{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi <br>KARAR TARİHİ: 22/04/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu, davacı kooperatif üyelerine kura ile tapu tahsis işlemi yapıldığını, üyelerine tahsis edilen dairelerin cephe, kat vb. diğer özelliklerine göre şerefiye farkı belirlendiğini, davalının genel kurul onayından geçen 3.000,00-TL şerefiye farkını ve 9.982,00-TL'lik ve 3.138,00-TL'lik iki adet birikmiş aidat borcunu ödemediğini; davalı aleyhine Antalya 1. İcra müdürlüğünün ...E, Sayısı ile icra takibi başlatıldığını, davalının 13.12.2018 tarihinde borca itiraz ettiğini, borca itirazın haksız ve yersiz olduğunu beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, dava dilekçesinde talep edilen aidat borcunun hangi aylara ve yıllara ait olduğunun bildirilmediğini, kooperatifin en son aidatının aylık 100 TL olduğunu, bunun da 2015 yılı genel kurul kararı ile kaldırıldığını, şerefiye bedelinin 2.500 TL olduğunu, davalının ... blok... nolu dairenin maliki olduğunu, gayrimenkul değerleme raporunda davalının ödemesi gereken tutarın 2.500 TL olduğu ve bu tutarında davacının Antalya Postanesinde ... no lu posta çeki hesabına \"... 2013 Ağustos ayı aidat ve ek ödeme teslimatıdır\" açıklaması ile ödenen 5.000 TL' nin içinde şerefiye parasının da yer aldığını davalının düzenli olarak aidat ödemesi yaptığını, talep edilen iki adet aidat borcuna ilişkin hangi aylara ve yıllara ait olduğunun belli olmadığını, gecikme faizi ve ferilerinin de belirsiz olduğunu, davalının eşinin kooperatifte belli dönemde yöneticilik ve başkanlık yaptığını, tüm konulara vakıf olduğunu genel kurulda alınan karar uyarınca kooperatif yönetimi olarak yöneticilik yapan kişilere huzur hakkı ödememesinin kararlaştırıldığını, davalının eşinin 2014 Temmuz - 2015 Mayıs aylarında yönetici olması nedeniyle aylık 800 TL huzur hakkı almaya hak kazandığı, bu tutarı davalı eşinin kooperatife olan borcuna mahsup edildiğini bu hesaplamaya göre 11 ayda toplam 8,800 TL huzur hakkı parasının davalının borçlarına mahsup edildiğini, bunun muhasebe kayıtlarına da girdiğini, ortaklar pay defterinde de görüldüğünü, bu nedenle davalının eşinin kooperatiften huzur hakkı talep etmediğini, davacının bu hususu kabul etmemesi halinde adı geçen yıllara ait huzur hakkının ödendiğini ispatlamasının gerektiğini, davalının 64.832,00TL ödeme yaptığının resmi kayıtlara geçtiğini, borcun kaynağının belirsiz olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \" ...Somut olayda uyuşmazlık davacı kooperatif tarafından istenilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, zamanaşımı uğramış ise ne kadarlık bir alacağın zamanaşımına uğradığı, takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramayan asıl alacak ve faiz miktarının ne olduğu, davalı tarafından icra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği noktasında toplanmaktadır. Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda, takibe konu bir kısım alacakların muaccel olduğu tarih gözönüne alındığında uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi ( 6098 sayılı 147/4.maddesi) hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu  aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 6098 sayılı TBK'nın 117'nci maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Bu durumda,takip konusu alacağın  yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra istendiği ve TBK.nun 135. maddesi uyarınca asıl alacak zamanaşımına uğradığı takdirde fer'ilerinin de zamanaşımına uğrayacağı gözönünde bulundurularak zamanaşımına yönelik itirazlar haklı görülmekle davanın reddi gerekmiş, zamanaşımına uğrayan borçlar eksik borç niteliğinde olduğundan davacının bu alacağı istemesi kötüniyetli görülmediğinden ayrıca kötüniyet tazminatı talebinin de reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin bilirkişiye defterlerini sunmadığını, kendilerinin ticari defterleri sunmadığı halde bilirkişinin nasıl defterler sunulmuş gibi rapor hazırladığını ve raporunda belirttiği rakamları nereden bulduğunu düşünürken mahkeme kalemi tarafından birlikte çalıştıkları avukat... aranarak mahkemeye sunulmuş olan ticari defterleri almaları istendiğinden... hanımın mahkemeden defterleri teslim almaya gittiğini ve taraflarınca sunulmamış olan ve aslı olmayan fotokopi bir defterle karşılaştıklarını, bu defterin davalının kocası ...tarafından bilirkişiye teslim edildiğini, davalı kooperatifin eski yöneticisi olan kocası aracılığıyla lehine bilirkişi raporu alabilmek için hile yaptığını, davalının eşinin eski kooperatif başkanı olup, üzerinde oynama yapıldığı, kooperatife ait olmayan bir defteri bilirkişiye sunduğu, bilirkişinin bu deftere göre karar verdiğini, mahkeme tarafından birlikte çalıştığı Avukat...a teslim edilen ve kooperatife ait olduğu iddia edilen defterin, davalının eşi ... kooperatif yöneticisi olduğu dönemde aynı dönem için ikincisi bastırılan ancak kooperatif yönetiminden ayrılırken kooperatiften gizlenen davalının kocasından sonra gelen yönetimlerin haberdar olmadığı, içerisindeki bilgilerin kooperatifin banka hesapları ve resmi kayıtları ile tutmadığı bir defter olduğunu, çıplak gözle bile incelendiğinde defterdeki rakamlar üzerinde oynama yapıldığını, özelikle diğer üyelerden farklı olarak davalı ...  hesabına her ay 800 lira ekleme yapıldığı, hatta ilgili kutucuğa sığmadığı için rakamların sıkıştırılarak yazıldığı, genel toplamın bile değiştirildiği görüldüğünden, hükme esas alınan ve davacı kooperatif banka kayıtları ile tutmayan zaten kooperatife ait olmayan defter üzerindeki oynamada davalı tarafın kendisini alacaklı gösterdiğini, mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna göre; davalı üyenin zaman aşımının dolduğu 07.12.2013 tarihine kadar 10.740 TL, bu tarihten dava tarihine kadar 5.580 TL yani toplam 16.320 TL fazla ödeme yaptığını, 107 taksit fazla ödeme yapılmasının yada ödenmesi gereken tutarın 9 kat fazlasının ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından bu durumun görülmemesi, mahkeme hakiminin bu kadar açık bir hatayı atlaması, bu arada kendisinin hükme kadar bu ayrıntıyı fark etmemesinin gerçekten fahiş bir hata olduğunu, benzer durumun 2013-2018 tarihleri arasındaki dönem içinde geçerli olduğunu, davalının 2013 - 2018 tarihleri arasında toplam 1.440,00-TL ( Bin dört yüz kırk lira ) ödemesi gerekirken 7.020,00-TL ( yedi bin yirmi lira ) ödendiğini, başka bir anlatımla davalının 5 yılda 60 kez aidat ödemesi gerekirken 117 aidat ödemesi yaptığını, beş yılık dönemde toplam 57 aidat fazla ödeme yaptığını, yani davalının neredeyse her ay çift aidat ödemesi yaptığını, bilirkişinin şerefiye farkının ödenme zamanını dikkate dahi almadığını, kooperatif ödemelerini eksik yaptığı iddiasıyla 7 kişi hakkında icra takibi başlattığını, haklarında icra takibi başlatılan kişilerin tamamının eski yöneticiler olup, tamamının borca itiraz ettiğini, tamamı hakkında itirazın iptali davası açıldığını, bu davalarda üyelerin şerefiye farkının ödeme tarihi olarak genel kurulda ileriki bir tarihin belirlenmiş olması sebebiyle şerefiye farkı yönünden zaman aşımı hükümleri uygulanmadığını, tüm borçlulara aynı gün icra takibi yapıldığını, ancak sadece davalı ...  şerefiye farkı borcunun zaman aşımına uğradığı yönünde hüküm kurulduğunu, bu durumu kooperatif yönetimine anlatmakta zorlandıklarını, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun hile ile alınmış olması, raporun akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olması sebebiyle istinaf incelemesinin yapılarak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı kooperatif tarafından ortağı olan davalıya karşı kooperatif aidat borcu ve bakiye şerefiye bedelinden dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık; davalının icra takip tarihinde davacı kooperatife aidat borcu ve bakiye şerefiye bedeli borcunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.<br>Mahkemece, raporu hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi...27/12/2020 tarihli raporunda özetle; davalı ...'in ... blok ... nolu daire ve ... blok ... nolu daire olmak üzere 2 hisse karşılığında davacı kooperatifin üyesi olduğu, davacı kooperatifin sunduğu kayıt ve belgelerine göre, 5 yıllık zamanaşımına uğramayan 07/12/2013 - 07/12/2018 tarihleri arasında davalı adına tahakkuk ettirilen aidatlar ve davalının yaptığı ödemelerin karşılaştırılması ile takip tarihi itibariyle davalının davacı kooperatife borcunun olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.<br>Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu  aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 818 sayılı BK'nın 101/2. (6098 sayılı TBK'nın 117. ) maddesi hükmü karşısında,  kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece, takip konusu alacağın bir kısmının yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra istendiği ve BK'nın 131. maddesi uyarınca asıl alacak zamanaşımına uğradığı takdirde fer'ilerinin de zamanaşımına uğrayacağı gözönünde bulundurulup, bilirkişiden zamanaşımına uğramayan asıl alacak ve işlemiş gecikme faizi tutarının hesaplanması yönünden ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı def'i konusunda ara kararla esas ile birlikte değerlendirme yapılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin talep konusu dönemin tamamı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03/02/2014 tarih 2013/7139 Esas 2014/694 Karar sayılı ilamı )<br>Mahkemece, dosyanın daha evvel raporu hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi ...e tevdii ile aidat alacağına ilişkin olarak davalı tarafından yapılan ödemelerin, ödeme tarihi itibariyle muaccel olan gecikme faizi ve aidat alacağından mahsup edilmek suretiyle davacı kooperatifin genel kurullarında kararlaştırılan ödeme sürelerinin sonunda muaccel olacağı dikkate alınarak takip tarihi olan 07/12/2018 tarihinden geriye doğru 5 yıllık alacağın hesaplanması konusunda ek rapor alınması gerekirken, takip konusu alacağın zaman aşımına uğradığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir.<br>Öte yandan davalı kooperatifin 09/10/2010 ve 30/04/2011 tarihli genel kurul toplantılarında, şerefiye bedellerinin tapu tesliminde ödenmesi kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla şerefiye bedeli bakımından zaman aşımının başlangıcında tapu devrinin esas alınması gerekir. Ne var ki, dosya içerisinde tapu devrinin davalıya ne zaman yapıldığına dair bir belge bulunmamaktadır. Mahkemece tapu devrine ilişkin belgeler getirtilerek takip tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu alacak kalemi açısından da zaman aşımı nedeniyle red kararı verilmesi hatalı olmuştur.<br>O halde mahkemece yapılacak iş, .... blok ... nolu ve ... blok ... nolu daire tapu teslimlerine ilişkin evraklar getirtilerek ve daha evvel raporu hükme esas alınan mali müşavir bilirkişiden yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere ek rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/04/2021 tarih... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu  istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.27/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26dd93fc49863168","SID":"6d7e9bb83372789e"}}