{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 04/02/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Hastanesi acil servisinde görevli davalı doktorun eksik ve kusurlu tedavisi nedeniyle Antalya 1. İdare Mahkemesinin 23/03/2016 gün ve ... esas, .... sayılı kararı üzerine hasta .... ile anne ve babasına 17/05/2016 tarihinde 58.348,02 TL tazminat ve yargılama giderleri ödendiği, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğundan bahisle ödenen bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; poliçeden dolayı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için doktorun hastaya  hangi tarihte tıbbi müdahalede bulunduğu ya da tedavisinde kusurlu olduğunun önemli olmadığını riziko tarihi kusurlu olduğu iddia edilen eylem sebebiyle sigortalıya ya da sigortacıya tazminat talebinde bulunulduğu tarih olduğunu, tazminat talepli idari başvurunun 26/03/2013 tarihli olması, bu tarihin poliçe vadesinin dışında kalması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... davaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmada ise zarar ile kendisine isnat  edilen fiil arasında illiyet bağı olmadığı için sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya 1. İdare Mahkemesinin 23/03/2016 gün ve .... esas, ... sayılı kararı, Antalya (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/09/2013 gün ve ... esas, .... sayılı kararı, ödemeye esas dekont örneği ve tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk derece mahkemesinin 01/04/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile özetle; davacı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerle ödenen miktarı ile ödeme tarihini ispatladığı gerekçesiyle 56.348,02 TL tazminatın 17/05/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... dan , davalı sigorta şirketi yönünden müracaatın ulaştığı tarihi takip eden 15. günün sonu olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 15/12/2022 gün ve ... esas, ...sayılı kararı ile; 27/05/2022 tarih ve 31848 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanuna eklenen Ek madde 18 ile; \"Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 7406 Sayılı kanunun 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanuna eklenen geçici 13 maddesinin ilk fıkrasında; \"Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur.\" hükmü getirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrası ile de, \"Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme 27/05/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu yasanın 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanuna eklenen geçici 13. maddesinin ikinci fıkrası hükmü kanunun yürürlüğe girmiş olduğu tarihte Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarına devam edilip edilmemesi konusunda karar verilmek üzere  Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verileceği ve başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedileceği şeklinde özel düzenleme yapılmıştır. O halde bu yasal düzenleme uyarınca davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yasal değişiklik ile getirilen bu başvuru şartı, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2. fıkrasında \"diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" şeklindeki düzenleme gereğince dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. 7406 sayılı 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanuna eklenen geçici 13. maddesinin yürürlüğe girmiş olduğu 27/05/2022 tarihinde henüz kesinleşmeyen eldeki dava dosyası bakımından uygulanması gerektiğinden bu yasa ile getirilen \"3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verileceği ve başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedileceği şeklinde\" uyarılı süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu husus özel yasa ile getirilen yeni dava şartı niteliğinde olduğundan davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince dava şartlarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle 353/1. fıkra  (a-4) bendi gereğince kararın davalı .... A.Ş. yararına esası incelenmeden kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı .... A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda 25/05/2023 gün ve ... esas, ...sayılı kararı ile özetle; davalı hakkında ceza mahkemesine konu suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, taksirle işlenen suçlardan mahkumiyetin yer aldığı dosyaların Kurul gündemine alınmamasına dair Mesleki Sorumluluk Kurulunca karar alındığı, böylelikle davalı kamu görevlisine rücu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın .... A.Ş. yönünden reddine karar verilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, sağlık personelinin mesleki sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketlerinin bu durumda sorumluluklarının devam etmeyeceğine yönelik bir karar alınmadığını, davaya konu kusurlu eylemin 13/05/2011 tarihinde gerçekleşip poliçe kapsamında olduğunu, alınan iki rapordan da anlaşılacağı üzere davalı doktorun kusurlu eylemleri ile dava konusu zararın doğmasına neden olunduğunu, davalı doktorun zarara yol açan eylemin kusurlu olduğunun ceza yargılaması ile sabit görüldüğünü, beyanla ilk derece mahkemesi kararının davalı sigorta şirketi yönünden kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı hekimin sorumluluğu kadar olduğunu ve sigortalı hekime herhangi bir rücu durumu söz konusu olmadığından davalı şirkete de herhangi bir tazmin talebinin yöneltilemeyeceğini, dava konusu olayın Tıbbî Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince açıkça teminat dışı olduğunu, rizikonun poliçe genel şartlarında ve poliçe vadesinde belirlenen süre içerisinde gerçekleşmediğini, işbu sebeplerle yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, idare mahkemesi kararı uyarınca hizmet kusuru nedeniyle üçüncü kişiye ödenen tazminatın davalı doktordan ve tıbbî kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili isteğine ilişkindir.<br>Davacı idare davalı doktorun hatalı tedavisi nedeniyle hasta ve yakınlarına idare mahkemesi kararı uyarınca tazminat ve yargılama giderleri ödendiğini, bu zarara davalı doktorun sebebiyet verdiğini belirterek davalı doktor ve sigortacısı aleyhine rücuen tazminat talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karara davacı vekili tarafından istinaf  yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-İlk derece mahkemesinin 01/04/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile 56.348,02 TL tazminatın 17/05/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... dan davalı sigorta şirketi yönünden müracaatın ulaştığı tarihi takip eden 15. günün sonu olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı ile davalılardan .... istinaf yasa yoluna başvurmamış, davalı ... A.Ş tarafından istinaf yasa yoluna başvurmuş ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından hüküm davalı ... A.Ş lehine kaldırılmıştır. Davalı ... hakkında kurulan hükümler için istinaf yasa yoluna başvurulmadığından bu davalı hakkında kurulan ilk hüküm kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında yargılamaya sadece davalı ... A.Ş hakkında yargılamaya devam edilmelidir. İlk derece mahkemesince bu durumun tespiti ile davalı ... A.Ş. hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, her iki davalıya da kapsar şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>2-İlk derece mahkemesince 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacı tarafa süre verilmiş, ancak Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.02.2023 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere ihmal, gecikme ve taksirle işlenen suçlardan mahkumiyetin yer aldığı dosyaların Mesleki Sorumluluk Kurulu gündemine alınmamasına karar verildiği için kurula başvuru yapılmamış ve davacı tarafından yasaya belirtilen dava şartının gereği yerine getirilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davalı sigorta şirketi hakkında verdiği hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin davalı .... A.Ş.'nin sorumluluğuna yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, ilk derece mahkemesince hakkındaki hüküm kesinleşmiş davalı ...hakkında yeniden hüküm kurulmuş olması hali kamu düzenine aykırı düşmesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 355 maddesi gereğince resen dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davalı ....hakkında verilen ilk kararın kesinleşmesi nedeniyle bu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının, davalı ... A.Ş. aleyhine açtığı rücuen tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin, davalı ....A.Ş.'nin sorumluluğuna yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-İlk derece mahkemesinin ilk 01/04/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararının davalı ... hakkında kesinleşmiş olmasından dolayı, ilk derece mahkemesince hakkındaki hüküm kesinleşmiş davalı .... hakkında yeniden hüküm kurulmuş olması hali kamu düzenine aykırı düşmesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince resen dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kamu düzenine aykırılık nedeniyle KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 25/05/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davalı ... hakkında verilen ilk 01/04/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararın kesinleşmesi nedeniyle bu davalı hakkında YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,<br>b)Davacının, davalı ... A.Ş. aleyhine açtığı rücuen tazminat davasının usulden REDDİNE,<br>c)Davacı idare yargı harçlarından muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>ç)Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı, 08/12/2021 tarih, ... harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edilen 3.849,13 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde, talep halinde ve ödendiğine dair makbuz ibraz edildiğinde davalı ... Anonim Şirketine iadesine,<br>d)Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iade edilmesine,<br>e)Davadan sonra yapılan yasal düzenleme nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olduğundan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı idare yargı harçlarından muaf olduğundan davacıdan istinaf harcı alınmasına yer olmadığına,<br>6-Başvurunun kabul gerekçesine göre yapılan istinaf giderlerinin başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>7-Artan istinaf gider avansının iadesine,<br>8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 28/01/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0080a6bf831c143","SID":"05e9d3691697944c"}}