{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1237 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1875<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2021 (Dava) - 28/03/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/913 Esas - 2023/200 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve 2021/913 Esas - 2023/200 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/10/2017 tarihinde ... babasına ait sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile ... Mahallesinde yaya olan müvekkiline çarptığını ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin Salihli Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza ile ilgili olarak Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/582 esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmış olup sürücü ... kusurlu bulunmuş ancak yaşı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı motosikletin sigortası bulunmadığından  husumetimizi ...'na yöneltmiş bulunduklarını, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazmini talep ettiklerini, 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” gereğince davalı ...na  07/12/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta kazaya sebebiyet verene motosiklet ile ilgili bilgiler istenmiştir. Bunun üzerine 02/01/2020 tarihinde tekrar sigorta şirketine motosikletin plakası bildirilerek tekrar talepte bulunulmasına rağmen bu kez sağlık kurulu raporu istendiğini, davalı kurum tarafından istenen Sağlık Kurulu Raporu 27/07/2021 tarihinde gönderildiği halde başvurumuza herhangi bir cevap verilmediğini, bu nedenle 02/07/2021 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, 27/08/2021 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde davalı Sigorta Şirketi ile görüşmeler olumsuz sonuçlanmış ve anlaşma sağlanamadığını, ikame ettiğimiz dava Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesi  gereğince belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafımızca ikmal edileceğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde; \"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.\" dendiğini, müvekkiline ait alacak miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağımızın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde yukarıda anılan kanun maddesinden yararlanarak iş bu davayı açmış bulunduklarını ileri sürerek, müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline  ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiklerinden ötürü tarafları lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14.10.2017 günü ... Mahallesinde tescilsiz motosiklet ile seyir halinde olan ... yaya olan ...'ye çarparak malul kalmasına sebep  olduğunu, davacı vekilleri aracılığıyla Uşak 4. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 02.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile müvekkil kuruma başvurulduğunu, Müvekkil kurum 17.12.2021 tarihli cevap yazısı ile davacı vekillerine cevap verildiğini, verilen cevapta özetle kazaya karışan tescilsiz aracın kaza tespit tutanağında türünün kod:3 yani motorlu bisiklet olarak işaretlendiğinden bahsedilmiş, motorlu bisikletlerin kullanılmasından doğan zararlar teminat dışı bırakıldığından tazminat taleplerinin red edildiğini, sonrasında davacı yine vekilleri aracılığıyla Uşak 4. Noterliğinin 342 yevmiye numaralı 16.01.2021 tarihli ihtarnamesi ile ceza yargılaması ile araç bilgilerine vakıf olunduğu ve kazaya karışan araca ait olduğu iddia edilen plaka bilgileri verildiğini, davacı tarafından araç bilgilerinin hangi somut belge ile öğrenildiği açıklanmadığını, nitekim ceza dosyası incelendiğinde de mahkemenin böyle bir tespitinin olmadığının ortaya çıkacağını, öncelikle kaza tespit tutanaklarının hukuki niteliğinden bahsetmek istediklerini,  2918 sayılı Kanun’un ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerine göre maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir resmi belge niteliğinde olduğunu, motorlu bisikletlerin kullanılmasından doğan zararlar teminat dışı bırakıldığını, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere Kaza Tespit Tutanakları resmi belge olduğundan aksi yine aynı derecede delillerle kanıtlanması gerektiğini,  davacının beyan ettiği araç plakasının kazaya karışan araca ait olduğuna ilişkin herhangi somut  bir delil sunulmadığını, ceza yargılaması ile de böyle bir araştırma yapılmamıştır. Kaza tespit tutanağında kazaya karışan aracın 2016 model tescilsiz ve motorlu bisiklet olduğu tutanak altına alınmıştır. Kabul anlamına gelmemek üzere sunulan plakanın tescil ve model bilgilerine bakılacak olursa tescil tarihi ve modeli dahi kaza tespit tutanağıyla örtüşmediğini, salt mağdurun soyut ifadeleri ile plakası verilen aracın kazaya karışan araç olduğunun kabulü mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, huzurdaki dava davacı tarafından alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenemeyeceğinden bahisle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, alacak miktarının tam olarak belirlenemeyeceği ifade edilse davacı kuruma başvurusunda tüm alacak miktarını kalem kalem hesaplayıp talep ettiğini, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerekli olduğunu, huzurdaki davada davacı talep ettiği alacağını,şimdiden belirleyebilir durumda olmasına rağmen HMK. md.107 hükmü ardına sığınarak hukuki yarardan yoksun olarak belirsiz alacak davası açtığını, bu durumda davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yetki yönünden reddini, davanın ... ve ...'a işbu dilekçe ile ihbarını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmilini, davanın kötüniyetle açıldığının anlaşılması halinde, HMK 329/1 gereği müvekilim ...nın davayı vekil marifetiyle takip etmek zorunda kalması nedeniyle kendi vekiline ödemek zorunda kalacağı avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenecek avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak ...na ödenmesi, yine kötüniyetli dava açılması ve davacının hakkı olmadığı halde dava açması nedeniyle, HMK 329/2 gereği davacının disiplin para cezasına mahkum edilmesi, bu hallere vekili sebebiyet vermiş ise para cezasının HMK 329/2 son cümle  gereği vekili hakkında uygulanmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...14/10/2017 tarihinde saat 10:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Yunusemre caddesini takiben Vatan caddesi istikametinde seyirle olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile 2014 doğumlu mağdur yaya ...'ye çarpması ve neticesinde aracının devrilerek mağdur yaya ile birlikte sürüklenmesi şeklinde  dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kazadan sonra kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın kullandığı davacı küçüğe çarpan aracın 2016 model ... marka motosiklet olduğunun belirtildiği, motosikletin sürücü ...'ın babası ...'a ait olduğu, dava dışı ... adına aktif-pasif araç kayıtlarının mahkememizce celp edildiği, gelen kayıtlara göre ... adına ... plakalı, 2016 model, ... marka, motor gücü 5 kw, silindir hacmi 99 cm3 olan motosikletin bulunduğu, her ne kadar davalı ... ve dava dışı ihbar olunan ... kazada kullanılan aracın bu araç olmadığını iddia etmiş iseler de; kaza tespit tutanağında belirtilen marka ve model bilgilerinin, ... adına kayıtlı ... plakalı motosiklet ile uyumlu olduğu, ... adına kayıtlı aktif veya pasif başkaca motosiklet kaydının bulunmadığı, bu nedenle mahkememizce olayda kullanılan aracın ... plakalı araç olduğu sonucuna ulaşıldığı, ... plakalı motosikletin silindir hacminin 99 cm3 olduğu, böylelikle 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde  belirtilen sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmayan araçlar sınıfına girmediği, bu durumda ... plakalı motosikletin 2918 sayılı KTK’nin 91. Maddesi kapsamında trafik sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunduğu, olay tarihi itibariyle motosikletin ZMMS poliçesinin bulunmadığı, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan  araçların  neden  olduğu  bedensel  zararlar için ...na başvurulabileceği,  mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldığı, raporda alternatifli şekilde kusur dağılımlarının gösterildiği, raporun, \"I. Hal: A) Sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B) 2014 doğumlu mağdur yaya ...’nin yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %25 (yüzde yirmi beş) oranında etken olduğu, II. Hal: A) Sürücü ...’ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, B) 2014 doğumlu mağdur yaya ...’nin yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %60 (yüzde altmış) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.\" şeklinde düzenlendiği, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca davacı ... hakkında hazırlanan maluliyet raporunda, şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında; şahsın 14.10.2017 tarihli yaralanmasına bağlı engellilik oranının 22.4 (yirmiikinoktadört) olarak değerlendirildiğinin, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağının tespit olunduğu, aktüerya bilirkişisinin hazırladığı raporda, davacının 14/10/2017 tarihli trafik kazası nedeniyle, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda, %22,4 oranındaki maluliyetine denk gelen sürekli maluliyet maddi zararının; sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, 2014 doğumlu mağdur yaya ...'nin yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %25 oranında etken olduğunun kabulü halinde; sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.235.205,98 TL olarak, sürücü ...'ın %40 oranında kusurlu olduğu, 2014 doğumlu mağdur yaya ...'nin yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %60 oranında etken olduğunun kabulü halinde sürekli iş göremezlik maddi zararının 658.776,50 TL olarak hesaplandığı; 2017 yılı kaza tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 330.000,00 TL olduğunun tespit olunduğu, yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve yargı denetimine açık olduğu, somut olayda araç sürücüsünün kusurunu ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, ATK kusur raporunun alternatifli şekilde hazırlandığı, raporda belirtilen birinci hale göre kazanın gerçekleştiğini davacı tarafın tam olarak ispat edemediği, bu nedenle mahkememiz tarafından raporda belirtilen ikinci hale göre kazanın gerçekleştiğinin ve sürücü ...'ın %40 oranında, davacı ...'nin ise %60 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği,  bu durumda davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi zararının 658.776,50 TL olduğu, kazanın meydana geldiği 2017 yılı itibariyle ... sakatlanma teminat limitinin 330.000,00TL olduğu, tüm açıklanan nedenlerle davalının, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca ve ... Yönetmeliğinin 9.maddesi uyarınca teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminattan sorumlu olduğu...\" gerekçesiyle DAVANIN KABULÜNE, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...nın tescilsiz aracın karışmış olduğu kazadan sorumluluğu bulunmadığını, kusur durumunun hatalı tespit edildiği ATK raporuna itiraz ettiklerini, hatalı rapora dayanılarak bir değerlendirme yapılmasının hatanın sürdürülmesi anlamına geldiğini, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilerek dosyanın ATK üst kurulan gönderilerek yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tüm hesaplama yöntemleri ve tekniklere itiraz ettiklerini, müterafik kusur indirimi uygulanmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kalıcı işgöremezlik tazminatının davalı ...'ndan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan maluliyet, kusur ve aktüer bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacıya çarpan motorun davacıda meydana gelen kırıkların ve maluliyetin oranına göre motorlu bisiklet kazasından kaynaklanmayacağının en azından bir motorun çarpmasıyla mümkün olabileceğinin sabit olduğu, bu sebeple de Hesabın sorumluluğunun bulunduğu, ATK kusur raporundaki ikili kusur durumunun hangisi olursa olsun tespit edilen zarar miktarı teminat limitinin çok üzerinde olduğu için kusurla ilgili bu aşamada değerlendirme yapılmasının dosyaya bir kazanım sağlamayacağı, aktüer raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant hesabı kullanımının Yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, son olarak Hesaba başvuru tarihinde temerrüdün gerçekleştiği (Yargıtay 4. HD, 14.09.2022 T., 2022/6773 E., 2022/10273 K.) sabit olup  davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/913 Esas - 2023/200 Karar sayılı sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 22.542,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.635,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.906,72 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  12/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8c66a10057587ae","SID":"58dc908d87481dca"}}