{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1219 Esas  - 2024/1637 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1219 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1637<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 04/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/399 Esas 2022/13 Karar<br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...’ın,  davacı şirketin tüm hisselerine sahip olan ...’ten 05/07/2017 tarihinde % 50 oranında hisse satın aldığını, hisse ve temsil şartının değişerek ...'ın şirketi temsil ve ilzam bakımından münferiden yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, bu durumun 05/07/2017 tarihinde 9360 sayı ile yayınlanan Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, şirket ortakları ... ve ...’in bu kez müşterek imza kullanarak şirketi temsil edeceği konusunda yeniden aldıkları kararın da, 13/07/2017 tarihli ve 9366 sayı ile yayınlanan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ...’ın 9 ay sonra ...’in geriye kalan % 50 hissesini de devralıp temsile tek yetkili kişi olduğuna dair karar aldıklarını ve bu kararın da 27/04/2018 tarihinde 9567 sayı ile Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, yani, davacının 05/07/2017 tarihinden 13/07/2017 tarihine kadar münferiden, 13/07/2017 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadar da diğer ortak ... ile şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğunu, ...’ın, başka ticaret işlerinin de bulunması, meşguliyetinin fazla olması, piyasada meydana gelen zorluk ve yoğunluklar yaşadığını ve alacaklarını da takip edemediğini, davacı şirkete borçlu olan borçlu kişilere ulaştığında, muhatapların, davalı bankanın ... Şubesinde TR... IBAN numarası ile davacı şirket adına açılmış olan hesaba ödediklerine dair belgeler sunmaları üzerine, hesaplarda bir yanlışlık olduğunu düşünerek banka hesabına yatan paraların nakit çekimler yapılarak tahsil edildiğini şifahen öğrendikten sonra, nakit para çekimlerinin kim ya da kimler tarafından yapıldığının anlaşılabilmesi için ...Şubesine noterden gönderdiği ihtarname ile durumu sorduğunu, davalı bankanın da, konunun soruşturulduğunu bildirmekle yetindiğini, aradan geçen zamana rağmen, konu hakkında sonuç bildirilmediğini, paranın dava dışı diğer ortak ... tarafından mı yoksa başkaları tarafından mı tahsil edildiğinin halen açıkça bildirilmediğinden öğrenilemediğini, davalı bankadaki şirket parasının usulsüz biçimde yed’ine almak veya üçüncü şahıslara nakit çekim yaptırmak suretiyle hukuksuz işlem gerçekleştirildiğinden, “basiretli bir iş adamı gibi” hareket etmesi icap eder iken, şirket nam ve hesabına imza atan kişinin yetkili olup olmadığını kontrol etmeden nakit ödemeler yapıp emanetine sahip çıkmadığını, bu surette bankanın sorumlu ve iade mükellefiyeti altında olduğu dikkate alındığında, tüm nakit tahsilatlardan dolayı davalı bankanın davacı şirkete karşı yetkili kişinin imzasını taşımayan ya da sahte imzası ile müvekkili şirketin hesabında azalan miktar kadarını davacıya ödeme borcu altında olduğunu beyan ederek,  davanın kabulü ile, davalı ... Bankasının ... Şubesinde  TR... IBAN numarası ile davacı şirket nam ve hesabına açılmış olan banka hesabından, 05/07/2017 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadar yetkisiz kişiler tarafından ya da her ne şekilde olmuş ise usulsüz yollardan tahsil edilmiş olan ana para alacaklarının  ayrı ayrı tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik 10.000,00 TL nin, davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, yine fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalarak, tespit edilecek usulsüz tahsilat tarihlerinden itibaren işlemiş olan ticari faizlerinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine; faizin başladığı tarih olarak usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihler kabul edilmeyecek olur ise (kabul yerine geçmemek kaydıyla) davalının ihtar edilerek niza başlatıldığı tarih olan 12/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizlerin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, ticari faiz talebimizin de yerinde görülmemesi halinde (kabul yerine geçmemek kaydıyla) davalının ihtar edilerek niza başlatıldığı tarih olan 12/09/2018 Tarihinden İtibaren İşleyecek Yasal Faizlerin  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, faizin başladığı tarih olarak usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihler ve ihtar tarihleri ile ticari faiz taleplerinin  tümden kabul edilmeyecek olur ise bu kez de (kabul yerine geçmemek kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;yetki, zaman aşımı ve husumet itirazlarında bulunularak, bankacılık işlemlerinin 07/10/2013 tarihli ve 10 yıl süreli imza sirkülerine dayanılarak gerçekleştirildiğini, davalı banka sisteminde ... isimli firmanın tek yetkilisi olarak ...'e ait 07/10/2013 tarihli ve 10 yıl süre ile geçerli olan imza sirküleri bulunduğunu, davacı taraf her ne kadar belirli tarihlerde şirket yetkililerinin, temsicilerinin, ilzama yetkili kişilerin değiştiğini iddia etmiş ise de iddia edilen bu değişiklikleri davalı bankaya bildirmediğini, davalı banka tarafından gerçekleştirilen tüm bu işlemler söz konusu 10 yıl süreli imza sirkülerine dayanılarak gerçekleştirilmiş olup davalı bankaya herhangi bir kusur izafesinden bahsedilemeyeceğini, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 13/02/2015 tarihli Ticari Hizmetler Sözleşmesinin \"müşteri\" başlıklı maddesinde açıkça firmayı temsil ve ilzama yetkili kişilerin değişmesi halinde derhal bankaya bilgi verme yükümlüğü, aksi halde bankanın herhangi bir sorumluluğu olmadığının ifade edildiğini, ancak, davacı firmanın kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeden, kötü niyetli olarak işbu davayı açmış olduğunu, davacı firmanın tacir sıfatını haiz olup basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini,  bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı firmanın 27/04/2018 tarihinden itibaren tek ortağı olarak görünen ...'ın, yapılan tüm bankacılık işlemlerinden haberdar olduğunu,  ...'nın banka nezdinde bulunan hesabındaki tutarların, ortakların birlikte hareket etmesiyle kullanıldığı açıkça görülmekte olduğunu,  davacı firmaya 25/06/2013 tarihinde internet bankacılığı tanımlanmış olup, 31/12/2014 ve 25/05/2018 tarihleri arasındaki kullanıcı ... olarak belirlendiğini,12/06/2018 tarihinden itibaren de firmanın tek internet kullanıcısı ... olduğunu,  bu süreler içerisinde bir çok kez EFT işlemi yapıldığını  ve hatta davacı firmanın tek ortağı olan şahsa ait diğer firmalara da ödemeler gerçekleştirildiğini, davaya konu işlemlerin gerçekleştirildiği tarih aralığında firmaya ait internet bankacılığının tek kullanıcısının ... olmasına rağmen ...'ın internet bankacılığından gerçekleştirilen işlemlerle ilgili herhangi bir itirazının olmadığını, ...'nın banka nezdinde bulunan hesabındaki tutarların, ortakların birlikte hareket etmesiyle kullanıldığına işaret etmekte olduğunu, yine ... Mandıraya ait mevduat hesaplarından 25/07/2017-29/11/2017 tarihleri arasında SGK ödemeleri ve 25/07/2017-02/03/2018 tarihleri arasında da vergi borcu ödemeleri gerçekleştirilmiş olup davacı firmanın bu işlemlerden de haberdar olmamasının imkansız olmasının yanı sıra işlemlerin tamamı davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, ayrıca davacı tarafından nakit çekim işlemlerini yaptığı iddia edilen yetkisiz şahıs açıkça belirli iken davacının beyanlarından anlaşıldığı kadarı ile Cumhuriyet Başsavcılığına herhangi bir şikayette bulunulmaması söz konusu işlemlerden haberdar olduğu şeklinde bir intiba uyandırdığını, davacının iyiniyeti konusunda teredddütler mevcut olduğunu, şube aracılığıyla gerçekleştirilen tüm nakit çekim işlemlerine dair bilgilendirmeler, firmaya ait mail adresine e-posta yolu ile gönderildiğini, davacının yaklaşık 2 yıl boyunca yapılan nakit çekim işlemlerinden haberdar olmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili bankanın somut olayda kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni göstermiş olduğunu, bu sebeple müvekkili bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; nizalı para çekme işlemleri, dava dışı ... tarafından ve ...'in yazılı talimatlarına istinaden III. kişiler tarafından çekilmiştir. Nizalı para çekme işlemlerine ilişkin dönemden yalnızca 13/07/2017- 26/04/2018 tarih aralığında şirketin ... ve ... tarafından müşterek imza ile temsil edildiği, bu tarih aralığı dışında  ...'in münferiden yetkili olduğu, 13/07/2017 - 26/04/2018 tarih aralığına ilişkin temsil ve yetki değişikliğinin sözleşmede düzenlendiği şekilde yazılı olarak davalı bankaya bildirilmediği, davalı bankanın, tarafına verilen imza sirkülerine ve bildirilen yetki durumuna göre işlemler yaptığı ve bu haliyle de yapılan işlemlerin usulüne uygun yapıldığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı şirket adına şirket ortağı ... tarafından ve ...'in yazılı talimatlarına istinaden III. kişiler tarafından bir yıla yakın bir süre boyunca bu şekilde para çekim işlemleri yapılmıştır. Davacının bu kadar uzun süreli yapılan işlemlerden bilgisi olmadığını ileri sürmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi basiretli tacir davranışına da uygun değildir. Bu nedenle yapılan işlemlerin bilgisi ve onayı dışında yapıldığı iddiasına itibar edilmeyerek davalının, talep edilen alacaktan sorumlu olmadığı kanaatine varılmakla  davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 12/09/2018 tarihli Ankara 2. Noterliği 13384 yevmiye  numaralı ihtarname ile davalı bankaya bildirdiğini ve geçen süre zarfında dava sürecine kadar davalı bankanın sadece konunun soruşturulduğuna dair bir bilgilendirme yazısı ile yetindiğini, başkaca herhangi bir aksiyon almadığını, davacı şirketin banka hesabından yapılan nakit çekimlerin ve havalelerin  tüm dekontları ve kayıtları TTK 84. M. ve HMK 222. m. uyarınca davalı şirket ya da rapor ekinde dosyaya ibraz edilmediğinden tarafınca incelenemediği, tüm nakit çekimlerin ve talimatların bir çok defa talep etmemize rağmen dosyaya kazandırılmadığını, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 47. maddesi uyarınca ticari temsilcinin ilan ve tescilinin zorunlu olduğu, TTK 39. maddesinde de tescil ve ilanı zorunlu olan bir husus tescil ve ilan edilmiş ise, üçüncü kişilerin bu hususu bilmediklerini iddia edemeyeceklerini,  Ticaret sicilinin dış etkisi nedeniyle kendilerine karşı hüküm ifade etmeye başlayan kayıtları bilmediklerine müteallik iddialarının dinlenmeyeceğini,<br>\tAra karar ile dosya bilirkişiye tevdi edilirken nakit çekim işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu sorulduğu halde sayın bilirkişilerin sadece banka kayıtlarının delil olacağına dair sözleşmedeki düzenlemeyi dikkate alması ve ticari sicil kayıtlarının delil olma niteliğini göz ardı etmeleri hususunun taraflarınca hem yazılı hem de sözlü bir şekilde dile getirilmesine rağmen yerel mahkemece dikkate alınmadığını,<br>\tBankaların 4389 sayılı yasanın 10/4 ve 5411 sayılı yasanın 61. maddeleri tanımına göre kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğunu, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların objektif özen yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olacağı dikkate alındığında, tüm nakit tahsilatlardan dolayı davalı bankanın davacı şirkete karşı yetkili kişinin imzasını taşımayan ya da sahte imzası ile davacının şirketin hesabında azalan miktar kadarını davacıya ödeme borcu altında olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davalı bankada davacı şirketin hesabına açılan hesaptan yetkisiz kişiler tarafından çekildiği ya da her ne şekilde olmuş ise usulsüz yollardan tahsil edildiği iddia edilen ana para alacağının ayrı ayrı tespiti ile davalıdan tahsili  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamında bir örneği yer alan davacı ... Gıda Ürünleri Oto. San. Tic. Ltd. Şti. şirketi ile davalı banka arasında tanzim edilen ticari hizmetler sözleşmesinin \"Temel Hükümler \" başlıklı 1.2.3 maddesi uyarınca; müşteri, bankaya vermiş olduğu bilgilerde, zaman içinde meydana gelebilecek telefon, adres, unvan nevi değişikliği, medeni durum, yasaklılık kısıtlama, yetki/yetki değişikliği, vekaletten azil gibi değişiklikler ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü değişikliklerin derhal ve her halde söz konusu değişikliğin meydana gelmesini izleyen 15 gün içerisinde bankaya yazılı olarak bildirmek ve değişikliğe ilişkin banka tarafından talep edilecek usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgeleri sunmak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. <br>\tDavacı şirket tarafından davalı banka aleyhine keşide edilen Ankara 2. Noterliği'nin 12/09/2018 tarih, 13384 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davacı şirketin davalı bankanın ... Şubesi nezdinde 0005877 sayılı hesabının bulunduğunu, 2017 yılı ikinci dönem (01/06/2017-31/12/2017) ile 2018 yılt birinci dönem (01/01/2018-30/06/2018) hesap kontrolü esnasında hesap hareketlerinde usulsüz işlemlere rastlandığını, ... ile ...'in 17/04/2018 tarihine kadar davacı şirketi müşterek imza ile temsile yetkili olduklarını, 17/04/2018 tarihinde şirket hisselerinin tamamını satın alan ...'ın şirketin tek yetkilisi haline geldiğini, 01/06/2017-12/06/2018 dönemini kapsayan hesap hareketlerine göre davacı şirket yetkilisinin imzasını taşıması gereken işlemlerin izni ve icazeti ile imzası olmaksızın gerçekleştirildiğini, 113 adet usulsüz işlemin toplam miktarının 2.484.505,45 TL olduğunu, söz konusu bedelin ihtarnamenin muhataba tebliğinden itibaren 1 iş günü içinde ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildirmiştir. <br>\tDosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacı şirketin, 05/07/2017 - 12/07/2017 dönem aralığındaki yetkilisinin ... olup imza yetkisinin münferiden olduğu, 13/07/2017 - 26/04/2018 dönem aralığındaki yetkililerinin ... ve ... olup, imza yetkisinin müştereken olduğu, 27/04/2018 tarihinden itibaren ise şirket yetkilisinin ... olup, imza yetkisinin münferiden olduğu tespit edilmiştir.<br>\tDosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 30/11/2021 tarihli raporda özetle; tespit edilen maddi olgular ile somut bilimsel verilere dayanan bilimsel gerekçelerde açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu para çekme işlemleri nedeniyle davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı ve davacı şirketin davalı bankadan alacaklı olmadığı görüşünü bildirmiştir.<br>\tTüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından, davalı banka nezdinde bulunan hesaplarındaki paraların yetkisiz kişilerce tahsil edilmesi nedeniyle zarara uğradığından bahisle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça davalı banka nezdinde bulunan hesaplar üzerinde tasarrufun davacı şirketin davalı bankaya bildirdiği yetkili veya yetkilinin vekaletnamesini taşıyan kişilerce yapıldığından bankanın sorumluluğunun bulunmadığının bildirildiği, davaya konu ihtilaflı dönemin 29/06/2017 tarih ile 17/05/2018 tarihleri arasındaki para çekim işlemlerine ilişkin olduğu, davalı bankanın sisteminde davacı şirketin tek yetkilisi olarak ...'e ait 07/10/2013 tarih, 10 yıl süre ile geçerli olan imza sirküsünün bulunduğu, söz konusu belgenin sisteme 29/12/2014 tarihinde tarandığı hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı, dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın yetkili temsilci değişikliğinin ilan edilmesi karşılığında bu hususun ayrıca bankaya bildirilmesinin gerekip gerekmediği, davalı bankanın davacı şirketin hesaplarından tahsil edilen parayı ödemede kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça her ne kadar TTK'nun 39 madde hükmü ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 47 madde hükmü dikkate alınarak, şirket yetkilisi değişikliğinin ayrıca davalı bankaya bildirilmesi gerekmediğini iddia etmiş ise de, davacı ve davalının tacir olup, akdedilen  sözleşmenin 1.2.3 maddesi uyarınca,  davacı şirketin yetki/ yetkili değişikliğini,  meydana gelmesini izleyen 15 gün içinde bankaya yazılı olarak bildirmekle yükümlü bulunmaktadır. Tarafların hak ve sorumluluklarını sözleşme serbestsi gereği azaltabileceği, arttırabilecekleri, kanuni düzenlemenin karineye işaret ettiği bu nedenle tarafların sözleşme ile aksine düzenleme yapabilecekleri gözetildiğinde, dolayısıyla   basiretli tacir olan davacının bahsi geçen sözleşme hükümlerinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmesi sonuca etkili görülmemiştir. Davacı, davalı bankanın sicil kayıtlarını öğrendiğini de ispatlayamadığına göre sözleşmesel yükümlülük gözetilerek sonuca varılmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>\tYine davacı şirket adına keşide edilen ihtarnamenin  12/09/2018 tarihli olup, para çekilen ihtilaflı dönemin  29/06/2017 - 17/05/2018 tarihi olduğu dikkate alındığında , davacının ihtarnameye rağmen bankanın gereğini yapmadığı yönündeki istinaf itirazının DA  dinlenemeyeceği , <br>\tBu durumda davacı tarafça sözleşmeden kaynaklı  yükümlülüğünün yerine getirilmediği,  nizalı para çekme işlemlerine ilişkin dönemden 13/07/2017- 26/04/2018 tarihi aralığında şirketin ... ... ve ... tarafından müşterek imza ile temsil edildiği,  bu tarih aralığı dışında ... ...'in münferiden şirketin yetkilisi olduğu, dolayısıyla 13/07/2017 - 26/04/2018 tarih aralığına ilişkin temsil ve yetki değişikliğinin taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği yazılı olarak bankaya bildirilmediğinden davalı bankanın tarafına verilen imza sirkülerini ve bildirilen yetki durumuna göre işlem yapmasında bankaya atfı kabil kusur bulunmadığı, yine her ne kadar bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı iddia edilmiş ise de, bilirkişi tarafından davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması suretiyle sunulan raporun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli  olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf itirazlarının reddi gerektiği anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                 Üye -                   Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5ac8185b7a6ac75","SID":"f84fcbd58aac230b"}}