{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/411 Esas  - 2024/1306 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/411 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1306<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:18/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/262 Esas 2021/722 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 05/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ...  vekili ile davalı ... vekilince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi ile davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve kefilleri arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi olmak üzere kredi sözleşmeleri ve Business Card Üyelik Sözleşmelerinin imzalandığını, aynı zamanda, davacı banka ile ... ... (müteveffa) arasında Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmesinin de imzalandığını, söz konusu Kredi Sözleşmelerine dayanılarak davacı banka tarafından krediler kullandırıldığını, kredi sözleşmelerini, dava dışı diğer kefillerin yanı sıra ... ... (müteveffa) ve ... ...'ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kefillerin, kefalet tarihleri itibariyle davalı asıl borçlu ... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi' nin ortağı/yetkilisi olduğunu, TBK 584. maddenin 3. fıkrası uyarınca kefaletlerinde eş rızasına gerek bulunmadığını, bunun dışında, kredi müşterisi ve aynı zamanda kefil olan ... ...'ın 01/06/2019 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın tek yasal mirasçısının kefil ... ... olduğunun anlaşıldığını, bunun Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/875 Esas 2019/833 Karar sayılı, 26/06/2019 tarihli ilamından da  anlaşılacağını davalılardan ... ile davacı bankanın ... Şubesi arasında, 23/07/2014 tarihli taşıt rehni sözleşmesi imzalandığını, taşıt rehin sözleşmesi uyarınca, ...'un gerek kendisine gerekse ... ...'a davacı banka tarafından kullandırılmış/kullandırılacak olan kredilerin ve doğmuş/doğacak borçların, her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebepten olursa olsun doğmuş ve doğacak, kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak; maliki bulunduğu ... (marka, 2014 model, ... (motor, ... şasi nolu) ... plakalı araç üzerine davacı banka lehine rehin tesis ettirdiğini, TRS, sözleşmesinin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde herhangi bir itirazının da bulunmadığını,  müvekkili bankanın, alacağının gerek kredi müşterisine ve gerekse kefillerine ve rehinli araç malikine çekilen ihtarnamelere rağmen ödenmediğini, ödeme ihtarlarına rağmen de borcun ödenmemesi üzerine; borçtan sorumlular hakkında alacakları olan 151.960,00.-TL'lik kısmı için alacak teminatında yer alan ... plakalı araçla ilgili olarak aracın kasko değeri üzerinden Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/793 Esas sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, alacaklarının aslında bun tutardan çok daha fazla olduğunu, davalıların (borçluların ) ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmesinden sonra , alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, bunun üzerine, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı/borçlu ... vekilinin yasal dayanaktan uzak iddialarından birinin ise müvekkilinin kefalet sözleşmesi şartlarına göre kefil olmadığı noktasında olduğunu, davalı ... 'un işbu takipteki sıfatının kefil değil, kredinin teminatı için rehin veren sıfatıyla borçlu olduğunu, davacı banka da işbu rehinli aracın paraya çevrilmesini teminen kendisine verilmiş olan tüm teminatlar yönünden kullandırmış olduğu ve ödenmeyen kredi alacağının tahsil için yasal hakkını kullandığını, davalıların, ödemesi gereken borcu süresinde ve kararlaştırılan miktarda ödemeyerek kredi sözleşmesi çerçevesin de temerrüde düşmüş olduklarını, davalıların itirazlarının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca kötü niyet tazminatıyla da cezalandırılması gerektiğini iddia ederek davalıların icra takibine yönelik haksız itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar  ... ... ve ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti   vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankadan kullanılan kredinin tüketici kredisi olduğunu, bu kredinin tüketici kredisi olduğunun davalılara gönderilen ödeme emrinde de açıkça görüleceğini, davacı banka tarafından bankaya rehnedilen araç ile ilgili olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığını, davalıların sözleşmeyi imzalarken belirtilen yetkiyi açıkça kabul etmediklerini, sözleşmenin bir parçası olarak kendilerine hiç okutulmadan genel işlem koşulu gibi maddelerin eklendiğini ve asıl niyet ve sözleşme kredinin temini iken bu hususta açıkça bir onayın alınmadığını, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12710 Esas sayılı takibe karşı yapılan itirazın davalı ... ...'ın sorumluluğunun, muteveffa ... ...'ın mirasçısı olmasından kaynaklandığını, davalı ... Makine ..Ltd Şti'nin sorumluluğu ise ... ...'ın şirkete ait tüm borçlara müştereken ve müteselsilen kefil olmasından kaynaklandığını davalı ...' un ise rehin veren 3. kişi konumunda olduğunu, davacı bankanın söz konusu takibinde birçok krediyi takibe dahil ettiğini, davacı bankanın dayanağının ise rehin sözleşmesinin 1.maddesinde yazan \"Rehin Veren Kendisinin ve/veya ... ...'ın her türlü kredi sözleşmeterinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak Plakalı aracı bankaya rehin etmiştir\" cümlesinin olduğunu, fakat bu cümlenin davalılar için bağlayıcı olmadığını, dava dilekçesinde yer alan genel ve gayri nakdi (kredi sözleşmeleri konut finansmanı kredi sözleşmesi gibi diğer kredileri kapsadığı şeklindeki kaydın yanıltıcı mahiyette olduğunu, tüketici sıfatı taşıyan davalı açısından yazılamayacağını, diğer kredilerin taşıt rehni kapsamında sayılmasının kanuna ve içtihalara aykırı olacağını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine konular ipoteğin konut finansmanı kredisinin teminatı olduğunun tartışmasız olduğunu, ipotek akdinde taşınmazın borçlunun bankadan kullandığı diğer kredilerin de teminatı olduğu yönündeki kaydın yanıltıcı mahiyette olduğunu, tüketici olan borçlu açısından yazılmamış sayılması gereken bir kayıt olduğunu aynı mahiyette olan diğer Yargıtay kararlarının aşağıda belirtildiğini, üzerinde taşıt rehni bulunan davacı banka ile imzalanmış olan tüketici kredisinin ödemesi yapılarak kapatılmış olmasına rağmen rehin çıkışı yapılmadığını, bu rehine dayanarak başlatılmış olan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, mahkeme nezdinde banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde de bu durumun görüleceğini, davacı bankanın rehin borcu ödenmiş olmasına rağme rehin çıkışı yapmayarak davalıları zarara uğratmaya çalıştığını, davacı bankanın kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı  ... ... ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; davalının tüketici kredisiyle dava konusu rehinli aracı satın aldığını, tüketici kredisinin davalının babası müteveffa ... ... adına kullanıldığını, aracın davalı adına tescil edildiğini, eşinin rızasının alınmadan davalıya taşıt rehini sözleşmesi imzalatıldığını ve otomobilin kredi borcu ile sınırlı olduğunun kendisine bildirildiğini, davalının söz konusu kredi borcunun tamamını davacı bankaya ödediğini, herhangi bir borcunun kalmadığını, buna rağmen davacı barıkanın kötü niyetli şekilde araç üzerindeki rehini kaldırmadığını, davalıya da çalışanı aracılığıyla, araç üzerinde herhangi bir rehinin olmadığı yönünde bilgi verildiğini,davalının babası ... ...'ın vefat etmesi üzerine, terekenin borca batık olması nedeniyle davatının mirası kayıtsız şartsız reddettiğini, davacı banka tarafından davalıya ihtarname çekilerek, muris ... ...'ın borçlarının ödenmemesi, halinde rehinli aracın paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından ihtara cevap verilerek rehine, borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, tüketici kredi borcu, ödenmesine ve rehin fek edilmesi bildirilmesine rağmen davacı banka tarafından krediye konu rehnin fek edilmediğini, davalının rehin hakkına, borca, yetkiye ve sair hususlara da itiraz ederek takibin durdurulduğunu, takibin durması üzerine davacı bankanın huzurdaki davayı açtığını, Mersin'de ikamet eden müvekkili aleyhine Ankara'da başlatılan takibin ve işbu davanın yetkisiz mercilerde açıldığının izahtan vareset olduğunu, bu davanın dava şartı yokluğundan reddinin talep edildiğini buna ilişkin emsal kararı da (T.C. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2016/29012 K. 2020/5682 T. 4.6.2020 belirtildiğini, davacı banka ile davalı arasında imza edilen taşınır rehni sözleşmesinin önceden hazırlanan, standart bir sözleşme olduğunu, tüketiciyi yanıltır mahiyette düzenlendiğini, sözleşmede teminatın hangi kredi için verildiği, ne miktarda bir borç için verildiğinin belli olmadığını, söz konusu sözleşmedeki maddelerin ne anlama geldiği, hususu da davalıya açık olarak anlatılmadığını, maktu sözleşmenin yalnızca davalıya imzalatıldığını, davalının bu maddelerin anlatıldığını ve davalı tarafından içeriği öğrendiğini ve kabul ettiği hususunun ispat yükünün davacı bankada olduğunu HMK'nun 200.maddesi gereğince davacı bu iddiasını yazılı delille ispatlamasını 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunun 5. Maddesi gereğince müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarının kesin olarak hükümsüz olduğunu, davacı bankanın dava dilekçesinde icra dairesine yaptığımız itirazda kefalete ilişkin İtirazın ne için yapıldığının anlaşılamadığını, ortada bir kefaletin olmadığından bahsetmiş ise de bu beyanlarının hukuki dayanağı olmadığını, davalının imzaladığı genel! işlem niteliğindeki sözleşmenin bir rehin sözleşmesi olduğunu, üçüncü kişi tarafından sağlanan taşınır, taşınmaz, alacak ve diğer hak rehinleri de bir kefalet türü olduğunu, kefaletin geçerlilik şartlarını tamamını taşıması gerektiğini, söz konusu sözleşme ile davalının hangi alacak için teminat sağlandığının belli olmadığını \"... ...'ın her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak kefalet dahil her türlü borçların\" teminatı olarak yapılan rehin sözleşmesinin belirlilik unsurunu taşımadığını, kefalet sözleşmesine ilişkin şekli şartların Borçlar Kanunun 583. maddesinde düzenlendiğini, kanun gereği bağlayıcı bir kefalet sözleşmesinden bahsedebilmek için sözleşmenin yazılı yapılması kefilin sorumlu olacağı azami miktarın bulunması kefalet tarihinin belirlenmesi ve bu kayıtların kefilin kendi el yazısı ile yazılmasının şart olduğu 584. maddesi gereğince diğer bir şart da eş rızasının varlığı olduğu bu şartların yerine getirilmediği, davanın kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile kötü netiyez tazminat tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  dosyaya sunulan ... Makine San. Ve Ticaret Ltd. Şti ile ... Bankası arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinde, 19/11/2013 tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli, 06/06/2014 tarihli, 3.500.000,00 TL bedelli ve 06/06/2016 tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinde kefil ... ...'ın kefalet şerhinin el yazısı, kefalet limiti, kefalet tarihi, müteselsil kefil ibarelerinin el yazısı ile yazılarak imzalanması nedeniyle kefalet hakkının geçerli olduğu, ... ...'ın vefat tarihinde sorumlu olunan borç tutarının icra takibine konu alacaktan daha fazla olduğu gibi, yerinde yapılan ve 23/03/2021 tarihinde olan inceleme aşamasında ise, 13.132.858,60 TL olduğu, buna göre rehinle temin edilen borç tutarının kefilin vefat ettiği ve takip tarihinde kefalet limitinden çok daha fazla olduğunun tespit edildiği, iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme, ihtarname, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, davalılardan ...'nın ... ...'ın kredi sözleşmeleri ve kefaletinden doğacak borçları ile ilgili ... plakalı aracı ile ilgili 23/07/2014 tarihli taşıt rehin sözleşmesini imzaladığı, takip tarihi itibari ile ... ...'ın davacı bankaya borcunun çok yüksek olduğu bu nedenle  taşınır rehininin paraya çevrilmesi koşullarının oluştuğu  alacağın likit ve hesaplanabilir olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/713 Esas sayılı takip dosyasında, davalıların (borçluların) itirazlarının iptali ile takibin, takip talebindeki koşullar ile devamına, 151.960,00 TL alacağın %20 tutarı 30.392,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine  karar vermiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ...<br> vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin muris ... ...'ın kullandığı tüketici kredisinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatıldığını, bilirkişi raporunda bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, başka krediden kaynaklı alacak olsa dahi bu kredi borcuna dayanarak söz konusu rehnin paraya çevrilmesinin istenemeyeceğini, tüketici kredisi ödenerek kapatıldığında davacının takipte kötü niyetli olduğunu, müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç rehninin tüketici kredisi borcu nedeniyle tesis edildiğini, tüketici borcu ödenmesine rağmen muris ...'nin diğer borçları nedeniyle takibe geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, rehin sözleşmesinin davalı ...'nın eşinin rızası olmadan düzenlendiğinden geçersiz olduğunu, bankaca tüketici kredisi ödendiğinde rehinin sona ereceğinin bildirildiğini, rehinin tüketici kredisi nedeniyle verilmiş olması nedeniyle eldeki davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmadığını, tüketici kredisi borcu ödendiğinden rehinin ortadan kalktığını, taşıt rehni sözleşmesinin hangi kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğinin ve bu borcun ödenip ödenmediğinin bilirkişi raporunda incelenmediğini, bu hususa ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, tüketiciyi yanıltan işlemlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, cevap dilekçesi kendilerine tebliğ edilmediğinden savunma haklarının kısıtlandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, hesap kat ihtarnamesi, ödeme planları, icra dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/793 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar (borçlular) aleyhine harca esas alacak 151.960,00 TL olarak belirtilip, yine ... plakalı  ... marka otomobil ile ilgili açıklamalarda yer verilip, taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, davalı borçlu şirketin cari hesap borcu, teminat mektubu borcu, ticari kredi kartı borcu, gayri nakdi kredi borcu, taksitli ticari kredi borcu, ticari kredili mevduat borcu yine muris ... ...'ın tüketici kredi borcu başlıkları altında toplam borç tutarının 8.877.578,23 TL olduğu açıklamasına yer  verilerek bu alacağın 151.960,00 TL'lik bölümünün tahsili amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin davalıların süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı  anlaşılmıştır.<br>\t24/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalılardan ...'nın ... ...'ın kredi sözleşmeleri ve kefaletinden doğacak borçları ile ilgili ... plakalı aracı ile ilgili 23/07/2014 tarihli taşıt rehin sözleşmesini imzaladığı, takip tarihi itibari ile davacının 151.960,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. <br>\t22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi \"Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması\" hükmünü içermektedir.<br>\tDosya kapsamından, davalı ... Makine San. Ve Ticaret Ltd. Şti ile davacı banka arasında 19/11/2013 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli, 06/06/2014 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli ve 06/06/2016 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri akdedildiği, muris ... ...'ın aynı limitlerle sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, aynı zamanda sözleşme tarihleri itibariyle şirket ortağı ve yetkilisi olduğu, ayrıca davalı şirket ile banka arasında bila tarihli ve 12/10/2015 tarihli iki adet Business kart üyelik sözleşmesi akdedildiği, bundan başka muris ... ... ile davacı banka arasında 25/04/2017 tarihli konut finansmanı kredi sözleşmesi imzalandığı,  davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın 23/07/2014 tarihinde ... ...'ın her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebepten olursa olsun doğmuş, doğacak, kefalet dahil her türü borçlarının teminatı olarak davacı banka lehine rehin edildiği, kefil muris ... ...'ın 01/06/2019 tarihinde vefatı ile mirasçılarından olan ...'nın mirası reddetmesi sonrasında geriye tek mirasçı olarak ... ...'ın kaldığı,  davacı bankaca eldeki dava konusu icra takibinde davalı şirketin BCH, teminat mektubu, ticari kredi kartı, gayri nakdi kredi, taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat ve tüketici kredilerinden kaynaklanan toplam 8.877.578,23 TL borcu olduğu belirtilerek davalı ... tarafından tesis edilen rehin konusu araçlar da dayanak gösterilerek ve takip konusu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmaksızın 151.960,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da takipte talep edilen 151.960,00 TL'lik kısmın hangi borca ilişkin olduğuna ve söz konusu borcun ödenip ödenmediğine ilişin bir değerlendirme yapılmadığı, mahkeme gerekçesinde de bu yönde bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tDavalılarca, takip dayanağı araç rehinin muris ... ...'ın kullandığı tüketici kredisi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere düzenlendiği, söz konusu borç ödendiğinden teminatın sona erdiği savunulmakta ise de, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>\tHal böyle olunca, ilk derece mahkemesince banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak takipte talep edilen 151.960,00 TL borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, takip dayanağı rehinlerin söz konusu borcun teminatını teşkil edip etmediği, rehinlerin muris ... ... ile banka arasında akdedilen tüketici kredi sözleşmesinin teminatını teşkil ettiğinin belirlenmesi durumunda bu talep yönünden tüketici mahkemelerinin daha özel yetkili olduğunun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkemece banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak takip konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı ve takip dayanağı rehinlerin borcun teminatını teşkil edip etmediği, söz konusu borcun ödenip ödenmediği hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak takipte talep edilen miktarın tüketici kredisinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde bu talep yönünden tüketici mahkemelerinin daha özel yetkili olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tÖte yandan, eldeki davanın Ankara 13. İcra Müdürlüğünün \"2020/793\" sayılı esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılmış olmasına rağmen mahkemece hüküm kısmında Ankara 13. İcra Müdürlüğünün \"2020/713\" esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmiş olması  da maddi hata olabilir. <br>\tTüm bu nedenlerle davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ... vekili ile davalı ... vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte  olan delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince, denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak ve tarafların iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek ayrı ayrı KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve  2020/262 Esas 2021/722 Karar  Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>\t4-Davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ...  tarafından yatırılan 2b043,79 TL nispi istinaf karar ile 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davalılar ... Mak. Ve San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ...'a iadesine, <br>\t5-Davalı ...  tarafından yatırılan 2.583,32 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalı ...'a  iadesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t       <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nun 355, 353/(1)-a.6 maddeleri uyarınca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2024<br><br>Başkan-           Üye -                             Üye -               Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1eedfa3a8f0dafeb","SID":"c2d01636177edf8f"}}