{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1550 - 2025/105<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1550 <br>KARAR NO\t\t: 2025/105<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/895 Esas - 2023/281 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ELİSAN ELEKTRİK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Şekerpınar Mah. Süleyman Demirel Cad. No:5 Çayırova/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t\t: TTM BİLGİSAYAR ENERJİ İNŞAAT ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Akse Mah. 69. Sk. Panoroma Sit. Sitesi  No:77  İç Kapı No: 7 Çayırova/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 03/12/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 05/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki neticesinde davalı şirketin davacı şirkete karşı olan borçlarını gösterir faturaların davalı şirkete tebliğ edilip ticari defterlere işlendiğini, borçlu davalı şirket tarafından bir takım ödemelerin yapıldığını, buna istinaden ödenmeyen, bakiye cari hesap alacağı olan 364.382,96.-TL için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/8005 sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, hakkında açılan icra takibine 15.04.2021 tarihinde, haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğu ve bunun neticesinde de davacı şirkete borcunun mevcut olduğu pek tabii davalı tarafından da bilinmekte olduğunu, kendilerinin kısmi ödeme yaptığını, kaldı ki davalı şirket hakkında başlatılmış olan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine davalı şirket itiraz ederken aralarındaki ticari ilişkinin inkâr edilmeyip yalnızca borca itiraz edildiğini, mahkemece de gerek faturalar gerekse ticari defter kayıtları incelendiğinde davalı şirketin davacı şirkete karşı borcunu ödemediğini, davacı şirketin kendilerine duyduğu ticari güveni sarstığını ve en nihayetinde de hakkında yürütülen icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ederek davacının alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığının görüleceğini, davalının, icra takibine haksız ve <br>kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptalinin sağlanması için huzurdaki davayı ikame etme gereğinin hasıl <br>olduğunu, taraflar arasında uyuşmazlığı gidermek adına arabuluculuk yoluna gidildiğini, 2021/66341 numaralı arabuluculuk görüşmesinin 28.06.2021 tarihinde anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, <br>bu nedenlerle; eavalının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/8005 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve <br>mesnetsiz İtirazın İptali ile Takibin devamına, usul ekonomisi kapsamında ticari defterlerin incelenmesi için tensip zaptı ile bilirkişi tayinine ve gün verilmesine, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit ve davacının alacağı likit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, <br>ileride doğması muhtemel zararların önüne geçmek üzere davalı adına kayıtlı ''Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, Akse Mahallesi, 2106 Ada, 10 Parsel'de kayıtlı, 1.Kat, 7 Numaralı Bağımsız Bölüm'' kaydına, davalıya ait mal varlığı sorgusu yapılmasına davalı adına kayıtlı başkaca taşınmaz ve araç bulunması halinde söz konusu mal varlığı kaydına da ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı adına açılan itirazın iptali davasında, davacı şirket sahibi Murat Kılıç'ın davalıya göndermiş olduğu whatsapp mesajlarından (ekte sunulan) anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından kendisine <br>ödemelerin yapıldığını, şirketten alacağı kalmadığını, dava konusu Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/8005 Esas sayılı dosyasında takibe konulan cari hesap, fatura alacağının söz konusu olmadığını, davalı şirketin ticari defterleri ve kayıtları incelendiğinde haklılıklarının anlaşılacağını, karşı yana borçlarının olmadığının ortaya çıkacağını, itirazın iptali davasının en önemli özelliğinin dava sonunda davacı veya davalı lehine tazminata hükmedilmesi olduğunu, eğer bu davada davacı haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı lehine tazminata karar verileceği (İİK. m. 67/2), eğer davada davalı borçlu haklı çıkarsa ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşuluyla borçlu lehine tazminata hükmedileceği, inkâr tazminatı, Borçlar Kanunu anlamında bir tazminat olmayıp, borçlunun haksız yere itiraz etmesini önlemek için konulmuş bir müeyyide olduğu, ayrıca borçlunun <br>inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için, kusurlu olması şart olmadığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddini, <br>İcra İflas Kanunu 68. Madde gereği kötü niyetli olan davacı alacaklının takip konusu olan alacağın %20 <br>sinden az olmayan bir bedelle icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,<br> Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü' nün 2021/8005 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 352.521,76.-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve  takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si oranında 70.504,35.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  şirketin bilgisi, ilgisi olmadan dava dışı eski şirket ortağı kötü niyetli Murat Çelik ve onun oyun arkadaşı davacı firmanın kötü niyetli sahibi Murat Kılıç'ın davalı şirketi borçlandırmaya yönelik hamleleri, sahte faturalar kesmeleri şirketin borçlu olduğu sonucunu asla doğurmadığını, işbu hususlarda dahi belirtilen bu farkın araştırılması gerekirken her halükarda şirketin davalı tarafa borçlu olduğu ortadayken davanın kabulünün kabul edilemeyeceğini, kısmen kabul kararı sonrası verilen icra inkar tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 Tarih - 2021/895 Esas - 2023/281 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA;  Faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/8005 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2021/8005 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı  Elisan Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, borçlu TTM Bilgisayar Enerji İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 364.382,96.-TL asıl alacak ve 29.569,93.-TL işlemiş faiz olmak üzere 393.952,89.-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin icra takibine, borcun tamamına, faize, faiz oranı ve miktarına itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan 03/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı firmanın 2019 yılı yasal ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, ancak kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2020 yılı yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yatırıldığı, 2021 yılı yasal ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediğini, <br>taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesap ilişkine dayalı olduğunu, davacının yasal ticari defter kayıtlarına göre; davacı firmanın davalı firmadan 370.872,96-TL alacaklı olduğunu, ancak davacı vekili tarafından 07.03.2022 tarihinde dava dosyasına ibraz edilen belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı firmanın yasal defterlerinde kayıtlara alınmayan 5.575,50.-<br>TL tutarlı 2 adet faturanın olduğu, davalı tarafından davacı firmaya yapılan ödemelerden 11.065,20.-<br>TL tutarlı ödemenin kayıtlara eksik alındığı, bahsi geçen işlemlerin davacı firma yasal defterlerinde kayıtlara tam ve eksiksiz alınmış olsa idi; davacı firmanın davalı firmadan <br>alacaklı olması gereken tutarın 365.383,26.-TL olarak tespit edildiği görüşünü bildirdiği görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan 03/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı firmanın 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin sahibine lehine delil kudretine haiz olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesap ilişkine dayalı olduğunu, davalının firmanın yasal ticari defter kayıtlarına göre; takip konusu faturaların kayıtlara alındığı, bedelinin kısmen ödendiği, davalı firmanın davacı firmaya takip tarihi itibariyle; <br>352.521,76.-TL borçlu olduğunu, davalı firmanın Gelir İdaresi Başkanlığı’na 11.04.2021 tarihinde belirli dönemler için, davacı firma faturaları ile ilgili KDV Dahil 282.130,76.-TL tutarlı KDV Beyannamelerine düzeltmelerin verildiği, ancak; dava dosyası içerisinde davalı firmanın KDV beyannameleri üzerinde düzeltme yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, dava dosyası içerisinde; Mahkeme’nin talebi üzerine tarafların ilgili vergi dairelerinden <br>gelen yazı cevaplarının eklerindeki taraflara ait Alışların Beyanı (BA) ve Satışların Beyanı (BS) <br>formlarının incelenmesi neticesinde; davalı firmanın 2019 yılı içerisinde davacı firma ile ilgili <br>333.993,00.-TL tutarlı mal/hizmet alışı beyan ettiği, davacı firmanın 2019 yılı içerisinde davalı <br>firma ile ilgili 340.028,00,-TL tutarlı mal/hizmet satışı beyan ettiği görüşünü bildirdiği görülmüştür..<br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Dava  konusu  faturaların  düzenleme tarihi itibariyle, somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>TTK’nın  23. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; davacı taraf takibe dayanak edilen 6 adet faturaya konu ürünleri davalıya sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalının faturaların bedelini ödemediğini iddia etmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda veya davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)<br>Dosya arasına alınan davacı defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik bilirkişi raporuna göre,  davacı firmanın 2019 yılı yasal ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, ancak kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2020 yılı yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yatırıldığı, 2021 yılı yasal ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği, <br>taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesap ilişkine dayalı olduğu, davacının yasal ticari defter kayıtlarına göre; davacı firmanın davalı firmadan 370.872,96-TL alacaklı olduğu, ancak davacı vekili tarafından 07.03.2022 tarihinde dava dosyasına ibraz edilen belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı firmanın yasal defterlerinde kayıtlara alınmayan 5.575,50.-<br>TL tutarlı 2 adet faturanın olduğu, davalı tarafından davacı firmaya yapılan ödemelerden 11.065,20.-<br>TL tutarlı ödemenin kayıtlara eksik alındığı, bahsi geçen işlemlerin davacı firma yasal defterlerinde kayıtlara tam ve eksiksiz alınmış olsa idi; davacı firmanın davalı firmadan <br>alacaklı olması gereken tutarın 365.383,26.-TL olacağının  bildirilmiş olduğu, davalı  defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik alınan  bilirkişi raporunda da; davalı firmanın 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesap ilişkine dayalı olduğu, davalının firmanın yasal ticari defter kayıtlarına göre; takip konusu faturaların kayıtlara alındığı, bedelinin kısmen ödendiği, davalı firmanın davacı firmaya takip tarihi itibariyle; <br>352.521,76.-TL borçlu olduğu, davalı firmanın Gelir İdaresi Başkanlığı’na 11.04.2021 tarihinde belirli dönemler için, davacı firma faturaları ile ilgili KDV Dahil 282.130,76.-TL tutarlı KDV beyannamelerine düzeltmelerin verildiği, ancak; dava dosyası içerisinde davalı firmanın KDV beyannameleri üzerinde düzeltme yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, dava dosyası içerisinde; Mahkeme’nin talebi üzerine tarafların ilgili vergi dairelerinden <br>gelen yazı cevaplarının eklerindeki taraflara ait Alışların Beyanı (BA) ve Satışların Beyanı (BS) <br>formlarının incelenmesi neticesinde; davalı firmanın 2019 yılı içerisinde davacı firma ile ilgili <br>333.993,00.-TL tutarlı mal/hizmet alışı beyan ettiği, davacı firmanın 2019 yılı içerisinde davalı <br>firma ile ilgili 340.028,00,-TL tutarlı mal/hizmet satışı beyan ettiği bildirilmiştir. <br>İncelenen defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığının belirtildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından düzenlenen faturaların, davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara yönelik herhangi bir itirazın da bulunmadığı tüm dosya kapsamıyla sabittir.<br>Davacı taraf icra takibinde 364.382,96.-TL asıl alacak talep etmiş ise de, davalının incelenen  usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarına göre borç miktarının 352.521,76.-TL olarak tespit edildiği görülmüş, mahkemece; davacının yemin deliline dayandığı dikkate alınarak davacıya yemin delili hatırlatılmış, yargılamanın 22/03/2023 tarihli celsesinde davacı vekilince \"Bu konuda yemin deliline dayanmayacağız, dosya kapsamına göre karar verilsin, müvekkil defterlerinin incelenmesine göre alacağımız daha fazladır, ayrıca ödemeye ilişkin bütün evrakı da dosyaya sunduk, davamızın kabulüne karar verilsin,\" şeklinde beyanda bulunmuş olduğu anlaşılmış, davacı tarafın,  ödeme emrinde talep edilen miktar ile bilirkişi raporunda tespit edilen miktar arasında fark bulunması nedeniyle, yemin deliline dayanmadığı dikkate alınarak, yerel mahkemece; davacı tarafça ispatlanan 352.521,76.-TL alacak bakımından, davalı tarafça kesin delille ödeme yapıldığının ispatlanamaması gerekçesiyle davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne, talep edilen asıl alacak miktarı için davalı tarafın temerrüte düşürülmediği dikkate alınarak işlemiş faize ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu asıl alacak likit olduğundan davacı lehine kabul edilen miktar (asıl alacak) üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Dairemizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 24.080,76 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 6.021,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.059,76 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e50d899ade3f4934","SID":"9822a83083158edb"}}