{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1607 <br>KARAR NO: 2025/303<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2024<br>NUMARASI: 2022/180 E - 2024/38 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından davalıya elektrik enerjisi  satışı ve kapasite temini hizmeti verildiğini, 08.02.2015 - 04.04.2015 döneminde davalı adına düzenlenen 49.675,00 TL bedelli 08.02.2015 tarihli, 17.721,00 TL bedelli 11.03.2015 tarihli ve 4.917,90 TL bedelli 04.04.2015 tarihli  tüketim faturasının ödenmemesi nedeniyle  davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz  üzerine takibin durduğunu beyanla ; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya ödenmeyen bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin, dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile teklif birim fiyat usulü gerçek- leştirilen ihaleler neticesinde \"Sancaktepe Safa Tepesi Rekreasyon Düzenleme İnşaatı” işini 15.11.2012 tarihinde süresinde ve eksiksiz şekilde tamamladığını, işin dava dışı idare tarafından hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığını,  geçici ve kesin kabul tutanaklarının imzalandığını, söz konusu işin geçici kabulünün 15.11.2012 tarihi itibari ile onaylandığını, dava konusu faturaların düzenleme tarih- lerine bakıldığında düzenleme tarihlerinin geçici kabulün imzalanmasından çok ileri bir tarihe ait olduğunun açık olduğunu,geçici kabul yapıldıktan sonra davalı şirketin herhangi bir elektrik tüketi- minin söz konusu olmadığını, bu faturaların davalı şirketin taahhüt edilen işin bitimi nedeniyle şantiye alanından ayrılmasından çok sonra düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, böyle bir elektrik fatura borcu var ise de,bu borçtan  dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sorumlu oldu- ğunu,ayrıca söz konusu şantiye alanında davalı dışında birden çok yüklenicinin çalıştığını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, faturaların tek başına ispata yeterli olmadığını, davacının faturalara konu bir hizmet olmamasına rağmen icra takibi başlatılması ve işbu davanın açılmasında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce: \"Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,Davalının ala- cağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine\" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Öncelikle davacının beyan dilekçesi eki ile dosyaya gönderdiği \"Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi\"nin  15.01.2013 ta- rihli bilirkişi raporunda ve hükümde bahsedilen \"Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi\"nin ise 30.10.2014 tarihli olduğunu,sözleşme tarihlerinin  çelişki içerdiğini, dava konusu adres için düzenlenmiş ve dosyaya ibraz edilmiş bir sözleşme bulunmadığını,yine hükme dayanak bilirkişi raporunda 30.10.2014 tarihinde davalı ile sözleşme imzalandığından bahsedilmekte ise de bu sözleşmenin  dosyada bulunmadığını, Öte yandan icra takibine konu 08.02.2015 tarihli 49.675,00-TL bedelli faturada okuma tarihi olarak 30.10.2014 yazılı olduğunu, yani raporda ve hükümde belirtilen 30.10.2014 tarihli söz- leşme ile aynı gün okuma yapılıp Şubat 2015 tarihinde faturalandırmaya gidildiğini,bu çelişkiler giderilmeden verilen kararın hatalı olduğunu , 30.10.2014 tarihli sözleşmeyi kabul etmediklerini, Cevap dilekçesinde bahsedilen ihale \"Sancaktepe Yenidoğan Kültür Merkezi İnşaatına\" ilişkin olup, bu ihalenin geçici kabulünün 11.07.2014 tarihinde yapılarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na teslim edildiğini,aynı tarihte adresten ayrılan davalının 30.10.2014 tarihinde davacı ile elektrik abonelik sözleşmesi imzalamasının mümkün olmadığını, Davalı firmanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan aldığı ihale nedeniyle Sancaktepe adresinde yaptığı \"Sancaktepe Kültür Merkezi\" inşaatı nedeniyle kullanılan elektrik ile ilgili, ihalenin bitirilip teslim edildiği 11.07.2014 tarihinden sonraki elektrik tüketiminin sorumluluğu İstan- bul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait olduğundan huzurdaki davanın İBB'ye ihbarının gerektiğini  ancak 23.06.2022 tarihindeki ihbar talebinin de dikkate alınmadığını, Kararda hükmedilen asıl alacağa işletilen gecikme faizi ve faizin KDV'sini kabul etmediklerini,  faiz başlangıç tarihi ve oranının ortaya konulmadığını, Alacağın temeli yargılamayı gerektirmekte olup, fiktif ve gerçek bir alacağın  ancak yargılama sonucu belirlenebileceğini, bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilme- sinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkin olup borç elektrik abo- neliği kapsamında tahakkuk olunan normal tüketim faturasından kaynaklanmaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, ... müşteri ,... nolu abonelik  sözleşmesi kapsamında tahakkuk olunan  (normal) tüketim bedeline ilişkin 72.314,60 TL asıl alacak+ 9.110,31 TL geçmiş dönem gecikme faizi+ 1.639,85 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 83.064,76 TL ala- cağın davalıdan tahsili talebiyle icra takibi yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildi iğinden  takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin 01.04.2022 tarihli cevabi yazı ekinde dosyaya gönderdiği sözleşmenin   tetkikinden, takip konusu faturaların dayanağını oluşturan  sözleşmenin ... müşteri, ... nolu  sözleşme nolu 30.10.2014 tarihli olduğu,  sözleşmenin davalı şirket adına imzalandığı ve imzanın inkar edilmediği, iş bu sözleşmenin iptal ve feshedildiğine dair bilgi ve belge de bulunmadığı tespit edilmiştir.  Buna göre davalının abonelik sürecinde tahakkuk olunan fatura bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olacağı, dolayısıyla söz konusu alandaki işin tamamlanıp geçici kabulün yapıldığı ve mahallin kendileri tarafından kullanılmadığı yönündeki savunmaya itibar edilmeyeceği değerlendirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre , davacı şirketin söz konusu faturalardan kaynaklanan alacağı 72.313,90 Tl asıl alacak +faturaların son ödeme tarihinden itibaren  (6183 sayılı yasanın 51. Md. Gereğince  % 16,80 oranında işlemiş 9.110,26 TL gecikme faizi + 1.639,85 TL olmak üzere 83.064,01 TL olup bu rakam takipteki rakam ile aynıdır. Davalı takipte itiraz dilekçesinde faiz oranına da itiraz etmiştir. İstinaf dilekçesinde bu husustaki beyanı \" asıl alacağa işletilen gecikme faizi ve faizin KDV'si kabul edilebilir değildir \" şeklindedir. Sözleşmede 6183 sayılı AATUHK 51. Md gereğince gecikme zammı alınacağına dair açık düzenleme bulunmadığı  tespit edilmekle, davacının asıl alacağına gecikme faizi olarak  avans faizi işletileceğinin kabulü ile  hesaplama yapılmış ,neticede tahsili gereken alacağın 72.313,90 TL asıl alacak  +5.615,87 TL takip tarihine kadar işlemiş avans faizi + 1.010,85 TL faizin KDV'sinden ibaret   78.940,62 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu tespite göre 78.940,62 TL  üzerinden kısmen kabul hükmü kurulması gerekirken tam  kabul hükmü kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bu yönüyle düzeltilmesi gerekmiştir. Takip konusu borç normal tüketim bedeline ilişkin faturaya dayalı olup belirlenebilir, likit niteliktedir. Bu nedenle hüküm altına alınan alacağın % 20 'si oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün 2015/ 24627 Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen 83.064,01 TL'lik borcun 78.940,62 TL'lik kısmına vaki itirazının iptali ile  takibin bu rakam üzerinden  devamına,takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, Davalının hüküm altına alınan (78.940,62 TL) alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.392,43-TL'den davacı tarafından yatırılan toplam 1.969,29TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 3.423,14 -TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan toplam 1969,29-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacının yaptığı 1.110,00 TL  yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 1.054,90 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalı tarafından yapılan yargılama giderin bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T göre hesaplanan ve takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden,karar tarihindeki A.A.Ü.T.göre hesaplanan ve takdir edilen 4.123,39 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa ödenmesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf masrafı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ede97e08ccf7fef","SID":"74d4133d679c7e44"}}