{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ......<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ......<br>KARAR NO\t: ......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>KATİP\t\t: ......  (.........)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ........ Esas - ......... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ......... İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ\t\t\t: Av. ......<br><br>DAVALI\t\t: ......... ve Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ...... Av. ...<br>DAVA\t\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/01/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 29/02/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 28.09.2021 tarih ve ......... Sipariş Numaralı Sipariş Onay Formu ile toplamda 1.555.65 m² değişik boy ve ebatlarda panel malzemesi sipariş edildiğini ve toplamda KDV dahil 94.557,83 USD bedel ile anlaşmaya varıldığını, yapılan bu yazılı anlaşma gereğince davalı tarafça USD satışına istinaden yapılan TL ödemelerinde ödemenin yapıldığı tarihin gün sonu TCMB efektif satış kurunun esas alınacağının ve ödeme tarihindeki oluşan kur farkının ayrıca faturalandırılacağının düzenlendiğini, davalı tarafça da imzalanarak kabul edildiğini, davalının 16.02.2022 tarih ve ......... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili tarafından kesilen 07.02.2022 tarih ve ......... fatura nolu Kur Farkı Faturasının iade ettiklerini ve kabul etmediklerinin müvekkiline bildirildiğini, taraflarınca 02.03.2022 tarih ve ......... yevmiye numaralı cevabî ihtarname keşide edildiğini; 28.09.2021 tarihli sözleşmeye istinaden kur farklarının ödenmesi, yükümlülüklere uyulmasının davalı tarafa ihtaren bildirildiğini ancak ödemelerin yapılmadığını, 31.12.2021 tarih ve ......... numaralı Kur Farkı Faturası kesildiğini ve davalı tarafça da kabul edildiğini, davalı tarafın itiraz ettiği ve kabul etmediğini beyan ettiği 07.02.2022 tarihli faturanın bu kez 15.02.2022 tarihinde müvekkilince yeniden kesildiğini, karşı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığından kabul edildiğini,  ancak faturanın kabul edilmesine rağmen davalı tarafça kur farkından kaynaklı ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin davalıya gönderdiği 15.02.2022 tarihli, ......... fatura numaralı faturaya göre 162.627,04 TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme ile kararlaştırılan kur farkı alacağını talep edebileceğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 162.627,04 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek ticari faiziyle müvekkiline ödenmesine, sözleşmeler uyarınca kur farkı alacağı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 USD'nin aylık %1'lik vade farkının işletilerek müvekkiline ödenmesine, davalı tarafından temerrüde düşülmesi nedeniyle de aylık %3 gecikme cezasının tatbik edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik  900,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle müvekkili lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili mahkemenin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen 07.02.2022 tarihli, ......... fatura numaralı ve 12.077,85 USD (162.627,04 TL) bedelli e-faturanın müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, taraflarınca keşide edilen ......... 1. Noterliğinin 16.02.2022 tarihli ve ......... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, faturanın iadesi ve kur farkı faturası düzenlenmesinin usule aykırılık teşkil ettiğini hususunun karşı tarafa ihtar edildiğini, müvekkili şirkete daha önce tebliğ edilen faturaya süresi içinde itiraz ettiklerini, 15/02/2022 tarihli yeni bir fatura tebliğinin söz konusu olmadığını, yeniden düzenleme şeklinde faturanın tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmişse de davacıya çekilen ihtarnameyle faturaya peşinen itiraz edildiğini, müvekkili şirketin gönderilen faturaya ilişkin borcunun bulunmadığını, taraflar arasında müvekkili şirketin yetkilisi tarafından kur farkının faturalandırılmasına ilişkin düzenlemeyi içerir bir anlaşma yapılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".... Somut dava dosyasında da davalı tarafça davacıya yapılan ödemelerin çeklerle yapıldığı her iki tarafın ticari defterleri üzerinde SMMM uzmanı bilirkişi tarafından sunulan  09/02/2023  tarihli rapordan anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen kur farkı alacağı miktarı 162.627,04 TL'dir. Yargılamanın devamında 08/06/2023 tarihli duruşmada davacı vekilinin alınan imzalı beyanında 39.708,79 TL ödemenin davalı tarafça banka kanalı ile yapıldığı bildirildiğinden  bu miktar yönünden açılan dava konusuz kaldığından bu miktar ile ilgili olmak üzere karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirildiğinde yukarıda açıklandığı üzere davacı davalıdan kur farkı alacağı talep edemeyeceğinden aslında 39.708,79 TL yönünden davanın reddi gerekli ise  de ödeme yapılmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre değerlendirilerek hüküm altına alınmıştır.<br>\tDavacı vekilinin 29/02/2024 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında 122.918,25 TL yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görüldüğünden bu miktar ile ilgili kısım yönünden feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tHer ne kadar davacı tarafça 28.09.2021 tarihli sipariş onay formuna dayalı olarak vade farkı ve gecikme tazminatı talep edilmiş ise de ;  ödeme şekline uyulmadığı takdirde aylık %1 vade farkı işletileceğinin kararlaştırıldığı, ödeme şeklinin ise çek olarak yazıldığı, davalı tarafça davacıya çekler vasıtası ile ödeme yapıldığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu görülmekle vade farkına yönelik davacının talebinin reddine karar verilmiştir.  28.09.2021 tarihli sipariş onay formunda ödeme gecikmelerinde aylık %3 oranında gecikme tazminatı ödeneceği kararlaştırılmış ise de yukarıda izah edildiği üzere davacı tarafça kur farkı alacağı talep edilemeyeceğinden buna dayalı olarak gecikme tazminatı da talep edilemeyecektir, Bu sebeple davacının gecikme tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\" gerekçesiyle, açılan davanın 39.708,79 TL 'lik kısmının konusuz kalması nedeni ile bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, açılan davanın 122.918,25 TL'lik kısmı yönünden davacının davasından feragat etmesi nedeni ile reddine, açılan davanın 17.186,00 TL'lik vade farkı ve gecikme tazminatları talepleri yönünden esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrarla, kur farkı taleplerinin taraflar arasında akdedilen 28/09/2021 tarih ve ......... sipariş numaralı sipariş onay formuna dayandığını, taraflar kur farkının faturalandırılacağına ilişkin onay formunda bulunan madde üzerinde mutabık kaldıklarını ve imza attıklarını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerine yerine getirmesine rağmen davalının kesilen kur farkı faturasını iade ettiğini ve ödemekten kaçındığını, müvekkilinin dava açıldığı tarih ve yine ödeme tarihi itibariyle alacaklı olduklarının davalı tarafça ödeme yapılmasıyla da görüleceğini, bu nedenle mahkemece konusuz kalan alacak yönünden müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tacirlerin çekten kaynaklanan kur farkının talep edemeyeceğinin kabulü halinde, tacir gerçek veya tüzel kişilerin çek vasıtası ile ticaret yapmaktan imtina edeceği, bir ödeme aracı olan çekin sağladığı hukuki ve cezai avantajları birlikte kullanım amacını ve mahiyetini kaybedeceğini, müvekkili şirketin ihracat yaptığını ve ödemelerini de çoğunlukla döviz üzerinden aldığını, bilirkişi raporunda TCMB efektif satış kuru esas alınarak yapılan hesaplamayla müvekkili şirketin davalı şirketten 28.113,96 USD alacaklı olduğunun tespit edildiğini beyan ederek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; kur farkı nedeniyle alacak, vade farkı ve gecikme tazminatı taleplerine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapıldığı, davacının davalıya toplamda döviz karşılığı, 94.557,82 USD, Türk Lirası karşılığı ise 956.516,25 TL olan mal satışı yapıldığı, karşılığında davalı tarafından çeklerle ödeme şeklinde 915.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalıya 07/02/2022 tarihinde ''Çek Kur Farkı'' açıklamasıyla 162.627,04 TL bedelli fatura kesildiği, davalının bu faturaya ilişkin iade faturası düzenlediği, davacının iade faturasını ticari defterlerine kaydettiği ve tekrar  15/02/2022 tarihli yine ''Çek Kur Farkı'' açıklamasıyla 162.627,04 TL bedelli bir fatura daha davalıya kestiği, davalının bu ikinci faturaya ilişkin olarak da iade faturası düzenlediği, ikinci iade faturasının da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı 28/09/2021 tarihli sipariş onay formu başlıklı belgeye dayanarak bu belgede yazan hükümlere göre davalıdan  kur farkı ,vade farkı ve gecikme tazminatı talep etmekte olup, söz konusu belgede davalı şirketin kaşesi ve kaşe üzerinde imza bulunduğu, ancak davacı tarafından sunulan bu belgenin fotokopi olduğu, davalının belgedeki imzayı kabul etmediği, mahkemece davacıya belge aslını sunması için süre verildiği, davacının belge aslının bulunmadığını, söz konusu belgenin davalı tarafından imzalanıp tarandıktan sonra e-mail yoluyla gönderildiğini beyan ettiği görülmüştür.<br>Davacı sipariş onay formu belgesine dayanarak kur farkı olarak kestiği 162.627,04 TL bedelli fatura bedelini ve bu faturanın zamanında ödenmemesi nedeniyle USD cinsinden aylık %1 vade farkı ve aylık %3 gecikme cezası talep etmekte olup, davacı vekilinin yargılama esnasında 162.627,04 TL bedelli faturanın davalı tarafından 39.708,79 TL'lik kısmının ödendiğini bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığını,  kalan 122.918,25 TL'lik kısımdan ise feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. <br>Davalı 915.000,00 TL ödemenin tamamını çeklerle yapmış olup, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarına göre çekle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. Davacının talebi çek kur farkı olarak kestiği 162.627,04 TL bedelli faturanın tahsili talebine ilişkindir. Davalının yargılama esnasında ödediği 39.708,79 TL ise kur farkına ilişkin olmayıp, taraflar arasındaki cari hesaptan kalan 39.708,81 TL borcun  ödenmesine ilişkindir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre Türk Lirası bazında davalının davacıya cari hesap ilişkisi nedeniyle 39.708,81 TL borcu olduğu alınan bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bu sebeple  39.708,79 TL'lik ödeme davacının davada talep ettiği kur farkı faturası için yapılmadığı için bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemez. Yukarıda belirtildiği gibi  çekle yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğinden davacının  kur farkı olarak talep ettiği 162.627,04 TL'nin 39.708,79 TL'lik kısmı yönünden davanın esastan reddine, 122.918,25 TL'lik kısmı yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken 39.708,79 TL'lik kısım yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde değil ise de istinaf edenin sıfatı nazara alındığında bu husus kaldırma sebebi yapılmayarak yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. <br>Davacı davada ayrıca 162.627,04 TL bedelli kur farkı faturasının zamanında ödenmediği iddiasıyla şimdilik 100,00 USD vade farkı ve 900,00 USD de gecikme cezası talep etmektedir. Somut olayda kur farkı talep edilmeyeceğine göre kur farkı faturasınından dolayı vade farkı ve gecikme cezası da talep edilemeyecektir. Bu sebeple mahkemece davacının bu taleplerinin reddine karar verilmesi kural olarak yerinde ise de mahkemece bu taleplerinin TL bazında talep edildiği kabul edilerek 17.186,00 TL yönünden red kararı verilmiş ise de davacının bu talepleri  USD cinsinden olduğundan 100,00 USD vade farkı ve 900,00 USD de gecikme cezası taleplerinin reddine şeklinde karar verilmemesi yerinde değil ise de yine istinaf edenin sıfatı nazara alındığında bu husus kaldırma sebebi yapılmayarak yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan .........                   Üye .........                      Üye .........                   Katip .........<br>         e-imzalıdır                      e-imzalıdır                        e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br>......<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"995318425cd917ae","SID":"aac30edf46bdb9d2"}}