{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/741 Esas 2024/1629  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/741 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1629<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2018<br>NUMARASI\t\t: 2015/1420 Esas 2018/729 Karar<br>TEMLİK EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>TEMLİK ALAN DAVACI\t<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/01/2025<br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı temlik alan davacı ... A.Ş. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve duruşma açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında kurumsal kredi sözleşmesi, kredili mevduat hesabı sözleşmesi ve araç rehin sözleşmesi imzalandığını, bankadan kullanılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere kaydı üzerine müvekkili lehine rehin şerhi işlenen aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, kredi hesabının kat edildiğini, taşınır rehnini paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sırasında sigortalı aracın rehin sözleşmesinin imzası sırasındaki fiziki durumunun değiştiği, birçok parçasının söküldüğü, hasar gördüğü, araçta değer kaybının oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkili bankanın daini mürtein hak sahibi sıfatına dayanarak davalı şirkete yazılı başvuru yaptığını, bu taleplerinin gerekçe gösterilmeden reddedildiğini belirterek, 204.000,00 TL'nin 27/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rehin sözleşmesinin geçerli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu aracın söküldüğünü, bilinçli bir şekilde sökülen bir araç nedeniyle müvekkilinden tazminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, talep edilen miktarın kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile dava konusu aracın herhangi bir trafik kazasına karışmadığı, icra yoluyla yediemine teslim edilen aracın parçalarının trafik kazası sonucu değil kasıtlı olarak söküldüğünün tespit edildiği, aracın parçalarının herhangi bir hırsızlık sonucu söküldüğüne dair rapor, tespit, tutanak, adli işlem ya da herhangi bir belge bulunmadığı, sökme işlemlerinin bizzat rehinli aracın sahibi sigortalı tarafından kasten yapıldığının karine olarak kabul edildiği, bu karinenin aksinin yeterli delillerle ispatlanamadığı, söz konusu hasar ve zararın davalının tanzim ettiği sigorta poliçesinin kapsamı dahilinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTemlik alan davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; riskin teminat kapsamı dışında olduğunun sigortacı tarafından somut delillerle ispatlanması gerektiğini, bilirkişi tarafından üretilen bir karine ve araca kasten zarar verildiği varsayımıyla riskin teminat kapsamı içinde kaldığının banka tarafından ispat edilemediğinin kabulünün yasaya aykırı olduğunu, ispat yükünün sigorta şirketi üzerinde bulunduğunu, davalının sigortalının araca kasten zarar verdiğini ispatlaması gerektiğini, kasko sigorta sözleşmesi uyarınca dava konusu olayın teminat kapsamında bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan  alacak istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTemlik alan davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 10/06/2020 tarih 2019/266 Esas 2020/511 Karar sayılı kararıyla HMK'nun 344/1. maddesi gereğince temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tDairemiz kararına karşı temlik alan davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23/11/2023 tarih 2021/10258 Esas 2023/12545 Karar sayılı kararıyla;<br>\t\"...Davacı  temlik alan ... A.Ş.'nin kuruluş tarihi 29.05.2017 olup 5411 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince varlık yönetimi şirketlerinin kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan istisna olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle; temlik alan davacı ... A.Ş. harçtan muaf olup Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesi gerekirken davacı tarafın istinaf harcını yatırmadığından bahisle 6100 sayılı Kanun'un 344/1. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir...\" gerekçeleriyle bozulmuştur.<br>\tAnılan bozma kararı üzerine Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme sonucu;<br>\tDavacı yan dain mürtehin hakkı bulunan aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip sırasında takibe konu sigortalı aracın hasarlı ve önemli aksamlarının sökülmüş vaziyette yakalandığını, araçtaki hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise sigortalı araçta kaza veya başka bir nedenle hasar oluşmadığını, aracın bilinçli olarak söküldüğünü, bu işlemin suç olduğunu, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTemlik alan davacı vekili 13/06/2024 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. <br>\tAnılan beyan dilekçesi karşısında ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında ve karar tarihinde dava konusu alacağın ödendiği ileri sürülmemiş ise de, istinaf incelemesi sırasında 13/06/2024 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile dava açıldıktan sonra davalının ödeme yaptığı bildirildiğinden, açılan işbu alacak davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır.  <br>\tHal böyle olunca, temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tÖte yandan, konusuz kalan davada davacı vekili yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmamasını talep etmiş ise de, konusuz kalan davada dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekecektir. <br>\tAçılan işbu davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş ise de, istinaf aşamasında temlik alan davacı vekilinin ödeme yapıldığı beyanı karşısında, ödeme yapan davalının hasarın teminat kapsamında bulunduğunu kabul ettiğinin kabulü gerekeceğinden Dairemizce davacının işbu davada dava tarihinde haklı olduğu değerlendirilmiştir.<br>\tTemlik alan davacı yararına yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilebilecek ise de, temlik alan davacı vekilinin istinaf yargılaması sırasında ödeme yapıldığını belirtmesi karşısında yapılan ödeme içerisinde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de bulunduğu kabul edilerek bu kabul çerçevesinde temlik alan davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi yoluna gidilmemiş, istinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı gözetilerek taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği gibi, Anayasa Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarih 2023/110 Esas 2024/35 Karar sayılı kararıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesinin 7338 sayılı Kanun’un 58. maddesi ile ibare değişiklikleri yapılan altıncı fıkrasında yer alan “...492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden uyulan bozma ilamındaki harç muafiyetini sağlayan yasa hükmü iptal olduğundan bu husus hükümde gözetilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2018 tarih 2015/1420  Esas 2018/729 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t2-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 3.483,81 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.056,21 TL'nin karar kesin kesinleştiğinde ve talep halinde temlik alan davacıya iadesine,<br>\t4-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti temlik alan davacı tarafından tahsil edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tB)1-Temlik alan davacı harç yatırmadığından davadaki haklılık durumu gözetilerek bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Temlik alan davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin de ödendiği kabul edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek davacı yararına duruşma vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024<br>Başkan -            Üye -                     Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f935c034930ad66","SID":"b5763e406e5bc400"}}