{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br> T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/938 <br>KARAR NO\t: 2025/172<br><br>                                                                                                          T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 İ S T İ N A F  K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/02/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas- ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ  : 05/03/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ :06/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    :06/02/2025<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2021 tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili olarak, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talebi HMK'nin 353. maddesi uyarınca yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek yapılan incelemede;<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin 10/07/2019 tarihli 16.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, bakiyesinin ödenmediğini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, haksız ve hukuka aykırı itiraz üzerine takibin durduğunu, para alacağı olduğundan Adana İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, arabuluculuktan sonuç alınamadığını ileri sürerek .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, alacağın %20'sinden aşağıya olmamak üzere tazminat talep etmiştir.<br>Davacı vekili 03/02/2021 tarihli dilekçesinde cevaba cevaplarını bildirmiş, dilekçesi ekinde tarafların yazışmalarına ilişkin olduğunu beyan ettiği çıktıları ibraz etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin tıp kongre ve organizasyonlarını yapan şirket olduğunu, 24-27 Nisan 2019 tarihinde yapılan kongre organizasyonu gerçekleştirdiğini, sonrasında davacı şirketin faturasının sehven kayıtlarına işlendiğini, 26/07/2019 tarihinde 6.000,00-TL, 13/09/2020 tarihinde 2.000,00-TL ödendiğini, davacı şirket  tarafından yapılan kontrolde fatura konusu işin müvekkili şirkete yapılmadığının ve teslim edilmediğinin anlaşıldığını, 06/08/2020 tarihinde iade faturası kesildiğini, ayrıca ihtarname gönderilerek sehven yapılan ödemenin iadesinin istendiğini, davacının iade yapmadığı gibi huzurdaki davayı açtığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, faturanın şirket adına kesildiğini, ancak takibin şahıs tarafından yapıldığını, davanın ise takip tarafı olmayan şirket tarafından başlatıldığını, davacı şirketin iş bu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, faturanın geçerli sözleşmeye dayanması gerektiğini, faturaya itiraz edilmemesinin sözleşmenin varlığını göstermeyeceğini, fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığını, faturada belirtilen işin müvekkili şirkete yapılmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, takip talebinin ... tarafından verildiği, ödeme emrinde alacaklının ... olarak gösterildiği, itirazdan sonra davacı alacaklı tarafından taraf değişikliği ve yeniden ödeme emri düzenlenmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce taraf değişikliğinin kabulüne karar verildiği, ancak yeniden ödeme emri düzenlenmesi talebinin reddine yönelik karar verildiği, icra dosyasında davacı ... olarak takip talebi, ek takip talebi ve ödeme emri bulunmadığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmediği, davacı tarafından davalıya karşı usulünce icra takibi yapılmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 04/03/2021 tarihli istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın tahsilini sürüncemeye bıraktığından müvekkili şirketin mağdur edildiğini, karşı vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin hazine lehine takdir edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin toplam 32.000 adet broşür hazırladığını, broşürlerin ... Hastanesi ... İşletme Sistemleri Muhasebe biriminde görev yapan ...'e teslim edildiğini, 10/07/2019 tarihli 16.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, faturaya itiraz edilmediğini, 13/09/2019 tarihinde 2.000,00-TL, 26/07/2019 tarihinde 6.000,00-TL ödendiğini, bakiye borcun ödenmediğini, yazının ödenmesine ilişkin ihtarın iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerine takibe geçildiğini, ancak icra takibinde şirket yetkilisinin sehven alacaklı olarak gösterildiğini, maddi hata yapıldığını, hatanın fark edilmesi üzerine HMK'nun 124.maddesi kapsamında alacaklı adının değiştirilmesi konusunda talepte bulunulduğunu, icra müdürlüğünce 03/09/2020 tarihinde unvan değişikliğinin kabulüne, yeniden ödeme emri tebliğ talebinin reddine karar verildiğini, davalı şirket tarafından yapılan itirazda ticari ilişkinin kabul edildiğini, temel ilişkiye ilişkin itirazların ileri sürüldüğünü, borçlu itirazında alacaklının şirket olduğunun kabul ve ikrar edildiğini, yanlışlığın düzeltildiğini, husumet itirazının ortadan kalktığını, dava öncesi arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, bu süreçte davalının müvekkili şirketin taraf ehliyetini kabul ettiğini, husumetten red kararının adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, usul ekonomisi ve hakimin davayı aydınlatma ödevine aykırı davranıldığını, bu konuda emsal Yargıtay kararları olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;<br>Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>.... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ....Ltd.Şti olduğu, 8.000,00-TL asıl alacak, 1.429,05-TL faizi olmak üzere toplam 9.429,05-TL'nin tahsili amacıyla 14/08/2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borcun nedeni olarak 10/07/2019 tarihli ... no'lu faturanın gösterildiği, 21/08/2020 tarihli dilekçe ile süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, dilekçede faturanın şirket adına düzenlendiği ancak takibin gerçek kişi adına başlatıldığı yönünde beyanda bulunulduğu, 25/08/2020 tarihli tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin 01/09/2020 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu talep dilekçesi ile alacaklının unvanının ... olarak değiştirilmesini talep ettiği, 03/09/2020 tarihli karar tensip tutanağı ile alacaklının unvan değişikliği talebinin kabulüne, tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itirazla takibin durdurulduğu gerekçesi ile yeniden ödeme emri gönderilmesi talebinin İİK 16.maddesi gereğince reddine karar verildiği, dosyada ve UYAP'ta 03/09/2020 tarihli karara karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurulduğuna ilişkin bilgi ve  belge bulunmadığı, <br>10/07/2019 tarihli, ... nolu faturada; fatura keşide edenin ..., muhatabın ....Ltd.Şti olduğu, faturanın açıklama kısmında ... Hastanesi broşür baskı bedeli olarak KDV dahil 16.000,00-TL'lik fatura düzenlendiği,  <br>Vergi Dairesi'nden davacı ve davalı şirkete ait BA-BS formlarının, Ticaret Sicil Müdürülüğü'nden davacı ve davalı şirketlere ait bilgilerin istenildiği, gelen evrakların dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.<br>\"...Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davaya konu icra takibinin dayanağı olan 27.08.2019 düzenleme tarihli ... nolu 117.300,00 TL bedelli faturanın takip dışı ... Tarım Ürünleri Tohum Gıda İnşaat Taş. Motorlu Araçlar Canlı Hayvan Tarım Aletleri Alım Satımı İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalıya karşı düzenlendiği icra takibinin ise ... ... tarafından talep edildiğinin anlaşılmasına göre  davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 3. HD'nin 12/02/2024 tarihli, 2023/2743 Esas, 2024/562 Karar sayılı kararı).\"  <br>''....Somut olayda; takibe dayanak fatura, hakediş icmalleri ve hakediş raporlarının ... Beton Yapı Elm. Ltd. Şti. Adi ortaklığı tarafından düzenlendiği, takibin, adi ortaklığı oluşturan her iki şirket yerine bunlardan Melih Kardeşler...Ltd. Şti. tarafından başlatıldığı görülmektedir. Takibe dayanak alacak adi ortaklık alacağı olup, şikayetçi-alacaklılar arasında mecburi takip arkadaşlığı söz konusudur. Her ne kadar takip başlatılırken yukarıda izah edilen zorunluluğa riayet edilmemiş ise de; HGK'nın somut olaya benzer 12.10.2016 tarih ve 2014/12-1190 Esas, 2016/964 Karar sayılı kararında, icra takibinde iradi taraf değişikliği yapılamayacağına ilişkin kuralın mutlak olmadığı, maddi hata ve temsilcide yanılma halleriyle sınırlı olarak istisnai bazı hallerde icra takibi esnasında da taraf değişikliği yapılabileceği kabul edilmiştir. Buna göre şikayet eden alacaklılar vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, sehven bu zorunluluğa riayet edilmediğini, maddi hata olarak adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ...'ın yazılmadığını belirtmiş olmakla, takip başlatılırken sunulan vekaletnamede de vekilin her iki ortağın vekili olduğu görülmüş olup, adi ortaklardan birinin takip talebine eklenmemesinin maddi hataya müstenit olduğu, bu açık maddi hatanın giderilmesinin HMK'nın 124. maddesinin 3. fıkrasında yer alan istisna hükmünün kıyasen uygulanması suretiyle düzeltilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.<br>O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğünün 27.09.2021 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir (Yargıtay 12. HD'nin 25/09/2023 tarihli, 2022/13178 Esas, 2023/5306 Karar sayılı kararı).\"<br>Dava, itirazın iptaline ilişkindir.<br>Davacı şirket vekili, müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı alacaklı olduğunu, davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, takipte alacaklının sehven gerçek kişi olarak gösterildiğini, yapılan başvuru ile takip aşamasında alacaklının düzeltildiğini, ancak icra müdürlüğünce borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesi talebinin reddine karar verildiğini, yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, faturanın şirket adına kesildiğini, ancak takibin şahıs tarafından yapıldığını, davanın ise takip tarafı olmayan şirket tarafından başlatıldığını, davacı şirketin iş bu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, faturanın geçerli sözleşmeye dayanması gerektiğini, faturaya itiraz edilmemesinin sözleşmenin varlığını göstermeyeceğini, fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığını, faturada belirtilen işin müvekkili şirkete yapılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece, davacı tarafından davalıya karşı usulünce icra takibi yapılmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ....Ltd.Şti olduğu, 8.000,00-TL asıl alacak, 1.429,05-TL faizi olmak üzere toplam 9.429,05-TL'nin tahsili amacıyla 14/08/2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borcun nedeni olarak 10/07/2019 tarihli ... no'lu faturanın gösterildiği, itirazın iptali davasında davacının ... olarak gösterildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ancak icra takibinde şirket yetkilisinin sehven alacaklı olarak gösterildiğini, maddi hata yapıldığını, hatanın fark edilmesi üzerine HMK'nun 124.maddesi kapsamında alacaklı adının değiştirilmesi konusunda talepte bulunulduğunu, icra müdürlüğünce 03/09/2020 tarihinde unvan değişikliğinin kabulüne, yeniden ödeme emri tebliğ talebinin reddine karar verildiği yönünde beyanda bulunulduğu, ancak yargılama esnasında bu yönde bir beyanda bulunulmadığı, alacaklı vekilinin 01/09/2020 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu talep dilekçesi ile alacaklının unvanının ... olarak değiştirilmesini talep ettiği, 03/09/2020 tarihli karar tensip tutanağı ile alacaklının unvan değişikliği talebinin kabulüne, tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itirazla takibin durdurulduğu gerekçesi ile yeniden ödeme emri gönderilmesi talebinin İİK 16.maddesi gereğince reddine karar verildiği, karara karşı şikayet yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır.  <br>Somut olayda; takip dayanağı faturanın ... tarafından düzenlendiği, ancak takipte alacaklının ... olarak gösterildiği dikkate alınarak husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.<br>Öte yandan, HMK'nun 357.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dikkate alınmayacağı kuralı ile icra müdürlüğü işlemlerine karşı İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna gidilebileceği hususları gözetildiğinde, icra takibinde sehven yapılan hatanın düzeltildiği yönündeki istinaf nedenine de itibar edilmesi mümkün değildir. <br>Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun  reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br> H  Ü  K  Ü  M  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-b.1 md.si gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun  Esastan Reddine,<br>2-İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE,<br>3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE,<br>4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından  TARAFLARA TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2025<br><br><br>...<br>Başkan<br>...<br> *e-imzalıdır*<br>...<br>Üye<br>...<br>*e-imzalıdır* <br>...<br>Üye<br>...<br> *e-imzalıdır*<br>...<br>Katip<br>...<br> *e-imzalıdır*<br><br><br><br><br><br>           **Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.**<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"714ded7fc98c7cd4","SID":"7c26f7ff4fc6dfe8"}}