{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/53 <br>KARAR NO:2025/68<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/11/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI:2024/788 Esas (Derdest)<br>TALEP:İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Her ne kadar karşılıksız çek ve zayi olan senetler sebebiyle davalı hakkında ihtiyati haciz kararı alınmışsa da, söz konusu ihtiyati haciz kararlarının yalnızca çek ve senet bedelleri kadarıyla sınırlı olup, davalının bir şekilde bu çek ve senet bedellerini ödeyip ihtiyati hacizleri kaldırdıktan sonra işbu dava konusu bakiye borcunu ödememek için mallarını kaçıracağı bilgisinin edinildiğini, her halükarda davalının böyle bir girişimde bulunacağı ihtimalinin son derece yüksek olduğunu beyan ederek öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında, davalının borcu karşılar miktardaki mal varlığının ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Alacağın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat usulü açısından gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakla HMK. 389 vd. md. gereğince ihtiyati  haciz talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalının bir şekilde çek ve senet bedellerini ödeyip ihtiyati hacizleri kaldırdıktan sonra işbu dava konusu bakiye borcunu ödememek için mallarını kaçıracağı bilgisi tarafımızca edinilmekle birlikte, her halükarda davalının böyle bir girişimde bulunacağı ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, ihtiyati haciz kapsamında olan alacak ilişkisinin varlığı usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi aranmadığı, yaklaşık ispat yeterli olduğunu, mahkemenin, yaklaşık ispat usulü açısından hangi şartların oluşmadığını ve hangi somut sebeple ihtiyati haciz talebimizi reddettiğini gerekçelendirmemiş olmakla birlikte, tarafımızca sunulan cari hesap dökümü, faturalar, dekontlar ve kıymetli evraklar itibariyle, taraflar arasındaki ticari ilişki ve dava konusu alacağın varlığı husunun yaklaşık ispat usulünün de ötesinde somut bir şekilde ortaya konulduğunu, bu suretle Yerel Mahkemenin alacak ilişkisi bakımından, yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati haciz talebimizi reddetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,   işbu davanın her ne kadar belirsiz alacak davası olarak ikame edilmişse de dava dilekçesinden ve sunulan delillerden anlaşılacağı üzere davalı taraftan en az harca esas değer olarak belirtilen tutar kadar alacaklı olduğunu, bu kapsamda, mahkemece en azından harca esas değer olarak belirtilen tutar üzerinden ihtiyati haciz kararı vermesinin mümkün olduğunu, nitekim, kısmi dava veya belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasında ve karar verilmesinde yasal bir engel bulunmadığını, keza uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere belirsiz alacak davalarında ihtiyati haciz, dava konusu üzerine ve davacının talep sonucunda belirttiği bedel üzerinden konulmakta, talep kesinleştirildikten sonra da yeni bir ihtiyati haciz talebinde bulunulmakta ve teminat bedeli de güncellenmek suretiyle ihtiyati haciz tutarının da güncellendiğini, yaklaşık ispat usulü çerçevesinde gerekli şartların da oluştuğu gözetildiğinde, hukuken izlenebilecek böyle bir yol mevcut olmasına rağmen talebinin reddedilmesinin hakkaniyet ilkesiyle de bağdaşmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Talep,  cari(açık) hesaptan kaynaklanan bakiye alacak iddiasına dayalı açılan alacak davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz isteyen taraf, taraflar arasında yabancı para cinsinden ticari ilişki bulunduğu, davalının ödemelerinin Türk Lirası cinsinden yaptığı, böylelikle kur farkının oluştuğu, davalının cari hesap borcunu ödemediği iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda davacı, cari hesap dökümü, davacı şirket tarafından davalıya kesilen faturalar ve davalının ödemelerine ilişkin dekontlar ile başka dosyalarda ihtiyati hacze konu edilen çeklere dayanmış ise de,  ihtiyati haciz istemine konu edilen bakiye alacak bakımından iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının sunduğu bahsi geçen belgeler bu aşamada yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Bu nedenle, ihtiyati haczin şartları gerçekleşmemiş olup ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e026d7b4477c16a9","SID":"26b47ea344a6ac1d"}}