{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1096 <br>KARAR NO: 2025/72<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/01/2022<br>NUMARASI: 2021/111 E. - 2022/57 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası  üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senedin lehtarı olduğunu, kendisine bu senet sebebiyle hamil tarafından müracaat edilebilmesi için süresi içerisinde keşideciye usulüne uygun protesto çekilmesi gerektiğini, ancak alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafından protesto çekilmediğini ve buna ilişkin protesto belgesinin ödeme emri ekine eklenemediğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin ve bu dosyadan yazılan talimat  ile Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ... Talimat dosyasındaki 04/02/2021 tarihinde yapılacak satış işleminin öncelikle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip ve senet sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tazmini ile müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; usulen ve şeklen TTK m. 714 ve 730 anlamında borçlu olmayan müvekkilinin temel ilişki zemininde de borçlu olmadığını borçlu ile davalıyı bir araya getirdiğini  alacak-borç ilişkisine teminaten senedi ciroladığın davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirtmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların dostluklarından oluşan güven nedeniyle çok kere çeşitli miktarlarda borç para alma ve verme olduğunu, davacının müvekkilinden borç para istediğini ve bu paranın  kendi ortağı olan ...'in hesabına göndermesini rica etmesi üzerine müvekkilinin de bu parayı gönderdiğini, birçok kez borç ile ilgili görüşmeler yapıldığını fakat sonuç elde edilemediğini, davacı tarafça ikame edilen davada ileri sürülen konuların menfi tespit davasına yönelik olmadığını, borcun aslına itirazın bulunmaması, borcun ödendiğine dair İİK 68 anlamında bir belgenin sunulmaması, salt senedin protesto edilmemesi borcu sona erdiren bir durum olmaması, iddiaların usule ilişkin ve takibe yönelik olduğundan şartları oluşmayan ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini, icra dosya kapak hesabının yanlış yapılması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılmasını, haksız ve kötü niyetli olduğu belirtilen davacıdan %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsili ile müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince \"Davalının lehtardan sonraki ciranta olması nedeniyle lehtara başvurması için protestoya gerek olmaması temel ilişkide de davacının beyanlarında davalının keşideciye borç vermek için kendisinin imzasını şart koştuğunu bunun üzerine senedi imzaladığını  ve davalının keşideciye borç verdiğini belirtmesi karşısında  davacının kendi  beyanına itibar edildiğinde bile davacının davalı ile keşideci arasındaki borç ilişkisine kefil olduğu kefalet ilişkisi kapsamında senedi lehtar sıfatı ile imzaladığı ve davalıya ciro ettiği ve bu nedenle senetten dolayı borçlu olduğu kabul edilmiş, senet miktarı gözetilerek ve davalının muvafakati olmadığından tanık dinlenilmemiş ve davacının yemin teklif etmemesi nedeniyle davalıya yemin yaptırılmamış ve davacının senetten dolayı borçlu olduğu kabul edildiğinden davanın reddine karar verilmiş ve davalının kötü niyetli olarak dava açtığı kabul edildiğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Davanın REDDİNE, 40.000 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takibe başlanıldığını, söz konusu icra takibine müvekkili tarafından süresinde itiraz edilemediği ve takibin kesinleştiğini, alacaklı tarafça icra takibine devam edilerek kaydi ve fiili hacizler tatbik edildiğini, ardından, söz konusu taşınmaz için satış talep edildiğini,  Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyasından 04.02.2021 tarihinde satışa çıkarılmak üzere açık artırma ilanı yapıldığını, bunun üzerine dava açıldığını, başvuru hakkının kullanılabilmesi için zorunlu olarak çekilmesi gereken ödememe protestosu çekilmediğini, süresinde protesto çekmeyen hamilin başvuru hakkını kaybettiğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu hususa ilişkin beyanlar gözetilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, hem takip konusu senedin borçlusu ... hem de davalı ... arasında dostluk ilişkisi bulunduğunu, bu dostluk ilişkisi çerçevesinde ... ticari faaliyet yürütmek maksadıyla müvekkilinin paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, müvekkilinin de, kendisine yardımcı olmak için durumu davalı ...'a söylediğini, ... da, ...'e borç verebileceğini, ancak karşılığında bir senet alacağını, bu senedin de müvekkili ... tarafından cirolanarak kendisine devredilmesini talep ettiğini, müvekkili taraflar arasındaki bu ticari işin gerçekleşebilmesi için senedi cirolamayı kabul ettiğini ve teminaten ...'a teslim ettiğini, müvekkilinin dosya kapsamındaki yazışmaların hiçbirinde borcun kendisine ait olduğu kabul eden ya da HMK anlamında ikrar anlamına gelecek herhangi bir beyanda bulunmadığını, müvekkilinin ...'a hiçbir borcu bulunmadığını, ticari hayatın olağan akışı içerisinde müvekkilin herhangi birinden borç almış olması ihtimalinde, borç alınan bu tutar, müvekkilinin hesabına gönderilmesi ve senedi de müvekkilin düzenlemesi gerektiğini, 08.11.2021 tarihli  ıslah dilekçesi ile dosyaya yeni vakıalar bildirildiğini, bu bağlamda, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin davalı ve senedin keşidecisini bir araya getirdiğine ve davalıyı teminen bu ilişkiye dahil olduğuna dair tanıkların dinlenmesi talep edildiğini, alacaklı tarafından müvekkiline gönderilmiş bir para bulunmadığını, buna ilişkin herhangi bir delilde sunulmadığını, müvekkiline para gönderilmediği davalının beyanları ile de sabit olduğunu,  davalı senet keşidecisine borç vermiş ancak her iki tarafı tanıyan müvekkilin de teminat olarak senette yer almasını istediğini, mahkemece bu beyanların dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu çerçevede, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.01.2022 tarihli ve E. 2021/111, K. 2022/57 sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı dava dilekçesi takibe konu bono da lehtar olduğunu borçlu adına protesto çekilmeden kendisi hakkında takip yapılamayacağını ıslah dilekçesi ile borçlu ve alacaklıyı bir araya getirdiğini ve kendisinin borcu olmadığını davalı tarafından senedin kendisine  teminat olarak imzalattırıldığını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada alacaklı davalı tarafından borçlular aleyhine keşide tarihi  22/05/2019, vade tarihi 03/06/2019 , 200.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde, ciranta olan borçluya karşı müracaat hakkını kaybeder. TTK 730/1 maddesinde hamilin, kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybedeceği düzenlenmiştir. İcra takibine konu bonoda, davacının lehtar ciranta, davalı alacaklının ise hamil olduğu, senedin TTK 714. Madde gereğince protesto edilmediği , TTK 730/1 maddesi gereğince davalının davacıya bonodan kaynaklanan müracaat hakkını kaybettiği, ödememe protestosu çekilmeyen senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiği, yazılı delil başlangıcında olduğu, bu durumda ispat yükümlülüğünün davalı alacaklıda olduğu anlaşıldığından mahkemece bu hususun dikkate alınarak  taraflar arasındaki temel ilişki yönünden  deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken  eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına mahkemesine iadesine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2022 tarih ve 2021/111 E. 2022/57 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46b07b1660edfab3","SID":"e4188e66467abfa5"}}