{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2024/787 <br>KARAR NO:2024/1699 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:18/09/2023<br>NUMARASI:2021/837 (E) - 2023/570 (K) <br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:27/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ...'ün vefat ettiğini, müteveffanın yaşı, dava konusu trafik kazasında kusuru ve davacı anne ve babanın bakiye hayat süresi ile müteveffanın gelirinden anne ve babasına ayıracağı paylar dikkate alındığında davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 2.500 TL ve davacı ... için 2.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumluğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan azami poliçe teminatından davadan önce yapılan kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan bakiye azami poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 24/04/2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 55.048,57 TL, davacı ... için 57.548,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi itibariyle davalı şirketinin sorumlu olduğu teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin 11/06/2018 tarih ve 2017/486 (E) 2018/788 (K) sayılı kararıyla, davacı anne ... yönünden açılan davanın kabulü ile 55.048,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; davacı baba ... tarafından açılan davanın ise benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yetiştirme giderlerinin mahsubundan sonra kalan bir zararın olmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararına karşı davacı ... vekili ile katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 19/10/2021 tarih ve 2019/2832 (E) - 2021/1463 (K) sayılı ilamıyla; davalı sigorta şirketinin davacı ... bakımından verilen karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine; davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davacı ... için 55.048,57 TL, davacı ... için 208.995 TL olmak üzere toplam 264.043,57 TL tazminat alacağının 12/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS kalan poliçe limiti olan 266.671 TL ile sınırlı olmak üzere), davalı ... AŞ'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yaşı çok küçük olan ...'ün kontrolsüz, korumasız ve gözetimsiz bırakılması nedeniyle destekten yoksun kalan müvekkillerinin müterafik kusurunun bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili aleyhine fahiş oranda fazla hesaplama yapılmış olup iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, kazanın 02/12/2015 tarihinde meydana gelmiş olup yeni genel şartlar döneminde geçerli TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 hesap tablosuyla hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucu; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, 12/7/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ... için 55.048,57 TL ve davacı ... için 208.995 TL olmak üzere toplam 264.043,57 TL tazminata hükmedilmiştir.Tazminat hesabına ve hükme esas alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu, müteveffanın ise kusursuz olduğu kanaatinde bulunulduğu, bilirkişi raporlarının oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda, davacıların desteğinin meydana gelen kazada kusursuz olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiş, kazanın oluş şekli de dikkate alındığında davacıların desteğinin yolcu olduğu araçtan indikten sonra aynı aracın çarpması sonucu kazanın gerçekleşmiş olması nedeni ile davacıların bakım ve gözetimlerini ihlal ettiklerinden bahsedilemeyeceğinden müterafik kusur şartları oluşmamıştır.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/7/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 Esas ve 2022/10604 Karar, 2021/16078 Esas ve 2022/10550 Karar, 2021/13398 Esas ve 2022/10498 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 Esas ve 2021/34 Karar, 2019/3713 Esas ve 2020/2420 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.036,81 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 4.509,25 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 13.527,56‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d9a9cedb04eb244","SID":"9bc7eb901d28c843"}}