{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1578 - 2025/112<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1578 <br>KARAR NO\t\t: 2025/112<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/618 Esas - 2023/272 Karar<br><br>DAVACI\t\t: KARSER İNŞAAT TESİSAT MADENCİLİK NAKLİYAT TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - Çayiçi İzmit No:54 Adapazarı/SAKARYA <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -   Sahrayıcedit Bah. Batman Sok. HDI Sigorta Binası No:6 Kadıköy/İSTANBUL <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Tazmniat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br><br>DAVA TARİHİ  \t\t: 17/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 06/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı sigorta şirketi arasında 16/07/2013 tarihinde ... numaralı \"Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesi\"nin imzalandığını, bu poliçe kapsamında davacı firmanın, üçüncü şahıslara karşı verilebilecek bedeni ve maddi zararlara karşı ve işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında da teminat altına alındığını, bu davaya konu olan 08/02/2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda Kocaeli 4. İş Mahkemesinde 2014/535 Esas, 2020/700 Karar numaralı ilamıyla tarafların müşterek-müteselsil olmak üzere tazminat ödemeye mahkum edildiğini, davacıya isabet eden kusurun oranının bilirkişi tarafından %40 olarak belirlendiğini,  dava diğer Nuh Beton A.Ş. tarafından takip edilmiş ve ilamlı icra takibine ilişkin ödeme, payına düşen ödenen bedel tespit edilerek davacı firmaya borç kaydı Nuh Beton A.Ş., tarafından gerçekleştirildiğini ve davacının ilk hakedişinden bu bedelin kesildiğini, sonrasında ise, ödenen tazminat tutarının sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla başvuru yapılarak  hasar dosyasının açtırıldığını, davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde davacı firmanın faaliyetinin açık bir şekilde yazdığını, bu faalitiyle ilgili olacak şekilde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, üçüncü kişilere karşı ve ayrıca işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında da gerçekleşecek zararlara karşı teminat verildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen mailde alt işveren - üst işveren çalışanlarının MMS kapsamında teminat altına altına alınmadığı yazılmış ise de poliçede ve genel şartlarda buna ilişkin bir çekince kaydı ve muafiyet-kapsam dışılık düzenlenmediğini, beton yükleme-boşaltma işlemini yapan bir firmanın üçüncü bir kişinin inşaatına beton taşıması-yüklemesi-boşaltması hayatın olağan akışı olduğunu, işinin beton satmak, transfer etmek, inşaata dökmek vb. faaliyetlerden oluştuğunu, dava süresince dosya kapsamı ve dilekçeler incelendiğinde Nuh Beton A.Ş. tarafından gerekli itirazlar yapıldığını, dosyanın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğini, kesin karar sonrasında ilgili tazminatların Nuh Beton A.Ş. tarafından ödendiğini, davacı şirketin 1998 yılından bu yana Nuh Beton A.Ş. nin taşeronluğunu yaptığını, davacı adına Nuh Beton tarafından ödenen bedelin davacının hak edişinden kesildiğini, iş kazası meydana geldiği tarihte; davacı firma ile davalı şirket arasında geçerli bir poliçe olduğunu, söz konusu ödenen tazminatın poliçe teminatı kapsamında olduğunu, teminat kapsamındaki davacı firma tarafından ödenen tazminat tutarı olan 69.194,70-TL'nin davacı firmaya ödenmesi gerektiğinden ve davalı firmanın taleplerini reddettiğinden huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını,  tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla; şimdilik 1.000,00 TL'nin davacı tarafından (Nuh Beton A.Ş. kanalıyla ödenip kesilen) üçüncü kişiye ödenen bedelin tespiti ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacı firmaya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;  işverenin Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri ile sigortacı, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda, işverene yüklenebilecek hukuki sorumluluk nedeniyle, işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SGK.'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından, işverenden talep edilecek ve SGK.'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilebilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarının, poliçede yazılı limitlere kadar temin edebildiğini,    işveren sorumluluk poliçelerinde, taşeron işçilerinin iş kazası sonucu uğrayacakları zararların teminat altına alınmasının ancak, ek prim karşılığı \"taşeron teminatı\"n satın alınması ile sağlanabileceğini, davacının olay tarihinde sigortalı Karser İnşaat Tesisat Mad. Nak. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.'nin işçisi olmadığını, dava dışı  işçi, dava dışı Ali Bıyık'ın işçisi olduğunu, poliçelerinde de taşeron teminatının bulunmadığını, bu nedenle, dava konusu taleplerinin teminat altında olmadığını bildirdiklerini, üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk sigortası genel şartları doğrultusunda sigortalı adına hareket eden taşeron işveren işçilerinin ya da sigortalısının müstahdem ilişkisi içerisinde olduğu kişiler yönünden poliçenin teminat sağlamayacağını, işveren sorumluluk sigorta poliçesinde taşeron şirketlerin bildirilmediğini, ve taşeron işçileri için ek prim ödenerek taşeron teminatının satın alınmamış olduğundan işveren sorumluluk sigorta poliçesinin teminatnın sağlamadığını, yine avantajlı sorumluluk sigorta poliçesinin de üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk sigortası genel şartlarında sayılan teminat dışı kalan haller nedeniyle teminat sağlamadığını, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava konusu taleplerin sayılan sebeplerle haksız olması nedeniyle hiçbir sorumluluklarının olmadığını, İşveren Sorumluluk Sigortasının bir işyerinde işverene bir hizmet sözleşmesi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na tabi çalışanların yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında  uğrayacağı zararlar için işverene düşen hukuki sorumluluğunu teminat altına alan bir sigorta türü olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçenin, sigortalıya yöneltilebilecek iş kazasından doğan taleplerinin poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 90  işçisi için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden, sigortalı şirketin kusuru oranında teminat altına alınacağını, işyerinde meydana gelen iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun öncelikle kusura dayandığını, kusur yanında, işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için, işyeri koşullarından kaynaklanan tehlike ile ortaya çıkan zarar arasında uygun <br>nedensellik bağının da bulunması gerektiğini, aksi takdirde işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan öngörülemeyeceğini, karşı konulamaz ve dışarıdan gelen olağanüstü bir olay olarak tanımlanmayacağını, iş kazasının, sadece işyeri çalışanı olmayan üçüncü kişinin veya kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana gelmişse, işveren nedensellik bağı kesildiğinden dolayı kazadan sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle dava nedeniyle delil,  karşı delil sunma hakları saklı tutularak kazalının kaza tarihinde sigortalı şirket çalışanı olmaması, taşeron çalışanı olması ve mezkur poliçede taşeronları teminat altına alan herhangi bir kloz bulunmaması sebebiyle dava konusu taleplerden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak işbu davanın reddine avantajlı sorumluluk sigorta poliçesinde bulunan teminatın genel şartlar ve yukarıda izah ettikleri  sebeplerle dava konusu talepleri teminat altına almadığından taleplerin reddine, kabul anlamına gelmemek üzere poliçe üst limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu ve  aşan tutarlar yönünden davalı sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığı husunun gözetilmesine, bu beyan ve savunmamız saklı tutularak; esasa ilişkin cevap haklarının saklı kalmak kaydıyla tüm dosya delillerinin taraflarına tebliğine, tüm dosya delilleri taraflarına tebliğ edilmediğinden, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin ve davalı sigorta şirketinin faiz ve fer'iler yönünden bu aşamada sorumlu tutulamayacağının gözetilmesine, davacı işçinin, sigortalı şirkette SGK'ya tabi olarak çalışıp çalışmadığının tespitine, davacının sigortalı şirket çalışanı olmaması halinde sorumluluklarının doğmayacağının gözetilmesine, kaza tarihi itibariyle sigortalı şirkette çalışan toplam işçi sayısının 90'ün üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağının gözetilmesine, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca dava konusu olay nedeniyle yapılan ödemelerin müzekkere ile sorulmasına, <br>ödenen ve sarf edilen miktarın zarar hesabından indirilmesine, sürekli sakatlığa bağlı meslekte kazanma gücünün kaybının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan  rapor aldırılmasına, mezkur olay nedeniyle, işbu poliçe kapsamında yapılan ödemeler nispetince poliçe teminat limitinin eksildiğinin dikkate alınmasına, <br>sigorta şirketine karşı mükerrerliğin önlenmesine, meydana gelen olay hakkında yürütülen bir ceza soruşturması olması durumunda dosyanın celp edilmesine ve ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasına, haksız olarak açılmış bulunan davanın  esastan  dahi reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteselsil borçluluk esasları ve müteselsil ödemeye dayalı halefiyet prensibi mahkemece tamamen göz ardı edilerek karar verilmiş olup, işin esasına aykırı sonuç doğmasına sebep olunmuş ve hatalı karar verildiğini, yerel mahkeme gerekçesi hatalı ve yetersiz olup, halefiyet ve müteselsil borç prensipleri irdelenmeden hatalı hüküm kurulduğunu, yerel mahkemece Nuh Beton A.Ş.'den davaya konu ödemenin hangi sebeple kime yapıldığı yeterli şekilde ve tüm yönleriyle araştırılmadığını, bilirkişi hukuki bilgi sahibi olmadığından müteselsil borçluluk ilişkisini göremediğini, hatalı olarak o yüzden ''teminat dışı'' yorumu yaptığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 Tarih - 2021/618 Esas - 2023/272 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; tazminat istemine ilişkindir.<br><br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacının, davalı ile 16/07/2013 tarihinde ... numaralı Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim ettiği, davaya konu olan 08/02/2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2014/535 Esas, 2020/700 Karar numaralı dosyasında tarafların müşterek-müteselsil olmak üzere tazminat ödemeye mahkum edildiği, davacıya isabet eden kusur oranının bilirkişi tarafından %40 olarak belirlendiği, davanın diğer davalı Nuh Beton A.Ş. tarafından takip edildiği ve ilamlı icra takibine ilişkin ödemenin davacı payına düşen ödenen bedelin tespit edilerek davacı firmaya borç kaydı ile  Nuh Beton A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği ve davacının ilk hakedişinden bu bedelin kesildiği, söz konusu ödenen tazminatın davalı ile aralarında akdedilen sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu, bu nedenle de davacı tarafından ödenen 69.194,70-TL'nin  davalıdan tahsil edilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı,  davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br><br>Eldeki davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Kocaeli 4. İş Mahkemesi'nin 2014/535 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karara esas kazadan dolayı ödeme yapan davacının davaya konu kaza yönünden davalı ile aralarında imzalanan poliçede teminat bulunup bulunmadığı, davacı tarafından kendisine rücu eden üçüncü kişiye yapılan ödemeden davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.<br> Dosya arasına alınan 28/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu uyuşmazlığın “Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası” kapsamında incelenmesi gerektiği, dava dışı ...'ın davacı Karser İnşaat için “Üçüncü Şahıs” olduğu, manevi tazminat taleplerinin “Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası” kapsamında olmayacağı, dava dışı Nuh Beton A.Ş. tarafından davacı Karser İnşaat'a borç yansıtıldığından zarar ve ziyan talebinin üçüncü kişi tarafından gelmediği, bu nedenle taraflar arasında işveren ilişkisi bulunduğundan davacı tarafından Nuh Beton A.Ş.'ye yapılan ödemenin sigorta şirketinden talep edilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan 08/03/2023 bilirkişi raporunda özetle; tarafların kendi aralarında  16/07/2013-16/07/2014 vadeli ... nolu Avantajlı <br>Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim ettikleri ve 08/02/2014 tarihinde gerçekleşen iş kazasında <br>poliçenin yürürlükte olduğu, <br>08/02/2014 tarihinde gerçekleşen iş kazasında dava dışı ...’ın yaralanmasına <br>sebebiyet veren Karser İnşaatın çalışanı  ... plakalı beton pompa aracının operatörü  dava dışı Lüfer Şirin’in olduğu, dava dışı ...’ın davacı Karser İnşaat için ‘Üçüncü Şahıs’ olduğu ve dava <br>konusu uyuşmazlığın ‘Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk’ teminatını kapsadığı, dava dışı Nuh Beton A.Ş. ile Karser İnşaat arasında sözleşme dahilinde alt işveren-üst işveren <br>ilişkisinin mevcut olduğu, ... nolu Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesinde özel şartlar madde 4’ de <br>belirtilen teminat dışı hallerden ‘sözleşmesel sorumluluklar’ ile Bilgilendirme formunda <br>belirtilen ‘Müteahhit/taşeron teminatı’’ nın olmadığı hasebiyle Karser İnşaat tarafından Nuh <br>Beton A.Ş.’ye yapılan 69.164,70 TL hasar tazminat bedelinin sigorta şirketinden talep <br>edilemeyeceği  yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2014/535 Esas ve 2020/700 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl ve birleşen dava dosyaları kapsamında davacı işçi ...'ın iş kazasından kaynaklı olarak açmış olduğu tazminat davasında davacı lehine maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, verilen kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği görülmüştür.<br>Eldeki davada; davacının talebinin, dava dışı Nuh Çimento A.Ş.nin iş davasındaki eldeki dava davacısının kusuru oranında ödeme yaptıktan sonra davacının hak edişinden yapmış olduğu kesintinin  davacı ile eldeki dava davalısı arasında düzenlenen poliçe ilişkisinden kaynaklı olarak davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin olduğu, bir başka anlatımla,  somut davanın konusunun, dava dışı Nuh Çimento A.Ş.nin  davacının hak edişinden  yapmış olduğu kesintinin haksız olduğu hususu değil, tazminat ödemesine ilişkin kesintinin poliçe ile teminat altına alınıp alınmadığı hususu olduğu anlaşılmıştır.<br> Eldeki davada, yerel mahkemece, \"...dosya arasına  alınan bilirkişi raporlarında ve dosyaya sunulan avantajlı sorumluluk sigorta poliçesine göre davacının üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluklar ile müteahhitlik sorumlulukları teminat dışında bırakılmıştır, sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğuna yönelik kloz eklemesi için ayrıca davacı sigortalının sayılan hususlarda prim ödemiş olması ve poliçeye  bu kaydın düşülmesi gerekmektedir,  yine, poliçeye göre manevi tazminatlar yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu gösterir bir kayıt yoktur, sayılan nedenlerle davacı vekilinin rapora yönelik itirazları yerinde görülmemiş, dava dışı Nuh Çimento A.Ş. ile davalı sigorta şirketi arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı gibi davanın tarafları arasındaki halefiyet sorumluluğunun davalı sigorta şirketi ile dava dışı Nuh Çimento A.Ş. arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığından dava dışı şirketin yapmış olduğu kesintiye bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir, davacının, davalı sigorta şirketinden herhangi bir şekilde tazminat talep etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından...\" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan ve taraflar arasında imzalanan 16/07/2013 tarihli ... numaralı Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; davacı firmanın, çimento sanayi pompa ve mikserler ile beton yükleme/boşaltma işine ilişkin 16/07/2013 başlangıç, 16/07/2014 bitiş tarihli olarak üçüncü şahıslara karşı verilebilecek bedeni ve maddi zararlara karşı davalı tarafından sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı görülmektedir.<br>Üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası, sigortalının faaliyetleri sırasında ani ve beklenmedik olaylar sonucu meydana gelen, üçüncü kişilerin maddi ve bedeni zarar ve ziyanlarını güvence altına alan bir sigorta türüdür. Yani sorumluluk, ihmal ve dikkatsizlik gibi nedenlerle gerçek ve tüzel kişilerin üçüncü şahıslara doğrudan veya dolaylı olarak zarar vermesi durumunda ortaya çıkar. Bu zarar verme durumu, üçüncü kişin yaralanması, sağlığını kaybetmesi ya da ölmesi gibi farklı şekillerde meydana gelebilir.<br>Üçüncü kişi olarak ifade olan üçüncü şahıs kavramı, sigortalının kendisi, aile üyeleri yanı birinci derece yakınları ile sigortalıya hizmet veya vekalet sözleşmesiyle bağlı kişiler dışındaki tüm şahısları ifade etmek amacıyla kullanılır. <br>Üçüncü  şahıs mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre sigortanın yürürlükte olduğu süre içerisinde meydana gelen olayları kapsar. Poliçede yer alan bu teminatlar, işletmenin faaliyetlerine, yapısına ve taşıdığı risk unsuruna göre bilenen bir limit ile sınırlandırılır. <br>Taraflar arasındaki sigorta poliçesinde; \"iş bu poliçe ile işverene, sigortalı işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucu, hukuki sorumlulukları nedeniyle intikal ettirilecek olan ve hizmet akdi ile bağlı, sosyal sigortalar kurumuna tabi işçiler ile hak sahipleri tarafından talep edilecek, sosyal sigortalar kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri için ve aynı kurum tarafından iş kazası sonucu işverene karşı ikame edilecek rücu davaları için ödenecek tazminatları, işveren mali sorumluluk sigortası genel şartları çerçevesinde yukarıda yazılı meblağlara kadar temin eder. Toplu Taşıma Teminatı olarak; personelin yukarıda bahsi geçen iştigal konusu faaliyetleri sırasında; işçilerin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak getirilip götürülmeleri sırasında vukuu bulacak kazaları temin edilmiştir. Manevi Tazminat Teminatı olarak ;manevi tazminat talepleri olay başı ve vade süresince toplam 100.000,00 “TL limit ile teminata dahil edilmiştir. Özel Tap Merkezlerinde Tedavi Teminatı olarak; işveren mali mesuliyet sigortası genel ve özel şartları dahilinde aciliyet gereği SSK tarafından sevk edilmeksizin özel tıp merkezleri ve/veya sağlık kuruluşlarında yapılan acil müdahale masrafları olay başı ve vade süresince toplam 40.000,00 -TL limit ile teminata dehil edilmiştir\" şeklindeki hükümleri içerdiği anlaşılmaktadır.<br>Yine, taraflar arasındaki sigorta poliçesinde; \"İşveren Mali Sorumluluk Özel Şartları olarak;<br>1- Poliçe Üzerinde belirtilen olay/kaza başı teminat limiti sigortacının poliçe süresince toplam sorumluluk limitini fade etmektedir.<br>2-Madencilik ile ilgili olarak yapılacak olan her türlü yer altı işleri teminat haricidir.<br>3-Bordroya kayatlı olmayan personel /personeller İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereğince işbu poliçeye konu teşkil etmez.<br>İşbu sigorta ile, yukarıda belirtilen riziko adresinde çalışmakta olan kişilerin mesleki faaliyetleri sırasında oluşabilecek iş kazaları sonucu işve ileri sürülebilecek olan hukuki sorumluluğu police limitleri dahilinde temin etmektedir.<br>Yine, aynı poliçede; Üçüncü şahııs mali sorumluluk teminat kapsamı olarak; bu sigorta ile T.C sınırları dahilinde bir kaza sonucunda üçüncü şahıslara verilebilecek bedeni ve Haddi zararlar ekli üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk genel şartları çerçevesinde ve poliçede yazılı limitlere kadar temin edilmektedir şeklinde düzenleme getirdiği görülmektedir.<br>Eldeki davada, her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında \"...  08/02/2014 tarihinde gerçekleşen iş kazasında taraflar arasında düzenlenen <br>poliçenin yürürlükte olduğu, <br>08/02/2014 tarihinde gerçekleşen iş kazasında dava dışı ...’ın yaralanmasına <br>sebebiyet veren Karser İnşaatın çalışanı  ... plakalı beton pompa aracının operatörü  dava dışı Lüfer Şirin’in olduğu, dava dışı ...’ın davacı Karser İnşaat için ‘Üçüncü Şahıs’ olduğu ve dava <br>konusu uyuşmazlığın ‘Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk’ teminatını kapsadığı, dava dışı Nuh Beton A.Ş. ile Karser İnşaat arasında sözleşme dahilinde alt işveren-üst işveren <br>ilişkisinin mevcut olduğu, ... nolu Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesinde özel şartlar madde 4’ de <br>belirtilen teminat dışı hallerden ‘sözleşmesel sorumluluklar’ ile Bilgilendirme formunda <br>belirtilen ‘Müteahhit/taşeron teminatı’’ nın olmadığı hasebiyle Karser İnşaat tarafından Nuh <br>Beton A.Ş.’ye yapılan 69.164,70 TL hasar tazminat bedelinin sigorta şirketinden talep <br>Edilemeyeceği...\" şeklinde görüş bildirilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddi cihetine gidilmişse de yukarıda da değinildiği gibi mahkemece ulaşılan kanaatin doğru olmadığı değerlendirilmiştir.<br><br>  Eldeki davada, yukarıda da belirtildiği üzere, dava konusu olay/kaza davacı şirketin dava dışı Nuh <br>Beton A.Ş.’nin alt taşeronu olarak çalıştığı sahada, davacı Karser İnşaatın çalışanı ... plakalı beton pompa aracının operatörü dava dışı Lüfer Şirin’in, dava dışı ...’a çarpması neticesinde meydana geldiği, meydana gelen olay sebebiyle dava dışı  ... tarafından aralarında davacının üst işvereni olan Nuh <br>Beton A.Ş.’nin de olduğu kişilere karşı tazminat istemiyle dava açıldığı, açılan dava sonrasında görülen davada davacıya da kusur izafe edilmesi nedeniyle dava dışı   Nuh <br>Beton A.Ş.’nin davacıya düşen zarar miktarını da ödediği, ödenen bedelin davacının hak edişinden kesilmesi üzerine de davalıya karşı bu miktarın tazmini için iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Eldeki davada, davacıyı iş bu davaya açmaya iten neden, yukarıda detaylarıyla ve özet olarak anlatıldığı şekilde meydana gelen kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın, sigortacısı olan davalıdan tahsili amacıdır. Davacının uğradığı zarar,  dava konusu  16/07/2013 tarihli ... numaralı Avantajlı Sorumluluk Sigorta Poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı yer aldığından  sigorta teminatı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır, (kaza nedeniyle zarar gören ...'ın davacının veya  dava dışı Nuh <br>Beton A.Ş.’nin çalışanı olmaması nedeniyle)  o halde açıklanan tüm bu neden ve gerekçeler ışığında mahkemece, davacının zararının poliçe kapsamında kaldığı değerledirilerek  davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı kanaatle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; dava türünün \"Tazmniat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>\" olmasına rağmen, \"Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)\" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu husus, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 Tarih - 2021/618 Esas - 2023/272 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KABULÜ ile 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>b-Alınması gerekli 683,10-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 623,80-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>c-Davacının yaptığı toplam 1.150,20-TL yargılama giderinin 59,30-TL peşin harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>ç-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>e-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>f-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>c-Davacı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 140,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 632,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br><br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>20/01/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2de60c4256fcd893","SID":"e0e3c8b81a155716"}}