{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/307 <br>KARAR NO: 2025/299<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 10.12.2024- 11.12.2024<br>NUMARASI: 2024/739 E<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 04/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkili şirket tarafından kaçak  elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine söz konusu takibin durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun  olduğunu, haricen edilen bilgi- lere göre borçlunun daha birçok borcunun olduğunun öğrenildiğini, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmaya- cağını beyanla; Davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının  ihtiyaten haczine,İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle taki- bin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın % 20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar veril- mesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe konu faturaların ve tutanağın düzenlendiği adres  \"... Mah. ... Paşa Cad.no:... Beşiktaş-İstanbul\" olup bu adresin ve işletmenin müvekkili asil ile her hangi bir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yasa- ların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispat- layan yeterli belge veya evrakın sunulmadığını, Müvekkili adına kayıtlı olan aboneliğe,tahakkuk ettirilen kaçak ticarethane tarifeli kaçak kullanıma dair faturanın, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,kaçak elektrik kullanımından bahsedilebilmesi için tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilmesi, tüke- tilen elektriğin sayaçtan geçirilmemesi  gerektiğini, müvekkilinin  böyle bir müdahalede bulunmadı- ğını, kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin aboneliğine ait sayacın bu durumu gösterdiğini, ...  ekiplerinin sayacı görmeden veya çok basit sebeplerle kaçak/ usulsüz  elektrik tutanağı dü- zenlendiğini, telaffuz edilen cezai meblağların hakkaniyete ve yönetmeliğe uygun olmadığını, borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin  talep tam anlamıyla yerinde görülmese dahi, müvekkiline  tahakkuk ettirilen  kaçak/ usulsüz  kullanım bedelinin fahiş ve tashihe muhtaç olduğunu, davalı şirketten edini- lecek belgeler akabinde dosya bilirkişiye gönderildiğinde mezkur hususun ortaya çıkacağını beyanla, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahku- miyetini  talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN 2024/740 E. DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine icra takibin durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların mal kaçırma ihtimalinin bulun- duğunu beyanla ;davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haciz talebinin kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davaların birleştirilmesine, yargılamaya 2024/739 E. Sayılı dosya üzerinden devam  olunmasına karar verilmiştir. Davacının ihtiyati haciz talepleri ile ilgili olarak, 10.12.2024 tarihinde  asıl dava olan 2024/739 dosya üzerinden, 11.12.2024 tarihinde ise birleşen 2024/740 E. Sayılı dosya üzerinden \"İHTİYATİ  HACİZ TALEBİNİN REDDİNE \" karar  verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Ara kararlar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkili şirket görevlilerince 02.09.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca \" perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmek\" sure- tiyle kaçak elektrik tüketildiğinin tespit edildiğini, ... seri numaralı ve ... seri numaralı iki adet kaçak elektrik elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini,  H/698238 seri numaralı tutanağa istina- den 164.876,42 TL bedelli ve H/698237 seri numaralı tutanağa istinaden 143.590,15 TL bedelli kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, 164.876,42 TL tutarındaki faturanın  İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine konulduğunu, itirazı üzerine takip durduğundan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, 143.590,15 TL tutarındaki faturanın İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine konulduğunu, itirazı üzerine takip durduğundan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/740 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, Her iki dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosya üzerinde birleştiğini, Davalı tarafın kaçak elektrik kullanımına ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu,  ihtiyati haciz yönünden tüm şartların oluştuğunu, Müvekkil kurum alacağının sürüncemede kalmaması ve davalının mal kaçırma ihtimali nedeniyle alacağın tahsilinin tehlikeye girmemesi açısından ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerek- tiğini beyanla, kararların kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl ve birleşen dava  itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı vekili alacaklarını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Takip ve davalara konu borç kaçak  elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.<br>Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına   dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.  Somut olayda; 1.... görevlilerince ... Mah. ... Cad.no:... Beşiktaş-İstanbul adresinde  02.09.2024 tarihinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmek suretiyle kaçak elektrik tüketildiğinden bahisle ... ve ... seri nolu iki adet kaçak elek- trik elektrik tespit tutanağı düzenlendiği,  tutanak altında davalı şirketin unvanının yazıldığı, ancak hazır bulunup bulunmadığına veya imzadan imtina edip etmediğine ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, 2. a.) ... seri numaralı tutanağa istinaden 164.876,42 TL bedelli, ... seri numaralı tutanağa istinaden 143.590,15 TL bedelli kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, iş bu faturanın İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine konulduğu, b.) ... seri numaralı tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 143.590,15 TL tuta- rındaki faturanın ise İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine konulduğu, c.) Borçlular vekilinin İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği dilekçe ile;\"Müvekkilin alacaklı olduğu iddia eden tarafa borcu veya borç taahhüdü bulunmamaktadır. İşbu nedenle borca, ödeme emrine açıkça itiraz ederiz. Takibe dayanak herhangi bir borç mevcut değildir.Bunun dışında alacaklı tarafça haksız ve fahiş oranda faiz talebinde bulunulmuş olup faiz talebinin  hiçbir yasal geçerliliği bulunmamaktadır. Temerrüt olgusu mevcut değildir. Bu nedenle talep edilen faiz kalemine ve faiz oranına  açıkça itiraz ediyoruz. \" şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takiplerin durdurulmasına karar verildiği,  İtirazın iptali talebiyle  2024/739 E. Sayılı asıl dava ve 2024/740 E. sayılı birleşen davanın açıldığı, 3. Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, 4. İtirazın iptali talebiyle açılan  iş bu davada yargılamanın ön inceleme aşamasında ve  ön inceleme duruşmasının  13.05.2025 gününe erteli olduğu anlaşılmıştır. Davalılar cevap dilekçesinde ; müvekkili adına kayıtlı aboneliğe tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedelinin  hukuka aykırı olduğunu, dava konusu  adresin  davalı gerçek kişi ile ilgisinin bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımının olmadığını, sayaca müdahale etmedikleri vs kaçak kullanımın olmadığını beyan etmektedir. Dosya kapsamına göre,  tutanak tarihi itibariyle sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kulla- nım kullanılmadığı, bu nedenle davalıların borçlu olup olmadığı hususu yargılamaya muhtaç olup mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati haciz yönünden \"yaklaşık ispat\"ın  sağlanmadığı ve diğer koşulların oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının  asıl dava dosyasındaki 10.12.2024 ,birleşen davadaki 11.12.2024 tarihli ara kararlara ilişkin istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/02/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89186aaca669b282","SID":"a033f7841c97510a"}}