{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>K A Y S E R İ <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2236 <br>KARAR NO: 2025/154<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2023<br>NUMARASI: 2022/266 Esas  2023/796 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>DAVA TARİHİ: 05/02/2022<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 23/01/2025<br>YAZILDIĞI TARİH: 23/01/2025<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/266 Esas,  2023/796 Karar sayılı kararına karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu ...'nun ... tarihinde yaya kaldırımında yürürken, davalı şirket tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, olaya sebebiyet veren araç sürücüsü ... hakkında Tomarza Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2020/118 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin oğlu ...'ın kusuru olmadığının tespit edildiğini, oğlunu kaybeden müvekkilinin, oğlunun maddi ve manevi desteklerinde mahrum kaldığını, yaşanan trafik kazası sonucu evin geçimini maddi olarak tek başına sağlayan oğlunu kaybeden ve bu sebeple de ölenin ardından maddi destekten yoksun kalan müvekkilinin adına davalı sigorta şirketi aleyhine sigorta poliçesi teminatları dahilinde maddi destekten yoksun kalma davasının açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacak davasına konu destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini; davanın usulden reddi gerektiğini, dosyanın ATK 'na gönderilerek kusur oranının tespitini, hesap raporu alınması halinde tazminat hesabının 2918 sayılı Karıun'un 90/c maddesi uyarınca \"TRH-2010 Hayat Tablosu ile en az %1,65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerektiğini; varsa açılmış davaların bekletici mesele yapılmasını; kaza neticesinde SGK başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının irdelenmesini; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 31.08.2019-2020 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalı olduğunu; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limitleri ile sınırlı olduğunu; davacının tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesini; tebliğ edilmeyan delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi takdirde esastan reddini; davanın kabulü halinde ise, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini; kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde “dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini; yargılama gideri ve vekalet ücretinir karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kabulü ile; 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,)  alacağa 04/02/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiği görülmüştür. <br>TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ...A.Ş. vekili, 07/11/2023 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediği ve temerrüde düşülmediği dikkate alınmadan müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmediği için davanın kısmi dava olduğunu, bu nedenle ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesap yönetiminin de hatalı olduğunu belirterek tehir-i icra taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)<br>Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>Olay tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile...Bulvarı üzerinden ...'dan Kayseri istikametine doğru seyir halinde iken ... kavşaktan geçip virajlı yolda ... akaryakıt istasyonunu geçtiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sol tarafta bulunan orta refüje sol tekeri ile çıktığı ve 17m refüj taşları üzerine gittiği, daha sonra orta refüjden inerek sol şeritten sağ şeride geçip yolun bitiminde bulunan toprak alanda aracının sol ön kısımları ile, aynı yönde yaya kaldırımında yaya olan yürümekte olan ...'na yaya kaldırımı bitip toprak alanda yürüdüğü esnada çarptığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ...'nün KTK 52/1/b \"hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak\" ve aynı kanunun 52/1/a \"kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yolda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak \" kurallarını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu, yaya ...'nun yayalar için ayrılmış kaldırımda nizami olarak yürüyüşünü gerçekleştirirken kazanın olması nedeniyle kusursuz bulunduğu belirtilmiş olup, dairemizce de olayın meydana geliş şekline göre davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, yaya ...'nun kusursuz olduğu kabul edilmiş olup, kusur oranlarına ilişkin davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Davacılar tarafından davalı ...A.Ş.'ye dava açılmadan önce 25/08/2021 tarihinde başvurunun yapıldığı ve ayrıca dava şartı arabuluculuk başvurusunun da yapıldığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı için davalı ...A.Ş.'nin usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacakları yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF -1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ...tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir.  (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)<br>Davacının sürekli iş göremezlik tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla;... tarihinde ... sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı \"İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde \"...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu malu sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır...\" hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ... kaza tarihi dikkate alındığında eldeki davada uygulanamayacağı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin tazminatın TRH 2010 ve 1,65 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken, çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. <br>İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da hesaplamalar belirtilen ilkelere göre yapılmış olduğundan davalı vekilinin destek payının yüksek belirlendiği yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Yine davalı vekili tarafından davanın kısmi dava olarak açıldığı belirtilmiş ise de davacının dava dilekçesinde açıkça davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirtmiş olmaları karşısında davalı vekilinin ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerektiği yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-) Davalının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/266 Esas,  2023/796 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken 28.007,10 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 7.001,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.005,32 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) Davalı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre ilk derece mahkemesince yatırana İADESİNE, <br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca (UYUŞMAZLIK MİKTARI İTİBARİYLE) Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/01/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a6099a893385972","SID":"050f00638fe74f69"}}