{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/807 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1784<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2019 (Dava) - 17/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/536 Esas - 2022/157 Karar <br>DAVA\t\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2022 tarihli 2019/536 Esas ve 2022/157 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Bankanın müşterisi olduğunu, TR... IBAN No'lu kredili mevduat hesabı ile TR... nolu vadesiz mevduat hesabı bulunduğunu, 13/04/2018 tarihinde bilgisi ve onayı olmaksızın TR... nolu vadesiz mevduat hesabından 17.444,60TL'nin TR... IBAN No'lu kredili mevduat hesabına aktarıldığını, yine aynı tarihte ardı ardına yapılan işlemler ile ... Bankası A.Ş. nezdindeki TR ... IBAN nolu ...'a 7.488,00TL EFT, TR ... IBAN nolu ... hesabına 6.388,00 TL havale, TR ... IBAN nolu ... hesabına 6.477,00TL havale, TR ... IBAN nolu ... hesabına 1.488,00TL ve 4.997,00TL olmak üzere iki ayrı işlemde havale, TR ... IBAN nolu ... hesabına 3.350,00TL havale, TR ... IBAN nolu ... hesabına 6.466,00TL havale şeklinde toplamda 17.444,60TL hesabındaki mevduat ile 19.159,40TL'nin kredili mevduat hesabından olmak üzere toplamda 36.604,00TL'nin hesabından çıktığını, TR ... IBAN nolu ... hesabına yapılan 3.350,00TL havalenin İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturma neticesinde ... tarafından iadesinin yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 33.254TL maddi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak iadesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müddeabih olaya esas teşkil eden EFT ve havaleler nedeniyle hesap/kart sahiplerine dava açılması gerektiğini, müvekkil bankaya yöneltilebilecek herhangi bir kusur ve husumet bulunmadığını, davacının itiraz etmiş olduğu işlemleri saklamakla yükümlü bulunduğu şifreleri kullanarak yaptığını, davacının adı adresi belli olan, davalı bankanın tüm dokümanlarında yazan resmi internet sayfası yerine bankanın sayfa adresi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan korsan bir siteye giriş yapması sonucu iddia ettiği zarara uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacının davasının KABULÜ ile,33.254,00 TL maddi tazminatın davalıdan 13/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine...'' şeklinde  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; teknik bilirkişinin de görev aldığı 25.05.2021 tarihli raporda müvekkili bankanın davacıyı SMS mesajlarıyla uyardığı, davacının SMS şifrelerini ve diğer kişiye özel bilgilerini bir şekilde kötüniyetli üçüncü şahıslara kaptırdığı, davacının bilgilerini muhafaza edememesinden ötürü olayda kusurlu olduğunun yerinde olarak tespit edildiğini, ilk derece mahkemesinin tüm bu hususlar dosyadaki kayıt ve delillerden de sabit olduğu halde tüm kusuru bankaya yükleyerek haksız ve hukuka aykırı karar verdiğini, davaya konu hadisede zararın davacının ağır kusuruyla güvenlik önlemi olan şifreleri dolandırıcılarla paylaşmış olmasından kaynaklandığını, müvekkili banka internet şubesinin en güncel güvenlik önlemlerine sahip olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine işlemlerin gerçekleşebilmiş olmasının nedeninin banka sistemindeki bir donanım-önlem eksikliği olmadığını, olayda bankanın sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında olayın teknik boyutunun doğru yorumlanmadığını, internet şubeye giriş için tek kullanımlık SMS müşterinin Bankada kayıtlı telefonuna iletildiğini, bilirkişilerin de raporda bu hususu kabul ettiğini, bu noktada davacı müşterinin dikkat ve özenle korumak yükümlülüğü olan müşteri numarası, parolası ve müşteri cep telefonuna bankaca gönderilen tek kullanımlık SMS şifresi doğru girilip sisteme giriş yapılabilmiş olmasından hukuken sorumlu olması, bunun neticelerine katlanması gerektiğini, davalının kusuru ile bilgileri ele geçirilip sisteme giriş yapıldıktan sonraki işlemlerden Bankanın hiçbir sorumluluğu olmadığını, en gelişmiş yazılım sistemlerinin dahi müşterinin sisteme giriş için gereken parola ve şifrelerini bir başka kişiye söylemesi veya herhangi bir şekilde üçüncü kişilerle bu bilgileri paylaşması (kapının anahtarlarını vermesi) durumlarında zarar oluşmasının önüne geçemeyeceğini, çünkü hiçbir sistemin ilgili bilgiler doğru şekilde girilerek gelen bir bağlantının müşterinin kendisi mi ondan bilgileri bizzat alan bir başkası mı olduğunu bilemeyeceğini ve malesef engelleyemeyeceğini, davaya konu tüm işlemler de sisteme giriş için gereken tüm bilgiler doğru girilerek, ya davacının kendisi ve/veya şifre paylaşımı yaptığı kişiler aracılığıyla yapılmış olup, müvekkili bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı müşteri bankayı derhal haberdar etmeyip geç bildirimde bulunduğundan bahisle de olayda kusurun tamamının davacıya ait olduğunu, davaya konu işlemlerin 13.04.2018 günü olduğunu, davacı müşterinin ise bankaya günlerce hiçbir bildirimde bulunmadığını ve bu süre zarfında davaya konu transferlerin tamamlandığını, hesap sahiplerince harcama ve nakit çekim işlemlerinin gerçekleştirildiğini, olayda müvekkili bankaya atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle siber dolandırıcılık vakalarının çok sık yaşandığını, davacı tacir olup, davacı firma yetkilisi firma hesapları üzerinde işlem yaparken akıllı telefon ve internet kullanımında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu kendi ihmal ve kusuruyla olayda zarara uğradığını, mahkemece kusur değerlendirmesi yapılırken davacının tacir olduğu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi ve dava konusu işlemler öncesinde de uzunca zamandır firma hesaplarını internet şubesinden takip ettiği hususlarının gözardı edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak ortadan kaldırılmasına, inceleme süresince icrasının durdurulmasına; davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davacının banka nezdindeki hesabından bilgisi ve onayı dışında değişik hesaplara yapılan havaleden kaynaklı zarar nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Mahkemece, ''...Hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 2 ayrı bilirkişi raporuyla da tespit edilen olayın gerçekleşmesine güvenlik sistemini kötü niyetli kişilerin kullanımına karşı koruyamayan, teknik olarak güvenlik zafiyetini tespit ettiği anda , zamanında devreye girmeyen bankanın kusurlu bulunduğu, banka bu kusuru ile davacının hesabından iradesi ve bilgisi dışında para çıkışına sebebiyet verdiği, güvenlik sistemini teknolojideki gelişmeler doğrultusunda güncellemediği anlaşıldığından...'' gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Tüm dosya kapsamına göre; dosya kapsamında bilgisayar mühendisi ve bankacı bilirkişilerden  alınan 17/05/2021 tarihli heyet raporundan da anlaşılacağı üzere; davalı tarafından ek güvenlik tedbirleri ile veya müşteri temsilcisi kanalı ile birkaç farklı güvenlik sorusu ile işlem teyidi alınarak olayın önüne geçilebileceği, arka arkaya bir yurt dışı IP bir de Türkiye IP'sinden giriş yapılmasının bankaca şüpheli olarak düşünülmesi gerektiği, davacı müşterinin daha önce yaptığı işlemler göz önüne alınarak ardı arkasına yapılan para transferlerinin bankada şüphe uyandırması gerektiği, raporda önerilen önlemlerin banka tarafından alınmasının mümkün olduğu; diğer taraftan, davacının hesabına erişim için gerekli olan bankadan gelen onay SMS'inin dolandırıcılara nasıl iletildiği açık olmamakla birlikte davacının giriş şifresini ve kişisel bilgilerini korumada dikkatsiz ve özensiz davranarak banka hesabının güvenliğini sağlayan şahsi bilgileri 3. şahıslarla paylaşmış olduğu veya ele geçirilmesine sebebiyet vererek zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu;  olayın 13/04/2018  tarihinde meydana gelmiş olduğu, ancak davacının bankaya ve savcılığa olaydan uzun sayılabilecek bir süre geçtikten sonra olayı fark ederek şikayetçi olduğu, hesaba ilişkin yapılan işlem sayısı nazara alındığında davacının özenli olması bu tespiti daha önce yapması halinde zararın çok daha az olabileceği nazara alındığında davacının da kusurunun olduğu; bu durumda, dosya kapsamına ve olayın meydana geliş şekline göre davacının ve davalı bankanın meydana gelen zarardan birlikte kusurlarının bulunduğu, davacının oluşan zararda %30 müterafik kusurlu olduğu yönündeki kabulün isabetli olacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.<br>Sözkonusu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK 353/1-b-2. madde uyarınca mahkeme kararının kaldırılıp Dairemizce düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinden, yeniden tesis edilen hükümde bu hususa riayet edilmiştir (Bu yönde bknz. Yargıtay (kapatılan) 17. HD 2016/2975 E. -2018/11904 K).<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2022 tarihli 2019/536 Esas ve 2022/157 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, %30 müterafik kusur indirimi uygulanarak 23.277,80-TL maddi tazminatın davalıdan 13/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, <br>b-Alınması gereken 1.590,10-nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 567,90 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.022,20-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>c-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve tayin edilen  5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>ç-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 567,90 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 14,00 TL tebligat masrafı, 43,00 TL e-tebligat masrafı, 57,60 TL posta masrafı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 2.332,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>e-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,\"<br>     ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 6,50-TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 227,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1b2227e9ada2891","SID":"8769d869b869232d"}}