{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/151 <br>KARAR NO: 2025/53<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/506<br>KARAR NO: 2023/151<br>TARİHİ: 14/02/2023<br>DAVA: Tapu İptali ve Tescil <br>DAVA TARİHİ: 30/05/2017<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Ltd. Şti. tarafından yapılacak olan ... Sitesindeki konutlardan biri için 27.09.1995 tarihinde sözleşme akdederek ve satış bedelinin tamamını dava dışı mezkür şirkete ödediğini, davaacı tarafından yapılan ödemelerin daire satın alınan sitenin inşaatı için davacı kooperatif tarafından kullanıldığını, bilahare konut projesinin dava dışı ... Ltd. tarafından davalı kooperatife devredildiğini, davalı kooperetifin hukuka aykırı olarak davacının üyeliğe kabul edilmemesi sebebiyle davacının üyeliğinin tespiti ve tescili için açılan dava neticesinde Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2017 T. 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı hükmü ile davacının davasının kabulüne ve davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verildiğini, kooperatife ihtarname gönderilerek müvekkiline isabet eden taşınmazın tescilinin talep edildiğini, davalının mahkeme ilamının kesinleşmediğinden bahisle talebi reddettiğini, davacının taşınmazı 1998 yılında satın almak üzere anlaşma imzaladığını ve satış bedelinin tamamını ödediği halde davalı kooperatifin hukuka ve iyiniyetle aykırı davranışları sebebiyle teslim alamadığını ve mülkiyetini edinemediğini belirterek İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... Blok'da kain ... nolu bağımsız bölümünün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tapu iptal ve tescil talebinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın esasına geçmeden bu itirazın değerlendirilip karara bağlanmasını, müvekkili kooperatifin 2002 yılından beri ortaklarından aidat toplayarak inşaatı bu topladığı aidatlarla yapdığını, davacı kooperatifte dairesi olduğu iddiasını 2006 yılında ileri sürdüğünü ancak aradan 11 yıl geçmesine rağmen müvekkil kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının 2006 yılında tapu tescil davasını açması gerekirken inşaatların bitmesini bekleyerek davayı şimdi açmasının kötüniyetini gösterdiğini, davacının müvekkili kooperatife hiçbir bedel ödemediğinden daire tahsis ve tescil isteyemeyeceğini, davacının müvekkili kooperatifin ortağı da olmadığını, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, davacı kooperatif ortağı olmadığı için davacının ödemesinin kooperatife aktarılmadığını, davacıya kooperatifçe tahsis edilmiş bir daire bulunmadığını, ayrıca davacının tapu tescilini istedikleri ... Blok ... numaralı bağımsız bölümün müvekkili kooperatifte bulunmadığını, davacının müvekkili kooperatife ortak olduğu kabul edilse bile tapu iptal tescil değil, kooperatifler kanuna göre tazminat talep etme hakları bulunmakta olup tazminat talepli dava açmaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tesciline ilişkin davada, Bakırköy 2. ATM'nin 2016/664 E., 2017/53 K. sayılı ilamı ile davacının davalı kooperatif üyeliğinin tespitine karar verildiği, iş bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidildiği ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2020/1789 Esas, 2020/4389 Karar sayılı 17/12/2020 tarihli ilamı ile \"karar düzeltme isteminin reddine\" dair karar verildiği, hükmün 17/12/2020 tarihinde kesinleştiği, kararı veren mahkemenin yargılaması ve bu yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği hususu tespit edilerek sabit görüldüğü, eldeki davada davacının üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm parasal (akçeli) yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davalıya borcu olmadığı, dava konusu edilen ve davacı adına tahsis edilen taşınmazın hali hazırda davalı adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mah. , ... Ada, ... Parsel, ... nolu bağımsız bölümünün TAPUSUNUN İPTALİ ile davacı adına TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından sehven dava konusu edilen taşınmazın tapu bilgileri yerinde hükümde dava ile ilgisi olmayan dava dışı üçüncü bir kişiye ait taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline karar verildiğini, tavzih veya tashihi taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini belirterek katılma yolu ile istinaf başvuruların kabulü ile yerel mahkeme kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü ile İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok/Giriş, ... no'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ve davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava açtığı tarihte borcu olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmeden verilen yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, Bakırköy 2. ATM'nin 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı dosyasında davacının müvekkil kooperatife borcu olup olmadığına ilişkin bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davacı gibi ... Ltd. Şti.'den daire satın alıp ona tüm ödemesini yaptığı ve mahkeme kararıyla kooperatif ortaklığına kabul edilse dahi ortağın sabit fiyatla ortak kabul edilmeyeceğini, davacının müvekkili kooperatife bir kuruş dahi ödeme yapmadığını, davacının ... Ltd. Şti. ile sözleşme yaparak ödemelerini de bu şirkete yaptığını, ancak şirketin müvekkili kooperatife  nakit para aktarmadığını, davacının sabit fiyatla ortak olmadığını, davacının tapu iptal ve tescil talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya kooperatifçe tahsis edilmiş bir daire bulunmadığından tapu iptal ve tescil talebinin reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... Konut Yapı Kooperatifi - ... Pazarlama Ltd. Şti.'ye karşı kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin 28.07.2011 tarihinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde 19/01/2017 tarihinde açılan davanın kabulüne, davacının davalı ... Limited aracılığıyla diğer davalı kooperatife üye olduğunun tespitine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/2212 E. 2020/2335 K. sayılı 30/06/2020 tarihli ilamı ile \"Onanmasına\",  karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2020/1789 E. 2020/4389 K. sayılı 17/12/2020 tarihli ilamı ile \"karar düzeltme isteminin reddine\" karar verilmiş olmakla, 17/12/2020 tarihinde hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine yönelik hükmün kesinleşmesinin ardından gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden dava konusu taşınmazın değerine yönelik 05.09.2022 tarihli rapor alınmış, bildirilen taşınmaz değeri üzerinden eksik harcın ikmal edilmiş, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı dosyasında davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davalı kooperatife borcu olmadığı tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek tapu iptal ve tescil yönünde hüküm tesis edilmiş, davalı tarafça esas yönünden, davacı tarafça hükümde maddi hata bulunduğuna yönelik sebeplerle ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih ve 2018/2491 E., 2020/3389 K. sayılı ilamı:\"...Mahkeme gerekçesinde “davacının akçalı  yükümlülüklerini yerine getirdiği” ibaresine yer verilmiş ise de bu konuda mahkemece yapılan inceleme ve araştırma bu şekilde bir sonuca varmaya yeterli olmamakla birlikte bu hususun davacı tarafından açılacak tapu iptal ve tescil davasında  değerlendireleceğinden bu cümlenin gerekçeden çıkarılmasına kararın gerekçesi HUMK 438/son maddesi gereğince değiştirilerek onanmasına karar vermek  gerekmiştir.\"şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2021/585 E., 2021/1355 K. sayılı ilamı:\"...davacı iddiasında, sabit bir bedel ödemek suretiyle ortak olduğunu belirtmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. O halde mahkemece, kooperatif genel kurul kararları ve diğer tüm kayıtları üzerinde    kooperatifler konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak davacının peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği, borçlu olması halinde ise  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi de gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı ile aynı durumda olan başka üyelere borca rağmen dairelerin teslim edilip edilmediği ve davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konut bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir. Yapılacak inceleme sonucunda  davacının peşin ödemeli ortak olduğu anlaşılması veya davacının peşin ödemeli ortak olmamasına rağmen normal ödemesini yapan bir ortak kadar ödeme yapmış olması veya davacının borçlu olmasına rağmen davacı ile aynı durumda olan başka üyelere  dairelerin teslim edildiğinin anlaşılması halinde: Davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konut bulunması halinde, tapu iptal tescil talebinin kabulüne;  Davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve ödemelerinin de tam olmadığının tespiti durumunda ise yerleşik 6'lı formül uygulamasına göre hesaplanacak tazminata hükmedilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.\"şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.06.2020 tarih ve 2017/1113 E., 2020/2011 K.; 02.07.2014 tarih ve 2014/2459 E., 2014/5074 K. ve 12.06.2014 tarih ve 2014/1186 E., 2014/4555 K. sayılı ve yukarıda yer verilen ilamlar iş bu dava davalısı kooperatife karşı açılan benzer nitelikteki davalara ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davacının parasal yükümlülüklerinin yerine getirip getirmediği konusunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan, bekletici mesele yapılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasındaki üyelik türünün ne olduğu konusunda gerekçe içermeyen ve ilgili davanın açıldığı dava tarihi itibariyle durum tespiti içeren ve davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği, kooperatife borcu olmadığı yönündeki gerekçeye itibar edilerek iş bu davada hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle de yukarıda açıkça yer verilen ilamlar dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılması ve ardından varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı defisini ileri sürmüş olmasına rağmen değerlendirilmediği gibi kararda bu yönde gerekçe bulunmadığı anlaşıldığından zamanaşımı defisi ile ilgili mahkemece karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Yine kabule göre; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair hükümde yer verilen taşınmaz tapu bilgilerinin dava konusu taşınmaz ile ilgisi bulunmadığı halde maddi hata neticesinde yer verildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Kanunun 304 ncü maddesindeki hükmün tashihi talebine uyan 04.12.2023 tarihli dilekçesindeki talebinin reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf sebebinin de haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ve davacı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/207 E. 2023/787 K. Sayılı 21/09/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"417da48556de0303","SID":"e39fc0c3dad1d30e"}}