{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/925 <br>KARAR NO\t\t: 2025/67<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2015/1007 Esas 2020/605 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/01/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlunun 12.03.2015 tarihli sözleşme ve teklif kapsamında karşı yanın ürünleri için sadece onaylanmış kuruluş CE belgesi ve Test Belgesi alınması hususunda anlaştıklarını, bu hususun belgelendirme teklifinin 2. sayfasında şüpheye yer vermeyecek derecede açık olduğunu, müvekkili tarafından hiçbir şekil ve suretle TSİ Test raporu verme veya ürünlerin TSE tarafından kabul edileceğine dair taahhütte bulunulmadığını, zaten müvekkili firmanın da TSE Test rapor verme yetkisinin de olmadığını,  söz konusu sözleşmede de gösterildiği ve davalı borçlu tarafından kabul edildiği üzere, ödemenin %50 si peşin %50si belge tesliminde gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını,her ne kadar davalı borçlu yanca ilk ödeme yapılmış ise de 23.03.2015 tarih ve 53221 sıra nolu faturaya istinaden bakiye alacaklarının 15.587,50 TL'sinin müvekkilinin belgelerini teslim etmesine rağmen ödenmediğini, bu durumda müvekkilinin geçerli sözleşme kapsamında üzerine düşen edimlerini eksiksiz ifa ettiğini ve  taahhüt ettiği Onaylanmış Kuruluş CE belgesi ve Test Belgesini davalı yana ilettiğini, buna rağmen davalı yanın müvekkiline ödemesi gereken bakiye 15.587.50 TL bedeli ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, müvekkilinin hiçbir suretle TSE süreci ile ilgili olarak bir taahhütte bulunmadığını, teklifte buna ilişkin bir edimin de yer almadığı, TSE test raporu verme yetkisinin olmadığını,  her ne kadar müvekkilinin iyi niyetle sözleşmedeki edimini tamamen ifa etse de davalının gönderdiği ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi ve ödeme planını kabul ettiğini ancak müvekkilinin hakettiği ücreti ödemeyeceklerini bildirdiğini ve cevabi ihtarname ile karşılık verdiklerini ve davalı borçluyu temerrüde düşürdüklerini, verilen 3 günlük süre geçmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığından İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2015/15136 E sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, borçlunun% 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili ile davacının, müvekkilinin ürünleri için TSE denetiminden geçecek şekilde CE belgesi ve Türk Standartları Enstitüsü(TSE) test raporu düzenlenmesi(\"belgelendirme\") konusunda davacıdan hizmet alınması hususunda anlaştıklarını, davacı tarafından TSE nezdinde müvekkili adına yapılan başvurunun, her defasında bir önceki iade yazısında belirtilen eksikliklerin/hataların giderilmemesi nedeniyle sırasıyla 14.04.2015, 20.04.2015 ve 04.05.2015 tarihlerinde geri gönderildiğini, başvurunun sürekli geri gönderilmesi nedeniyle müvekkilinin ürünlerinin TSE'den çekilemediğini ve gümrükleme yapılamadığını, bunun üzerine  3(üç) gün içerisinde TSE'nin denetiminden geçecek şekilde ilgili mevzuata ve standartlara uygun belgelendirme ve başvuru yapılması gerektiği, bu şekilde belgelendirme ve başvuru yapılmadıkça belgelendirme ücreti bakiyesinin muaccel ve ödenebilir hale gelmeyeceğini bildirir ihtarname gönderildiği, söz konusu ihtarname davacıya 11.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, muaccel olmayan bir borçtan dolayı müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli şekilde İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2015/15136 s. takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan 12.03.2015 tarihli Belgelendirme Teklifinin müvekkilinin kasesi ve imzasını içermediğini ve müvekkilinin onayını içermeyen standart bir teklif metni ile kendi Genel İşlem Şartlarını müvekkiline dayatamayacağını, davacının 12.03.2015 tarihli teklifi müvekkili tarafından hiçbir zaman imzalanmadığını, davacı tarafından TSE denetiminden geçecek şekilde hazırlanmış bir test raporunun müvekkiline gönderilmediğini dolayısıyla belgelendirme ücreti bakiyesinin muaccel ve ödenebilir hale gelmediğini, taraflar arasındaki davacıdan belgelendirme hizmeti alımına ilişkin ilişkinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini beyan ile tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi ile haksız ve kötüniyetli icra takibini başlatan davacı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine, dava sonucunda oluşan giderler ile vekalet ücretinin(KDV hariç olarak) davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Dava; İİK nun 67.maddesi uyarınca taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.<br>Somut olayda davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davacının davalıya sadece onaylanmış CE belgesi ve test Belgesi verilmesi hususunda anlaşma olduğunu,, belgelendirme hizmetinin yerine getirilmesine rağmen takibe konu faturadan kaynaklanan bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerken, davalı ise davacının  TSE denetiminden geçecek şekilde ilgili mevzuata ve standartlkara uygun bir belgelendirme  yapmadığını, bu konuda TSE'ye yapılan başvurların  geri gönderilmesi sebebi davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ileri sürmektedir. Taraflar arasında belgelendirme hizmeti alımına dair sözleşme olduğu sabit ise de , esasen sözleşmenin içeriğinin ne olduğu, davacının belgelendirme hizmetinin kapsamının nelerden ibaret olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. <br>Bilindiği gibi iddia edilen vakıaya bağlı hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf iddasını ispat ile mükelleftir.Bu kapsamda Davacı, uygulmada TSE test raporu verme yetksinin olmadığını belirtmiş bunun yanında 12.03.2015 tarihli  belgelendirme teklifi başlıklı belgeye dayanmıştır. Söz konusu belgenin incelenmesinde sözleşmede eğitime ilişkin hususların yer aldığı, davalının imzasının olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı Ankara 63. Noterliği'nin 11.09.2015 tarihli ihtarnamesi ile ''ücretin %50'sinin peşin  %50'sinin belge tesliminde ödeneceği kararlaştırlımış '' olduğunu belirterek teklif belgesine atıfta bulunmuş ise de  esasen sözleşmenin eğitim hizmetine yönelik olması,  dava konusu  belgelnedirme hizmetine ilişkin hususları içermemesi, davalının imzasının bulunmaması  karşısında sözleşmenin kapsamını belirlenmesi husunuda bu belgeye itibar edilmemiş, bu anlamda davacının edimin sadece onaylanmış CE belgesi ve ve test Belgesi'nin verilmesi hizmetinden ibaret olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır.<br> Mahkememizce taraf denentimine uygun olarak usul ve yasaya uygun olması sebebi ile  benimsenen02/07/2020 tarihli ve 17/11/2016 tarihli  bilirkişi raporlarına göre Ekonomi Bakanlığınca 31.12.2014 tarih ve 29222 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"CE İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi:2015/9)\" nolu Tebliği doğrultusunda davalı ... firmasının ürünlerinin ithalinin yapılabilmesi için Tebliğ kapsamında yetkilendirilen TSE'ce Tebliğe uygun şekilde yayımlanan \"Genelge (MGMB-UMGGB-2015/2)\"nin 7.2.11 nolu kısmındaki hükme göre davacı ... firmasının dosyaya sunduğu ... firmasınca tanzim edilen 29.12.2014 tarihli Test Raporlarının uygun olmadığının TSE'ce belirlenmiş olması ve bu doğrultuda Türk Standardları Enstitüsünün 21.04.2016 tarih ve 170908 sayılı yazısı ekindeki listede A22293932 evrak nosuyla davalı ... firmasının ithal etmek istediği ürünlerin denetim sonucunda reddedildiğinin belirlenmesi karşısında davacının üstlendiği edimi usulüne uygun olarak yerine getirmediği, davacı lehine düzenlenen raporda da ihracatçı bir firmanın CE Belgelendirme talebinde bulunmasının temel amacının  ürünün gümrükten girişinin yapılabilmesine ilişkin olduğuna ilişkin tespiti ve test raporlarının Avrupa Mevzuataına uygun olduğunu belirtirken TSE 2015/2 genelgesine uygun olmadığını belirtmesi karşısında davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği tespitini içeren rapora itibar edilmemiştir. Davacının kötüniyetli olarak takip başlattığı hususu usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinden  davalının kötüniyet tazminat talenin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile; \"Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkili firma tarafından hiçbir şekil ve surette TSE Test raporu verme veya ürünlerin TSE tarafından kabul edileceğine dair taahhüdünde bulunulmadığını ve garanti verilmediğini, zaten teklifte de bu husus yer almamakla beraber müvekkili firmanın TSE Test rapor verme yetkisinin de bulunmadığını, söz konusu sözleşmede de gösterildiği ve davalı borçlu yanca da kabul edildiği üzere ilgili teklifin B-2 Ücretlendirme ve ödeme koşulları başlıklı maddenin 1. alt bendinde “ödemenin %50 si peşin, %50si belge tesliminde” gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, her ne kadar davalı borçlu yanca ilk ödeme yapılmış ise de 23.03.2015 tarih ve 53221 sıra nolu faturaya istinaden bakiye alacaklarının 15.587,50 TL müvekkil belgeleri teslim etmesine rağmen ödenmediğini, bu durumda müvekkilinin geçerli teklif (sözleşme) kapsamında üzerine düşen edimlerini eksiksiz ifa ettiğini ve taahhüt ettiği Onaylanmış Kuruluş CE belgesi ve Test Belgesini davalı yana ilettiğini, buna rağmen davalı yanın müvekkiline ödemesi gereken bakiye 15.587,50 TL bedeli ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, müvekkili firmanın 09.04.2015 tarihinde taahhüt ettiği CE ve Onaylı test raporlarını şirket yetkilisi ...’a ilettiğini, teslim ile birlikte davalı tarafın sözleşmenin B-2 maddesinde geçen bakiye %50 nin (15.587,50 TL’nin) ödenmesi yükümlülüğünün doğduğunu, ancak davalı yanın ödeme yapmadığını, yapılan işin bitimine müteakip müvekkil firma takibe konu 23.03.2015 tarih 53221 sıra nolu faturayı keşide ettiğini, müvekkili firmanın taahhüt etmemesine rağmen sadece iyiniyeti ile TSE sürecinde de davalı yana özveri ile yardımda bulunduğunu, taraflarca mutabık kalınan 12.03.2015 tarihli teklifte TSE süreçlerini yönetmek gibi bir ibare ya da hüküm bulunmadığını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/17 Tal sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporununun son derece özensiz hazırlandığını, hiçbir delil ve taleplerinin tetkik edilmediğini, sadece davalı beyanları ile yetinilerek raporun hazırlandığını, söz konusu davaya konu 23.03.2015 tarih ve 53221 sıra nolu faturanın davalı yana tebliğ edildiğini ve davalı yanca da faturaya ya da içeriğine itiraz edilmediğini,   müvekkilinin malı gümrükten geçirme zorunluluğunun bulunmadığını, böyle bir yükümlülük altına girdiğini gösteren hiçbir delil ya da anlaşmanın da mevcut olmadığını, bu hususun uygulamadaki ticari teamüllere de aykırı olduğu gibi dosyada dava dilekçesi ekinde sundukları fatura ve teklifte de yer almadığını,  kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için aksi düşünülse dahi müvekkilinin bu ürünleri muayenede ya da gümrükten geçirmesi için özel vekâletnameye sahip olmasının gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, hizmet sözleşmesine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi \" (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>    (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Davacı taraf, sözleşme ve teklif kapsamında karşı yanın ürünleri için sadece onaylanmış kuruluş \"CE belgesi ve Test Belgesi\" alınması hususunda anlaştıklarını, her ne kadar davalı borçlu yanca ilk ödeme yapılmış ise de 23.03.2015 tarih ve 53221 sıra nolu faturaya istinaden bakiye alacaklarının 15.587,50 TL'sinin müvekkilinin belgelerini teslim etmesine rağmen ödenmediğini, bu durumda davacının geçerli sözleşme kapsamında üzerine düşen edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, verilen 3 günlük süre geçmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığından İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2015/15136 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali talebiyle dava açmıştır. Davalı taraf, davacı tarafından TSE denetiminden geçecek şekilde hazırlanmış bir test raporunun  gönderilmediğini dolayısıyla belgelendirme ücreti bakiyesinin muaccel ve ödenebilir hale gelmediğini, taraflar arasındaki davacıdan belgelendirme hizmeti alımına ilişkin ilişkinin haklı nedenle feshedildiğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafından hizmetin sözleşmeye uygun olarak verildiğinin kanıtlanmamış olmasına,  denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın red edilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, 2015/1007 Esas ve 2020/605 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01ee14bace1cbf76","SID":"5d09aa82b9a6142b"}}