{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>KATİP\t\t: ....  (.......)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas - ....... Karar<br>DAVACI\t\t: .......<br>VEKİLİ\t\t\t: Av. ....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: 1- ....... .......<br>DİĞER DAVALI\t: 2- ....... Hizmetleri Anonim Şirketi<br>VEKİLİ\t\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/01/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 05/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalı .......'ın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel temizlik, bakım onarım, yemekhane-lokal-misafirhane-çay ocakları hizmetlerinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işi ihalesi kapsamında taşeron firma elemanı olarak Bölge Müdürlüklerinde görev yapan temizlik personeli ......., muvazzaf askerlik hizmetini yapmak için, ......., ......., ......., ....... adlı temizlik elemanlarının ise SGK'dan alınan 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14.  maddesi  1. fıkrasının  5 numaralı alt bendi gereğince kıdem tazminatı almak üzere, 15 yıllık sigortalılık süresi ve en az 3600 prim ödeme gün sayısını doldurduğuna dair belgeye istinaden kıdem tazminatı ödenerek işten ayrılmak istediğini bildirdiklerini, çıkış işlemleri yapılarak ilgili kişilere toplam 31.660,47 TL kıdem tazminatı ödendiğini, ancak müvekkili Bölge Müdürlüklerinde çalıştığı dönemlerdeki yüklenici firmalar olan davalı firmalar ile yapılan sözleşmelerde, çalıştırılan personelin İş Kanunlarından (kıdem tazminatı dahil) ve diğer yasalardan doğan tüm sorumluluklarının yüklenici firmalara ait olduğunun açıkça belirtildiğini, davalılara .......-....... firmasından 30.09.2022 tarih ve ....... - ....... sayılı yazıları ile; ödenen kıdem tazminatının ödenmesi istenmişse herhangi bir cevap verilmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davalı .......-....... firmasından 29.361,18 TL, davalı ....... Hizmetleri A.Ş., firmasından 2.299,29 TL olmak üzere toplam 31.660,47 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren, değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte davalı firmalardan, sorumlu olduğu miktarlar oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 22/1 maddesinde personellere ilişkin tarafların sorumluluklarının belirlendiğini, buna göre müvekkilinin ilgili mevzuatın emredici hükümlerine ve  'Genel Temizlik, Bakım, Onarım, Yemekhane - Lokal - Misafirhane - Çay Ocakları Hizmetlerinde Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alım' ihalesinin genel şartnamesinin 6. bölümüne göre sorumlu olacağının belirtildiğini, Genel Şartnamenin 6. maddesinde personelin işçilik alacaklarına dair sorumluluğun kimin tarafından karşılanacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle söz konusu sözleşme ve genel şartname hükümlerinde açıkça müvekkilinin personellerin kıdem tazminatlarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, asıl işverenin işçiye ödediği rücu davasına konu alacağın şartlarının oluşup oluşmadığının ayrıntılı olarak irdelenmesi gerektiğini, bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için belirsiz süreli iş akdinin haklı nedenlerle ile sona erdirmesi gerektiğini, ancak somut olayda dava dışı personellerin iş akitlerinin belirli süreli olması gerektiği Genel Temizlik, Bakım, onarım, Yemekhane - Lokal - Misafirhane - Çay Ocakları Hizmetlerinde 1 Ay Süreli (21-f) Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesinin madde 7/9 hükmü uyarınca belirtildiğini, bu durumda sözleşmelerin belirli süreli iş sözleşmesi olması sebebiyle, işçiler iş güvencesinden yararlanamayacağı gibi, iş sözleşmesi, belirli sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği için işçinin, kıdem tazminatına da hak kazanamayacağını, davacının, dava dilekçesi ekinde dava dışı personellerden .......'in muvazzaf askerlik hizmetini yapmak için, ......., ......., ....... isimli personellerin ise 15 yıllık sigortalılık sürelerini ve en az 3600 prim ödeme gün sayılarını doldurduklarına gösterir SGK'dan aldıkları belgeleri, personellerin kıdem tazminatı talep dilekçelerini ve hizmet dökümlerini sunmadıklarını, ancak yapılan ödemler göz önüne alındığında davacının  kıdem tazminatı esas alınacak brüt ücretini çok yüksek hesapladığını, ayrıca davacının dava dışı personellerin başvuru evraklarını sunmadığını, bu aşamadan sonra sunmasına muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ile teknik şartnamenin (4-ç) maddesinde yer alan \"Yüklenici firmanın bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı personelin ücret benzeri alacağından ve sair vb haklarından .......'ın herhangi bir sorumluluğu yoktur.  Doğrudan yüklenici firma sorumludur\" şeklindeki amir hükmü ile yukarıda detayı verilen  T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 Tarih ve 2019/2341 Esas-2021/197 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacının dava dışı işçilere ödemiş olduğu kıdem tazminatı tutarlarının bilirkişi raporunda ifade edilen kısımlarını davalılara rücu edebileceğine kanaat edilmekle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>Her ne kadar davalılar tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 20/02/2017 Tarih ve 2016/8129 Esas-2017/479 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6098 Sayılı Kanunun 146/1 maddesi nazara alınarak davalı vekilinin zamanaşımı defi yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Davacının .......'ye yapılan ödeme yönüyle açmış olduğu davası açısından yapılan değerlendirmede;<br>(a) 707,29 TL'nin 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....... Hizmetleri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>(b) 7.815,03 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,    <br>Davacının .......'e yapılan ödeme yönüyle açmış olduğu davası açısından yapılan değerlendirmede;<br>(a) 206,38 TL'nin 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....... Hizmetleri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,<br>(b) 3.330,16 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacının .......'a yapılan ödeme yönüyle açmış olduğu davası açısından yapılan değerlendirmede;<br>(a) 677,16 TL'nin 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....... Hizmetleri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>(b) 8.394,45 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>Davacının .......'a yapılan ödeme yönüyle açmış olduğu davası açısından yapılan değerlendirmede;<br>(a) 707,29 TL'nin 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....... Hizmetleri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>(b) 8.336,80 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu işçi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>Davacının .......'a yapılan ödeme yönüyle açmış olduğu davası açısından yapılan değerlendirmede;<br>(a) 1.471,39 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ....... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, rücuen tahsil koşullarının oluşmadığını, asıl işverenin işçiye ödediği rücu davasına konu alacağın şartlarının oluşup oluşmadığının ayrıntılı olarak irdelenmesi gerektiğini, bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için belirsiz süreli iş akdinin haklı nedenlerle ile sona erdirmesi gerektiğini, davacının dava dışı personellerin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığını detaylı olarak incelemeden ödeme gerçekleştirdiğini, mahkemece dava dışı personellerin iş akdini nasıl sona erdirildiği, iş akdinin sona erdirilmesine ilişkin bir muvazaa var olup olmadığı ve davacı tarafından ödeme yapılırken bu durumun araştırılıp araştırılmadığına dair hususlarda bir inceleme yapılmadığını, dava dışı personellerin iş akitlerinin belirli süreli olması gerektiği Genel Temizlik, Bakım, onarım, Yemekhane - Lokal - Misafirhane - Çay Ocakları Hizmetlerinde 1 Ay Süreli (21-f) Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesinin madde 7/9 hükmü uyarınca belirtildiğini, bu durumda sözleşmelerin belirli süreli iş sözleşmesi olması sebebiyle, işçiler iş güvencesinden yararlanamayacağı gibi, iş sözleşmesi, belirli sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği için işçinin, kıdem tazminatına da hak kazanamayacağını, kabul etmemekle birlikte; davacının rücu talebinin kabul edilmesi halinde de, müvekkilinin talep edilen miktarın tamamından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, personellerin sadece müvekkili nezdinde çalıştığı süre göz önüne alınarak sorumluluk miktarının belirlenmesi gerektiğini, 1475 sayılı İş Kanunu madde 14/6 hükmü ve Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in madde 6/2 hükmü uyarınca kamu kurum veya kuruluşlarda çalıştırılan işçilerden son alt işvereni ile yapılmış olan iş sözleşmeleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödeneceğinin belirtildiğini,  kabul etmemekle birlikte, taraflar arasında asıl - alt işveren ilişkisinden kaynaklı bir teselsül halinin var sayılması halinde de müvekkilinin dava dışı personellerin kıdem tazminatlarından sorumluluğunun bulunmadığını, asıl ve alt işverenlerin, dış ilişki itibariyle müteselsilen sorumlu olduklarını, somut olayda da taraflar arasındaki sözleşmenin 22/1 maddesinde personellere ilişkin tarafların müvekkilinin ilgili mevzuatın emredici hükümlerine ve  Genel Temizlik, Bakım, Onarım, Yemekhane - Lokal - Misafirhane - Çay Ocakları Hizmetlerinde Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alım İhalesinin Genel Şartnamesinin 6. bölümüne göre sorumlu olacağının belirtildiğini, Genel Şartnamenin 6. maddesinde ise bu konuda herhangi bir hüküm bulunmadığını, ayrıca dava dışı personellerin tamamının tüm çalışma süreleri incelendiğinde; müvekkili ....... nezdindeki çalışma süreleri 1 yıldan az olup kıdem tazminatı hak kazanmalarının da mümkün olmadığını, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu işbu dava ile aynı içerikte olan ve yine davacı tarafından müvekkiline yöneltilen Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas ve .... Karar sayılı dosyasının gerekçeli kararında; \"(...)İş Kanununun 14.maddesi uyarınca 1 yıl çalışması olan işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceği dolayısı ile davalı şirketin kıdem tazminatından sorumlu olmadığı kanaatine varılmakla bu davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir(...)\" şeklinde belirtildiğini ve çalışması süresi 1 yıldan az olan işveren yönünden davanın reddedildiğini, dolayısıyla işbu davanın da reddedilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının davalı alt işverenlerden rücuan tahsili istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereği davacının asıl işveren davalıların da alt işveren oldukları, bir kısım dava dışı işçilere iş akitlerinin sona ermesi nedeniyle davacı tarafından kıdem tazminatı ödendiği, dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödenme sebebinin, bir kısmının yaş dışında emekliliğe hak kazanmış olmaları nedeniyle, bir işçinin emekliliğe hak kazanmış olması nedeniyle, bir işçinin ise askerlik görevini yerine getirmek için işten ayrılmış olmaları olduğu anlaşılmıştır.<br> Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.<br>Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici  sorumlu olacaktır.<br>İhbar tazminatından son işveren sorumludur.  Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.<br>İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. <br>Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında  her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 04/12/2023 tarih 2023/3544 Esas 2023/4060 Karar, 23. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2020 tarih 2019/2265 Esas 2020/4279 Karar, 29/06/2020 tarih 2019/1436 Esas 2020/2329 Karar ve 21/12/2020 tarih 2019/2279 Esas 2020/4436 Karar).<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava dışı işçilerin iş akitlerinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sonlandığı, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eki şartnamelerde davacının işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, kıdem tazminatından davalı .......'ın  dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalı .......'ın  kendi dönemiyle ilgili hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ödeme tarihine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin de geçmediği buna göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ....... tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı .......'ın istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı .......'ın istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 2.004,75 TL harçtan, peşin alınan 502,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.502,75 TL karar ve ilam harcının davalı .......'tan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı ....... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan .......                   Üye .......                      Üye .......                   Katip .......<br>         e-imzalıdır                      e-imzalıdır                        e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b10964bddc40b61b","SID":"354ad66265553ab5"}}