{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/308 <br>KARAR NO: 2025/301<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25.12.2024<br>NUMARASI: 2024/1091 E<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin bir çok marka aracın  yetkili satış ve servisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalıya ait ..., ... model, ..., ... plaka nolu aracın çekici ile 03.06.2024 tarihinde müvekkili şirkete giriş yaptığını, yapılan incelemede motorun komple değişmesi gerektiğinin tespit edildiğini ve davalının onayı ile aracın motoru komple değiştiğini, düzenlenen 10.10.2024 tarih ... fatura nolu 295.000,00 TL tutarındaki faturanın davalı şirkete gönderildiğini, şirket tarafından kabul edildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine  davalı aleyhine  Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının iti- razı nedeniyle  takibin durduğunu, edinilen bilgiye göre davalının ekonomik sıkıntı içinde olduğunu, mallarını başkalarına devretmesi, mal kaçırması halinde müvekkilinin alacağını tahsil edemeyeceğini, işbu davadan önce dava şartı kapsamında Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu’nun ... nolu dosyası üzerinden arabuluculuk yoluna başvurduklarını, sürecin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, Öncellikle dava konusunun para alacağı olması nedeniyle, müvekkilinin dava sonucu elde edilecek hakka kavuşulması imkansız hale gelebileceğinden öncelikle teminatsız olarak, aksi halde cüzi bir teminat karşılığında, dava sonucunda hüküm altına alınacak alacağın temini zımnında davalının menkul, gayrimenkul, 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına, Yapılacak yargılama sonucu davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borca vaki itirazın iptali ile icra takibinin deva- mına, itiraz ve kötü niyetli itirazı ile takibin  durmasına sebebiyet veren  borçlu/davalının % 20 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine ,masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini  talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ... san. Ve Tic.Ltd.Şti. aleyhine  2024/13999  esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini , ödeme emrinin müvekkiline 03.12.2024 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğini, yasal süre içerisinde itirazların bildi- rildiğini, müvekkilinin alacaklı tarafa hiçbir borcunun olmadığından borca, asıl alacağa, işlemiş faize, takibe  itiraz edildiğini,takipte  talep edilen işlemiş faiz miktarının fahiş olduğunu, işlemiş faize  itiraz ettiklerini ,Borçlar Kanunu'nun  117/1 md  gereğince muaccel  bir  borcun  borçlusunun alacaklının  ihtarı ile mütemerrit olacağını,müvekkilinin temerrüte düşmediğini, davacı tarafın takibe dayanak fatura ve cari hesap içeriği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini  beyanla; davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere “icra-inkar-kötüniyet tazminatı” ile mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ile ücreti veka- letin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 25.12.2024 tarihli ara karar ile \"İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE \" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu:  Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkili şirketin davalıya ait ..., ... model, ..., ... plaka nolu aracın komple motorunu değiştirerek tamir ettiğini, düzenlenen 10.10.2024 tarih  ... fatura nolu 295.000,00-TL  tutarındaki faturanın davalı şirkete gönderildiğini, şirket tarafından kabul edildiğini, müvekkili yüklendiği edimi yani tamiri gerçekleştirdiğini, ancak davalının müvekkilinin parasını ödemediğini, aracını da teslim almadığını, dava konusu alacak yönünden yaklaşık ispatın sağ- landığını, edinilen bilgiye göre davalının ekonomik sıkıntılarının olduğunu, mallarını başkalarına dev- etmesi, mal kaçırması halinde müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin  mümkün  olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını, öncelikle teminatsız olarak, aksi halde cüzi bir teminat karşılığında, dava sonucunda hüküm altına alınacak alacağın temini zımnında davalının menkul, gayrimenkul, 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına kararı verilmesini  talep etmiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın  iptali talebine ilişkindir, Davacı taraf araç tamir bedeline ilişkin faturaya dayalı  alacağı teminen ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece bu talep reddedilmiştir. Davacı vekili ihtiyati haczin reddine dair ara kararı istinafa getirmiş olmakla uyuş- mazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşıl- ması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; davacının alacağı tamir bedeline ilişkin fatura bedelinden kaynaklanmaktadır, dava dilekçesi ekinde ilgili fatura, cari hesap ekstresi, açılış ve kapanış emri sunulmuştur. Ancak, davalı taraf borcunun olmadığını, faturanın kendisine tebliğ edilmediğini savunmaktadır. Dava, ön inceleme aşamasında ve  ön inceleme  duruşması 14.03.2025 gününe ertelidir. Dava konusu fatura,davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş olup alacağın varlığını \"yaklaşık ispat\"a elverişli değildir. Davacının alacağının yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre \"yaklaşık ispat\"ın sağlanmadığı  ve diğer ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cc3cd478e486ac2","SID":"578aa94454440dd3"}}