{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br>ESAS NO: 2025/328 <br>KARAR NO: 2025/300<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.11.2024<br>NUMARASI: 2024/412 E <br>BİRLEŞEN 11 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/581 E SAYILI DOSYASINDA<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit/ İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA: Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekili  dava dilekçesinde; ... Dağıtım A.Ş saha kontrol görevlilerince,14.06.2024 tarihinde gerçekleştirilen kon- troller sonucu müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığını belirterek olay yerinden ayrıldığını, son- rasında ise davalı tarafından 24.06.2024 tarihinde müvekkili  adına \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tükettiği\"nden bahisle ... nolu tutanağın düzenlendiğini ve bu tutanak gereğince toplamda 3.196.631,92-TL bedelli fatura dü- zenlenerek tebliğ olunduğunu, faturada yer alan bedellerin tamamen hukuka aykırı olduğunu , müvek- kili şirket tarafından 25.06.2024 tarihinde davalı ... A.Ş'ye itiraz edildiğini, itirazın inceleme aşamasında olduğunu, faturanın son ödeme gününün 04.07.2024  tarihi olduğunu, müvekkili şirket tarafından 27.06.2024 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak karşı tarafın oyalamaları sebebi ile sürecin 13.07.2024 tarihinde nihayete erdirildiğini ve anlaşama tutanağı tutulduğunu, elektrik kesintisi ve icrai haciz halinde telafisi güç zararlar doğabileceğini beyanla; Müvekkili şirket aleyhine tanzim edilen  24.06.2024 Tarih, ... Hesap numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu 3.196.631,92 TL faturadan kaynaklı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, Yargılama süresince teminatsız olarak ,mahkeme aksi kanaatte ise %15 teminat mukabilinde; 24.06.2024 tarih, ... hesap numaralı, ... fatura seri nolu, ... Kaçak Seri No'lu 3.196.631,92 TL fatura bedeline konu borç ile ilgili müvekkil aleyhine her türlü icra işlemini engelleyici nitelikte ve ilgili faturanın ödenmemesi ile sınırlı olarak elektrik kesintisi uygu- lanmaması yönünde ihtiyati tedbire, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline  karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili  ... çalışanlarınca, davacının işletmesinde 14.06.2024 tarihinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde abonelik sözleşmesi veya ikili anlaş- ma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız bir şekilde elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engellemek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketimi yaptıklarının tes- pit edildiğini ve bu durumun ... seri nolu kaçak tespit tutanağı  ve video görüntüleri ile kayıt altına alındığını,  ilgili tutanağa istinaden 3.196.631,92 TL bedelli fatura tahakkuk ettirilmiş olup ilgili fatura Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olup fatura miktarı ve tespiti yönünden mevzuata aykırılık bulunmadığını, Davacı işletmelerinin 2024 Nisan ayın faaliyete geçtiğini beyan etmekte ise de, kurum görevlilerince mahalde tespit edilen vergi levhasından işe başlama tarihinin 03.05.2023 olduğunun anlaşıldığını, Davacının kaçak tespit tutanaklarının aksi yönde delil sunamadığını,  menfi tespit  ve tedbir talebinin yasal dayanağının bulunmadığını beyanla  davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak 20.08.2024 tarihli  ara karar ile; 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ELEKTRİĞİN KESİLMEMESİ YÖNÜNDEKİ İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İLE;  Davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 24.06.2024 tarih, ... Hesap Numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu toplam 3.196.631,92 TL bedel faturaya esas olmak üzere %20'si oranında 639.326,38 TL nakdi teminatın yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektu- bunun ibrazı halinde dava konusu olan 24.06.2024 tarih, ... hesap numaralı, ... fatura seri nolu, ... kaçak seri nolu toplam 3.196.631,92 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak ve bu alacak -borç ilişkisi ile sınırlı olmak kaydı ile (sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla)  davacı ihtiyati tedbir isteyen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin \"... Mah ... Sokak No:... Beylikdüzü/İstanbul\" adresindeki faaliyetlerinin devamı için ELEKTRİK ENERJİSİNİN KESİLMEMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK m.393 hükmü uyarınca işbu ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak tedbirin infazının talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağının  ihtiyati tedbir talep eden vekiline ihtarına (İşbu kararın tebliği ile ihtarına), 3- İhtiyati tedbir talep eden tarafça süresi içerisinde teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin infazının  YAZILI OLARAK talep edilmesi halinde davalı kuruma müzekkere yazılmasına, 4-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin davaya konu elektrik faturasının icra takibine konu edile- memesi ve her türlü icra işlemini engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir talebinin, mevcut deliller değerlen- dirildiğinde henüz yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından  bu hususta ki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, \" karar verilmiş, Davalı ...'ın tedbire itirazı 28.11.2024  tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Ara karar ... tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili 17.12.2024 tarihli istinaf dilekçesinde; Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; kaçak elektrik kullanımını gösterir  tespit tutanağı, video kaydı ve sair belgelerin dosyaya sunulduğunu, davacının bu belgelerin aksini ispat noktasında delil sunamadığını, somut olayda ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispatın ve diğer şartların oluşmadığını, mahkemece verilen tedbir kararı ile kamu zararının önlenmesinin önüne geçildiğini ve  tüketiciye tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tamamının teminat olarak alınmadığını beyanla  28.11.2024 tarihli ara kararın  ve tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi  görüşte olması halinde % 100 oranında teminat alınmasını istemiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/3657 E.,2024/3699 K. Nolu 30.12.2024 tarihli ilamda; Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit , birleşen dava ise İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Her iki dava ,kaçak  elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamından; ... çalışanlarınca, davacı ...'nın işletmesinde 14.06.2024 tari- hinde yapılan kontrollerde: EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde abonelik sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız bir şekilde elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engellemek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketimi yaptıkları  tespit edilmekle, ... seri nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, tespit anının  video görün- tüleri ile kayıt altına alındığı,ilgili tutanağa istinaden 3.196.631,92 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiği anla- şılmaktadır.<br>ASIL DAVADA; Davacı ... şirketi tedbiren dava konusu faturalar nedeniyle elektrik kesintisi yapılmasının tedbiren önlenmesini talep etmiş, mahkemece ihtİyati tedbir kabulü % 20 teminat karşılığında kabul edilmiş, ...'ın tedbire itirazı reddedilmiş ve itirazın reddine dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla , bu noktada uyuşmalık tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK)'nın 389/1. maddesi, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğa- cağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklindedir.  HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati ted- bir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluştu- racaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/alacaklının da faturaların tahsili nokta- sında menfaatinin olduğu anlaşılmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen  (% 20 oranındaki )teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca takdir olunan teminat yatırılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın \"TEDBİRE İTİRAZIN REDDİNE\" dair 28.11.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.\"  denilerek dosya ilk derece mahkemesine iade edilmiştir. ... vekili  24.07.2024 tarihli dilekçesinde \" karşı tarafın kaçak elektrik kullandığını, buna ilişkin tutanak tutularak fatura kesildiğini, karşı tarafça açılan menfi tespit davasında talep üzerine elek- triğin kesilmemesi yönünde mahkemece tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı için gerekli şartların oluş- madığını, davacının kaçak elektrik kullanmadığı iddiasını ispatlayan hiçbir delil bulunmadığını\" belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, aksi kanaat halinde teminat miktarının artırılmasını istemiştir. Mahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu 28.11.2024 tarihli ara karar ile \"Elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbire karşı yapılan itirazın ve teminat artırıl- masına yönelik talebinin reddine\" karar verilmiştir. Ara karar  ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının kaçak elektrik kullandığına dair tutanak, video kaydı, fatura vs delillerin dosyaya sunulduğunu, davacının aksi yönde delil bildirmediğini, somut olayda  yaklaşık ispatın  sağlanmadığını ve ihtiyati tedbir koşullarının oluş- madığını,% 20 teminat ile tedbire hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; HMK'nun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar \" başlıklı 341 .maddesinde; (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34, K.:2022/21 sayılı Kararı ile)(2) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.  (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Davalının istinafa konu ettiği ara karar, ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesi mahi- yetinde bir ara karar olup istinafı kabil değildir. Açıklanan nedenlerle, ...'ın 28.11.2024 tarihli ara karara ilişkin  istinaf dilekçe- sinin HMK 341, 352/1-ç md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ...'ın  28.11.2024 tarihli ara karar ilişkin istinaf dilekçesinin, HMK 341, 352/1-ç maddeleri uyarınca  reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfe08019fdad6c21","SID":"abb7c2edb4132bcc"}}