <br>Bu nedenle asıl dava yönünden 01/04/2013 tarihi olan ve birleşen dava dosyası yönünden 13/12/2013 tarihi olan dava tarihi itibariyle Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkemesince verilen hükmün bozulması nedeniyle yeni esas alınan dosyada davanın açılış tarihinin bozma sonrası esas alınan tarih olmayıp davanın açılış tarihinin değişmeyeceği, bu nedenle Mahkememizin görevli olmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile gönderme kararı ile dosyanın Mahkememize gönderilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim somut olayda, uyuşmazlık konusu davanın açılma tarihi olan 01/04/2013 ve 13/12/2013 tarihine göre, Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi ile Mahkememiz arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değildir.<br> Yeni ihtisas mahkemeleri kurulduğunda veya mahkemelerin yargı çevreleri değiştiğinde 1982 Anayasası'nın \"B. Kanuni hakim güvencesi\" başlıklı, 37. maddesinde düzenlenen \"Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.\", hükmünün, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının korunması amacıyla kanun koyucu tarafından kuruluş veya faaliyete geçiriliş tarihinden önce açılan ve görülmekte olan davaların eski Mahkemelerde bakılmasına devam edeceği ve devredilemeyeceği yasa ile açıkça düzenlemiştir. Bunun aksinin ancak kanuni bir düzenleme ile yapılabileceği, somut olayda böyle bir durumun olmadığı aşikardır.<br>Buna göre farklı yargı çevresi bulunan Mahkemelerden verilen kararın adı ne olursa olsun (devir, gönderme vs) 6100 sayılı HMK'nun 20 vd. maddeleri gereğince verilen karar teknik ve usul anlamında görevsizlik kararıdır ve kararın \"gönderme\" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır. Bu bağlamda; 6100 sayılı HMK'nun 20 vd. maddeleri gereğince de verilen görevsizlik kararı 6100 Sayılı HMK'nın 20/1, 341/1 vd. maddeleri gereğince \"İstinaf kanun yoluna\" tabi olup, gerekçeli kararın taraf veya vekillerine tebliğ edilmesi, kararın istinaf edilmesi halinde sonucuna göre hareket edilmesi, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde görevli mahkemeye dosya gönderilmelidir. Aksi halde 6100 Sayılı HMK'nın 20/1 vd. maddeleri gereğince görev uyuşmazlığının çıkma olanağı bulunmamakta, bu da hem gereksiz zaman kaybına neden olmakta, hem de yargılama sürecini uzatacağından Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve  Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir.<br>6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK'nun 21/1-c maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin Kozan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi olduğunun tespitine, karar kesinleştirildiğinden yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Adana BAM.9.Hukuk Dairesi'nin 2021/2039 Esas, 2021/1482 Karar sayılı ilamı, Adana BAM.4.Hukuk Dairesi'nin 2021/2599 Esas, 2021/1710 Karar sayılı, 2022/199 Esas, 2022/115 Karar sayılı, 2022/1979 Esas, 2022/1567 Karar sayılı vb. ilamları)<br>HÜKÜM : Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Kozan Asliye Hukuk  Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğuna,<br>3-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın görevli  mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin ihtarına,<br>3-İş bu kararın  istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz  görev uyuşmazlığı doğacağından, uyuşmazlığın giderilmesi için merci tayini  amacı ile dosyanın ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Harç ve vekalet ücretlerinin merci  tayininden sonra karar altına alınmasına,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/06/2022 <br><br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br>\tNot: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c04364712dcdfc95","SID":"09746a81b0b698bc"}}