{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/327 <br>KARAR NO:2025/302<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20.12.2024<br>NUMARASI:2024/368 E <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali /Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ:04/02/2025  <br> Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA;Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... Bağcılar-İstanbul adresinde tekstil yıkama işiyle uğraştığını ve ... nolu elektrik sayacının abonesi olduğunu, ... A.Ş.  tarafından kendilerine tahakkuk ettirilen elektrik enerjisi kullanım  fatura bedellerinin düzenli olarak ödendiğini, Bu iş yerinde kot yıkama işlemi yapıldığını, elektrik enerjisi ile çalışan 5 adet yıkama makinesi, 4 adet kurutma makinesi, bir adet kimyasal kabini, bir bilgisayar ve aydınlatma lambaları bulunduğunu, iki vardiya olarak çalışılmakta iken 2022 yılının Mart ayında tek vardiya olarak çalış- maya başladıklarını, Müvekkilinin iş yerine gelen davalı şirket çalışanlarının elektrik sayacını kontrol edip gittiklerini, bilahare kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenlendiğini ve bu tutanak gere- ğince 09.05.2024 son ödeme tarihli 2.086.703,66 TL bedelli ve 06.05.2024 son ödeme tarihli 2.874.245,26 TL bedelli iki adet  fatura düzenlendiğini, bu faturaların hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, bu durumun bilirkişi incelemesi yapıldığında ortaya çıkacağını, Kaçak elektrik enerjisi kullanımını zımnen kabul anlamına gelmeksizin, müvekkiline ait iş yerinde  dava konusu edilen  dava konusu faturalarda belirtilen meblağ kadar  elektrik enerjisi kullanımının fiziken mümkün olmadığını, dilekçe ekinde mevcut elektrik sayacına ait fotoğraflardan da görüleceği 2023 yılının Aralık ayında elektrik sayacının bulunduğu panoya fare girdiğini  ve elek- trik kablolarına hasar verdiğini, bu durumun davalı çalışanları tarafından bizzat düzeltildiğini, yine yaklaşık bir buçuk ay önce sayaç kablolarında arıza olunca müvekkili tarafından yapılan bildirim üze- rine davalı şirket çalışanlarınca kabloların değiştirildiğini, Davalı şirketi dava konusu fatura bedellerini tahsil edebilmek için müvekkili üzerinde elektrik enerjisi kesme baskısı uyguladığından , elektrik enerjisi kesme işlemlerinin durdurulması ve elektrik enerjisinin açılması için İstanbul 11 .Asliye Ticaret Mahkemesinin  2024/169 D.İş sayılı dava dosyası ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, mahkemece teminat karşılığında tedbir taleplerinin kabul edildiğini, takdir olunan teminatın yatırıldığını ve süresi içinde menfi tespite ilişkin eldeki davayı açtıklarını beyanla; Müvekkili şirketin 09.05.2024 son ödeme tarihli 2.086.703,66 TL bedelli ve 06.05. 2024 son ödeme tarihli 2.874.245,26 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturası nedeniyle davalıya  borçlu olmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/169 D.İş sayılı dava dosyasının iş bu  dosyanın eki sayılmasına verilen ihtiyati tedbir kararının  devamına,Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket görevlileri tarafından \"... Bağcılar,İstanbul\" adresinde 25.04.2024 tarihinde yapılan kontrol neticesinde EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin 1/c bendine göre ilgili kulla- nım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek sure- tiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespiti üzerine ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, ilgili tutanak gereğince ...l Yıkama adına  310602 kWh karşılığında 2.086.779,66 TL kaçak elektrik ve 709663 Kwh karşılığı 2.874.245,26 TL kaçak elektrik ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesinde, \"(c)bendi uya- rınca sayaca müdahale edildiğinde sayacın söküleceği, yerine başka sayaç takılacağı, sayaç değiştirme tutanağı düzenleneceği, sökülen sayacın incelenmesi sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde kaçak tespit tutanağının düzenleneceği\" hükme bağlanmış ise de somut olayda sayaca değil sayaç bağlantı kablolarına müdahale edilerek S ve T fazlarına ait S1 akım uçları ters bağlı olduğundan sayacın eksik kayıt yaptığının tespit edildiği, kaçak tespit tutana- ğında ... nolu sayaca değil, sayaç bağlantılarına müdahale edildiği tespit edildiğinden sayacın değiştirilmediğini,Yine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. maddede, kural olarak Elek- trik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c bendine göre yapılan tespitlerde hesaplamanın terditli yapılacağı, bunlardan birinin de ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre yapılan hesaplama olduğu belirtilmiş ise de; somut olayda 12 aydan uzun süre kaçak kullanım olduğu tespit edildiğinden kaçak tahakkuk dönemi öncesinde de kaçak kullanım olduğundan, ihtilafsız dönem tüketimlerine göre hesap yapılmadığını, tutanakta da yer alan bağlantı gücüne göre hesaplama yapıldığını, Fatura hesaplamasının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapıldığını, kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahak- kukta hata bulunmadığını, Kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu , Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüke- timi yapan herkesin, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, Davacı taraf her ne kadar \" faturalarını düzenli ödediği\"nden bahisle aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de, huzurdaki uyuşmazlığın normal dönem faturalarından değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle işbu iddianın geçerliliğini yitir- diğini, nitekim CD içerisinde bilahare sunulacak kaçak video kaydı ve  fotoğrafların da davacının profesyonel şekilde kaçak kullandığını ortaya koyduğunu, Davacı tarafın söz konusu yönetmelik hükmü gereği süresinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın kabul etmiş sayıldığı fatura nedeniyle borçlu konumunda olduğunu beyanla; Öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, tedbirin devamına karar verilmesi halinde; -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- müvekkil kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının % 100'ünün teminat olarak depo edilmesini ve nihayetinde haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA: Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin \"... Bağcılar/İstanbul\" adresinde tekstil yıkama işi ile iştigal ettiğini ve bu adresteki ... hizmet numaralı tüketim noktasında elektrik aboneliğinin bulunduğunu, müvek- kili şirketin saha ekiplerince 25.04.2024 tarihinde yapılan kontrollerde; mahalde kaçak kullanıldığı tespit edilmekle borçlu şirket adına ...nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu tuta- nağa istinaden 310602  kWh karşılığında 2.086.779,66 TL kaçak elektrik ve 709663 Kwh karşılığı 2.874.245,26 TL bedelli kaçak elektrik ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, faturalar son ödeme tari- hinde ödenmediğinden davalılar aleyhine ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini,  davalıların  itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Davalı tarafça dava konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin 2024/368 E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını ve iş bu davanın derdest olduğunu, Alacak muaccel olup, rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, \"kamu alacağı\" niteliğinde olan kaçak elektrik bede- linin tahsili tehlikeye gireceğini, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu beyanla;Öncelikle; aralarındaki irtibat nedeniyle iş bu davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/368 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Ayrıca davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, Yargılama sonunda; ... sayılı takip dosyasına vaki  itirazların iptali ile takibin devamına, davalı/borçluların hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl dava dosyasına ibraz ettiği dava dilekçesin- deki beyanları aynen tekrarlamış ilaveten, ... tarafından dava dosyasına sunulan belge, video, fotoğraf ve uzman görüşünü kabul etmediklerini, asıl dava dosyasına tarafımızdan sunulan  elektrik sayacına ait fotoğraflardan da görüleceği üzere 2023 yılının Aralık ayında elektrik sayacının bulunduğu panoya fare girdiğini ve elektrik kablolarına hasar verdiğini, kabloların bizzat ... tarafından düzeltildiğini, müvekkillerinden ...'in davalı şirketin ortağı olup dava konusu fatura bedelleri  nedeniyle sorumlu olmayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>ASIL DAVADA TEDBİR İLE İLGİLİ OLARAK:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/169 Değişik iş sayılı 02.05.2024 tarihli değişik iş kararı ile; % 15 oranında teminat karşılığında talep konusu ... Hizmet Nokta/ Tesisat numaralı aboneliğe ait; ... nolu 09.05.2024 son ödeme tarihli, 2.086.703,66 TL bedelli fatura ile ... nolu 06.05.2024 son ödeme tarihli, 2.874.245,26 TL bedelli kaçak elektrik fatura bedellerinden kaynaklı olarak ve bu iki fatura bedeli ile sınırlı olmak kaydıyla talep edenin \"... Bağcılar/ İSTANBUL\" adresinde bulunan iş yerindeki elektriğin kesilmesinin tedbiren önlenmesine, Menfi tespit davası açıldıktan sonra  davaya bakan İstanbul 20. ATM'nin  02.07. 2024 tarihli ara kararı ile; \"İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/169 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbirin devamına\" karar verildiği, ...'ın tedbire itirazının duruşmalı olarak incelendiği, 18/07/2024  tarihli ara karar ile \"İTİRAZIN  REDDİNE\" karar verildiği,...'ın istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/ 2307 Esas, 2024/2134 Karar, 06.09.2024 tarihli karar ilamı ile;\" davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, ihtiyati tedbir  kararının ve itirazın reddine dair kararın yerinde olduğu gerekçesi ile ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine KESİN olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. ... vekili 16.08.2024 tarihli dilekçesinde; Her ne kadar mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin %15 teminat karşılığında devamına karar verilmiş ise de, söz konusu karardan dönülmesinin gerektiğini, davacının yargılama ile elde edilebilecek sonucu ihtiyati tedbir yolu ile sağlamaya çalıştığını, ihtiyati tedbir kararı ile elektriğin bağlanması yönündeki talep için kanunen ara- nan şartların gerçekleşmediğini, mahkemece işbu talebin reddedilmesinin gerektiğini beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, tedbirin devamına karar verilmesi halinde; müvekkili kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA İHTİYATİ HACİZ TALEBİ İLE İLGİLİ OLARAK;İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  birleşen 2024/486 Esas sayılı dosya- sında verilen 26.08.2024 tarihli ara karar da \"davacı tarafça kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen faturaya dayalı ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, ihtiyati hacze konu  alacağın tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olduğu, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı\" gerekçesiyle \"koşulları oluşmayan İHTİYATİ HACİZ  TALEBİNİN REDDİNE\" karar verilmiştir. ...'ın bu ara karar ile ilgili istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan isti- naf incelemesi sonucu tesis edilen 2024/2638 Esas, 2024/2486 Karar, 01.10.2024 tarihli ilamda;  İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması''nın yeterli olduğu, takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, alacağın varlığının ve davalıların sorumluluğunun yargılamaya muhtaç olduğu, davanın bulunduğu aşama ve dosya içeriğine göre \"yaklaşık ispat\"ın sağlanmadığı dikkate alındığında  İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine kesin olarak karar verilmiştir. ... vekili 18.12.2024 tarihli dilekçesinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartlarını düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinin yargılamaya konu olaylara uygulanmasında ve özellikle kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahak- kuk ettirilen faturalar nedeniyle açılan davalarda, tutanak ve ekindeki belgeler ile faturaların ihtiyati haciz kararı verilmesine yeterli olup olmadığı noktasında, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi maksadıyla yapılan başvuruya ilişkin değerlendirmede, her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verildiğini beyanla davalının taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK m. 257 gereği esas hakkındaki dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 20.12.2024 tarihli ara karar ile; \"Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı menfi tespit  ve itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava konusu faturaların ihtilaf konusu olması bu faturaların tahsil edilememesinden dolayı davalı şirket tarafından dava konusu hizmet noktasına ilişkin davacı şirketin elektriğinin kesilmesi halinde davacı şirket açısından ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunması nazara alındığında yaklaşık ispat şartının varlığı da göz önüne alındığında HMK m.389 vd maddelerine uygun olarak verilen elektriğin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbirin ve tayin edilen teminatın yerinde olduğu ayrıca verilen tedbir kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması ve HMK 396 gereği değişen delil durumu bulunmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin haklı bir sebep bulunmadığından davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine, birleşen davacı vekilinin birleşen davada ihtiyati haciz talebinin, daha önce verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle mevcut delil durumunda ihtiyati haciz koşullarına sağlayan bir değişiklik bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu:20.12.2024 tarihli ara karar ...,... vekili istinaf dilekçesinde: İhtiyati tedbir yönünden; kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları mevcut olup kaçak elektrik kullanımının ispatlandığını, bu kayıtların dosyaya sunulduğunu, tedbirin %15 teminat mukabilinde verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, ihtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların yerel mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediğini, müvekkil şirketin Anayasal haklarının ihlal edildiğini,İhtiyati haciz yönünden: \"yaklaşık ispat\"ın sağlandığını, ihtiyati haciz koşullarının   oluştuğunu beyanla  20.12.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; <br>İHTİYATİ TEDBİR YÖNÜNDEN;HMK'nun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar \" başlıklı 341 .maddesinde;(1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34, K.:2022/21 sayılı Kararı ile)(2) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Davalının istinafa konu ettiği ara karar tedbirin yeniden değerlendirilmesi mahiyetinde bir ara karar olup istinafı kabil olmadığından ihtiyati tedbire ilişkin istinaf dilekçesinin  HMK 341, 352/1-ç md gereğince reddi gerekmiştir.<br>İHTİYATİ HACİZ YÖNÜNDEN;Önceki kararımızda:\"Somut uyuşmazlıkta; birleşen dosya davacısı elektrik dağıtım şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, video görüntülerine ve uzman görüşüne dayanmaktadır.Dosya kapsamından; 1. Alacağın dayanağını oluşturan ... nolu 25.10.2023 tarihli tutanağın  ...  çalışanları tarafından, davalı şirketin \"sayaca müdahale ve sayacın eksik kayıt yapmasına sebebiyet  vermek sure- tiyle kaçak enerjisi kullandığı\" gerekçesi ile düzenlendiği, tespit anında şirket temsilcisinin hazır bulunduğu, imzadan imtina ettiği, 2. Söz konusu tutanak gereğince davalı şirket adına 09.05.2024 son ödeme tarihli 2.086.703,66 TL ve 2.874.245,26 TL bedelli faturaların düzenlendiği,3. Bilahare faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalıları temsilen vekilleri tarafından ibraz olunan dilekçede; \"müvekkillerinin alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı şirketin müvekkilden talebi olan, borca konu  faturalar müvekkilin ortağı olduğu şirket aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak düzenlenmiş, her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak tahakkuk ettirilmiştir. Müvekkil veya ortağı olduğu şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmamıştır.\" denilerek borca itiraz edildiği, icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinde ... tarafından itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açıldığı, mahkemece eldeki davanın  borçlu tarafından daha önce açılan menfi tespit talepli dava ile birleştirme yoluna gidildiği, 4.Davalılardan ... adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, davalı şirket adına usullen davetiye tebliğ edildiği,  henüz cevap dilekçesi sunulmadığı, 5. Borçlu ...şirketi tarafından davalı ... aleyhine  açılan asıl davada, ... vekili,\"müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tutanağın ve bu tutanak gereğince düzenlenen faturaların dayanağının bulunmadığını, faturalarda zorunlu olarak yazılması gereken ortalama tüketim (kwh/gün) unsurunun yazılmadığını ,söz konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 11. Asliye Tic. Mahkemesi'nin 2024/169 D. İş sayılı dosyası üzerinden elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini\" beyanla  menfi tespit  talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Birleşen davada, ... tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları ve buna dayalı tutanak ve faturaların, uzman görüşünün ve bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek  kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurların ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.Takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği  de tartışmasızdır.Eldeki davada, kaçak tespitine esas laboratuvar sonuç raporunun dosya kapsamında bulunmadığı, alacağının varlığının ve davalıların sorumluluğunun yargılamaya muhtaç olduğu,  davanın bulunduğu  aşama ve dosya içeriğine göre \"yaklaşık ispat\"ın sağlanmadığı dikkate alındığında İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. \" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.Dosya kapsamına göre ,hali hazır durum itibariyle ihtiyati haciz yönünden \"yaklaşık ispat\"ın sağlanmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddi yerindedir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,ihtiyati hacze ilişkin  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;A- ...'ın ihtiyati tedbire ilişkin istinaf dilekçesinin HMK 341, 352/1-ç maddesi gereğince reddine, B- ...'ın İhtiyati hacze ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, İhtiyati hacze ilişkin Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e722ef9fc4c3bafc","SID":"5a0d15b768271b27"}}