{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1673 Esas 2024/1670  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1673 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1670<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/120 Esas 2024/366 Karar<br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br>DAVA\t: Şirket Ortaklığından Çıkma, Çıkma Payı ve Kar Payı Alacağı<br>DAVA TARİHİ\t: 17/02/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 20/01/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 1/2 hissedarı olduğunu, müvekkilinin doktor olması sebebiyle şirket müdürlüğü görevini 1/4 hissedar olan dava dışı ...'e verildiğini, müdürlük yetkisinin 04.04.2017 tarihinde diğer ortak ...'e devredildiğini, müvekkilinin şirket faaliyetleri konusunda hiç bir şekilde bilgilendirilmediğini, bu konuda davalı şirkete gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, müvekkilinin ortaklıktan çıkmaya karar verdiğini belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin arabuluculuk müracaat tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği. limited şirket ve anonim şirketlerde şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususunun TTK'da sayılmadığı, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında \"şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması,\" \"şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması,\" \"şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi,\" \"azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması,\" \"azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi\" ve \"pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması\" şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayıldığı, bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarın ön plana çıktığı, ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin varlığını kabul etmek gerektiği, davacının aynı zamanda eşi olan tanığının beyanından davacının TTK'nun 638. madde gereğince şirketten çıkmasına karar verilmesini gerektirecek haklı sebeplerin var olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tebligat adresinin dahi bulunamadığını, diğer hissedarların ve şirketi yöneten kişilerin şirketi gayri faal duruma getirdiğini, sunulan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporuyla bu hususun sabit olduğunu, birisi müdür olan diğer iki ortağın birlikte hareket ettiklerini, müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin adresinin kapalı olduğunun müvekkili tarafından işbu hukuki süreçte öğrenildiğini, bilirkişi raporunun yargılama aşamasında kendi çabalarıyla şirketin mali müşavirine ulaşılarak şirket kayıtlarının incelenebildiğini, müvekkilinin çıkma talebinin haklı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağı istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tYargılama aşamasında davalının dava dilekçesinde ve ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adresine dava dilekçesinin bila tebliğ olması üzerine davalıya ilanen tebligat yapılarak yargılamanın sürdürüldüğü ve işbu istinaf incelemesine konu kararın verildiği görülmüştür. <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğüne yargılama aşamasında yazılan müzekkereye verilen 11/10/2023 tarihli yazı cevabında, şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan ve yargılama aşamasında çıkarılan tebligatların bila tebliğ olduğu adresinin bildirilmesinin yanı sıra elektronik tebligat adresinin 25959-09337-56526 olduğu bildirilmiştir. <br>\tMahkemece Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce bildirilen davalının elektronik tebligat adresine dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmemiştir. <br>\t7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/A maddesi \"Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir.<br>\tAnonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. <br>\tBirinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.<br>\tElektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.<br>\tBu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.\" hükmünü içermektedir. <br>\tAnılan hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı limited şirketin ticaret sicilinde kayıtlı elektronik tebligat adresi bulunduğundan elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Mahkemece ise bu zorunluluğa uyulmadan, elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması gibi bir durum söz konusu değil iken, davalıya dava dilekçesinin ilanen tebliği yoluna gidilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece davalının ticaret sicilinde kayıtlı elektronik tebligat adresi bulunduğu, TK'nun 7/A maddesi uyarınca elektronik adrese tebligat yapılmasının zorunlu olduğu, ancak zorunlu sebeplerle elektronik yolla tebligatın yapılamaması halinde tebligat kanununda belirtilen diğer usullere göre tebligat yapılabileceği gözetilmeden mevcut hali ile taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararında kamu düzeni yönünden isabet görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2024 tarih ve 2023/120 Esas 2024/366 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle KALDIRILMASINA, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/12/2024<br><br>Başkan -               Üye -                       Üye -             Zabıt Katibi - <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1550558fe20930c8","SID":"d672bc7f5333158f"}}