{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1914 <br>KARAR NO\t\t: 2025/106<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2024/600 Esas<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/01/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki satış anlaşması doğrultusunda müvekkiline satışının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin satış bedellerinin tamamını ödediğini, ancak davalı tarafından tapu nezdinde devirden imtina edildiğini iddia ettiği ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Nolu Parselde Kain 10-146-147-148-149 Numaralı bağımsız bölümler ile  ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Nolu Parselde Kain 26 numaralı dükkanın tapusunun iptali ile müvekkil adına kayıt ve tesciline, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Nolu Parselde Kain 10-146-147-148-149 Numaralı bağımsız bölümler ile  ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Nolu Parselde Kain 26 numaralı dükkan üzerine dava süreci boyunca 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik İhtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br><br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle; Taşınmaz satışlarının ancak tapuda ve resmi şekilde yapılan senetlerle mümkün olduğunu, bu şekilde resmi şekle uymadan yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin şeklen geçerli olmadığını, geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak da tarafların sadece verdiklerini geri isteyebileceklerini, bu taşınmazların devir ve tescilinin dava konusu edilemeyeceğini, dava konusu oldukları gerekçesiyle bu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir de konulamayacağını belirterek eksik inceleme ile ve yasada aranan zorunlu şartlar bulunmadığı halde verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, itiraz hakkında duruşmalı inceleme yapılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..Talep; ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir.<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; iddia ve savunmanın değerlendirilmesinin yargılamaya muhtaç olmakla birlikte ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının davacının mühim zararlarına yol açabileceği, nakdi teminatın yatırılmış olduğu, ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluştuğu, gelinen aşama itibariyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir koşulların bulunmadığı\" gerekçesi ile; \"İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı  tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararının kaldırılması gerektiğini, davacının davasını resmi şekilde yapılmamış olan gayrimenkul satış sözleşmelerine dayandırdığını, gayrimenkul satışları ancak ve ancak tapuda ve resmi şekilde yapılan senetlerle mümkün olduğunu, resmi şekilde yapılmamışsa malikin tescile zorlanamayacağını, kaldı ki, davacı, tescil talep ettiği taşınmazların bedelini de ödemediğini, açık ve kesin gerçeklere rağmen yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebini kabul ettiği, ve  itirazlarını reddedildiğini, davacının, geçersiz bir gayrimenkul satış sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil talep ettiğini, davacının hukuken tescile hak kazanabilme imkanı olmadığını, çünkü  elde geçerli bir gayrimenkul satım sözleşmesi olmadığını, hukuki bir dayanağın olmadığı davada neye dayanarak ihtiyati tedbir istendiğini, geçersiz bir satım sözleşmesine dayanan davacının nasıl bir haklılığı olabileceğini yada hukuki dayanağın olmadığı, sözde haklılığın yaklaşık ispatı ne ile olabileceğini, geçerli bir gayrimenkul satış sözleşmesi olmamasına rağmen davacı tüm ödemeleri yaptığını (geçersiz sözleşmelere dayanarak) iddia ettiğini, davaya konu taşınmazların ödemesinin yapılmadığını ifade ettiğini, davacı tarafın, ödemesini yapmışlar ise dekont sunmalarınının istediğini, ancak davacı tarafın hiçbir dekont sunmadığını,  davacı hem geçersiz bir gayrimenkul satış sözleşmesine dayanmakta hem de iddia ettikleri ödemelerin dekontlarını 2 aydır dosyaya sunmadığını, davacının bu davada haklılığını yaklaşık değil biraz bile ispatlayamadığının açıkça ortada olduğunu, buna rağmen ihtiyati tedbir talepleri kabul edildiğini, ara kararda davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin de kaldırılması gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep,  İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati tedbir isteminin 16/09/2024 tarihli karar ile \"davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, halen davalı adına kayıtlı olması halinde  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... nolu parselde kain 10-146-147-148-149 numaralı bağımsız bölümler ile  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada ... Nolu Parselde Kain 26 numaralı dükkanın en son tespit edilen değerleri olan 7.761.000,00-TL'nin %15'i oranında olan 1.164.150,00-TL'nin nakit olarak mahkeme veznesine yatırılması veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde 3. kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına\" karar verildiği görülmüştür.<br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından 23/09/2024 tarihli dilekçeyle ihtiyati tedbir kararına itirazlarını bildirmiştir. Bu itiraz üzerine ilk derece mahkemesince mürafaalı olarak yapılan inceleme neticesinde 25/10/2024 tarihli ara kararı ile  ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İş bu karar ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dosya kapsamı belgelerin incelenmesinden, arsa sahibi olarak davalı şirket ve  yüklenici ve kefil sıfatı ile de davacı   arasında İzmir 16. Noterliği'nin  26.07.2022 tarihli Düzenleme Şeklinde  Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ayrıca taraflar arasında haricen düzenlendiği belirtilen  01.06.2023 ve  21.07.2023 tarihli Protokollerin birer suretinin dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür.<br><br>HMK 389. maddesine göre \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"  <br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı açısından; Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına  göre ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair  kararın davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücreti haricindeki esasına yönelik olarak  davalı muteriz vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.   <br>İstinafa konu ara kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin \"Yargı Yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan ve Konusu Para  Olsa veya Para ile Değerlendirilebilse Bile Maktu Ücrete Bağlı Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret\" başlıklı İkinci Kısım, Birinci Bölümün 1.maddesinde \"Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşuluyla ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdi yeri belirlenmesi işleri için: duruşmasız ise 4.700,00 TL, duruşmalı ise 5.900,00 TL vekalet ücreti belirlendiği görülmüştür. Bu durumda ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarında karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için \"görülmekte olan bir dava içerisinde verilmemiş\" olması koşulu aranmaktadır.<br>Ancak ilk derece mahkemesince  25/10/2024 tarihli ara kararı ile  ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. İş bu kararın gerekçesinde ise ihtiyati tedbir talep eden  davacı  lehine 5.900 TL vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür. İstinafa konu ihtiyati tedbir kararı taraflar arasında devam eden esas dava dosyası üzerinden bir ara kararı ile verildiğinden ihtiyati tedbire itirazın reddi halinde talep eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin kabulü ile  kararın kaldırılarak  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, <br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/600 sayılı 25/10/2024 tarihli ara kararının vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA,<br>2-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,<br>3-Davalı vekilinin yatırdığı 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE  GEÇMEK ÜZERE;<br>1- İtiraz eden davalı vekilinin  ihtiyati tedbir kararına itirazının REDDİNE,<br>2-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>3-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi.  21/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4169eb7a1700995","SID":"f927988c350591bd"}}