{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/11/2024<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim<br>KARAR TARİHİ: 24/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025<br><br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2024 tarih ve .... D.iş .... Karar sayılı dosyasına yönelik istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davalı vekili tarafından verilen 31/10/2022 tarihli dilekçede özetle; Davacı yanın talebi üzerine 18.08.2023 tarihinde fesih istemli ortaklıktan çıkarılma davası açıldığını, yargılamasının devam ettiğini, ancak yargılama süresi boyunca taleplerinin değerlendirilmemesi ve dosyanın hep sürüncemede bırakılarak, sürekli olarak davacı yanın lehine karar verilmesi üzerine taraflarınca mahkeme başkanı ve üyeleri hakkında 31.10.2024 tarihinde Hakim ve Savcılar Yüksek Kuruluna şikayette bulunulduğunu, şikayet dilekçesinden de anlaşılacağı üzere; mahkeme heyeti dava açılış tarihinden bu yana taleplerini ya değerlendirmediğini yada reddetmekle beraber, hukuka aykırı davranışlar sergilediğini, her ne kadar mahkeme heyetine taleplerinin değerlendirilmesi üzerine beyanda da bulunmuş olunsa dahi beyanlarının cevapsız kalındığını, taraflara eşit muamele ilkesine uymayan ve tarafsızlığını kaybettiğini düşündükleri mahkeme heyetine karşı güvenlerinin sarsıldığını, hukuki sürecin adil ve tarafsız bir şekilde yürütülmesi adına, davaya yönelik vereceği karara dair şüphelerinin de arttığını, bu nedenle hakimin reddini talep etmek zorunlu hale geldiğini, ilgili kanun hükmü uyarınca ve işbu dilekçe ekinde ekli Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna olan şikayetlerinde de belirtilen hususlardan dolayı mevcut mahkeme heyetinin reddini talep ettiklerini, bu sebeplerden dolayı, tarafsızlığını sürdüremeyen başkanın ve üyelerinin, bu davaya devam etmemesi ve yerine başka bir başkanın ve üyelerinin atanması talebinde bulunduklarını, bu hususta gereğinin yapılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince reddi hakim talebi karşı tarafa tebliğ edilmiş, karşı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.<br>MÜTALAA : Somut olayda davalı vekilinin hakimin reddi sebebi olarak ileri sürdüğü hakimin tarafsızlığını kaybettiği, taraflara eşit muamele ilkesine riayet edilmediği yönündeki iddiasının hiç bir somut nedene ve delile dayandırılmadığı görülmekle reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı görüşü hususu mütalaa olunmuştur.<br>İSTİNAFA KONU KARAR: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"1-Mahkeme hakimlerinin reddi talebinin REDDİNE;<br>2-Red talebinde bulunan davacı tarafın davayı uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından disiplin para cezası ile cezalandırılmasına YER OLMADIĞINA,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,öncelikle belirtmek gerekir ki;  6100 sayılı HMK’nin Ret sebepleri başlıklı 36. Maddesinde;'' (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi\" denilerek tarafların hakimin reddini isteyebileceğinin belirtildiğini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında belirttiğinin aksine; hakimin reddi sebepleri kanunda örnekleyerek 5 adet durumdan bahsedildiğini ancak bunlar sınırlı olarak sayılmadığını, Kanun alenen tarafsızlığından şüpheyi gerektiren hal durumunda hakimin reddedilebileceğinden bahsettiğini,mahkeme heyeti dava açılış tarihinden bu yana taleplerini ya değerlendirmediğini yada reddetmekle beraber, hukuka aykırı davranışlar sergilediğini,her ne kadar mahkeme heyetine taleplerinin değerlendirilmesi üzerine beyanda da bulunmuş olunsa dahi beyanlarına cevapsız kalındığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas numarası ile görülmekte olan dosyaya taraflarınca davacı yanın dava açma ehliyetinin bulunmadığını; gerek mahkemeye sunulan ticaret kayıtlarından gerekse de davacı tarafın sunduğu dilekçelerde davacı şahsın dava açma ehliyetine yönelik ispatının dosya içerisinde mevcut olmadığını; davanın açıldığı tarihten bu yana sürekli olarak beyan edildiğini, ancak dikkate alınmadığını,kaldı ki ilk duruşmada da bilirkişi marifeti ile ticaret odasından istenen kayıtların incelenerek, davacının dava açma ehliyetinin olup olmadığı hususunun tespiti talep edilmiş olsa da gelinen işbu aşamada halen bu hususta bir tespit yapılamadığını,ayrıca işbu dava uyarınca tensiben denetim kayyumu şirkete atanmış ve tensipte kayyumun borçlandırıcı işlemlere izin vermeyeceğini, sadece denetim ile sorumlu olduğu, denetim alanlarınında borçlandırıcı işlemler dışında başka işlemler olamayacağı belirtilmiş olsada kayyum raporlarında dahi davacı tarafı haklı çıkaracak kişisel yorumlarda bulunarak, borçlandırıcı işlemlere müdahil olduğunu,buna ilişkin taraflarınca kayyumun ve bilirkişinin değiştirilmesi talep edilmiş olsa da ya herhangi bir gerekçe olmadan reddedilmiş yada taleplerinin değerlendirilmediğini,ayrıca davanın açıldığı 18.08.2023 tarihinden bu yana gerek tedbirin kaldırılması gerek diğer belirttikleri taleplerinin de değerlendirilmediğini, tüm taleplerinin sürümcede kaldığını,davanın seyrini değiştirecek olan; davacı tarafından dayanak olarak belirttiği davacı ... un müvekkili hakkında yapmış olduğu şikayetlerde de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, verilen karar Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmuş olsa da taleplerinin değerlendirilmesi ve araştırılması için yeterli görülmediğini, yargılama sürecinin uzatıldığını,Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi heyetinin iş bu yargılamada taraflara adil davranma ilkesini hiçe sayarak sürekli olarak davacı lehine kararlarda bulunduğunu,mahkeme heyetinin taleplerini hiçbir şekilde incelememesi ve karara bağlamaması hususu müvekkili şirketi de ciddi mağduriyete soktuğunu,mahkemenin re'sen incelemesi gereken hususları kendisininde talep etmelerine rağmen incelenmediğini, hukuki süreçin hukuka uygun bir şekilde yürütülmediğini,HMK Madde 26 (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır.<br>Kanun maddesi uyarınca da hakimlerin, tarafların taleplerini eşit olarak dinlemek ve karara bağlamak ile yükümlü olduğunu,ayrıca mahkeme heyetinin tarafların iddia ettiği hususların varlığını araştırmakla da sorumlu olduğunu, ancak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, işbu istinafa konu davayı hasımsız bir dava gibi sadece davacının taleplerinin incelendiği ve karara çıkarıldığı işbu davada, mahkeme heyeti davacı tarafın lehine olacak şekilde bir durum yaratmış ve yaratmakta olduğunu,<br>Anayasa Mahkemesi Başvuru Numarası: 2014/20343 Karar Tarihi: 21/9/2017 ''Mahkemeye erişim hakkı bireylerin yalnızca dava açabilme hakkını güvence altına almaz. Yargı mercilerince uyuşmazlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması gerekir. Bu açıdan mahkemeye erişim hakkı uyuşmazlığın karara bağlanmasını isteme hakkını da içerir. Başka bir ifadeyle mahkemeye erişim hakkı, dava açma hakkı ile sınırlı olmaksızın taraflara dava konusunu oluşturan tüm taleplerin esasının incelenerek değerlendirilmesini isteme hakkı sağlar.<br>Kişinin yargılama sürecinin tüm aşamalarında dile getirdiği ve uyuşmazlığın esasını oluşturan talebi ile ilgili olarak mahkemece değerlendirme yapılmak suretiyle olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi, bu açıdan başvurucunun yargılama sonucunda karar elde etme hakkından yoksun bırakılarak mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesine neden olabilir.''<br>Taraflara eşit muamele ilkesine uymayan ve tarafsızlığını kaybettiğini düşündükleri mahkeme heyetine karşı güveninin sarsıldığını,yargılama esnasında ki en önemli hususun mahkemenin tarafsızlığı ve taraflara adil yargılanma hakkının ihlali olmayacak şekilde davranmak olduğunu,Ükemizin de taraf olduğu AİHS’nin 6. maddesi ile Anayasa m. 36 ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından birisi, herkesin gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili anlaşmazlıkların çözümlenmesi, gerek kendisine yöneltilen herhangi bir suçlamanın karara bağlanması konusunda, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanması zorunluluğu olduğunu, yine mahkemelerin bağımsızlığı (m. 138); hukuk devleti (m. 2); kanun önünde eşitlik (m.10); kanunî hâkim (m. 37) gibi anayasal ilkelerden aynı sonuca ulaşılabileceklerini, bir davaya, ancak tarafsız olduğuna inanılan bir hâkimin bakabileceğini,bu nedenle, hâkimin tarafsızlığından şüpheye düşülecek objektif sebeplerin bulunması durumunda, hâkim tarafsız olarak kabul edilemeyeceğini, tüm bu açıklananlar ışığında belirlenecektir ki; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti, mahkemede görülmekte olan ... Esas numaralı dosyada, taraflara eşit davranmadığını,yanlı davranış şeklinde bulunduğunu, mahkeme heyetinin asli görevi hukukî barışın sağlanması iken, taraflara mesafeli ve objektif yaklaşımda bulunmadığını,müvekkili şirketin adalete olan inancının sarsılmaması ve hakkın yerini bulması adına yapılacak istinaf incelemesi ile hakimin reddi taleplerinin reddinin kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Talep reddi hakim istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verildiği, karara karşı talepte bulunan davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.<br>6100 sayılı HMK'nın 36. maddesinde hâkimin red sebepleri düzenlenmiş olup, anılan hükme göre; \"Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir.<br>Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir; Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması, davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim yada hakem sıfatıyla hareket etmiş olması, davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması\" gerekir. Maddede belirtilen haller tahdidi olarak sayılmamakla birlikte hakimin şahsı ile ilgili olan veya kişisel sebeplerle tarafsızlığından şüpheyi gerektiren haller belirtilmiştir.<br>Yargıtay'ın süreklilik kazanmış uygulamaları ile şekillendiği ve kabul edildiği üzere, mahkeme ara karar ve usul işlemleri ret sebebi teşkil etmeyecektir.(Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/5743-8382 E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/8956- 10840 E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/6745-4877 E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2018/3562-4911 E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/9586-10900 E.K. sayılı ilamı ile benzer sayısız ilamı) Yargılama sırasında mahkeme heyeti davanın ne şekilde yürütüleceği, hangi usul hükümlerinin uygulanacağı, hangi yasal maddeye göre davanın yürütüleceği konusunda her türlü kararı verebilir. Buna müdahale mümkün değildir. Mahkeme hakiminin bu kararlarından dolayı taraflı davrandığını ileri sürmek mümkün değildir. Zira bu nitelikteki karar ve usul işlemleri hüküm ile birlikte kanun yolu denetiminde değerlendirme konusu teşkil edecektir. Aksinin kabul edilmesi halinde mahkeme hakimi tarafından herhangi bir tarafın talebi hakkında verilen her olumlu-olumsuz ara kararın hakimin reddi sebebi sayılabileceği, bunun ise yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yasa koyucunun amacına uygun bir uygulama olmayacağı açıktır.<br>Olayımızda her ne kadar reddi hakim talebinde bulunulmuşsa da yukarıda da belirtildiği üzere mahkeme ara kararlarının ve usul işlemlerinin hatalı uygulanmasının ret sebebi teşkil etmeyeceği, bunun dışında talepte bulunanın diğer iddialarının soyut beyanlardan ibaret olduğu, dosyada ilgili hakimlerin tarafsızlığına gölge düşürecek herhangi bir görüş açıklama, yol gösterme vs eylemi ispat edilemediği anlaşılmıştır. Neticeten ret sebeplerinin HMK'nun 36. maddesinde sayılı sebeplerden olmadığı, davaya bakan hâkimlerin taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından talepte bulunan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı  vekilinin Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2024 tarih ve ... D.iş E. .... Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harç tutarından peşin alınan 427,60-TL harç tutarının mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harç tutarının talepçi davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-İstinafa ilişkin yapılan giderlerin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kesin nitelikte verilen kararımızın taraflara tebliğinin yerel mahkemece yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 43/2 maddesi gereğince kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.24/01/2025\t<br>...\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9ce4999f4344f7d","SID":"b8ff3414ca6491d0"}}