{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>\t1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/43 <br>KARAR NO\t: 2024/314<br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ....<br>\t  Mersis No:...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ....<br>DAVALI \t: 1- ...   <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>\t  ....<br>DAVALI \t: 2- ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br><br>DAVA\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 27/06/2024<br>KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024 <br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle neticeten,  ... numaralı başvurularına karşı verilen red kararına karşı yaptıkları itirazın kısmi reddine dair ...'nun 08.04.2023 tarhli kararının İPTALİNE, huzurdaki davanın KABULÜNE, ...’ne ait ... numaralı ''...” ibareli markasının talep konusu tüm sınıf ve emtialarda tescile bağlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalı vekili  cevap dilekçesiyle,  verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMA:<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... numaralı başvurusuna karşı verilen red kararına karşı yaptıkları itirazın kısmi reddine dair ...  08.04.2023 tarihli kararının İPTALİ ile ... numaralı ''...” ibareli markasının talep konusu tüm sınıf ve emtialarda tescile bağlanması taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.<br>...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından 11, 35 ve 37 sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden ... ibareli markanın tescili için 12/03/2021 tarihinde ... nezdinde başvurusunun yapıldığı, ... kod numarası verilerek işleme alınan başvurunun 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı .... ’nde yayımlandığı, yayıma davalı şirket tarafından SMK 6/1,6/4,6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında itiraz edildiği, ... tarafından 01/03/2022 tarihli karar ile;  davalının itiraza dayanak ''...'' unsurlu markaları arasında 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın <br>alması için Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama <br>makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri <br>dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların <br>parçaları. Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler <br>perakende,  toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” <br>in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, muteriz tarafından ... kararına kararına karşı kötü niyet, kalan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali, tanınmışlık gerekçeleri ile ... nezdinde itiraz edildiği ve ...'nın  ... sayılı kararıyla özetle; (...) <br>Yapılan incelemede, itiraza mesnet markaların ülkemizde tanınmış marka olduğu kanaatine <br>ulaşılmadığından ve m. 6/5 bakımından maddede sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi <br>ve belge bulunmadığı değerlendirildiğinden,  m. 6/4 ve m. 6/5 uyarınca yapılan itirazlar yerinde <br>görülmemiştir. Öte yandan, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından, ilgili tüketicilerin başvuruya konu <br>marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan <br>gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve kalan mal ve hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin <br>ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Bununla beraber, başvuru sahibinin muterizin Türkiye <br>dağıtıcısının eski alt yüklenicisi olması, başvuru sahibine ait olduğu anlaşılan ... <br>adresli web sitesinde yer alan ifadeler ve başvuru sahibi ile muteriz arasındaki bir takım yazışmalar dikkate <br>alındığında, hayatın doğal akışı içeresinde işbu başvurunun iyi niyetle yapılmış olamayacağı kanaatine <br>varılmış ve m. 6/9 uyarınca yapılan itiraz haklı bulunmuştur. Sayılan nedenlerle, ...  tarafından yapılan itirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile <br>karar verilmiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın kabulüne ve başvurunun tümden reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde  karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. <br>Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili bilirkişi ücretini yatırmamış ve mahkememize sunduğu beyan dilekçesiyle ''İşbu davaya benzer uyuşmazlıklar ile ilgili ....  E. sayılı dosyasından verilen kısa karar ile ... E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyeti raporu ile mahkemenin kısa kararı ve bu belgelere yönelik beyanlarına göre, huzurdaki davada davacının bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek davanın bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın doğrudan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin eldeki davada bilirkişi deliline dayanmış olduğu, ancak mahkememizce davacının verilen kesin mehile rağmen bilirkişi ücretini yatırmamış olması ve talebi doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılamamış olması nedeniyle eldeki dava konusu olay mahkeme hakimi tarafından değerlendirilerek sonuca gidilmiştir. <br><br>GEREKÇE:<br>Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.<br>“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;<br> (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.<br>(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.<br>(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.<br>(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.<br>(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.<br>(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.<br>(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.<br>(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.<br>(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.\" şeklindedir. <br>Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. <br>Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen \"halk tarafından karıştırılma ihtimali\" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. <br>Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).   <br>Bir başka anlatımla, \"iltibas tehlikesi\" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. <br>SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (..., 16.07.2008 tarihli ve ....  sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.<br>Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... ...’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.<br>Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.<br>Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacının ... sayılı marka başvurusuna karşı diğer davalı tarafından itiraz edildiği, itirazın SMK 6/1 maddesi kapsamında kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği; bu karara karşı başvurunun tümden reddi nedeniyle sadece davalı şirket tarafından zorunlu idari başvuru yolu tüketilmiş ve ... nezdinde itiraz edildiği, davacı ... başvuru sahibi ise karara bu yönüyle itiraz etmemiş ve SMK 6/1 maddesi yönünden verilen ... kararının davacı yönünden kesinleştiği, ... aşamasında yapılan incelemede de diğer davalının SMK 6/1 maddesi kapsamındaki itirazlarının reddine karar verilmiş ve davacı yönünden kesinleşen karar esasen onanmıştır. Gelinen aşamada kendisi adına zorunlu idari başvuru yolunu tüketmeyerek ... nezdinde itiraz etmeyen davacının SMK 6/1 maddesi yönünden dava açması mümkün değildir. <br>Bilindiği üzere ..., kararının verildiği tarihteki durum, şartlar ve delillere göre inceleme yapar. ...’nun 19.11.2003 tarih ve . sayılı kararında da benzer yönde tespitlere yer verilmiştir. Nitekim ....  Dairesi kararında da;  “... kararının iptaline ilişkin işbu davada, uyuşmazlığın iptali istenen ... kararında yazılı gerekçe ve hukuki durum dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir… Somut olayda, davalı Şirketin marka başvurusuna davacı tarafından SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı olarak itiraz edilmiş, ... ise yalnızca SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında tanınmışlık vakıasına dayalı olarak başvurunun reddine karar verilmiş, diğer gerekçelere dayalı davacı itirazı yerinde görülmemiş, bu karara karşı da yalnızca marka başvurusunda bulunan davalı Şirket tarafından itiraz edilmiştir. Buna bağlı olarak, dava konusu edilen ... kararında yalnızca SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmiş, anılan madde koşullarının kısmen oluşmadığı kabul edilerek karar verilmiştir. O halde, dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı yönünden dava konusu ... kararında bir tartışma yapılmadığından, artık kötü niyet gerekçesi ile söz konusu ... kararının iptali mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, kötü niyet gerekçesi ile de dava konusu ... kararının iptal edilmesi doğru görülmemiştir.” (.... Dairesinin 24/3/2023 tarih ve .... sayılı kararı)<br>Netice olarak, SMK 6/1 yönünden verilen ... kararına karşı davacı ... başvuru sahibi itiraz etmeyerek kendi talepleri yönünden kararın kesinleşmesini sağlamış, diğer bir ifadeyle davacının 6/1 maddesine dayalı iddiaları ... nezdinde ileri sürülmemiş ve hukuki ihtilaf konusu haline getirilmemiştir. İşbu davada da inceleme konusu yapılamayacağı anlaşılmaktadır. Diğer davalı tarafından kalan mal ve hizmetler yönünden ... nezdinde itiraz edilmiş, inceleme bununla sınırlı olarak ve diğer davalı iddiaları kapsamında yapılmıştır. Nitekim ... kararı bu taraf yönünden de değiştirilmemiştir. Davacı tarafından itiraz aşamasında ... nezdinde ileri sürülmeyen 6/1 gerekçelerinin ... kararının iptali talepli davada dayanak yapılamayacağından açıklanan nedenlerle SMK 6/1 maddesine dayalı iddianın incelenmeksizin reddi gerekmiştir.<br>İptali talep edilen ... kararının dava konusu başvurunun SMK 6/9 maddesi hükmü bağlamında değerlendirme yapılarak başvurunun reddine karar verilmesi neticesinde temellendirildiği anlaşılmaktadır. <br>Kötüniyetli tescil başvurusunun korunamayacağına ilişkin ... . sayılı kararı; “…Tescil başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması halinin 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde <br>düzenlenmemiş olmasına karşın başlı başına bir hükümsüzlük nedeni sayılması hususunda öğretide görüş <br>birliği mevcuttur. ( .... ). Diğer taraftan, Yerel Mahkemenin direnme kararında da belirtildiği üzere ....'nda da kötü niyetle marka tescili bir hükümsüzlük nedenidir. Yine, 1/95 sayılı Ortaklık <br>Konseyi kararları gereğince ... arasındaki fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin mevzuatın <br>uyumlu hale getirilmesi kapsamında 27.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması <br>Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin mehazını oluşturan ....  sayılı .... 'nin .... sayılı ...'nün 51/1-b maddelerinde de kötü niyetli marka <br>tescil başvurusu mutlak ret ve hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, gerek öğretide ileri <br>sürülen görüşler, gerekse mukayeseli hukuk ve mehaz ... mevzuatında yer alan hükümler <br>itibariyle; markalar hukukundaki ülkesellik ve başvuru ve tescilde öncelik ilkelerinin yanında başvuru ve <br>tescilde kötü niyetin himaye edilmemesine ilişkin temel ilkenin de aynen korunduğu anlaşılmaktadır.  <br>Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nin 35/1. maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına <br>bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının <br>açılabilmesi de KHK'nin amacına uygundur. Çünkü, KHK'nin 35/1. ve 42/1- ( a ) maddelerindeki düzenlemeler <br>de, esasen, MK.nun 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibarettir. Bu bakımdan her somut olayın özellikleri <br>göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar <br>verilebilmelidir. Bu husus 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak <br>düzenlenmemiş olsa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK.nun 2. Maddesi uyarınca kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından  aynı sonuca ulaşılması KHK'nin ruhuna da uygundur. '' şeklindedir. <br>SMK 6/9 bakımından da yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. <br>Mahkememizce 6769 sayılı SMK 6/9 , genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK’nun 2. maddesi, ilgili ... kararı ve yerleşik ... içtihatları gereğince yapılan değerlendirmede, başvuru sahibi davacının Türkiye <br>dağıtıcısının eski alt yüklenicisi olması, başvuru sahibine ait olduğu anlaşılan ... <br>adresli web sitesinde yer alan ifadeler ve başvuru sahibi ile muteriz arasındaki bir takım yazışmalar dikkate <br>alındığında, hayatın doğal akışı içeresinde işbu başvurunun iyi niyetle yapılmış olamayacağı anlaşıldığından, başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceği;  davacının kötü niyetli bir başvuru yaptığına delalet ettiği dikkate alınarak davanın REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:<br>1-DAVANIN REDDİNE, <br>2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel  peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),<br>Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.   27/06/2024<br><br>Katip ...\t\t                                                 Hakim ...<br>e-imzalıdır                                                      ¸                         e-imzalıdır <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d76a962149738f3","SID":"2d87a77ed7eb1814"}}