{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1031 <br>KARAR NO: 2025/79<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2021<br>NUMARASI: 2018/1230 Esas - 2021/964 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/05/2015 tarihinde davalı ...'ye  ait  davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili  ...'na  çarpması neticesinde  müvekkili ...'nun kafa içi kanama, kafa kemiğinde kırık, sağ bacak kemiğinde açık kırık ve yumuşak doku lezyonları oluşacak şekilde yaralandığını, Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/216 Esas sayılı dosyasında davalı ...'nün cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini,  ceza dosyası kapsamında alınan Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 19/12/2017 tarih ve 608 sayılı raporu ile müvekkilinin bu yaralanması neticesinde duyularından ve organlarından sağ kalça, sağ diz ve sağ ayak işlevlerinin her birinin %20 oranında azaldığının tespit edildiğini, müvekkili...'nun kaza sonrası hastanelerdeki yatarak tedavisi ve taburcu olduktan sonraki süreçte evinde tedavi ve iyileşme sürecinde ve hali hazırda sürekli olarak bakıma ve bakıcıya muhtaç hale geldiğini, müvekkili...'nun, kaza tarihi itibariyle 57 yaşında ve ev hanımı olduğunu, kazaya yol açan ... plakalı aracın  ZMMS bulunmadığını, iş ve güçten kalma ile bakıcı masraflarından kaynaklanan zararlarının giderilmesi amacıyla davalı ...na başvuru yapıldığını fakat zararlarının giderilmediğini belirterek şimdilik yapılacak tespitler sonrasında gerçek zararın belirlenmesi halinde arttırmak üzere iş ve güçten kalması ve sürekli maluliyet için 2.750,00 TL, bakıcı gideri için 250,00TL olmak üzere toplam 3.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden ZMMS poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili... için 15.000,00 TL, eşi olan davacı müvekkili ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 249.006,39 TL'ye arttırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin muhatabının ... olmadığından buna ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun kazanın somut deliller ile ispat edilmesi halinde araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur ve maluliyet oranının gözetilerek uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, 6098 sayılı TBK 62.maddesi gereğince öncelikle iç ilişki açısından Mahkemenin karar vermesi gerektiğini, bu bağlamda diğer davalılara rücu haklarının saklı tutulduğunu belirterek faize ilişkin taleplerin  ve davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ile ... cevap dilekçelerinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının aniden yola çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde dikkatsizce bahçeden elindeki hortum ile yola atlayan...'nun kusurlu olduğunu, davacının taleplerinin haksız olduğunu belirterek  görev, yetki ve esas yönünden davanın reddini reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile; Davacı... için 9.108,85 TL geçici iş göremezlik, 238.052,09 TL sürekli iş göremezlik  ve 1.845,45 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 249.006,39 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 15/11/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, Davacı...'nun manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın  kaza tarihi olan 24/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, Davacı ...'nun manevi tazminat talebinin kabulü ile; 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından ceza mahkemesindeki kusur oranının dikkate alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararına bağlı olsa da kusur oranları ve maddi olgularla bağlı olmadığını, asli kusurlu olan kişinin davacı olduğunu, davacının yolu kontrol etmeden aniden müvekkilinin önüne atladığını, mahkemece  ceza dosyası haricinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan kusur raporu alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, görme ve duyma yeterliliğine ilişkin davacılar tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığını, mahkeme tarafından ara kararla talep kabul edilmiş olmasına rağmen rapor alınmadığını, Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/965 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1230 Esas sayılı dosyasındaki rapor arasında fahiş fark bulunduğunu, davacı tarafından yeni bir dilekçeyle geçici iş görmezlik zararı talep edildiğini, davacının dava dilekçesinde talep etmediği geçici iş görmezlik tazminatının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı... hakkında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtilmiş olduğunu, davacının sağlık durumunun dava dilekçesinde açıklandığı gibi olmadığını bu nedenle  ... için talep edilen manevi tazminatın kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesinde ...na usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun yönetmeliğe göre hazırlanmadığını, yönetmelik hükümleri gereği, aktüerya hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, davalının sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezliğe hükmedilemeyeceğini, bakıcı giderinin teminat dışında kaldığını, bakıcı giderinin brüt tutar üzerinden hesaplanabilmesi için fiilen bakıcı tutulduğunun ispatlanması gerektiğini, dava öncesinde yapılan başvurunun usulüne uygun gerçekleşmediğini ve olayla ilgili olarak hiçbir sözleşmesel ilişki içerisinde bulunmayan, sadece kanundan doğan sorumluluğu söz konusu olan, haksız fiil faili olmayan davalının herhangi bir temerrüdünden söz edilemeyeceğini,  hükmedilen tazminat miktarına yürütülecek faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davacılar vekili dava dilekçesinde davacı... için  şimdilik, yapılacak tespitler sonrasında gerçek zararın belirlenmesi halinde arttırılmak üzere iş ve güçten kalma ve sürekli maluliyet için 2.750,00TL talep etmiştir. 30/01/2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde ise  davacı... için talep edilen 2.750,00TL maddi tazminatın  500,00 TL'sinin geçici iş görmezlik gideri, 2.250,00 TL'sinin sürekli iş görmezlik gideri olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle geçici iş görmezlik giderinin dava dilekçesinde talep edilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11/06/ 2020 tarihli raporda; 03/08/2013 tarihli, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle, mevcut belgelere göre davacı...'nun 24/05/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle, E cetveline göre %51.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği mütalaa olunmuştur.Mahkemece, ATK raporu  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olup, kaza tarihi olan 24/05/2015 tarihi itibariyle Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükte olduğundan taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik uyarınca maluliyet raporu düzenlenmesi için ATK'dan ek mütaala alınmasına karar verilmiş, ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11/09/2020 tarihli raporda \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede  yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği ayrıca davacı...'nun başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Kurulun 10/06/2020-7433 tarih ve sayılı mütalaasına başkaca eklenecek ya da değiştirilecek hususun olmadığı mütalaa edilmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4.maddesinin k bendinde maluliyet tanımına yer verilmiştir. Buna göre \" Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali\" olarak tanımlanmış yine Yönetmeliğin sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitini düzenleyen 9 ve 10 maddelerinde %60 maluliyet ve üzeri için maluliyet tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle bu yönetmelik sadece  %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Yine Yönetmeliğin 23.maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış düzenlemesine yer verilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin tümden kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Keza ek cetvellere ilişkin yeni bir düzenleme de yapılmamıştır. Sonuç olarak davacının maluliyetinin %60'ın altında (%51) olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken aynı cetvellerin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller) esas alınması gerektiğinden maluliyetin tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmış olmasının, maluliyet oranına bir etkisi olmayacağından hükme esas alınan maluliyet raporunda  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/216 Esas ve 2018/52 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Sanık ... hakkında mağdur...'nun \"taksirle yaralanmasına neden olmak\" suçundan kamu davası açıldığı, 24/05/2015 tarihli kaza tespit tutanağında, sanık ...'nün kazanın oluşumunda KTK'nunda yer alan sürücü kusurlarından 52/1-b kuralını, mağdur yaya...'nun ise KTK'nun 68/1-a-3'te yer alan kuralı ihlal ettiğinin belirtildiği, yargılama sonunda sanığın eylemine uyan suçtan sonuç olarak 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı  CMK’nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.Mahkemece alınan kusur ve aktüer hesaba ilişkin bilirkişi heyet raporunda, kusur yönünden; ...plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...'nün %75 oranında, davacı yaya ...'nun  %25 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalının tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan,  davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce 02/05/2018 tarihinde davalı ..na başvurduğu ancak eksik belge verildiği gerekçesiyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  başvuru yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Gerekçeli kararda temerrüt tarihi 15/11/2018 olarak belirlenmiştir. Davacılar vekilinin davalı ...'na başvuru tarihine göre temerrüt tarihinin 14.05.2018 olması gerekirken mahkemece 15.11.2018 olarak belirlenmiş olup mahkemenin belirlediği temerrüt tarihi davalı tarafın lehine olduğundan, davalı vekilinin dava tarihinden önce başvuru şartının gerçekleşmediğine ve faizin başlangıç tarihine  ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Davacı ... davacı...'nun eşi olup TBK'nın 56/2. maddesi gereğince manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacı... kaza sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığından ve %51 oranında maluliyeti oluştuğundan davacı ... için manevi tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bakıcı giderleri tedavi giderleri kapsamında olup ATK tarafından davacının iki ay boyunca bakıcıya muhtaç olacağı belirlenmiştir. Bakıcı gideri için belge sunulması gerekmediğinden   kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından geçici bakıcı gideri tazminat miktarına değinen davalı istinaf talebi de yerinde değildir.  Bu nedenlerle;  davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.897,65 TL harçtan davalı ... tarafından peşin yatırılan 4.474,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.423,25‬ TL harcın davalı ...den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.009,62 TL harçtan davalı ... tarafından peşin yatırılan 4.252,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.757,22‬ TL harcın davalı ...den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ce170445b3dd48f","SID":"184e1e38861b8f3e"}}