{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1727 <br>KARAR NO:2025/436<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/02/2023<br>NUMARASI:2020/539 Esas - 2023/96 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin, Samsun İli, Çarşamba İlçesi,... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kain bulunan  taşınmazındaki çiftlikte tarım işletmeciliği yaptığını ve işletmesinde genellikle çevre halkından kişileri çalıştırdığını çevre halkı ile genellikle alış veriş ilişkisi içerisinde olduğunu, davalı şirketin talebi üzerine, müvekkili şirket ile hiçbir ilişkisi olmadığı halde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/534 E. Saylı dosyası ile görülen davada müvekkil şirkete ait Samsun İli, Çarşamba İlçesi,... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkilinin talebi üzerine haczin kaldırıldığını, davalının yeniden talebi üzerine ihtiyati haciz kararı alınmak suretiyle müvekkilinin Samsun İli, Çarşamba İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parseldeki  çiftliğe hacze gelinmiş davalının  borçlusu ile hiç ilgisi olmamasına rağmen Çarşamba İcra Dairesinin ... Talimat dosyası ile müvekkil şirketin taşınmazına gelinerek haciz yapılmak istendiğini, önce taşınmaz haczi yapılması daha sonrada menkul haczine gelinmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin itibarının zedelendiğini ve manevi olarak zarara uğratıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile dava dışı...Şti. arasında Samsun ili Çarşamba ilçesi ... Köyünde ... Projesi yapımı adı altında sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkili şirketin edimlerini yerine getirdiğini, dava dışı şirket ile aralarındaki cari hesap ekstreleri sonucunda sözleşme bedelinin 406.359,05 TL'lik kısmının tahsili için dava dışı şirket aleyhine .... Sayılı dosya ile takip başlattıklarını, takibe dava dışı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine İst.Anad. 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Es. Sayılı dosya ile itirazın iptali davası açtıklarını, bilirkişi raporu ile müvekkilimiz alacaklı olduğu sonucuna varıldığını ve mahkemeden alınan ihtiyati haciz kararının ... Sayılı dosyasında işleme konulduğunu, haciz şerhinin işlenmesi için tapu müdürlüğüne müzekkere yazıldığını, verilen cevapta dava dışı tüzel kişinin ilgili taşınmazda üst hakkı olduğunun belirtildiğini, ancak dava dışı şirketin taşınmazın kendi üzerlerine kayıtlı olmadığı bilgisini gizleyerek ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini ve haczin kaldırılmasına karar verildiğini, dava dışı şirketin duruşma esnasındaki beyanlarından taşınmaz üzerinde dava dışı şirketin üst hakkı olduğunun tespiti üzerine yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını ve taşınmazın üzerindeki dava dışı şirketin intifa hakkı üzerine ve yine hibe sözleşmesi kapsamında sağlanmış tesis, makine, ekipman, techizat ve diğer malzemelerin mülkiyet hakları üzerine haciz konulmasına karar verildiğini, işbu kararın .... Sayılı dosyasına sunduklarını ve gereğinin yapılması için hem Çarşamba Tapu Sicil Müdürlüğüne, hem de Çarşamba Nöbetçi İcra müdürlüğüne müzekkere gönderildiğini, ancak İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararı süreci devam ederken, 14.07.2020 tarihinde talep edilen ihtiyati hacizden sonra taleplerini dosyadan gören dava dışı şirketin 24.07.2020 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararından sadece bir gün önce, tapuda üst hakkı tescil edilmiş tesisi kanunsuz bir şekilde, TKDK sözleşmesine de aykırı olarak tapudan terkin ettirerek mal kaçırma işlemi yaptığını,  alacaklarının güvence altına alınması amacıyla talep edilen ihtiyati hacizlerin, elbette ki davacı şirketin taşınmazı üzerinde üst hakkına sahip olan dava dışı şirkete yapılacağını, Üst hakkının farklı bir yerde, taşınmazın farklı bir yerde olmasının beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  davacının uğramış olduğu herhangi bir zararı bulunmadığı gibi kendilerinin herhangi bir kusuru da bulunmadığını ... Şirketleri çatısı altında bulunan davacı şirket ile 3.tüzel kişi şirket arasındaki organik bağın ortada olduğunu belirterek davanın rddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafın hiçbir ilişkisi olmadığı halde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/534 E. Saylı dosyası ile görülen davada davacı şirkete ait  Samsun İli, Çarşamba İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, itiraz üzerine kararın kaldırıldığını, bu kez davalının yeniden talebi üzerine ihtiyati haciz kararı alınmak suretiyle müvekkilinin Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parseldeki  çiftliğe hacze gelindiğini, haksız haciz sebebiyle  itibarının zedelendiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüş, yukarıda da belirtildiği üzere hacze konu mahkeme dosyası ve icra dosyaları incelenmiş, inceleme neticesinde davacı taraf her ne kadar dosya ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, dava konusu taşınmazda 10/03/2014 tarihinde dava dışı....Şti. İn haciz tarihinde üst hakkının bulunduğu, üst hakkına haciz işleminin uygulanmasında kanunen bir engel bulunmadığı, üst hakkının haciz kararı olan 11/06/2020 tarihinden sonraki bir tarih olan 23/07/2020 tarihinde terkin edildiği görülmüş olup haksız haciz sebebiyle  tazminata hükmedilebilmesi için davalının icra takibinde kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşması gerektiği gözetilerek davanın reddine   ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı şirketin 29.07.2020 tarihi itibarı ile Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parseldeki taşınmaz ile davalı/borçlusu olan  ....Şti.nin hiçbir ilgisi olmadığını öğrendiğini,  buna rağmen davalı şirketin 18.09.2020 tarihinde fiili haciz yapmak üzere müvekkili şirketin çiftliğine gelerek menkul haczi yapmak istediğini, çilingir ve güvenlik gücü temin edilemediği için bu işlemi tamamlayamadığını, müvekkili şirketin çevredeki imajını sarstığını, davalının sırf  müvekkili şirketi taciz etmek amacı ile haciz işlemleri yaptığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi, 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.Somut olayda, haciz işlemi yapılan  taşınmazda  dava dışı ... Şti.'nin haciz tarihinde üst hakkının bulunduğu,  üst hakkına haciz işlemi uygulandığı,  üst hakkı üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkin 11/06/2020 tarihinde karar verildiği ancak ihtiyati haciz konulmadan 23/07/2020 tarihinde üst hakkının terkin edildiği ve fiili haciz de uygulanmadığı görülmektedir. Bu kapsamda davalının  kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu iddasının ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/539 Esas  2023/96 Karar sayılı 15/02/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a.  maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74930893d6ba2833","SID":"2d1f826f95b9bfc0"}}