{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1414 - 2024/1861<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1414 <br>KARAR NO\t: 2024/1861<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:16/05/2023<br>NUMARASI\t:2022/557 Esas - 2023/316 Karar<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVALI\t:YAPISOY BETON HAFRİYAT İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Sanayi Mah. Kuğu Sk. No:14 İzmit/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:08/11/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:18/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:17/01/2025<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli İli, Gölcük İlçesi, Ulaşlı Mahallesi, 142 Ada 4 parselde kain ve yapımı davacı tarafından gerçekleştirilen taşınmaz yapım işinde kullanılmak üzere, taraflar arasında 11.10.2021 tarihli beton satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalının toplam 350 metre küp betonun (340,00-TL +KDV) birim fiyat üzerinden davacıya satışını edim olarak yüklendiğini, bunun karşılığında ise davacının toplam sözleşme bedelini aynı tarihte davalıya, davalının banka hesabına yapmış olduğu havale işlemi ile defaten ödediğini, sözleşme kapsamında davalı, satımını üstlendiği beton ile ilgili inşaat aşamalarına bağlı olarak betonun peyderpey davacı şantiyesine dökümünü gerçekleştirdiğini, bu kapsamda davalının, dökümünü gerçekleştirdiği beton ile ilgili 14.04.2022 tarihli ... belge numaralı ve 41.795,60-TL bedelli fatura düzenlediğini, düzenlenen faturada 46 metre küp betonun birim fiyatının sözleşmede kararlaştırılanın aksine (770,00-TL+ KDV) birim fiyat üzerinden tahakkuk edildiğinin anlaşılması üzerine davacının Kocaeli 7. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 22.04.2022 tarihli ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiğini belirterek, sözleşme gereği, bedeli peşin olarak ödenen ancak teslimi gerçekleşmeyen toplam 125,5 metre küp beton karşılığı 50.200,00-TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, sözleşme gereği bedeli peşin olarak ödenen ancak teslimi gerçekleşmeyen toplam 125,5 metre küp dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi dolayısıyla oluşan fiyat farkı ve uğranılan zararın karşılığı 103.711,46-TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının hazır beton satışı yapmakta olan bir firma olduğunu, taraflar arasında hazır beton satışına ilişkin 11.10.2021 tarihinde sözleşme akdedildiğini, davacının sözleşme bedelini davalı firmaya gönderdiğini, anlaşmaya istinaden davacı tarafın sözleşme konusu betonu en geç 31 Mart 2022 sonuna kadar sipariş edeceğini, hazır beton sektöründe neredeyse firmaların her hafta zam yapmak durumunda kaldıklarını, çimentoya, mazota vb. gelen zamlar karşısında firmaların da ayakta kalabilmek adına mecburi olarak zam yapmakta olduklarını, taraflar arasında 2021 yılında yapılan sözleşmede betonun metreküpünün 340,00-TL +KDV'ye anlaşıldığını ancak süregelen zamlar karşısında davalı firmanın davacıya en başında uyardığını, 31 Mart 2022 sonuna kadar betonu sipariş etmesi gerektiği konusunda tarafların şifahen anlaşıldığını, anlaşılan zamanda davacının bir türlü beton siparişi vermediğini, bunun üzerine Kartepe 1. Noterliği'nin 08629 yevmiye numaralı 28.04.2022 tarihli ihtarname gönderilerek ifa etmiş olduğu meblağın kendisine iade edilebileceğinin bildirildiğini, ihtarnameye sonrasında da herhangi bir girişimde bulunulmadığını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacının açmış olduğu davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>147.293,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin makul süreden bahsettiğini ancak gerekçeli kararında makul sürenin ne olduğu veyahut nasıl olması gerektiğine, davacının bu süreye uyup uymadığının irdelenmesi noktasında bir değerlendirme yapmadığını, davacının anlaşılan makul sürede beton siparişi vermediğini ve davalı firmayı zarara uğrattığını, davalı firma her ne kadar tacir de olsa ülkede ekonomik krizin bir anda patlak vermesi her şeyin fiyatının bir anda öngörülemez ve engellenemez şekilde artması sonucunda kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde zamlar patlak verdiğini, davalı firmanın bu ekonomik dalgalanmayı gördüğünü ve fiyatı Mart 2022 olarak sınırlandırdığını, gerekçeli kararda davacının mağdur olduğundan bahisle 3. kişiden almak zorunda kaldığı beton fiyatının davalı firmanın karşılaması gerektiğine ilişkin kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, zira taraflar arasında akdedilen 11.10.2021 tarihli sözleşmede betonun metreküpü 340,00-TL+KDV olarak belirlendiğini, davacının Mart 2022'ye kadar kalan beton siparişini vermediğini, davalı firmanın ısrarlı arama ve mesajlarına da dönmediğini, sonrasında davacının 12.04.2022 tarihinde davalı firma ile  ile iletişime geçip  beton istediğinde firmanın 770-TL fiyat verdiğini ancak davacı bu rakamı kabul etmeyip başka bir beton firması olan Hacıoğulları Betondan 1000-TL-1.150-TL+KDV'ye beton satın alarak bu ödemiş olduğu meblağı da davalıdan talep etmesinin ve yerel mahkemenin de bu doğrultuda hüküm tesis etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, dosyada bilirkişi hesaplamasına göre davacı ile davalı  firma arasındaki cari hesaptaki farklılık sebebinin ise; 12.04.2022 tarihinde dökülen betondan kaynaklandığını, dosyada mübrez evraklardan da görüleceği üzere; davalı firmanın 12.04.2022 tarihinde davacının şantiyesine betonu döktüğünü ancak davalı firmanın beton siparişinin Mart 2022 sonrasında verilmesinden dolayı yeni fiyatlandırmadan fatura kestiğini (770-TL+KDV) davacının ise bu durumu kabul etmediğini, aradaki cari hesap farklılığının bundan kaynaklandığını, gerek dilekçede gerekse de duruşmalarda sözlü olarak tanık dinletme taleplerinin yerel mahkeme tarafından kabul görmediğini, bunun da dosyada eksik inceleme ile karar verilmesine sebebiyet verdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde ifade ettiği hususlar ile dilekçe ekinde sunduğu belge ve beyanların haksız, dayanaksız olmakla birlikte, cevap dilekçesinde ifade olunmayan, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen ve süresi içerisinde bildirilmeyen iş bu beyan ve delillerin, istinaf kanun yolu aşamasında ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi niteliği taşıdığını, savunmanın genişletilmesi kapsamında sunulan ve esasen haksız ve dayanaksız olan iş bu beyan ve belgelere itiraz ettiğini, taraflar arasında akdolunan 11.10.2021 tarihli beton satış sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, davalının satmayı üstlenmiş olduğu betonun teslimine ilişkin, taraflar arasında herhangi bir vade kararlaştırılmadığını, söz konusu sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen yükümü sözleşme bedelini peşin olarak ödemek suretiyle yerine getirdiğini, davalının ise bu doğrultuda sözleşmede miktarı belirtilen betonunun satımını üstlendiğini, buna karşın, davalının sözleşmenin feshedildiğini bildirdiği ihtarnamesinde feshe dayanak kıldığı “31 Mart 2022 tarihine kadar beton siparişi verilmesi gerektiğine” yönelik beyanın bir geçerliliği bulunmadığını, bu kapsamda davalı tarafından gerçekleştirilen feshin haksız fesih niteliğinde olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2023 tarih, 2022/557 Esas - 2023/316 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; satım sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı zarar istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 11/10/2021 tarihli hazır beton sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında akdolunan beton satış sözleşmesi kapsamında, davalı toplam 350 metre küp betonun (340,00-TL + KDV) birim fiyat üzerinden davacıya satışını edim olarak yüklendiği, davacının da toplam sözleşme bedelini aynı tarihte davalıya ödediği, sözleşmede taraflar arasında herhangi bir vade kararlaştırılmamış olduğu, davalı sözleşme kapsamında satımını üstlendiği ve bedelini peşin olarak aldığı betonun 125,5 metre küplük kısmının satışını ve teslimini gerçekleştirmediği,  davacının da bakiye kalan beton miktarını dava dışı Hacıoğulları Hazır Beton Saç ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasından, davalı tarafından haksız bir şekilde fesholunan sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek bir bedelle (1.000,00-TL ve 1.150,00-TL+ KDV) satın almak zorunda kaldığı, davalı, dökümünü gerçekleştirdiği beton ile ilgili 14.04.2022 tarihli ... belge numaralı ve 41.795,60-TL bedelli fatura düzenlediği, düzenlenen iş bu faturada, 46 metre küp betonun birim fiyatının sözleşmede kararlaştırılanın aksine (770,00-TL + KDV) birim fiyat üzerinden tahakkuk edildiği, davacı tarafça davalının sözleşmeyi haksız feshi karşısında, sözleşme bedelini peşin olarak ödemesi ancak sözleşme gereği satımı kararlaştırılandan daha az miktarda beton satımı gerçekleştirilmiş olması karşısında oluşan fazla ödeme ile bakiye kalan beton miktarının dava dışı üçüncü bir şirketten daha yüksek birim fiyatla temin edilmesi dolayısıyla oluşan fiyat farkı dolayısıyla zararını talep ettiği, davalı tarafça taraflar arasındaki şifahen anlaşmaya istinaden davacı taraf sözleşme konusu betonu en geç 31  Mart 2022 sonuna kadar sipariş verileceği konusunda mutabık kalmalarına rağmen davacı üzerine düşeni yerine getirmediğinden davalı firmanın yasal haklarını kullanarak davacıya durumu derhal bildirdiğinden davanın reddini talep etmiş,  Mahkemece; davacının sözleşmede belirlenen fiyata davalı tarafından uyulmadığından, davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılıp üçüncü kişiden alınmak zorunda kalan eksik 122,5 metreküp betonun fiyatına göre ödemiş olduğu bedel ile davacı tarafında davalıya peşin olarak ödenip davacıya teslim edilmeyen betonun değeri de hesaplanılarak bu miktarlar toplanmak sureti ile davacının haksız olarak sözleşmenin fesih edilmesi sebebiyle 147.293,50-TL zararının olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabul edilmesi üzerine işbu karar davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Uyuşmazlık; taraflar arasında satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan iptal edilen sipariş  için  zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br> Satım sözleşmelerinde; TBK'nın 212-(1) maddesinde \"Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır\" şeklindeki atıftan sonra \"zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)\" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur. Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur. Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75). Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir. Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3). Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın  TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir. <br>Somut olayda; taraflar arasında 11/10/2021 tarihli hazır beton satış sözleşmesi düzenlendiği,  sözleşmeye göre davalı satıcı tarafından üretilecek hazır beton sözleşmede belirlenen fiyatlarla, davacı alıcıya teslim edileceği ve teslim edilecek hazır beton miktarının tahmini 350 m3 ve bedelinin 340-TL+KDV olarak kararlaştırıldığı, bunun karşılığında ise davacının toplam sözleşme bedelini aynı tarihte davalıya, davalının banka hesabına yapmış olduğu hava işlemi ile defaten ödediği, sözleşme kapsamında davalı, satımını üstlendiği beton ile ilgili inşaat aşamalarına bağlı olarak betonun peyderpey müvekkili şantiyesine dökümünü gerçekleştirdiği bu kapsamda davalının, dökümünü gerçekleştirdiği beton ile ilgili 14.04.2022 tarihli ... belge numaralı ve 41.795,60-TL bedelli fatura düzenlediği, düzenlenen faturada 46 metre küp betonun birim fiyatının sözleşmede kararlaştırılanın aksine (770,00-TL+ KDV) birim fiyat üzerinden tahakkuk edildiği anlaşılması üzerine davacı tarafından Kocaeli 7. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 22.04.2022 tarihli ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiği sözleşme gereği, davalının da 28.04.2022 tarihli ihtarnameye cevabında süresinde sipariş verilmemiş olduğundan tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğini bildirmiş olduğu, davacı tarafından iş bedelinin 140.045,12-TL olarak ödediği, davalı satıcı  227,5 betonu sözleşme kapsamında şantiyeye teslim edildiği, 122,5 m³ beton teslim borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Hazır beton sözleşmesinde teslim tarihi açıkça kararlaştırılmamış olduğundan davalının sözleşmeyi feshetmesi haksız olup, bu aşamada tanık dinlenmesinin dosyaya bir şey katmayacağı,  davalı tarafça davacının 12.04.2022 tarihinde davalı firma ile  ile iletişime geçip beton istediğinde firmanın 770-TL fiyat verdiğini ancak davacı bu rakamı kabul etmeyip başka bir beton firması olan Hacıoğulları Betondan 1000-TL-1.150-TL+KDV'ye beton satın alarak bu ödemiş olduğu meblağı da davalıdan talep etmesinin ve yerel mahkemenin de bu doğrultuda hüküm tesis etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirtmiş ise de HMK'nın 357/1. maddesi gereğince, istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu nedenle davalının ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği bu savunmasının istinaf aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. <br>Davacının, sözleşmede belirlenen fiyata davalı tarafından uyulmadığından, davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılıp üçüncü kişiden alınmak zorunda kalan eksik 122,5 metre küp betonun fiyatına göre ödemiş olduğu bedel ile davacı tarafında davalıya peşin olarak ödenip davacıya teslim edilmeyen betonun değeri de hesaplanılarak bu miktarlar toplanmak sureti ile davacının haksız olarak sözleşmenin fesih edilmesi sebebiyle 147.293,50-TL zarar üzerinden davanın kısmen kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 10.061,61-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.515,9-TL'nin mahsubu ile kalan 7.545,71-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"479f35d1c733b09a","SID":"a079492572f5c6e7"}}