{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/118 <br>KARAR NO: 2024/1644<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/09/2022<br>NUMARASI: 2019/1147 (E) - 2022/618 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 25/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/10/2019 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımında bulunan otobüs durağında beklemekte olan davacıların yakını (eş/anne) ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik davacı ... için 15.000 TL, ... için 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 15/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 26/04/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 223.079,72 TL'ye, ... için 86.317,02 TL'ye artırmış; 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 375.633,23 TL'ye, ... için 150.240,69 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın kısmen kabulü ile davacı ... lehine, 203.083,23 TL, davacı ... lehine 78.579,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle;  eski asgari ücret verilerine göre hazırlanan 09/04/2021 tarihli kök bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, asgari ücretin karar tarihi itibarıyla değiştiği sabit olup dosyanın güncel veriler uygulanmadan eski tarihli bilirkişi raporunun esas alınarak karara çıkmasının hukuken hatalı olduğunu, kök raporda o tarih itibarıyla gelir doğru olduğundan bu hususa itiraz edilmemiş olmasının davalı lehine usuli kazanılmış hak doğurmayacağını, nihayetinde davanın hangi yıl karara çıkacağının taraflarınca bilinemeyeceğini, karar verilene kadar meydana gelen asgari ücret değişikliklerinin davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğini ve hükme en yakın tarihli asgari ücret verilerinin esas alınması gerektiğini, hükümde geçen HGK kararı bozma ilamı sonrası asgari ücret değişikliklerinin esas alınıp alınmayacağına ilişkin olduğundan emsal alınamayacağını, kazaya karışan çekici ve buna bağlı yarı römork yük taşımacılığı yapmakta olduğundan Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Hükümleri Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince ZMSS teminat limitinin 2 katının uygulanması gerektiğini, dolayısıyla 07/03/2022 tarihli aktüer raporunda çift limit hususu değerlendirilmeksizin gerçek zarardan garame yapılarak davacıların zararının tespit edildiğini, ancak hesap edilen zarar yukarıda belirtilen yönetmelik uyarınca poliçe limiti dahilinde olduğundan garame yapılmasını gerektiren bir husus bulunmadığını, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına sundukları ıslah dilekçesinde tüm itirazlarını tekrar ederek garame yapılmaksızın gerçek zarar üstünden dava değerinin artırıldığını, itirazları gözetilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığını, davacıların zararının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olduğunu, 07/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda 2022 yılı ve sonrası gelecek (bilinmeyen) aktif ve pasif dönem hesaplaması yapılırken AGİ hariç asgari ücret miktarının 3.577,41 TL esas alınarak hesaplama yapılmış olmasının fahiş bir hata olduğunu, AGİ'nin 2008-2021 yılları arasında geçerli olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından pasif döneme ilişkin hesaplama yapılırken 2022 yılı ve sonrası için AGİ kalkmış olduğundan 4.253 TL esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul edilen miktar üzerinden davacıya harç masrafı yükletilmesi ve harcın yargılama giderlerine dahil edilerek kabul ve ret oranına göre hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, tüm harç kabul edilen miktar 281.662,94 TL üzerinden hesaplandığına göre harcın tamamının davalıdan alınması gerektiğini, hal böyle iken yargılama sırasında davacılar tarafından yapılan peşin harç hakkında kabul ret oranına göre paylaştırılmaması gerektiğini, tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca bakiye kısmın davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Kazaya karışan ... plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde 01/11/2018-01/11/2019 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalıdır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 09/04/2021 tarihli bilirkişi kök raporunda; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre ve desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki veriler (2021 yılı  asgari ücret) esas alınmak suretiyle davacı ...'ın 223.079,72 TL, ...'ın 86.317,02 TL destek zararı olduğu, dava dışı hak sahiplerine (desteğin annesi ve desteğin erkek çocuğuna) yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla hesaplanan destek zararlarından düşülmek suretiyle dava dışı annenin 14.672,93 TL, dava dışı çocuğun 7.381,32 TL bakiye destek zararı olmak üzere hak sahiplerinin bakiye zararının toplam 331.451 TL olduğu, dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemelerin güncellenmesi sonrası (kaza tarihi itibarıyla teminat limiti 390.000 TL) kalan ZMSS teminat limiti (301.740,29 TL) kapsamında paydaşlar nezdinde garameten paylaştırılması sonrası davacı ...'ın 203.083,23 TL, ...'ın 78.579,71 TL destek zararının olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece 2022 yılı asgari ücret verilerine göre bilirkişiden 07/03/2022 tarihli ek rapor alınmış, 2021 yılı asgari ücret verileri esas alınmak suretiyle düzenlenen kök rapora tarafların bu yönde itirazı bulunmadığı ve  usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle ek raporu hükme esas almamıştır. Tazminat hesabına etkili unsurlardan birisi olan asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup aynı davada, asgari ücretin artması halinde bunun mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Hatta davacının ilk asgari ücrete göre yapılan hesaba itiraz etmemesi, o günkü verilerin doğru olduğuna inandığı içindir. Bu durum sonraki gelişmeler nedeniyle asgari ücretlerde gerçekleşen artışlardan kaynaklanan hakkını istemesine engel olamaz. Hüküm tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak zarar miktarı tespit edilmelidir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/8419 E. 2017/6601 K.) İlk derece mahkemesinin kararında belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı bozma sonrası asgari ücret değişikliklerinin esas alınıp alınmayacağına, usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağına ilişkin olup somut davaya uygulanamaz.Davacı vekilinin asgari ücret değişikliğine yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. 22/05/2016 tarih ve 29719 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik\"e eklenen 28/A maddesi gereği \"mevcut teminat limitlerinin iki katı şeklinde uygulanacağına\" dair hükmü, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlara uygulanmak üzere getirilmiştir. Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2/1. maddesinde “Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda destek yaya olup Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında yolcu konumunda olmadığından ZMSS teminat limitinin iki kat uygulanması koşulu oluşmamıştır.Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 25/12/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi  (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün  01/01/2022 tarihinden itibaren  ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 07/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan destek nedeniyle tazminat hesabı yapılırken, tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki 01/01/2022 tarihi itibarıyla AGİ kaldırılmıştır. Davacı vekili dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de somut istinaf itirazı belirtmediğinden değerlendirmeye alınmamıştır. İlk derece mahkemesince alınan 07/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre ve desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki veriler (2022 yılı asgari ücret) esas alınmak suretiyle dava dışı anne ...'un ödeme tarihi itibarıyla zararının 41.996,25 TL olduğu, yapılan 46.673 TL ödeme ile dava dışı annenin zararının karşılandığı tespit edildiğinden hesap tarihi itibarıyla dava dışı annenin paydaşlığa dâhil edilmediği, desteğin dava dışı oğlu ...'in ödeme tarihi itibarıyla zararının 29.529,18 TL olduğu, yapılan 32.218 TL ödeme ile dava dışı çocuğun zararının karşılandığı tespit edildiğinden hesap tarihi itibarıyla paydaşlığa dâhil edilmediği, dava dışı paydaşlara yapılan toplam ödemenin teminat limitinden güncellenmeden tenzil edilip bakiye teminat limitinin tespit edildiği, hesap tarihine göre davacı eş ...'ın zararının 375.633,23 TL olduğu, dava dışı paydaşlara yapılan ödemelerin güncellenmeden tenzili sonrası toplam zararının teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu 222.226,04 TL zararın teminat limiti kapsamında olduğu, davacı çocuk ...'ın zararının 150.240,69 TL olduğu, dava dışı paydaşlara yapılan ödemelerin güncellenmeden tenzili sonrası toplam zararının teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu 88.882,96 TL zararın teminat limiti kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece 2022 yılı asgari ücret verilerini esas alan 07/03/2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu uyarınca davacı ... için 222.226,04 TL, davacı ... için  88.882,96 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesi gerekirken 2021 yılı asgari ücret verilerini esas alan bilirkişi raporu uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b/2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 222.226,04 TL, davacı ... için 88.882,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.251,86 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 68,31 TL harç ile 1.796,69‬ TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.865‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 19.386,86‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 68,31 TL peşin harç, 1.796,69 TL ıslah harcı, 44,40 TL başvurma harcı ve 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.915,8‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 190,5‬0 TL tebligat ve müzekkere gideri ile 1.600 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.790,5‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.059,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 35.556,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 34.362,39 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 109 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2907f9a26aef10cc","SID":"75bf9b46c9309ceb"}}