{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/930 <br>KARAR NO\t\t: 2025/160<br>KARAR TARİHİ\t: 28/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/198 Esas 2021/45 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 28/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/01/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirkete ticari ilişkilerinden kaynaklı 12.649,60 TL bakiye borcunu ödemediğini, alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin davalı borçlu hakkında İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5170 E. sayılı takip dosyası ile cari hesaba dayalı olarak genel haciz yoluyla takip yaptığını, davalı borçlunun 11/05/2017 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak borca, faize ve fer'ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak takibin durmasına neden olduğu için alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan ederek  davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5170 E. sayılı takibin devamına, ayrıca borçlunun takip konusu alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ... A.Ş. ile davacı firma arasında 20.10.2015 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşmenin 3.4.maddesi incelendiğinde sözleşme kapsamında davacı firmanın ve davacı firma çalışanlarının müvekkili firmaya verdiği her türlü zarardan ve müvekkili firmanın ödemek zorunda kaldığı her türlü tazminattan sorumlu olduğunun davacı firma tarafından kabul edildiğini, sözleşme kapsamında dava dışı ... A.Ş. firmasının taşıma işinin davacı firmaya devredildiğini, 15.12.2015 tarihinde davacı firma çalışanlarından ... plaka nolu araç sürücüsü ...'ın 28.10.2015 tarihinde imzalamış olduğu kurallarda açıkça belirtilmiş olmasına rağmen dava dışı ... A.Ş. fabrika sahasında sigara içtiğini, kağıt üretimi yapılan fabrikada ciddi bir yangın tehlikesine sebebiyet verdiğini ve bu hususun firma yetkililerince tutanak altına alındığını,  söz konusu olayın sonucu olarak dava dışı ... A.Ş'nin müvekkili firmaya fabrika  sahasında sigara içme ceza bedeli olarak 11.800,00 TL tutarında fatura gönderdiğini ve bu ceza bedelinin müvekkili firma tarafından ödendiğini, arıca müvekkili firmanın bu olay karşısında güven kaybettiğini ve zarara uğradığını, müvekkili şirketin aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek haksız davanın reddine, kötü niyetli açılan işbu takip nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..Dava; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine İzmir 28.İcra Dairesinin 2017/5170 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasında davalı ... AŞ'nin müşterilerine ait genel kargo veya konteynırların taşımalarının davacı ... Ltd Şti tarafından yapılacağı hususunda taraflar arasında sözleşme olduğu ve sözleşmeye konu edimin davacı tarafından yerine getirildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır, uyuşmazlık davalı tarafından iddia olunan, davacı şirket bünyesinde çalışan işçinin çalışma sahası içinde sigara içmesi nedeniyle davalı şirkete dava dışı ... AŞ tarafından sigara içme ceza bedeli olarak 11.800,00 TL yansıtılıp yansıtılmadığı, davalı şirkete bu ceza bedelinin yansıtılması halinde 11.800,00 TL nin cari hesaptan mahsup edildip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 15/12/2015 tarihli tutanağa göre ... firmasında hurda kağıt getiren ... plakalı konteynır aracı şoförü ...'ın hurda kağıt sahasında araç içinde sigara içerken hammadde kabul experi ... tarafından farkedildiği ve bunun üzerine aracın ve şoförün fabrika sahası dışına çıkartıldığı, dava dışı ... AŞ tarafından davalı şirkete 10/02/2016 tarihli ceza yansıtma bedeli olarak 11.800,00 TL faturanın düzenlendiği sabittir. Her ne kadar davalı vekili taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 3.4 maddesine göre davacı firmanın ve davacı firma çalışanlarının davalı firmaya verdiği her türlü zarardan ve davalı firmanın ödemek zorunda kaldığı her türlü tazminattan sorumlu olduğunu belirtmiş ise de dava dışı firma tarafından düzenlenen 11.800,00 TL lik ceza yansıtma bedelinin, davacı firmaya ait aracın şoförü ...'ın fabrika sahası içerisinde sigara içmesi sebebiyle düzenlendiği hususunun ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmemesi karşısında söz konusu cezanın, ...'ın fabrika sahası içerisinde sigara içmesi sebebiyle düzenlendiğine yönelik illiyet bağı kurulamamamıi, davalının bu savunmasını ispat edemediğinden davalının ceza bedelinin cari hesapta görünen alacaktan mahsup edilmesi gerektiği savunmasına itibar edilmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinde, davacı tarafın davalı taraftan 12.649,60 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları arasında da bu miktarın yer aldığı ancak davalı tarafın ticari defterlerinde davacının ticari defterlerinden farklı olarak yargılamaya konu 11.800,00 TLnin mahsup edildiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalının itirazında haksız olması ve alacak miktarı likit olduğu\" gerekçesi ile; \"Davanın kabulü ile davalının İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2017/5170 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 12.649,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan 2.529,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili firma ... A.Ş. ile davacı firma arasında 20.10.2015 tarihinde dosyada mübrez taşıma sözleşmesinin davalı firma yetkililerince imza altına alındığını, ilgili sözleşmenin 3.4. maddesi  incelendiğinde sözleşme kapsamında davacı firmanın ve davacı firma çalışanlarının müvekkili firmaya verdiği her türlü zarardan ve müvekkili firmanın ödemek zorunda kaldığı her türlü tazminattan sorumlu olduğunun davacı firma tarafından kabul edildiğini, müvekkili firma ile davacı firma arasında imzalanmış olan sözleşme kapsamında dava dışı ... A.Ş. firmasının taşıma işi davacı firmaya devredildiğini, 15.12.2015 tarihinde davacı firma çalışanlarından ... plaka nolu araç sürücüsü ...'ın, 28.10.2015 tarihinde imzalamış olduğu dosyada mübrez kurallarda açıkça belirtilmiş olmasına rağmen dava dışı .... A.Ş. fabrika sahasında sigara içtiği ve kağıt üretimi yapılan fabrikada ciddi bir yangın tehlikesine sebebiyet verdiği   ve bu hususun firma yetkililerince dosyada mübrez tutanak altına alınmış olduğunu, bilirkişi raporunda da bu hususa yer verildiği  ve tutanak detaylarının  paylaşıldığını, söz konusu olay  sonucu olarak dava dışı ... A.Ş. müvekkili firmaya fabrika  sahasında sigara içme ceza bedeli olarak 11.800,00 TL  tutarında fatura gönderdiğini ve bu ceza bedelinin müvekkili firma tarafından ödendiğini, bunun haricinde gerçekleşen olay sebebiyle müvekkili firma ile önemli müşterisi olan ... A.Ş. arasındaki iş ilişkilerin de tehlikeye girdiğini ve müvekkili firmanın iş kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını,  ve  ayrıca da zarara uğramış olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının alacaklı bulunmasının imkanı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı ile imzaladığı sözleşmeye uygun olarak davacının kusuruyla uğradığı zararı tazmin amacıyla tesis edilen ceza bedelini tahsil ettiğini, kaldı ki sözleşmenin 3.4. maddesinde incelendiğinde sözleşme kapsamında davacı firmanın ve davacı firma çalışanlarının müvekkili firmaya verdiği her türlü zarardan ve müvekkili firmanın ödemek zorunda kaldığı her türlü tazminattan sorumlu olduğunu davacı firma tarafından kabul edildiğini, bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiği,  yani tarafların karşılıklı olarak bu maddeyi düzenledikleri ve sözleşmeyi imza altına aldıklarının kabul edildiğini, fakat bilirkişinin buna rağmen fatura hakkında, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun düzenlenmiş geçerli bir fatura olmasına ve müvekkil şirketin hesaplarında alacak kalemi olarak görünmesine rağmen, davacının 12.649,60TL alacaklı olabileceği varsayımında bulunulduğunu, fakat davacının kötüniyetli olarak faturayı kayıtlarına girmediğinin açıkça anlaşıldığını, bu nedenle bilirkişinin neden böyle bir tespit yaptığı anlaşılamadığını, müvekkili şirket kayıtlarında ise belirttiği gibi alacak kalemi olarak kayıt bulunduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda belirtilen ve sonrasında da karara dayanak alınan \"davacı şirketin, müvekkil şirketten böyle bir alacağı bulunmadığı\" tespitine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davacının sözleşmeye aykırı davranışından dolayı 11.800TL'lik ceza yansıtma faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın faiziyle ödenmesi gerektiği ve bu nedenle usul ve yasaya aykırı  2018/198E. – 2021/45K. sayılı yerel mahkeme kararının incelenerek bozulması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.  <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde \"Davanın kabulü ile davalının İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2017/5170 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 12.649,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan 2.529,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava dosyasına konu İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5170 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça davalı aleyhinde 27/04/2017 tarihinde 12.649,60 TL'lik asıl alacak, 1.241,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.890,99 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.649,60 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Yine incelenen davalıya ait ticari defter ve kayıtlarda ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 849,60 TL alacaklı olduğunu kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporuna göre her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar arasında (12.649,60 TL - 849,60 =) 11.800,00 TL fark bulunduğu bu farkın nedeninin davalı tarafça davacı adına düzenlenen \"masraf yansıtma bedeli\" açıklamalı 29/03/2016 tarih ve 11.800,00 TL'lik faturadan kaynaklandığı, alınan bilirkişi rapolarına göre davalı tarafça davacı adına düzenlenen iş bu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda taraflar arasındaki ihtilaf,  davalı tarafça davacı adına düzenlenen \"masraf yansıtma bedeli\" açıklamalı 29/03/2016 tarih ve 11.800,00 TL'lik faturadan kaynaklanmaktadır.<br>Taraflar arasında 20/10/2015 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmenin 3.4.maddesine göre \"davacının iş bu sözleşmenin yerine getirilmesi amacına tahsis ettiği araçların, istihdam ettiği kişilerin ve bunların yardımcılarının, üçüncü şahıslara, taşınan yüke veya davalıya ya da personeline yükleme anında alıcısına, alıcıdan limana teslimine kadar verebileceği her türlü maddi ve manevi zarar ve ziyandan davacının sorumlu olacağının\" taraflarca kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>Taraflar arasında imzalanmış taşıma sözleşme gereğince dava dışı ... A.Ş firmasına yapılacak taşıma işinin davalı tarafça davacıya verildiği, 15/12/2015 tarihinde davacı firma çalışanlarından ... plakalı araç sürücüsü ...'ın yapılan taşıma işlemi sırasında, dava dışı ... A.Ş fabrika sahası içerisinde araç içerisinde sigara içtiği iddiası ile bu hususa ilişkin olarak dava dışı firma yetkililerince 15/12/2015 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... A.Ş'nin  bu olay nedeni ile  \"ceza yansıtma\" açıklamasıyla davalı şirkete 10/02/2016 tarih ve KDV dahil 11.800,00 TL'lik faturayı  düzenlendiği, davalı şirket tarafından da  \"masraf yansıtma bedeli\" açıklamalı taraflar arasındaki ihtilaflı 29/03/2016 tarih ve 11.800,00 TL'lik faturanın davacı adına düzenlendiği ve davacı tarafça davalıya keşide edilen Büyükçekmece 6.Noterliği'nin 24/02/2016 tarihli ihtarnamesiyle faturanın davalıya iade edildiği anlaşılmıştır.<br> Dosyada bir sureti bulunan 15/12/2015 tarihli tutanağın incelenmesinden, 15/12/2015 tarihinde davacı ... Firmasından hurda kağıt getiren ... plakalı araç şöforü ...'ın fabrika sahasında araç içinde sigara içerken fark edildiği ve bunun üzerine araç ve şoförünün fabrika sahasına çıkarıldığı belirtilerek dava dışı şirket çalışanlarınca tutanak düzenlendiği görülmüştür.<br>Dosyada bir sureti bulunan \"Araç Sürücüleri İçin, Emniyet, Yükleme ve İndirme Kuralları\" başlıklı davacı şirket çalışanı araç sürücüsü ... tarafından imzalanan 28/10/2015 tarihli fabrika sahasına giriş kurallarını belirleyen belgenin incelenmesinden, ikinci maddesinde fabrika sahası içerisinde (araç içi dahil) sigara içmenin yasak olduğunun belirtildiği, 19.maddesinde belirtilen kurallara uymayan araçların fabrika sahası dışına çıkartılıp yükün iptal edileceğini kural olarak belirtildiği görülmüştür.<br>Yukarıda anlatılan nedenlerle her ne kadar davalı vekili tarafından, davacı şirket çalışanı olan araç sürücüsü ...'ın imzalamış olduğu fabrika giriş kurallarına aykırı davranarak fabrika sahasında araç içerisinde sigara içtiği ve bu durumunda  dava dışı ... A.Ş yetkilileri tarafından tutanak altına alınarak davalı şirkete KDV dahil 11.800,00 TL \"ceza yansıtma bedeli\" açıklamalı faturanın düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4.maddesi gereğince bu faturadan davacının sorumlu olduğu iddiasıyla davaya konu ihtilaflı faturanın düzenlendiği ve bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de; dava dışı ... A.Ş tarafından dava konusu 15/12/2015 tarihli tutanak kapsamında davalı şirkete ceza kesilmesine olanak veren yazılı bir belgenin veya davalı ve dava dışı .... A.Ş arasında bu cezanın düzenlenmesine dayanak olarak gösterilebilecek herhangi bir yazılı belgenin, dava değeri itibariyle HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince bu husustaki ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça dosyaya sunulmadığı görülmüştür.<br> Bu durumda, her ne kadar davalı tarafça, dava dışı  .... A.Ş tarafından davalı adına düzenlenen \"masraf yansıtma bedeli\" açıklamalı fatura davacıya yansıtılarak KDV dahil 11.800,00 TL bedelli ve 11/02/2016 tarihli ihtilaflı fatura düzenlenmiş ise de,  davacı tarafça bu faturanın ticari defterlere işlenmeksizin kabul edilmeyerek ihtarnameyle davalıya iade edildiği anlaşıldığından davalı tarafça davacı adına düzenlenen ihtilaflı faturanın davalı tarafça kanıtlanamadığının kabulü gerekir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları gereğince,  davalı tarafça kanıtlanamadığı kabul edilen ihtilaflı fatura haricinde davacının davalıdan  takip tarihi itibariyle 12.649,60 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre  davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 tarih, 2018/198 Esas ve 2021/45 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 864,09 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 750,21 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 113,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 28/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32bf8c5bd764bd64","SID":"628b6911183f5a22"}}