{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 19/11/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t\t\t\t: Av. ... <br>DAVALILAR\t:  1-...<br>\t\t2-...\t<br>\t\t3-...<br>\t\t4-...<br>\t\t5-...<br>\t\t6-....... ....... Plastik İnşaat  <br>VEKİLİ\t        : Av. ... <br>TALEP \t: İhtiyati Tedbir<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 05/02/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin  19/11/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ....... ........ Ltd. Şti.'nin ortağı ve kurucusu olduğunu, müvekkilinin, uzun yıllar şirketin idareciliğini üstlendiğini ve hâlâ hisse sahibi olduğunu, ancak kardeşinin çocukları olan yeni hissedarlarla yaşanan sorunlar nedeniyle şirketle bağlarının koptuğunu ve telafi edilemeyecek sorunlar yaşandığını, müvekkilinin, ortaklıktan çıkma talebiyle ilgili ortaklar kurulu tarafından karar alınamadığını ve şirket faaliyetlerine katılma olanağının ortadan kalktığını, bu nedenle müvekkilinin ortaklıktan ayrılma talebi yerine getirilmediğini, şifahi görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin hak ve alacağı olmadığının öne sürüldüğünü, müvekkilinin ortaklıktan çıkma iradesi mümkün olmadığı takdirde  yargı mercilerine başvuracağına dair ihtarname gönderdiğini, ancak ihtara cevap verilmediğini, müvekkilinin davalı şirkete 30 yıldan fazla emek verdiğini ve müşteri çevresinin kendisine sıkı sıkıya bağlı olmasına rağmen müvekkilinin diğer ortaklardan tarafından şirkete girişinin engellediğini ve şirketin faaliyetleri aksama tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkiline şirketin işleyişi hakkında bilgi verilmediğini ve kar payı ödenmediğini açıklananlar ışığında müvekkilinin, şirket ortaklığından çıkmak istediğini, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin tasfiyesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini,  davalıların şirketteki imza ve temsil yetkilerini kötüye kullanarak şirkete zarar verme ve müvekkilinin alacaklarının semeresiz kalma riski olduğunu ileri sürerek tarafların zarara uğramaması adına davalı şirketin menkul, gayrimenkul, banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve davalı şirket hakkında yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini aksi halde denetçi kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;\" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.\" şeklinde, HMK.392. maddesinde;\" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.\" şeklinde 396. maddesinde  ''Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.  İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' şeklinde,  6102 sayılı TTK'nın  636/3 maddesi \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" şeklinde, TTK'nın 636/4 maddesi de \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir\" şeklinde düzenlemelerin yapılıdığı,<br> Mevcut dosya ve delil durumu dikkate alındığında; HMK 389. ve 390.maddelerinde belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının ve özellikle yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği (Konya Bölge Adliye Mahkemesi  6. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2024 tarih ve 2024/444 Es. 2024/1004 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.), talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı nazara alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin mevcut dosya ve delil durumu dikkate alınarak  reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili dava dilekçesini tekrarla; müvekkilinin, uzun yıllar yönetiminde olduğu ve hala ortak olduğu şirkette davalıların haksız tutumları nedeniyle faaliyetlere katılma olanağını kaybettiğini ve ortaklıktan ayrılmak istediğini müvekkilinin bu talebi davalılar tarafından yerine getirilmediğini, müvekkili, limited şirket ortaklığından çıkmak istediğini aksi takdirde şirketin tasfiyesi ve gerekli önlemlerin alınmasını talep ettiğini, TTK'nın 636/3. ve 638/2. maddelerine göre, her ortak haklı sebeplerle mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği hüküm altına alındığını, buna göre mahkeme davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesini ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebileceğini ayrıca dava süresince hak ve borçlarının dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması adına önlemler alınabileceğinin belirtildiğini ancak mahkemece ihtiyati tedbir talepleri reddedildiğini, şirketin hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasının elzem olduğunu, ikame edilen davanın sonucunda şirketin ortaklık yapısının değişeceğini veya sona ereceğini, davalıların imza ve temsil yetkilerini kötüye kullanarak zarara yol açma ve müvekkilin alacaklarının semeresiz kalma riskinin bulunduğunu dolayısıyla davalıların temsil ve ilzam yetkilerinin durdurularak davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını aksi halde denetim kayyımı atanması gerektiğini, mahkeme, tedbir taleplerini yaklaşık ispat sağlanamadığı gerekçesiyle reddettiğini ancak Ticaret Sicil kayıtları ve dava dilekçesi ekindeki belgelerle müvekkilinin şirket ortağı olduğu ve taşınmazlarının bulunduğunun sabit olduğunu, şirketin halihazırda faaliyetine ve gelir getirici niteliklerine halen devam ettiğini bu nedenle yaklaşık ispat şartlarının oluştuğunu, yine ortaklıktan ayrılan müvekkiline bir ödemenin yapılacağının sabit olduğunu, bunun yanısıra müvekkilinin birden fazla tedbir talebinin bulunduğunu, mahkemenin bu talepleri tartışmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, davalı şirketin mal varlıklarının devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi ve şirkete  tedbiren yönetim kayyımı atanması, bu talep kabul edilmediğinde denetim kayyım atanması talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.<br>Aynı Yasa'nın  396. maddesinde de  '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.  İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın  636/3 maddesi \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" hükmünü,<br>TTK'nın 636/4 maddesi de \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir\" hükmünü haizdir. <br>Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih,  2014/15047 E- 2015/1168 K. sayılı ilamı )<br>İhtiyati tedbir kurumu genel olarak HMK'nın 389 ve  devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" genel tanımına yer verilmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 636/3-4. maddeleri kapsamı itibari ile 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirden daha kapsamlı ve ihtiyati tedbir ile ilgili özel bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu düzenlenmeye göre, uyuşmazlık konusu olmayan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı da koşulları oluştuğu takdirde verilebilmektedir. Başka bir deyişle ihtiyati tedbir konusunun uyuşmazlık konusu olması şartı da gerekli değildir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dosyadaki mevcut delillere göre HMK 389. ve 390.maddelerinde belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının ve özellikle yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davacının  davalı şirketin mal varlıklarının devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi ve şirkete  tedbiren yönetim kayyımı atanması, bu talep kabul edilmediğinde denetim kayyım atanması yönündeki talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br>....<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f95d2226e513ed67","SID":"bf9e9bca0df85679"}}