{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...- <br>\t  Av. ...- <br>DAVALI\t: ...- <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...-<br>\t  Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahkemesinin ...Tarihli, ...Esas, ...Karar Sayılı kararıyla; davacıya karşı davalı (Türkiye'de yerleşik olmayan internet üzerinden sanal paket tatil tur satış şirketi) ... şirketi tarafından açılan tenfiz davasında, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak Kabulü ile, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54-56 mad. Uyarınca ... Mahkemesi'nin ... Tarih ve ...sayılı dosyası kapsamında verilen kararın tenfizine karar verildiğini ancak, davalının müvekkili davacı şirkete karşı açtığı söz konusu tenfiz davasında davacı şirket aleyhine ihtiyati haciz talep edilmesine ve yargılama süresince müteaddit olarak ihtiyati haciz talebi yenilenmesine rağmen; davacı şirketin; 1989 tarihinde kurulmuş ve iştigal sahalarından biri olan turizm faaliyetine yönelik olarak mülkiyeti kendine ait ... olmak üzere 4 yıldızlı iki büyük otel işlettiği, dava konusu alacağın değer olarak yaklaşık 100 katı büyüklüğünde 38.500.000,00 ABD Doları değerinde 55 adet taşınmaz mal varlığına sahip olduğu, davacı şirkete ait taşınır mal olarak yaklaşık 20 milyon TL. üzerinde 8 adet araç olduğu davacı şirket ve şirket ortaklarının sahip olduğu diğer iştirak şirketleri ile birlikte yaklaşık ortalama yıllık 20 Milyon ABD Dolarına yaklaşan cirosu olduğu, ödenmemiş hiçbir borcu ve bir tane dahi karşılıksız çekin bulunmadığı, ihtiyati hacze konu edilen alacak hakkında yargılamanın devam ettiği, müvekkilinin halen otel işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu ve turizm sezonuna girilmesi dolayısıyla, işyeri otelleri kapatma, işi terk etme, mülkiyeti kendisine ait otellerden adres değiştirme, kaçma ya da alacağını kaçırma gibi ihtiyati haciz konulmak istenilen meblağın rehinle temin edilememiş olsa bile alacağın davacı şirkete ait mal varlığından tahsil edilememesi gibi bir ihtimalin söz konusu olmayacağı nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ve MÖHUK tenfiz kararları kesinleşmeden icraya konulamaz istisnai hükmü gereğince yaptıkları itirazları doğrultusunda tenfiz mahkemesi olan ... Mahkemesi dosyasında alacaklı davacı şirketin ihtiyati haciz talebinin kabul edilmediğini, davalı şirket tarafından haksız, kötü niyetle ve aşkın şekilde davacının üstelik ana faaliyet alanı olan turizm sezonu başlangıcında 21 adet (TL, Dolar, Euro, GBP cinsinden) çeşitli para birimlerinde açılmış aktif haldeki banka hesaplarıyla mülkiyetinde bulunan 55 adet 38.500.000 ABD Doları değerinde taşınmazı üzerine ... Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasıyla yapılan ihtiyati haciz isteminin anılan mahkeme tarafından 25/03/2022 tarih ... D.İş sayılı kararıyla davacı şirket olarak ihtiyati haciz nedeniyle uğrayabilecekleri zararlara karşı teminat dahi alınmadan dosya üzerinden inceleme yapılarak kabulüne karar verildiğini ve ...Müdürlüğü'nün ... Esasına kayıtlı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararını infaz ederek davacı şirketin çok sayıda taşınır (8 adet şirket araçları) ve 55 adet taşınmazı için ilgili trafik sicil memurlukları ile tapu dairelerine ve şirket hesabının bulunduğu 21 adet banka hesabının bulunduğu bankalara online haciz sistemi üzerinden ihtiyati haciz konulduğunu, bu karara itiraz ettiklerini ve ... Mahkemesi'nin ... tarihli ...D.İş sayılı kararı ve ek kararıyla ihtiyati haczin kaldırılması taleplerinin kısmen kabulü ile alacağın %15 oranında 1.021.246,10 TL nakdi veya banka teminat mektubunun alacaklı şirket tarafından mahkeme veznesine 10 gün içerisinde depo edilmesi halinde aynen devamına karar verildiğini, bu husustaki istinaf başvurularının bulunduğunu ve halen İstanbul BAM'da derdest olduğunu, söz konusu ihtiyati haciz kararının uygulanması üzerine davacı şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için ihtiyati hacze konu alacak tutarı üzerinde teminat yatırılması suretiyle ihtiyati hacizlerin kaldırılması için ...Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında taraflarından ihtiyati haczin kaldırılması talebiyle dava açıldığını ve ...Mahkemesi'nin ...tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla, ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında hesaplanan 8.456.888,21 TL teminat tutarının yatırılması halinde dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına dair hüküm kurulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacının haksız, aşkın ve mükerrer infaz edilen ihtiyati haciz nedeni ile uğramış olduğu 522.766,10 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın ihtiyati haciz karar tarihi olan 25/03/2022 tarihi itibarıyla hesaplanacak (müvekkilin tacir olmasından dolayı almış olduğu ticari krediler nedeniyle) kredi avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine, öncelikle haksız, aşkın ve mükerrer olarak alacak miktarını fahiş miktarda aşan ihtiyati haciz nedeniyle uğrayacakları zararları karşılamak üzere davalı şirket tarafından ... Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında veznesine depo edilmiş 1.021.246,10 TL teminat tutarı, dava değeri olarak talep ettikleri toplam tazminat miktarı 1.522.766,10 TL den düşük olduğundan, davalı şirketin Türkiye'de adresi belli yerleşim yeri olmaması, temsilcisi ve acentesinin bulunmaması, Türkiye'de taşınır ve taşınmaz mal varlığı ve banka hesaplarının bulunmaması, vergi kaydı ve Mersis kaydının olmaması ve online paket tur satışı yapan ve Türkiye'de yerleşik hiçbir şirketten alacağı olmayan sanal internet şirketi olması nedeniyle 501.520,00 TL bakiye meblağı karşılanmak üzere mahkeme veznesine ek teminat tutarını depo etmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk şartı yerine getirmeden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca yetkisizlik itirazları bulunduğunu, soyut iddialara dayalı, yanıltıcı ve gerçek dışı bilgiler içeren haklı ve yerinde olmayan ve yasal koşulları taşımayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haksız, mükerrer ve aşkın haciz yapılması iddiası ile oluşan zarara yönelik maddi ve manevi tazminat davasının arabuluculuğa tabii olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı ve buna göre dava şartının yerine getirilmediğinin gerekçesiyle, HMK m. 114/2 düzenlemesi gereğince, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumaların mahiyetleri gereği zorunlu arabuluculuğa tabil olmadığını, ihtiyati tedbir veya ihtiyati hacizde dava dava şartı arabuluculuğun aranmadığını, nitekim HUAK 18A/16 maddesinde de dava açılmadan önce verilen geçici hukuki korumalarla ilgili düzenlemede bulunularak açıkça olmasa bile arabuluculuk sürecinden önce ihtiyati haczin alınabileceğinin belirtildiğini, yargılama diyalektiği ve silahların eşitliği ilkeleri düşünüldüğünde ihtiyati haczin talep edilebilmesi için dava şartı arabulucuğun aranmadığı bir durumda bu geçici hukuki korumadan zarar görenin dava şartı arabuluculuğa başvurmak zorunda bırakılmasının yargılamanın bir yanını diyalektik bir eşitsizliğe götüreceğini, bu durumun kabulünün yasanın alacaklı olduğunu iddia eden ve bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yanı kayırması olarak görüleceğini ve adil yargılama hakkının ihlali olacağını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte, HUAK'da taraflardan birisinin yabancı bir ülkede bulunması halinde arabuluculuğun nasıl icra edileceğine ve tebligatın arabulucu tarafından nasıl yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. <br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olmanın dava şartı haline getirilmesine, uyuşmazlığın da ticari dava niteliğindeki haksız ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat davası olup arabuluculuk dava şartına tabi olmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer uyuşmazlığa ilişkin Y. 4. HD. 21/11/2023 tarih 2023/432 Esas - 2023/12320 Karar, 02/05/2023 tarih 2022/437 Esas - 2023/5792 Karar sayılı içtihatları  da aynı yöndedir)<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye  187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. \t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e935117d4ac91b5a","SID":"f28fa5ab6ec8fd77"}}