{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1756 - 2024/2044<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1756 <br>KARAR NO\t: 2024/2044<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/160 E.  -  2022/6 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2022 tarih ve 2021/160 E. - 2022/6 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2020/06630 sayılı \"...+Şekil\" ibareli marka başvurusunun, davalı firmanın itirazları üzerine reddinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davalı firmanın itirazlarına mesnet markaların SMK m.19/2 hükmü kapsamında kullanılmadığını, zaten  taraf markalarının benzemediğini, markalarda kullanılan işaretlerin yazı, font, işitme ve renk yönünden farklı olduğunu, davacının markasında “...” ibaresinin ikiye bölünüp alt alta yazılmış bulunduğunu, bu kapsamda “...” kelimesinin kısaltılması olan “...” ve “...” kelimesinin kısaltılmışı olan “...” ayırımına vurgu yapılmaya çalışıldığını, davacının markasında bir de şekil unsurunun bulunduğunu, davalının markalarında geçen yan kelime unsurlarının da işaretleri birbirlerinden yeterince farklılaştırdığını, davacının dava konusu markayı iştigal alanına giren akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar gibi telefon aksesuarlarında kullanacağını, davalının ürün yelpazesinin ise matkaplar, kaynak makineleri, hidrolik borular, motorlar, testereler olduğunu, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı ... kayıtları incelendiğinde, içinde “...” ibaresi geçen 32 sayfalık bir liste kapsamında çok sayıda markanın 09 ve 35. sınıflara giren emtialarda dava dışı 3. kişiler adına tescilli olduğunun göründüğünü, bu marka tescillerinin huzurdaki davaya konu ... kararıyla çeliştiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-3527 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, ibareler arasındaki tek bir harf değişikliğinin bu benzerliği bertaraf etmeye yetmediğini, davacının süresi içerisinde marka işlem dosyasına sunmadığı kullanmama def’ini huzurdaki davada ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. , bu nedenlerle davadaki taleplerin reddini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Makina Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı şirketin marka işlem dosyasında redde mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürmediği, dava aşamasında redde mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin ileri sürülen kullanmama def'inin, YİDK kararının iptali istemi bakımından dinlenemeyeceği, bu nedenle, davacının, dava aşamasında ileri sürdüğü kullanmama def'ine itibar edilmeksizin yargılamanın yürütüldüğü, dava konusu  marka başvurusundan çıkartılan “metronomlar” malları ile 35. sınıfa giren “Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden emtia benzerliği koşulunun gerçekleşmediği, bunun dışındaki mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğinin olduğu, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; her ne kadar dava konusu marka başvurusundan çıkartılan bir kısım mal ve hizmetlerle, redde mesnet markaların kapsamlarındaki bir kısım mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik bulunduğu tespit edilse de, markaları oluşturan genel görünümlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadığı, redde mesnet markaların esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, \"...\" ibaresinin Yunanca \"Koruyucu\" anlamına geldiği, ancak Yunanca'nın ülkemizde yaygın bilinen bir yabancı dil olmaması nedeniyle ilgili tüketici kesiminin bu ibareyi anlamsız bir kelime olarak algılayacağı, davaya konu marka başvurusunun esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, davaya konu mal ve hizmetlerin niteliği ile bunların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, bu tüketici kesiminin \"...\" ibaresini, \"...\" ve \"...\" kelimelerinin kısaltılmışı olarak algılayacağı, ilgili tüketici kesiminin \"...\" ibaresini, bir bütün halinde ve bileşik şekilde \"...\" olarak algılamayacakları, markasal mizanpajda \"...\" ve \"...\" kelimelerinin alt alta olacak şekilde, birbirlerinden ayrı olarak yazılmış olmasının ve bu kelimelerin oluşturduğu çağrışımların farklı olması nedeniyle böyle bir ihtimalin söz konusu olmayacağı, zira; davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç düzeyinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, bu tüketici kesiminin belli bir araştırma sonucu satın alma kararı vereceği, bu nedenle; davaya konu marka başvurusunu \"...\" olarak algılamalarının kaçınılmaz olduğu, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 hükmü uyarınca karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-3527 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuru ile redde mesnet markaların asli unsurunun 6 harfli kelimeden ibaret olup bu kelimelerin ilk beş harfinin birebir aynı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında gerek işitsel gerek görsel olarak yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, bununla birlikte “...” ibaresinin, İngilizce bir kelime olup Türkçe'de “korumak” anlamını taşıdığını, “...” ibaresinin ise yine İngilizce bir kelime olup Türkçe’de “koruyucu” anlamına geldiğini, görüldüğü üzere markaların kavramsal olarak benzer bulunduğunu, dosya kapsamına kazandırılan ve alanında uzman kişilerden oluşturulmuş heyet tarafından da markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün ise de raporda benzerliğe ilişkin sunulan tespit ve değerlendirimeler ele alınmaksızın markalar arasında iltibas bulunmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...+şekil\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda \"... ve ...\" kelimelerinin bir bütün olarak değil, alt alta olacak şekilde yazıldığı, ayrıca başvuruda şekil unsuruna da yer verildiği, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece bu yönden dosyadaki bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024 \t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2d2ad22d7146803","SID":"81e71ec9de17f8d5"}}