{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1411 <br>KARAR NO: 2024/1687 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>NUMARASI: 2020/54 (E) - 2021/820 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın 'u' dönüşü yapmanın yasak olduğunu gösteren trafik işareti mevcut olan yerde 'u' dönüşü yapması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin aracında maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL hasar bedeli, 1.000 TL araç değer kaybı bedelinin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 27/05/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 7.750 TL değer kaybı tazminatı ile 19.507,89 TL maddi hasar tazminatı olmak üzere toplam 27.257,89 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 7.750 TL değer kaybı alacağı, 19.507,89 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 27.257,89 TL alacağın 25/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, belirlenebilir bir alacak olması nedeniyle değer kaybı ve hasar bedeli talepli davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hesaplamanın Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre yapılması gerekip Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanılarak yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, genel şartlar gereğince müvekkilinin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususların dikkate alınmasını, fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı, KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; bilirkişi tarafından düzenlenen kusur, araç hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı hesaplamasına ilişkin 02/03/2021 tarihli raporda; 18/11/2018 tarihinde meydana gelen kazada, davalı tarafa sigortalı dava dışı sürücünün aracı ile yerleşim yerinde orta ayırıcı refüj ile bölünmüş Acıbadem Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde mahal şartlarını, geriden gelen aracın uzaklık ve hızını, yol özelliklerini, mevcut “U Dönüşü Yapılmaz” trafik işaret levhasını dikkate almadan nizamlara aykırı şekilde dönüş yapmaya çalıştığından geriden gelen dava konusu aracın istikamet şeridini kapatarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu davranışları nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c ve 53/1-b maddelerini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise, otomobili ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aynı istikamette seyir halinde olan ve U dönüşü yasak olan yerden dönüş yapmak isteyen davalıya sigortalı aracın sol arka kapı kısımlarına çarpması sonucu karıştığı olayda  kusursuz olduğu bildirilmiş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamında bulunan mevcut bilgi ve belgeler, ... plakalı araç ile ilgili olay yeri-hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği, hasar onarım fatura fotokopisi, her iki ekspertiz raporundaki iş kalemleri ve işçilik kalemlerinin niteliği, raporlar, tutanaklar ve diğer tüm bilgi ve belgeler hasar yönünden birlikte değerlendirildiğinde; 18/11/2018 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, söz konusu aracın toplam hasar tutarının 19.507,89 TL olabileceği, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, davacının aracında oluşan değer kaybı tutarı olan aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın dikkate alınarak 7.750,00 TL olabileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde, raporun, HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Dava, HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.   Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ilk derece mahkemesince alınan kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun kusur oranı, hasar miktarı ve değer kaybı tespiti yönünden hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.861,99 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 465,49 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.396,5‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63ad4898a40b1558","SID":"4a5243bd0c664f8f"}}