{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/911 <br>KARAR NO: 2025/229<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/01/2024<br>NUMARASI: 2022/675 E - 2024/80 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 28/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ... abone no ve ... hesap numaralı Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye bağlı olarak davalı borçlunun işletmesinde elektrik enerjisi tüketiminde bulunduğunu, davalı tarafın, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmediğini,  taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediğini, Enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedeli, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 191.814,51-TL olduğu, borcun tahsili amacıyla Merkezi Takip Sistemi (İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü) ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından tüketim bedeli borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı adına olan söz konusu faturalarda eski borç da belirtilmekle tüketim bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğunu, Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abonenin, sözleşme iptal edilmediği sürece elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı sorumluluğunun devam edeceğini, davayı ikame etmeden önce Arabuluculuk Komisyonu'na başvurulmuş olmakla birlikte ... numaralı dosyaya dair 31/08/2021 tarihinde yapılan toplantı neticesinde tanzim edilen Anlaşamama Tutanağı ile tarafların anlaşamadıklarının tespit edildiğini beyanla , Merkezi Takip Sistemi (İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü) ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin Ankara İli, Bala İlçesi, ... Mah., ... Sokak, No:... adresinde bulunan alçı madeni işletmesindeki elektrik ihtiyacının bir dönem davacı ...'den temin edildiğini, müvekkilinin abone numarası; ...-Sözleşme Hesap Numarası:... olduğu, bu iş yeri için davacı ... tarafından düzenlenen fatura tutarlarının önceki aylara göre neredeyse 20 katı fazla tutarda dava konusu faturaların tebliğ edilmesi üzerine, davacı şirkete başvurularak, sayacın arızalı olduğu ve bu nedenle değiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve bu talep davacı tarafından kabul edilerek sayaç değiştirildiğini, sayaç değişikliğinden sonra ise fatura tutarları tekrar azaldığını, sayaç değişimini takiben gerçekleşen fatura tutarlarındaki bu azalışın, Temmuz ve Ağustos 2021 ayları faturalarındaki yüksek tutarların arızalı sayaçtan kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koymakta  olduğunu, dava konusu faturaların münderecatına itiraz edilmiş olup, faturaların gerçeği yansıtmamakta olduğunu, faturalar ile talep edilen elektrik sarfiyatının gerçekleşmemiş olduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinin birbirini takip eden aylarda birbirine çok yakın bir seviyede elektrik tüketimi varken, bir anda sarfiyatın 10 kat-20 kat artmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, bunun arızalı sayaçtan kaynaklandığının son derece aşikar olduğunu, faturaların iptali için davacı şirket nezdinde yaptığı başvuru ve taleplerden müspet bir sonuç alamayan davalı müvekkilinin 15.02.2022 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna müracaat ederek bu haksız ve gerçeğe aykırı faturaların denetlenmesini ve iptalini talep etmiş ise de başvurudan da müspet bir sonuç alınamamış olduğunu, icra takibine konu 31.08.2021 tarihli 120.226,52-TL ve 17.09.2021 tarihli 46.840,08-TL tutarlarındaki faturalarda yazılı olan tüketim miktarlarının müvekkili tarafından sarf edilmediğinin  önceki ve sonraki fatura miktarları dikkate alındığında son derece açık olduğunu, değiştirilen eski arızalı sayacın davacı uhdesinde bulunduğundan esasen sayacın arızalı olmadığının ispat külfetinin de davacı üzerinde olduğunu, ancak müvekkili iş yerinden söküldükten sonra davacının uhdesinde bulunan sayacın onarımının aradan geçen süre içerisinde gerçekleştirmiş olmasının muhtemel olduğunu, bu nedenle sayaç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sayacın sonradan tamir edilip edilmediğinin tespitini talep ettiklerini, bu  nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine ve  müvekkili lehine  %20 oranında tazminata  karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulüne, Merkezi takip sisteminin ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 33.698,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; \"İlk derece Mahkemesince, bilirkişi raporuna itirazlarımız doğrultusunda 12.09.2023 günlü duruşmada  üç kişilik yeni bilirkişi heyeti  oluşturularak ;\"Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda takibe konu tüketime ilişkin olarak sayaçtaki arızadan kaynaklı bir durumun söz konusu olup olmayacağının tespiti açısından ihtilafa konu sayacın 28/09/2023 günü saat 14:00 'de mahkeme kaleminde hazır edilmesi konusunda davacı vekilinin ihtarına, HMK 220/1 Mad. uyarınca belirlenen inceleme günü kesin süre olup, inceleme gününde tüketime konu sayacın davacı tarafça hazır edilmemesi durumunda duruma göre davalı savunmalarının kabul edilebileceğinin (HMK220/3 Md )davacı vekiline ihtarına\"  yönünde ara kararı oluşturulmuştur. Sayaç üzerinde inceleme yapılmak üzere  belirlenen 20.11.2023 tarihinde, sayaç  davacı tarafça  Mahkemeye  ibraz edilmemiş, sayacın  ibrazından kaçınılmıştır.İlk andan itibaren sayacın arızalı olduğunu; icra takibine itiraz dilekçemizde  ve davaya cevap dilekçemizde sayacın arızalı olduğunu belirtmemize rağmen, davacı tarafça o güne  kadar sayacın hurdaya ayrıldığına dair hiç bir beyanda bulunulmamış, tam sayacın incelenmesine karar verildiği anda hurdaya ayrıldığının bildirilmiş olması , iyi niyetli bir tutum olmayıp, davacının uhdesinde bulunan bir delilin yok edilerek incelemeden kaçırılması anlamındadır.Dava dışı ... Elektrik firması  ile davacı firma arasında iş ortaklığının ve menfaat birliğinin olduğu hususu tartışmasızdır.Mahkeme,  sayacın ibraz edilmemesine ilişkin 20.11 .2023 tarihli kararı ile; \"Dava dışı ... A.Ş.' nin 02/11/2023 tarihli cevabi yazıları ile sayıcın hurda olarak ayrıldığı, depo edilmediği, sayacın mahkemeye gönderilemediği dava konusu sayacın inceleme günü olan 20/11/2023 tarihi saat 14:00'da hazır edilmemesi nedeniyle incelemenin yapılmamasına\" yönünde karar vermiştir. Sayaç ibraz edilmemiş olsa da yeni teşkil edilen üç kişilik  bilirkişi heyetinden dosya kapsamı üzerinde rapor alınmamış olması  önemli bir usulü eksikliktir. İlk derece mahkemesi tek kişilik bilirkişi raporuna itirazlarımız ve  yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması talebimiz doğrultusunda inceleme yapılması ve karşı yan davacının inceleme gününde sayacı ibraz etmesi yönünde  ara kararı oluşturmuş, karşı tarafça dava konusu sayaç inceleme için ibraz edilmeyince 3 kişiden oluşturduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmasından da vazgeçilerek , aleyhimize olarak davanın kabulüne karar vermiştir. Oysa ki  12.09.2023 günlü ara kararı doğrultusunda sayaç inceleme için ibraz edilmediğinden  HMK 220/3 maddesi gereğince savunmalarımıza itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirdi. Davacı tarafça sayacın inceleme için ibraz edilmemiş, ibrazından kaçınılmış olması nedeniyle 12.09.2023 günlü ara kararında yer aldığı üzere HMK 220/3 maddesi gereğince savunmalarımızın kabul edilmesi;  sayacın arızalı olduğunun, hatalı kayıt yaptığının  kabulü gerekmekteydi.  Kaldı ki dava dışı ... A.Ş.nin yazılı beyanına göre, hurdaya ayrılmış olması da sayacın arızalı olduğunun diğer bir kanıtıdır. Esasen dava konusu dönemden önceki ve  ve sonraki aylara  ait faturalardaki birbirine yakın düşük seviyedeki tutarlar da sayacın arızalı olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca  24.07.2023 tarihli Ek  Bilirkişi raporunda da\" sayacın arızalı olması sebebiyle hatalı ölçüm yapmış olma ihtimali olabileceği düşünüleblir\" görüşüne  yer verilmiştir.Bütün bunlara göre dava konusu faturaların arızalı sayaçtan alınan hatalı verilere göre tanzim edildiği  sübut bulduğundan,   arızalı sayaç kayıtlarına göre  davacı tarafça tanzim edilen dava konusu faturalar  geçersizdir.Ankara Sanayi ve Teknoloji  İl Müdürlüğünün sayacın arızalı olmadığı yönündeki raporu, dosyaya sunduğumuz elektrik faturalarına göre, gerçeğe, hayatın olağan akışına ve mantığa aykırıdır. Dava konusu faturaların miktarlarının  önceki ve sonraki aylara ait fatura tutarlarının 10 katından fazla olması bile tek başına  davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır\" şeklindeki istinaf sebepleri ile   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyasında; Alacaklıdavacı şirket  tarafından ,18/08/2021, son ödeme tarihi :31/08/2021, tutar :120.226,52 tl, ... belge nolu asıl alacak,  31/10/2021, son ödeme tarihi :15/11/2021, tutar :46.840,08 tl, ... belge nolu asıl alacak 31/05/2022, son ödeme tarihi :13/06/2022, tutar :1.424,83 tl, ... belge nolu asıl alacak yönünden ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; ... Dağıtım A.Ş. çalışanları tarafından düzenlenmiş olan 10.08.2021 tarihli Görgü Tespit/Sayaç İnceleme ve Mühürleme Tutanağında; ... tesisat numaralı, ... Mah. ... Sokak No:... Ticarethane adresinde kurulu bulunan ... Marka ... seri nolu sayaç üzerinde yapılan incelemede “Standart kontroller yapıldı, ölçü devre ve çarpan kontrolleri yapıldı. Bağlantılar normal sayaç yapılan tüketimi kaydetmekte kontrol edildi mühür altına alındı” şeklinde açıklamanın yer aldığı görülmüştür. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi ön  raporunda özetle;  ... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... Çekmeköy/İstanbul adresindeki sanayiye ait dava konusu fatura dönemlerinde ... no.lu tesisata bağlı ... Marka (...) ... seri no.lu sayacın İlgili yönetmelik kapsamında dağıtım şirketince yerinde yapılan teknik inceleme ve Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğünden alınan sayaç muayene sonucuna istinaden doğru tüketim kaydetmiş olduğu, davaya konu faturada belirtilen tüketim miktarlarına göre fatura bedellerinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olduğu, ancak davaya konu faturalara ait yetkili dağıtım şirketi tarafından belirlenen tüketim miktarlarının davacı tarafından doğru olarak faturalara uygulanıp uygulanmadığı hususunun ve icra takibine konu talep edilen bedellerin tam olarak belirlenmesi için  raporda belirtilen hususların açıklanması ve eksikliklerin giderilmesi gerektiği  bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından daha sonra düzenlenen  ek raporunda, davacı tarafından ibraz edilen tesisata ait KW bazında tüketim ekstresi incelendiğinde, davaya konu ... seri no.lu sayacın tesisata bağlandıktan sonra özellikle 30.06.2021- 28.07.2021 tarihi arasındaki 28 günlük tüketimin 159.687,00kWh olduğu, bu tüketim miktarının önceki ve sonraki dönem aylık sayaç tüketim miktarı kayıtlarının en az 15 katına denk geldiği, sayacın bağlı olduğu diğer tarihlerdeki tüketim miktarı kayıtlarının da önceki ve sonraki sayaç tüketim miktarından fark edilir şekilde yüksek olduğu, bu tüketim miktarları üzerinden tesisata bağlı ... seri nolu sayacın arızalı olması sebebi ile hatalı ölçüm yapmış olma ihtimali olabileceği, ... seri no.lu sayacın İstanbul Teknik Üniversitesi veya konunun uzmanı tarafsız bir kurum laboratuvarında inceleme yaptırılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu, ancak davalı sorumluluğundaki “... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... Çekmeköy/İstanbul adresindeki sanayiye ait dava konusu fatura dönemlerinde ... no.lu tesisata bağlı ... Marka (...) ... seri no.lu sayacın İlgili yönetmelik kapsamında dağıtım şirketince yerinde yapılan teknik inceleme ve T.C. Ankara İl Müdürlüğü” nden alınan sayaç muayene sonucuna istinaden sayacın doğru tüketim kaydetmiş olduğunun belirlendiği, davacı şirket tarafından davaya konu faturalarda belirtilen tüketim miktarlarına göre, düzenlemiş 31.08.2021 son ödeme tarihli 120.226,52 TL elektrik enerjisi tüketim bedelli, 15.11.2021 son ödeme tarihli 46.840,08 TL elektrik enerjisi  tüketim bedelli, 13.06.2022 son ödeme tarihli 1.424,83 TL elektrik enerjisi tüketim bedelli faturaların sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.6 maddesi kapsamında fatura son ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar asıl alacak bedelleri üzerinden yıllık %24 gecikme faizi uygulandığında; toplam 203.676,39 TLolarak hesaplandığı kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Mahkemece , raporlara beyan ve itirazlar sonrasında , davalı vekilinin itirazları doğrultusunda  takibe konu tüketime ilişkin olarak sayaçtaki arızadan kaynaklı bir durumun söz konusu olup olmayacağının tespiti açısından ihtilafa konu sayacın  hazır edilmesine  karar verilmiş, belirlenen bilirkişi heyetince inceleme günü hazır edilecek sayaç üzerinde inceleme yapılıp dosyadaki tüm bilgi ve belgeler taraf iddia ve savunmaları değerlendirilerek davaya konu alacak yönünden inceleme ve hesaplama yapılmasının istenilmiş ise de, dava konusu faturalarda belirtilen sayacın hurdaya ayrılması nedeniyle mahkemeye  gönderilemediğinden bilirkişi incelemesinin yapılamadığı gerekçeli kararda belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre ;davacının tesisatında kullanılan  sayacın muayenesi sonucunda,Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan  Muayene Raporunda, ... Marka ... Seri numaralı sayaç üzerinde yapılan incelemelerde dijital hata görülmediği, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayenesi yapılan sayacın Doğru çalıştığı anlaşılmıştır tesbitine yer verildiği  görülmüştür. Laboratuvarın niteliğine ilişkin istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; Sayacın incelendiği laboratuvar Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yetkilendirilmiş olup, sayacın incelendiği laboratuvarda test yapılan cihazların kalibrasyonları yıllık periyotlarla düzenli olarak akredite firmalar tarafından yapılmakta  olduğu  uygulama ve emsal kararlar ile belirlendiğinden ,nitekim, Yargıtay 3. HD'nin Esas No:  2019/4387  Karar No: 2020/50 sayılı ve benzer olayla ilgili içtihadında da ; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204/2. maddesi uyarınca, Bilim Sanayi Teknoloji İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi belge niteliğindeki, sayaç muayene raporu kesin delil teşkil etmekte olup, aksinin aynı kuvveti haiz bir başka kayıt ve belgeyle ispatlanması gerektiği açıklanmıştır.Bu sebeple ,bu yönlere ilişkin davalı istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Bu durumda  ,ilgili  sayacın hurdaya ayrıldığı ve üzerinde inceleme yapılmasının  mümkün  mümkün olmadığı anlaşılmış  olup, Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan  Muayene Raporunda, Baylan Marka ... Seri numaralı sayaç üzerinde yapılan incelemelerde dijital hata görülmediği, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayenesi yapılan sayacın Doğru çalıştığı  tesbitine ilişkin mevcut raporu geçersiz kılacak bir delil bulunmadığından ,sayaç üzerinde inceleme  yapılması mümkün olmadığına göre, bilirkişi heyetinden rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı değerlendirilmiştir. Yargılamada alınan bilirkişi raporu ile ilgili yönetmelik uyarınca borç tesbiti yapılmıştır.Rapor hüküm vermeye elverişli görülmüştür. Böylece mahkemece verilen kararda ,maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla , davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 13.102,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.950,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.152,85 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"155ea885dde8971c","SID":"4d29586c350d5262"}}