{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/290 <br>KARAR NO: 2025/285<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2024<br>NUMARASI: 2024/455 E - <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 04/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/301 D.iş 2024/303 karar sayılı dosyasında;  İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından sunulan 19/07/2024 tarihli dilekçe ile; Davacı, ... hizmet numarasıyla elektrik satın almakta ve her ay tükettiği elektrik karşılığında fatura tanzim edildiğini, davalı tarafça kaçak elektrik kullanımı isnadıyla 10/07/2024'de davacıya ... numaralı  800.758,92 TL tutarında fatura tanzim edilmiş ve bu borcun ödenmesinin talep edildiğini, davacı firma bünyesinde kaçak kullanımı bulunmadığını, söz konusu kaçak elektrik kullanım cezasına itiraz edildiğini ancak  itiraz ile ilgili davalı tarafça şuana kadar herhangi bir karar verilmediğini, mezkur olayda davanın çekişmeli olmasından dolayı uzun süreceği göz önüne alınacağı zaman, davacının müşteri ve itibar kaybı da yaşamaya devam etmesi telafisi mümkün olmayacak zararlara neden olacağını, davacı şirket otelcilik sektöründe faaliyet gösteren istihdam sağlayan bir şirket olduğunu, elektriğin kesilmesi halinde, turizm sezonu olan yazın asıl cirosunu yapan davacı şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi imkansız hale geleceğini, mağduriyet yaşanmaması adına ve faturanın son ödeme tarihinin 22/07/2024 olduğu dikkate alınarak davanın sonuçlanmasına kadar davacının abonesine ait elektriğin kesilmemesi /tekrar bağlanması için teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 19/07/2024 tarihli, 2024/301 D. İş, 2024/303 sayılı kararı ile; tedbir talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile takdiren talebe konu fatura bedeli 800.758,92-TL'nin %20\"si oranında (160.151,78-TL) nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi tarafından tedbir talep edenin 10/07/2024 tarihli, ... numaralı ve 800.758,92-TL bedelli fatura borcundan dolayı tedbir talep edenin ayrı ayrı elektriğin kesilmemesine veya elektriğin kesilmişse elektriğin verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına dair karar verildiği görülmüştür. 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/312 D.iş 2024/307 karar sayılı dosyasında;  İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından sunulan 22/07/2024 tarihli dilekçe ile;  Müvekkilinin ... hizmet numarasıyla elektrik satın almakta ve her ay tükettiği elektrik karşılığında fatura tanzim edildiğini, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak elektrik kullanımı isnadıyla 10/07/2024'de davacıya ... numaralı 2.019.144,83 TL tutarında fatura tanzim edildiğini ve bu borcun ödenmesi talep edildiğini, ancak müvekkili bünyesinde kaçak kullanımı bulunmadığını, elektriğin kesilmesi halinde, turizm sezonu olan yazın asıl cirosunu yapan davacı şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi imkansız hale geleceğini, mağduriyet yaşanmaması adına ve faturanın son ödeme tarihinin 22/07/2024 olduğu dikkate alınarak davanın sonuçlanmasına kadar müvekkilinin abonesine ait elektriğin kesilmemesi tekrar bağlanması için teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 2024/312 D.iş sayılı dosyasında verilen 22/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile; Tedbir talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE; takdiren talebe konu fatura bedeli olan  2.019.144,83-TL'nin %20 oranında (403.828,96-TL) nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi tarafından tedbir talep edenin 10/07/2024 tarihli, ... numaralı ve 2.019.144,83-TL bedelli fatura borcundan dolayı tedbir talep edenin elektriğinin kesilmemesine veya elektrik kesilmişse elektriğin verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına karar verildiği görülmüştür. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/301 D.iş ve 2024/312 D.iş sayılı ihtiyati tedbir kararlarından sonra  davacı vekilince esas hakkında dava açılmış, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/301 D.iş ve 2024/312 D.iş sayılı ihtiyati tedbir kararına  yapılan itirazların değerlendirilmesi için değişik iş dosyalarının Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkemece duruşmalı inceleme sonucunda  12/12/2024 tarihli  ara karar ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/301 D.iş sayılı dosyası yönünden davacı ve davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının REDDİNE, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/312 D.iş sayılı dosyası yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının REDDİNE karar verilmiştir. Mahkemece verilen ara kararı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir. 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde ;\" İhtiyati tedbire itiraz hakkında ek karar başlıklı 12/12/2024 tarihli karar ile teminatın azaltılması ve teminat olarak ödenen bakiyenin nemalandırılması talebimizin reddine karar verilmiştir. Mahkeme her ne kadar mütalaanın tek taraflı olarak düzenlendiğini belirtişse de dosyaya sunulan mütalaa ... sicil numarasıyla bilirkişiler listesine kayıtlı ve mahkemelerde kaçak elektrik hususunda bilirkişi raporu düzenleyen Elektrik Mühendisi ... tarafından iddiaya konu işyeri üzerinde fiziki inceleme sonucunda hazırlanmıştır. Mahkeme raporda geriye dönük indeks verilerinin olmadığını beyan etse de raporun 7. Sayfasında geri dönük veriler yazılmış 18-43 arasındaki sayfalarda ise geriye dönük faturalar eklenmiştir. Mahkemenin bir diğer gerekçesi davacı adına mükerrer tutanak olup olmadığı belirlenmediği şeklinde olsa da dosyaya sunulan mütalaada mükerrer olup olmamasına göre ayrı bir inceleme yapılmıştır. Nihai olarak mahkemelerde bilirkişilik yapan Elektrik Mühendisi ... tarafından hazırlanan mütalaa doğrultusunda nihai karar verilmesi değil teminat miktarının azaltılmasını talep ederiz. Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesinin teminatın azaltılması talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep ederiz. Mürafaa duruşması İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/312 D.iş sayılı dosyasına da ilişkin yapıldığından anılan dosya için ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bu kararın kaldırılarak lehimize vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz. Teminatın nemalandırılması hususunda; Harçlar Kanunun 39/1. Maddesi ile kural olarak bankaya ödenen paraların faizinin devlete ait olduğu aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ilk kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Mahkeme kararının gerekçesi olan 39/1 ve 39/2. maddesi Anayasa Mahkemesi 2023/48 E., 2023/72 K. sayılı ve 5 Nisan 2023 tarihli kararı ile iptal edilmiş olduğundan mahkeme kararının kararına esas aldığı BAM kararı ve kanun maddesinin dayanaksız kaldığı ortadadır\" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde;İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların  gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayında gerçekleşmediğini, davalı şirketin anayasal haklarına aykırılık söz konusu olduğunu, tedbirin %20 oranında  teminat mukabilinde verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçmekte olduğunu, tedbir kararı uygulanması için talebin gerektiğini, Mahkememiz aksi kanaatte ise her halukarda ihtiyati tedbir kararının şartları gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, aksi halde karşı tarafın ticari faaliyetlerini hala sürdürdüğü bu sebeple ödeme kuvvetinin bulunduğu göz önünde bulundularak davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK 355. maddesi uyarınca yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Derdest dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü yer almaktadır. Mahkeme kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ; işin niteliği gereği elektrik, davacı işletmesi için olmazsa olmaz koşulu olup kesinti, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı gibi, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında uyuşmazlık konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, talebe konu fatura ile sınırlı olarak davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği ,dava konusu yerin davacının işyeri olup elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararının doğacağı  hususunda yaklaşık ispat vasıtası getirilmiş olmakla HMK 389 md gereğince, dava konusu  faturalar ile sınırlı olmak kaydıyla, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/301  D.iş  Esas  dosyasında verilen 19/07/2024 tarihli elektriğin kesilmemesi hususundaki tedbir kararının, kararda belirtilen gerekçelerle yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının bu yönlere ilişkin   istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Teminat miktarı hususundaki istinaf sebepleri yönünden  ise; Dosyanın tetkikinde; elektriğin kesilmemesi hususundaki tedbir ile ilgili olarak Mahkemece takdir olunan % 20 oranında tutarındaki teminatın tutarı yönünden yapılan itiraza gelince alınan teminat miktarı her zaman değişen durumlara göre mahkemece değerlendirilebileceğinden ve oranının takdiri Mahkemeye bırakıldığından ve teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak gibi bir amacı olmayıp, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkememizce takdir edilen teminatın oranının da yerinde olduğu kanaatine varıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden ... vekilinin istinaf talebi görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. İhtiyati tedbir talep eden (davacı ) vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; Teminatın azaltılması hususunda; ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından 31/07/2024 tarihli Bilirkişi mütalaasında dört seçenekli olarak yapılan değerlendirme neticesinde kaçak kullanımın kabulü durumunda çıkacak en yüksek bakiyenin 151.888,60-TL tutarında olduğu gerekçesiyle teminatın azaltılması ya da 151.888,60-TL üzerinden teminat talep edilerek fazla kısmın iadesini talep etmişse de, HMK’nın 293. maddesinde düzenlenen uzman görüşü, tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi ve iddia ve savunmaların ispatı için kendisinin belirlediği özel ve teknik bilirkişiden bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada özel bilirkişi adı da verilmektedir.Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere ,taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak ve doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp mahkemeye ibraz edebilecektir. Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafın sunduğu uzman görüşünü dava konusu ile ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır. Ne varki,somut olayda kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan EPTH Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerinde kaçak kullanım, faturalandırmada esas alınacak süre, kaçak tüketim miktarının hesaplanması ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, mahkemenin gerekçesinde de açıkladığı üzere  incelemenin yapılması sırasında geriye dönük endeks verilerine ve diğer hesaplamaya etkili kayıt ve belgelere ihtiyaç duyulacağı açıktır.İhtiyati tedbir talep edildiği tarihteki mevcut bilgi ve belgeler itibarıyla, mahkemece ihtiyati tedbir talep eden vekilinin teminatın azaltılması ve 151.888,60-TL bedel üzerinden teminat alınmasına ilişkin itirazının/talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Vekalet ücreti yönünden ve teminatın nemalandırılması hususundaki istinaf sebepleri yönünden ; HMK 341. maddesine göre ,istinaf edilebilecek kararlar açıkça belirtilmiştir.Teminatın nemalandırılması talebinin reddine ilişkin ara kararı, teminata  ilişkin ara karar niteliğinde olup, teminat miktarının değiştirilmesine ilişkin ara kararın istinaf edilebileceğine ilişkin HMK 341. maddede  herhangi bir düzenleme bulunmamasına göre ,istinafa konu ara kararın istinafı kabil karar niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, bu yönlere ilişkin istinaf dilekçesinin   HMK 352/1-ç md. uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalının   istinaf talebinin ise  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf dilekçesinin  HMK  341. Madde ve 352/1-ç maddesi uyarınca reddine, Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınan 427,60 karar ve ilam harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, Davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e8308c5b9a71352","SID":"ed79073be4564bb6"}}