{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1942 - 2025/15<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1942 <br>KARAR NO\t: 2025/15<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/223 E.  -  2022/185 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: FSEK'e Dayalı Maddi Tazminat, Tecavüzün Durdurulması<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2021/223 E. - 2022/185 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin İçişleri Bakanlığı’nda çalışan bir kamu görevlisi olduğunu, davalı ... Deri Ürünleri Ltd. Şti.’nin erkek-bayan deri cüzdanı, kartlık, çanta, valiz gibi ürünler ürettiğini ve bunları diğer davalı şirketlere ait internet sitelerinde sattığını, davalının satış yaptığı ürünlerde müvekkilinin fotoğraflarını kullandığını, bu kullanımın, müvekkiline ait kişilik haklarına saldırı anlamına geldiğini, 2021 Nisan ve öncesinde fotoğrafların açık şekilde paylaşıldığını, Nisan 2021’de davalı ... Deri Ürünleri Ltd. Şti. yetkilisi ... ile yapılan görüşmeden sonra bir takım internet sitelerindeki fotoğrafların flulaştırıldığını, Mayıs 2021’de diğer davalı şirketlerle yürütülen arabuluculuk sürecinde ihlallerin kendilerine izah edildiğini ancak anlaşamadıklarını, flulaştırılan fotoğrafların da müvekkiline ait olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkiline ait resim kullanılmazsa ürünlerin satışının azalacağını, müvekkilinin, işyerinde çalışma arkadaşları nezdinde gülünç duruma düştüğünü ileri sürerek, yapılan ve devam eden tecavüzün durdurulmasına, görüntülerin kaldırılmasına kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesine ve her bir davalı şirket için ayrı ayrı 200'er TL maddi tazminatın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... İnternet Hizmetleri A.Ş. vekili, müvekkilinin pazaryeri modeliyle çalıştığını, ürünlerin satıcısı değil yer sağlayıcı olduğunu, arabuluculuk aşamasında kendilerine bildirilen ihlallerin durdurulduğunu, müvekkilinin yer sağlayıcı olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, davalı ... Deri Ürünleri Ltd. Şti. tarafından yapılan satışların faturalarının mezkûr şirket tarafından düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ...Danışmanlık İletişim ve Satış Tic. A.Ş. Vekili, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, başkalarının ticari faaliyetlerine aracılık ettiğini, içerikleri kontrol yükümlülüklerinin bulunmadığını, herhangi bir hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunmadığını, faturaların satıcılar tarafından düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Elektronik Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. vekili, müvekkiline ait www...com  alan adlı internet sitesinin pazaryeri olarak işletildiğini, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, başkalarının ticari faaliyetlerine aracılık ettiğini, davacıların hukuka aykırılık atfettikleri içeriklerin, müvekkiline açık bilgi sahibi olacağı şekilde bildirilmediğini, hukuka aykırı içeriklerin somutlaştırılmadığını, içeriklerin hukuka aykırılığının da ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ...Danışmanlık İlet. Ve Sat. Tic. A.Ş. vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının kişilik haklarına saldırıya dayandığını,  müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini,  www...com alan adlı internet sitesinde müvekkilinin pazaryeri olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, içerikleri kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığını, tazminat talebinin muhtabının müvekkili olamayacağını, davacının kişilik haklarının ihlaline yönelik iddialarının gerçeklik payının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Parakende Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin sitesi üzerinden iki farklı şekilde ürün satışı olduğunu, birisinde doğrudan müvekkili şirketin satıcı olarak hareket ettiğini, diğerinde ise satışın üçüncü kişiler tarafından yapıldığını, huzurdaki davaya konu satışın ikinci yöntemle yapıldığını, müvekkiline hususmet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin  yer sağlayıcı olduğunu, tazminat talebinin muhtabının müvekkili olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Bilgi Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin pazarlama veya ürünlere ilişkin reklam faaliyetinde bulunmadığını, müvekkiline ait sitenin karşılaştırma sitesi olduğunu, müvekkilinin olsa olsa yer sağlayıcı olduğunu, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili açısından kişilik haklarına saldırının şartlarının gerçekleşmediğini, tazminat talebinin muhtabının müvekkili olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Bilgi Teknolojileri ve Sistemleri A.Ş. vekili, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin karşılaştırma sitesi olduğunu ve herhangi bir ihlal gerçekleştirmediğini, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, 5651 sayılı Kanunun 8 ve 9. Maddeleri kapsamında müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili açısından kişilik haklarına saldırının şartlarının gerçekleşmediğini  savunarak, davanın reddini istemiştir. \t<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  dava konusu fotoğrafların vesikalık fotoğraflar olduğu, üzerinde kuvvetli derecede bir yaratıcılığın varlığı ve orijinalliğinin söz konusu olmadığı, zira benzer ekipmanla hemen herkes tarafından aynı türde fotoğraflar çekilmesi mümkün olduğu, dolayısıyla FSEK 2. Madde kapsamında eser sayılmasının mümkün görülmediği, yine FSEK 4. madde anlamında bir güzel sanat eserinden bahsedebilmek için dava konusu fotoğrafların ışık, kompozisyon vb. objektif kriterlere göre “estetik niteliğe” haiz olma şartını taşıması gerektiği, ancak talep konusu fotoğrafların bu estetik niteliğe sahip olduğunu söylemenin de mümkün olmadığı, bununla birlikte mezkûr görsellerin FSEK kapsamında eser olarak sayılmamasının koruma kapsamı dışında kaldığı anlamına da gelmediği, davalı ... Deri Ürünleri Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen kullanımların, mezkûr davalı tarafa ait FSEK 84. Madde anlamında korumaya sahip olabilecek ürün/katalog fotoğrafı içerisinde gerçekleştirildiği, mezkûr kullanımların ticari kullanım niteliğinde olduğu, dosyada anılan fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle vaki eylemin 5846 sayılı FSEK’in 86. maddesi ihlali anlamına geleceği,  yer sağlayıcı davalılara davadan önce ihtar çekilmediği, davalıların pazaryeri olarak hizmet verdiği, davalıların  aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, içerikleri kontrol etme yükümlülüklerinin bulunmadığı, 3.kişiler tarafından gerçekleştirilen ihlalleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, tazminat talebinin muhtabı olmadıkları  dolayısıyla sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. yönünden ise davalı  tarafından gerçekleştirilen kullanımların, mezkûr davacı tarafa ait FSEK 84. Madde anlamında korumaya sahip olabilecek ürün/katalog fotoğrafı içerisinde gerçekleştirildiği, mezkûr kullanımların ticari kullanım niteliğinde olduğu, dosyada anılan fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, vaki eylemin 5846 sayılı FSEK’in 86. maddesi ihlali anlamına geleceği ancak kullanımın niteliği ve vesikalık fotoğrafın küçük ve silik şekilde olması ve sırf bu fotoğraf nedeniyle satış yapıldığına veya satışın arttığına  dair davacı tarafından bir delil sunulmadığı gibi  sırf bu fotoğraf nedeniyle davalının maddi anlamda bir kazanç elde ettiğinden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının ispat edilemeyen maddi tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle, davalı  ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının yaptığı tecavüzlerin durdurulmasına ve internet sitelerinden yaptığı satışlara ilişkin tecavüze esas fotoğrafların kaldırılmasına, davacının maddi tazminat talebinin reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davalı ... Deri Ürünleri Ltd. Şti.'ye muhasebe kayıtlarının sunulması için süre verildiği halde sebep açıklanmaksızın ara karardan vazgeçildiğini, ek bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, izinsiz kullanılan fotoğrafların silik olmadığını, küçük olmasının da hukuken bir öneminin bulunmadığını, tüm davalılar yönünden ret sebebinin ortak olduğunu, bu nedenle tek vekalet ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı bulunduğunu, davalılara arabuluculuk sürecinde gönderilen davetiyelerin ihtar anlamına geldiğini, ihtara rağmen müvekkilinin fotoğrafını kaldırmadıklarını, yer sağlayıcı olduklarından bahisle sorumluluklarının gidilmesinin doğru olmadığını, fotoğrafın  ... Deri Ürünleri Ltd. Şti.'nin satışlarını artırdığının ispatlanamadığı yönündeki gerekçenin kabul edilemeyeceğini, müvekkili ve ailesinin bu olaylardan fazlasıyla mağdur olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'e dayalı maddi tazminat, vaki tecavüzün durdurulması ile kişilik haklarına yapılan saldırıların önlenmesi istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacıya ait vesikalık fotoğrafın davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'ye ait ürün/katalog fotoğrafı içerisinde ticari nitelikte kullanıldığı, dosya kapsamında söz konusu fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumun 5846 sayılı FSEK'in 86. maddesine aykırılık teşkil ettiği mahkemenin de kabulünde olup davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. tarafından  gerçekleştirilen  tecavüzlerin durdurulmasına ve internet sitelerinden yaptığı satışlara ilişkin tecavüze esas fotoğrafların kaldırılmasına karar verilmesi isabetlidir.<br>\tNe var ki, davacının fotoğrafının davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'ye ait ürün/katalog fotoğrafı içerisinde ticari nitelikte kullanıldığı sabit olduğuna göre, davacı yararına TMK.'nın 24 ve 25. maddeleri uyarınca maddi tazminat koşullarının oluştuğu kabul edilerek talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması için davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti'nin ticari defterlerinin incelenmesi, şayet bu yolla da davacı zararının hesaplanması mümkün olmazsa TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacının zararının belirlenmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeksizin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, mahkemece yer sağlayıcı olan diğer davalılara davadan önce ihtar çekilmediği, davalıların pazaryeri olarak hizmet verdiği, davalıların  aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, içerikleri kontrol etme yükümlülüklerinin bulunmadığı, 3.kişiler tarafından gerçekleştirilen ihlalleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, tazminat talebinin muhtabı olmadıkları gerekçesiyle yer sağlayıcı olan davalılar yönünden tüm taleplerin reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. HD.'nin emsal niteliğindeki 16.12.2019 tarih ve 2019/618 E.- 8167 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, \"5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir. Mutlak hak niteliğindeki bu tür haklar herkese karşı yöneltilebilecek olup, illiyet bağının varlığı halinde, hakkın yöneltildiği kişinin kusurunun varlığı ya da yokluğunun önemi bulunmamaktadır. Bu bağlamda, internet yer ve hizmet sağlayıcılarına karşı da anılan hakların ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır. Öte yandan, gerek haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 50 ve gerekse ülkemizin de taraf olduğu Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Sözleşmesi’nin 45.maddesi uyarınca, fikri mülkiyet haklarına tecavüz nedeniyle tazminat sorumluluğuna hükmetmek için fiillerine iştirak veya yardım etmek ya da bu fiilleri teşvik etmek veya yapılmasını kolaylaştırmak eylemini gerçekleştiren yer ve hizmet sağlayıcıların kusurunun ispat edilmesi gerekmektedir. 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’nda da vurgulandığı üzere, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir.\"<br>Bu doğrultuda, Yargıtay ilamında belirtildiği gibi yer sağlayıcı olan davalıların maddi tazminat taleplerinden sorumlu tutulabilmeleri için önceden davacı tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarının kendilerinden talep edilmesi, ayrıca davacının içeriğin kaldırılmasını talep ederken, kendisinin  üstün hak sahibi olduğunu yaklaşık ispata yeterli delillerini de davalılara sunmuş olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafça davalı yer sağlayıcıların, arabuluculuk sürecine başvurulmadan önce açıklanan biçimde uyarıldıklarına dair delil öne sürülmediğinden, internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu oldukları söylenemeyecektir. Bu nedenle yer sağlayıcı olan davalıların  maddi tazminat talebinden sorumlu tutulmaması yerinde ise de, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri bakımından, kusurlarının varlığı ya da yokluğuna bakılmaksızın sorumlulukları bulunduğundan, anılan taleplerin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.<br>Hal böyle olunca, mahkemece davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. yönünden TMK'nın 24 ve 25.maddelerine göre maddi tazminat miktarının belirlenmesi için davalının ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi mümkün olmazsa 6098 sayılı TBK’nın 50.madesi uyarınca tazminat sorumluluğuna hükmedilmesi, yine tüm davalıların tecavüz eylemlerinin tespiti, men'i ve ref'i talepleri bakımından sorumluluklarının bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.<br> Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin  diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM: Ge<br>rekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/06/2022 gün ve 2021/223 E. - 2022/185 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1160ed167c4066ff","SID":"0b830e8a2cfe3a12"}}