{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1670 <br>KARAR NO: 2025/55<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/638 <br>KARAR NO: 2024/123<br>TARİHİ: 15/02/2024<br>DAVA: Tapu İptali ve Tescil <br>DAVA TARİHİ: 03/10/2019<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatif tarafından yaptırılan İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazda zemin kat, ... Bağımsız Bölüm nolu dairenin çekilen kura sonucu davacıların murisi ...'ye düştüğünü, daha sonra yapılan proje değişikliği ile ... Nolu Bağımsız Bölüm ... Nolu Bağımsız Bölüm olarak tapuya davalı kooperatif adına tescil edildiğini, kooperatif aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar sonucu taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati tedbirler, davacıların murisinin ölümü, davalı kooperatifin tasfiyesi nedenleriyle davacıların taşınmazı adlarına tescil ettiremediklerini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2018 tarih, 2017/1429 Esas, 2018/1207 Karar sayılı ilamıyla davalı kooperatifin açtıkları tescil davasıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verildiğini, karararın 12/02/2019 tarihinde kesinleştiğini, açıklanan nedenlerle halen davalı kooperatif üzerinde kayıtlı \"İstanbul, Kadıköy, ... Mah. ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazda ... arsa paylı ... kat ... nolu dairenin\" davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... Sitesi Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifi tasfiye memuru ... cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisleri ...'nin kooperatif üyesi olduğunu, 8 nolu bağımsız bölüm tapusunun halen kooperatif adına kayıtlı olduğunu ve 8 nolu bağımsız bölümün davacılar adına tecil edilmesi talepli açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını, ... Sitesi Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifinin tasfiye işlemlerinin 17.10.2001 tarihinde tamamlandığını, kendisinin her ne kadar Mahkeme tarafından tasfiye memuru olarak atanmış olmasına rağmen, dava konusu ... Nolu dairenin tesciline ilişkin verilecek karar yönünde tasfiye memuru olarak hukuki menfaatinin olmadığını, yetki ve sorumluluğunun olmadığını, tescile ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle tarafına herhangi bir şekilde dava masrafı yada vekalet ücreti yükletilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkin davada, dava konusu zemin kat 8 nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamı incelendiğinde; muris ...'nin mirası 4 pay sayılarak evlatları davacı mirasçıların miras paylarının 1/4'er pay olduğu, dava konusu taşınmazın dava dilekçesi ekinde ibraz edilen Kadıköy ... Noterliğinin 09/08/2017 tarih ve ... nolu kura çekiliş zaptında, Kadıköy, ... Mahallesi ... ada ... ve ... parselde ... katta yer alan ... nolu dairenin ... varislerine isabet ettiği, dairenin fiilen teslim edildiği ve davacıların kullanımında olduğu, tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili Kadıköy ilçesi ... Mahallesinde kain  ... pafta ... ada ... parsel sayılı arsa vasıflı 2.482,00 m² yüzölçümlü taşınmazda bulunan ...n kat ... nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacılar adına miras payları oranında (1/4'er) tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifi tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemenin görevsizlik kararı sonrası dosyada hiçbir işlem yapmaksızın görevsiz mahkeme tarafından verilen kararı noktasına ve virgülüne dokunmaksızın aynen gerekçelendirdiğini, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... vefat etmiş olmasına rağmen mirasçı araştırması yapılmaksızın davaya devam edildiğini, Tasfiye memuru olarak müvekkilin bu davanın maddi sonuçlarından sorumlu tutulabilmesi için görevini yerine getirirken kusurlu hareket ederek sorumluluğunu ihlal ettiğinin tespit edilmesi gerekeceğini, oysa düzenlenen kararda müvekkilinin herhangi bir kusuru olduğuna değinilmediği gibi yargılama sırasında bu husus araştırılmadığını, kararın bu haliyle müvekkilini 100.000 TL'nin üzerinde bir borç altına soktuğunu, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacılara tescilini gerektirecek somut bir delil olmamasına rağmen tescile karar verilmiş olması da hukuka aykırı olduğunu, kura çekilişi zaptının aslının dahi dosyaya celp edilmediğini, Kooperatifteki diğer tüm daireler hak sahiplerine tescil edilmiş iken davacılar yönünden hangi sebeple bu tescilin yapılmamış olduğunun da araştırılmadığını, bir an için kooperatifin tescil yükümlülüğünün kura çekiliş tarihi olan 09/09/1987 tarihinde doğduğu kabul edilse dahi davacılar bu taleplerini 04/10/2019 tarihli dava dilekçeleri ile yani 32 yıl sonra yaptığını, davacıların fiilen teslim aldıklarını iddia ettikleri bu dairedeki hak sahipliklerini talep etmek için 32 yıl beklemiş olmaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme gerekçeli kararının hüküm kısmının 5 no.lu maddesinde \"davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına\" karar verildiğini, bu yönü ile de kararın dosya incelenmeksizin özensiz şekilde tesis edildiği ortaya çıktığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava dosyasında ilk olarak İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemenin 2019/640 E.  2022/404 K. sayılı 31/05/2022 tarihli davanın kabulüne dair kararına karşı davalı ... Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifi tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 12/04/2023 Tarih ve 2022/1860 E. 2023/624 K. sayılı:\"... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca  kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına...\" dair karar verildiği, ardından İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemenin 2023/306 E. 2023/455 K. sayılı 20/06/2023 tarihli görevsizlik kararının 08/09/2023 tarihinde kesinleşmesi üzerinde, dava dosyasının İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/638 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği, davanın kabulüne dair verilen karara karşı da tekrar davalı ... Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifi tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemiz önceki kararında aynen ifa edildiği üzere; Dava dilekçesinin incelenmesinde; talep içeriği ve sonuç itibari ile davanın ... Sitesi Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifine karşı açıldığı, ...'in tasfiye memuru olarak belirtildiği görülmektedir. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden gerekçeli kararda davalı belirtilmeksizin sadece tasfiye memurunun  gösterilmesi hatalı olmuş ise de; dairemizce bu husus eleştirilmekle yetinilerek gerekçeli karar başlığı düzeltilmiştir. Davalı ... Sitesi Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifi tasfiye memuru ... 01.09.2020 tarihli celseye katılarak:\" cevap dilekçemi tekrar ederim, davayı kabul ediyorum\" şeklinde imzalı beyanda bulunmasının ardından 09.09.2020 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde ise:\"Mahkemenizin 2019/640 esas saylı dosyasının 01.09.2020 tarihli duruşmasında hakim tarafından tarafıma sorulan soruya ben sunduğum dilekçeyi kabul ediyorum şeklinde beyan verdim daha sonra bana davayı kabul ediyormusun diye sorduğunda: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve araştırma hastahanesinde konan orta depresif nöbet ve yaygın anksiyete (Kaygı bozukluğu) sebebiyle kullanmakta olduğum ilaçlar nedeniyle aşırı stres, panik, endişe, korku, şüphe, sinirlilik, huzursuzluk, uyku bozukluğu ve konsantrasyon güçlüğü yarattığından ve fiziksel ve ruhsal sağlığımı bozduğundan telaşa kapıldım ne olduğunu anlayamadım buğüne kadar adliye işlemleri ile de uğraşmadığım için ne cevap vereceğimi bilemedim bu nedenle DAVAYI KABUL ETTİĞİMİ bildirdim fakat evimde sakinleşince olayı farkına vardım. Mahkemenizde Davcılar ..., ..., ... tarafindan davalı ... adına açılan DAVAYI KABUL ETMEDİĞİMİ vc dava sonuçlandığında şahsımın tescile ilişkin herhangi bir sorumluluğum bulunmadığından çıkacak masrafların tarafta yükletilmemesi hususunda Bilgileriniz ve gereği ile davayı kabul etmediğime ilişkin bevanımın kabulünü saygı ile arz cderim.\" şeklinde beyanda bulunarak dilekçe ekinde reçete ve medula kayıtları içeren belge ibraz etmiştir. 6100 sayılı Kanunun 311 nci maddesi ''Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.'' şeklindedir. Mahkemece öncelikle davalı kooperatif tasfiye memurunun duruşma beyanı ile dilekçesi yukarıda yer verilen kanun hükmü çerçevesinde taraf ehliyeti hususu ile birarada araştırılıp değerlendirilerek, davayı kabulün geçerli olup olmadığının saptanması, geçerli ise bu yönde bu hüküm tesisi edilmesi, geçerli değil ise taraf ehliyeti de dikkate alınarak kamu düzeninden olan taraf teşkilinin sağlanmasının ardından davanın esası ile ilgili değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince Kadıköy ... Noterliğinin 09/08/1987 tarih ve ... nolu kura çekiliş zaptında, Kadıköy ilçesi ... mahallesi ... ada ... ve ... parselde ... katta yer alan ... nolu dairenin ... varislerine isabet ettiği, dairenin fiilen teslim edildiği ve davacıların kullanımında olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiş, görevsiz mahkemece ise dava konusu taşınmazda keşif yapılarak Harita Kadastro Mühendisi ve İnşaat mühendisi bilirkişilerden rapor alınmış, 25/08/2021 tarihli raporda taşınmazın dava tarihi olan 03.10.2019 tarihindeki değeri 650.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Davacıların murisinin davalı kooperatifin ortaklığı nedeniyle parasal yükümlülüklerinin yerine getirip getirmediği konusunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan, sadece kura zaptına ve davacıların taşınmazı kullandıklarına dayalı olarak tapu iptali ve tescil yönünden hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Kooperatif genel kurul kararları ve diğer tüm kayıtları üzerinde kooperatifler konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak davacının peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği, borçlu olması halinde ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi de gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı ile aynı durumda olan başka üyelere borca rağmen dairelerin teslim edilip edilmediği, kura zaptında belirtilen ... Nolu Bağımsız Bölümün dava konusu edilen ... Nolu Bağımsız Bölüm olarak tapuya davalı kooperatif adına tescil edilip edilmediğinin konusunda incelemesi yapılması ve ardından varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/638 E. 2024/123 K. Sayılı 15/02/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5324fc299731fd55","SID":"6e9c028e7a263422"}}