{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/56 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/52<br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 26/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2025 <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA   : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...-... İle davalı arasında 25/07/2017 tarih, 267.446,47 TL bedelli \"...\" işine dair sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu işin imalatına başladığını ve projesine uygun tamamlandığını, taraflar arasında imzalanan 25/07/2017 tarihli sözleşme \"birim fiyatlı\" sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27. Maddesi uyarınca: Sözleşme kapsamında yaptırılacak ilave işler, iş eksikliği ve işin tasfiyesine ilişkin hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesinin hükümlerinin uygulandığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin iş artışına dair hükümleri incelendiğinde davalının müvekkilinin alacağını ödememe gerekçesinin haksız ve dayanaksız olduğunun görüldüğü, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki olan teknik şartname incelendiğinde müvekkilinin yapacağı çelik profil, demir saç imalatlarının miktarı ve bunların birim fiyat hesaplaması bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin atadığı kontrollük görevlilerinin talebi üzerine fazladan  imalatlar yaptığını ve bu imalatlar davalının kontrol görevlileri tarafından tutanağa bağlandığını, 19/08/2017 tarihli \"tartı tutanağı\" incelendiğinde \"birim fiyat teklif cetvelinde; çeşitli demir imalatı ve yerine konulması pozu 5551,312 kg olmasına rağmen müvekkilinin çelik profil, demir ve saç imalatlarının davalı şirket yetkililerinin talep ve tespiti sonrası 7040 kg olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan \"...\", \"Mukayeseli Maliyet İcmali\" davalı yetkilileri ... (...Müdürü), ve ... (...Vekili) tarafından imzalandığını ve 2. Keşif toplamı sonrası müvekkilinin KDV hariç 46.426,13 TL alacağının tespit edildiğini, müvekkili adına davalı idare tarafından yetkilendirilen ... (Yapı İşleri Şube Müdürü), ve ... ( ...Dairesi Başkan Vekili), ... tarafından talep edilen ve onlarında onayladığı fazla imalatları gerçekleştirmesine rağmen davalı idarede gerçekleşen yönetim değişikliği sonrasında yeni yönetimin ısrarla müvekkilinin talep ettiği mukayeseli keşfi içeren kesin hesabı yapmadığını, davalı taraf ile müvekkili arasında kesin hesabın görülmediğini ve talep etmesine rağmen davalı mukayeseli keşfi ödememek için kesin hesabı yapmadığını,  müvekkilinin sözleşmelere ve şartnamelere uygun olarak davalı idare yetkililerinin talep, onay ve tespiti ile yapmış olduğu ilave iş bedelinin fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sini dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP      : Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkil Kuruluş 223 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmende Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere Bakanlar Kurulunun ... tarihli ve... sayılı kararı ile kurulmuş bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, Ana Statüsü ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayınlandığını, müvekkili kuruluş faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı ve tüzel kişiliğe sahip olmakla birlikte T.C Ulaştırma Bakanlığının ilgili Kuruluşu olduğunu, davacının talebinin haksız olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, Yüklenici \"...-...\" firmasının taahhüdü altında tamamlanan ve 08/09/2017 tarihinde geçici kabulü yapılan \"... ihalelerde iş artışına esas bir talebi olmadığından, iş artışına yönelik idareden iş artışı için onay alması gerektiğinden ve İdare'nin iş artışına yönelik yazılı onayı olmadığı sürece bir işin yapılamayacağı yüklenici tarafından bilinmesi gerektiğinden, davacı vekilinin talebinin haksız olduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Sözleşme Kapsamında Yaptırılabilecek İlave İşler, İş Eksikliği ve işin Tasfiyesi başlıklı 24. Maddesi \"-(Değişik madde ve başlığı:...) Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülmeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işin, dava konusu olan Yapım İşleri Genel Şartname'sinin Sözleşmede bulunmayan İşlerin Fiyatının Tespiti başlıklı 22. Maddesi'nin belirtilen hüküm tahtında yüklenicinin iş artışına yönelik idareden iş artışı için onay alması gerektiği, İdare'nin iş artışına yönelik yazılı onayı olmadığı sürece bir işin yapılamayacağı yüklenici tarafından bilinmesi gerektiğinden, davacının talebinin haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini, müvekkili kuruluşun işlemleri yasalara, usule, dava konusu sözleşme ve eklerine uygun olduğunu, davacı vekilinin taleplerinin haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, alacak talebine ilişkindir.<br>Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... Ticaret Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi, Göztepe Vergi Dairesinin cevabı yazıları  delil olarak değerlendirilmiştir.<br>Mahkememizin ...esas ...karar 15/10/2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı taraf kararı istinaf etmiş, mahkemece verilen karar  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin... esas ... karar 12/11/2024 tarihli ilamıyla \"...Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı kurum ise iş sahibidir.<br>Taraflar  arasında  25/07/2017 tarih, 267.446,47 TL bedelli \"...\" işine dair  sözleşme  akdedilmiştir. Davalı  ... tacir sıfatını taşımamaktadır. \t\t \t<br>6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.\t\t\t<br>Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu ve davacı tacir ise de davalının tacir sıfatını taşımadığı, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava ve işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan dava ve işlere asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle, davayı görüp sonuçlandırma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan mahkemece davanın usul yönünden reddi ile  dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine  gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yargılamaya devam edilerek esastan karar verilmesi isabetsiz olmuştur. ( bkz. Dairemizin  02.12.2020 tarih, ...Esas, ...Karar;  27.04.2018  tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararları)<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.\"  bahisle kaldırılmıştır. <br>HMK 'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116.  maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142.  maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklandığı, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK'nın 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; huzurdaki uyuşmalıkta tarafların tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın ise tarafların şahsi alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu ve TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davanın mahiyeti itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı bu bağlamda  HMK 2. Maddesinin  (2). bendine göre \"Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.\" hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu sonucuna ulaşılmakla iş bu dava dosyamız açısından  HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı tespit edilmiştir. <br>HMK'nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.<br>Mahkememizce de  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar 12/11/2024 tarihli ilamında belirtilen gerekçeler ve tüm dosya kapsamına göre HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;<br>1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;  Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin,  görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli  mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,<br>3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine  tevzi edilmek üzere  İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,<br>5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, <br> Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/01/2025<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br>*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00165e6188e6d9bd","SID":"48b14744af3b66f6"}}