{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1303 Esas 2024/1663  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1303 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1663<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/536 Esas 2022/203 Karar<br>DAVACI\t\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t\t:<br><br>DAVA\t\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t\t: 06/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato sürecinde konkordato komiserler kuruluna alacak bildiriminde bulunulduğunu, projede müvekkilinin alacağına 134.245,00 TL olarak yer verildiğini, bu miktarı aşan müvekkili asıl alacağının dikkate alınmadığı gibi kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz ve BSMV alacağının da konkordato projesinde yer almadığını, alacağın çekişmeli hale geldiğini belirterek 18.002,84 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının  konkordato süreci içerisinde ödenmiş olan miktarları ana para alacağından düşmediğini, geçici mühlet tarihinden sonra faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin tasdik edilen konkordato projesinde alacaklıların ödemekle yükümlü oldukları vergilerin ödenmesine dair herhangi bir ibare yer almadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirkete gönderilen hesap kat tarihi itibariyle kredi kartının borç hesabının 51.753,44 TL, son hesap ekstresine yansımamış taksitli harcamalar toplamının 3.833,33 TL olup 31/03/2019 tarihi itibariyle toplam borç miktarının 55.586,77 TL olduğu, ticari kredili mevduat hesabının 31/03/2019 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 92.500,14 TL olduğu, kredi hesabının kat'ına ilişkin ihtarnamede 148.226,74 TL alacağın 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 05/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük ödeme süresinin hitamı ile davalının 13/04/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, kat tarihine göre 138.147,96 TL anapara alacağı, 9.047,54 TL işlemiş faiz alacağı, 1.031,24 TL BSMV tutarı olmak üzere toplam 148.226,74 TL toplam alacak bulunduğu, Ankara 2. Ticaret Mahkemesinin 2018/891 E.-2020/378 K. sayılı dosya kapsamına göre davalı şirket hakkında 06/12/2018 tarihinde geçici mühlet, 03/05/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, İİK'nun 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından ve yine aynı Kanunun 294/3 maddesi gereğince kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacağa faiz işlemesi duracağı, geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemeyeceği, buna göre geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmeyerek bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere anapara alacak tutarının 138.147,96 TL, konkordato projesinde kabul edilen alacak miktarının ise 134.245,00 TL olduğu, buna göre davacının bakiye alacağının 3.902,96 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.902,96 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/891 E-.2020/378 K. sayılı ve 10/09/2020 tarihli ilamı ile tasdik edilen konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tasdik edilen projede müvekkilinin alacaklı olduğu tutarın 134.245,00 TL olarak kabul edildiğini, borçlunun tasdik edilen projesinde faiz ödemesi bulunmadığından müvekkilinin faiz alacağına yer verilmediğini, müvekkilin 138.656,04 TL olan asıl alacağına 134.245,00 TL olarak yer verilmesi nedeniyle müvekkilinin aradaki fark olan 4.411,04 TL asıl alacağın çekişmeli hale geldiğini, 4.411,04 TL asıl alacağın ve projede faiz alacağına da yer verilmemesi nedeniyle kesin mühlet tarihine kadar işlemiş 12.944,58 TL işlemiş faiz alacağının, 647,22 TL faizin gider vergisi alacağının toplamı 18.002,84 TL'nin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla hüküm altına alınarak borçludan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava dilekçesinde talep edilen, kesin mühlet tarihine kadar işlemiş 12.944,58 TL işlemiş faiz alacağı ve asıl alacağın 508,08 TL'lik kısmının kabul edilmediğini, rehinle temin edilmemiş alacaklar yönünden, faiz işlemesinin ancak kesin mühlet tarihinden itibaren duracağı hüküm altına alındığından, kesin mühlet tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarları ve faizlerinin %5’i oranında BSMV nedeniyle de müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkili alacağının çekişmeli hale gelen 18.002,84 TL kısmı için İİK'nun 308/b. maddesi gereğince 18.002,84 TL alacağının hüküm altına alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tHesap kat ihtarnamesi, genel kredi sözleşmesi sureti, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/891 Esas 2020/378 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 26/04/2021 tarihli kök, 23/08/2021 tarihli birinci ek, 10/12/2021 tarihli ikinci ek rapor, hesap ekstreleri, kredi kartı hesap özetleri, davacı tarafından konkordato komiserliğine yapılan başvuru sureti dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı ile davalı arasında 18/07/2012 tarihli 3.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı görülmüştür. <br>\tDavacı tarafından kredi hesabı kat edilerek 03/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve dava dışı diğer borçlulara gönderilmek suretiyle toplam 148.226,74 TL nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir.<br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/891 Esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından konkordato talebiyle açılan davada davacının 25/09/2019 tarihinde .... Ltd.Şti.'nden 16/09/2019 tarihi itibarıyla 138.656,04 TL asıl, 39.376,58 TL işlemiş faiz, 1.968,83 TL BSMV, 262,72 TL masraf olmak üzere toplam 180.264,17 TL alacaklı olduğu bildirilmiş, komiserler kurulunun raporunda davacı alacağına 134.245,00 TL asıl alacak olarak yer verilmiştir. <br>\tDavalı tarafından açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/891 Esas 2020/378 Karar sayılı dosyasında 06/12/2018 tarihinde geçici mühlet verildiği, 03/05/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verildiği yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/1595 Esas 2020/1320 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/21 Esas 2023/491 Karar sayılı kararıyla temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, eksik belgeler bildirilmiş, belgelerin dosyaya kazandırılmasından sonra hazırlanan birinci ek raporu ile, birinci ek rapordaki görüşün tekrar edildiği ikinci ek raporda, kredi kartı için uygulanması gereken akdi faizin yıllık %25,80, azami gecikme faiz oranının yıllık %31,80, ticari KMH ve ticari kredi kartı hesapları için uygulanması gereken akdi faiz oranının %25,80 olduğu, davalının 13/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı hakkında açılan konkordato davasında 06/12/2018 tarihinde geçici mühlet, 03/05/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, rehinle temin edilmemiş alacaklar için geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işletilmesinin duracağı, İİK'nun 294/3. madde hükmüne göre kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilirse davacının davalıdan toplam 151.739,76 TL alacaklı olduğu, konkordato projesinde kabul edilen alacak miktarı 134.245,00 TL olup, davacının bakiye alacağının 17.494,76 TL olacağı, geçici mühlet tarihine kadar faiz işletilirse davacının davalıdan toplam 138.147,96 TL alacaklı olduğu, konkordato projesinde kabul edilen alacak miktarı 134.245,00 TL olup, davacının bakiye alacağının 3.902,96 TL olarak tespit edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan davalıyla akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, davalının konkordato tasdik kararında alacağının eksik olarak yer aldığını iddia etmiş, davalı yan ise konkordato tasdik kararında yer alan borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davalı şirket ile davacı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının kredi hesabını kat ettiği, davacının konkordato komiserler kuruluna 138.656,04 TL asıl alacak olmak üzere işlemiş faiz, BSMV, masraf olmak üzere toplam 180.264,17 TL alacaklı olduğunu bildirdiği, davalının konkordato tasdik kararında 134.245,00 TL nakit alacağının yer aldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında konkordato tasdik kararında yer alan alacak dışında davalıdan başka bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacı alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında kabul edilen alacak dışında başka alacağı bulunduğunu, geçici mühlet tarihinden itibaren alacağa faiz işlemesi gerektiğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporları ile, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının konkordato davasında kabul edilen alacak dışında 3.902,96 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tÖte yandan, tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davalının mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları üzerinde davacı banka lehine tesis edilen herhangi bir teminatı bulunmamaktadır. <br>\tKesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi  \"1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır\", İİK'nun 288/1. maddesi \"Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\" hükmünü içermektedir.  <br>\tAnılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davalının mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz malı üzerinde davacı lehine tesis edilen bir rehin bulunmamaktadır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporlarının ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında bulunmadığı, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacı bankanın alacağına faiz işlemeyeceği, yapılan hesaplamaya göre geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan 138.147,96 TL alacaklı olduğu, konkordato tasdik projesinde yer alan 134.245,00 TL alacak mahsup edildiğinde davacını davalıdan bakiye 3.902,96 TL alacağı bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024<br><br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"644969b6c2dcdc7a","SID":"c4864f0c53be7728"}}