{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1766 <br>KARAR NO\t\t: 2025/22<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/251 Esas 2024/10 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Borçtan Kurtulma Davası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/01/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin  davalı şirketten alacaklı konumda olduğunu, davalı borçlu şirketin 20.09.2018 keşide/tanzim tarihli 75.000,00 TL bedelli, ... Bankası'na ait 0510474 Çek numaralı 06.04.2018 basım tarihli çeki  dava dışı ... Tic. Ltd. Şti lehine keşide ettiğini  ve lehdar olan ... şirketi tarafından da çekin ciro edilerek müvekkili şirketine teslim edildiğini,  müvekkili şirket yetkilisi tarafından çekin yasal süresinde ibraz edildiğini fakat çekin karşılıksız çıktığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili tarafından  Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/431 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu  ve Mahkemece 2018/431 K. numarası ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini,  alacağının tahsili maksadı ile Adana 8. İcra Müdürlüğü 2018/10807 E. sayılı dosya kapsamında borçlular aleyhine 75.000,00 TL bedelli çekin 1.600,00 TL'sinin çek yasal sorumluluk tutarı olarak bankadan tahsil edilmiş olması sebebi ile bakiye kısım olan 73.400,00 TL asıl alacak, 431,35 TL işlemiş faiz, 220,20 TL komisyon, 7.340,00 TL çek tazminatı, 59,10 TL ihtiyati haciz başvuru masrafı, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplamda 81.935,65 TL takip çıkış miktarlı takibe geçildiğini, akabinde davalının  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. sayılı dosya ile konkordato talepli dava açtığının haricen öğrenildiğini, yasal süresi içinde taraflarınca anılı dosyaya müvekkil şirket adına asli müdahale talepli dilekçe sunulduğunu ve alacağın bildirildiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. - 2020/361 K. sayılı hükmü ile konkordato kararının tasdikine karar verildiğini, ancak  kararın alacaklılar tarafından istinaf edildiğini, karar hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi  2020/1508 E. - 2020/1341 K. sayılı kararı ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin2018/1100 E. - 2020/361 K. Sayılı sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verildiğini, iadenin ardından İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/42 E. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve  dosyanın 11.03.2021 tarihinde karara çıktığını,  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/42 E.- 2021/284 K. sayılı kararı ile ... Limited Şirketi ' nin konkordato talebinin Kabulü ile konkordatonun tasdikine, müvekkil alacakları yönünden ise  alacaklı ... tarafından talep edilen 73.400,00 TL, nin çekişmeli alacak olarak kabulü ile bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesine göre açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar borçlu davacı tarafından kayyımın ...bank Adliye Şubesinde açacağı bir hesabakonkordato projesi ve ödeme planındaki oranlar ve vadeler dikkate alınarak İİK m.308/b uyarınca yatırılmasına karar verildiğini, kararın ise 15.03.2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilin bildirdiği alacağın kambiyo senetlerinden en kuvvetli hüküm sonuç doğuran çek alacağına dayanmakta olup davalı borçlunun çek üzerinde yer alan keşide imzasına bir itirazı söz konusu olmamakla kesin alacak hükmünde olduğunu, bu surele müvekkil alacağının çekişmeli alacak olarak kaydedilmesi mümkün olmayıp müvekkilin alacaklarının çekişmeli alacak statüsünden çıkarılarak konkordato projesine alacak olarak kaydedilmesine karar verilmesinin  gerektiğini beyanla davanın  kabulü ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/42 E.- 2021/284 K. Sayılı hüküm ile müvekkili şirket alacaklarının çekişmeli alacak olarak kaydedilmesi sonrası söz konusu alacakların üzerindeki çekişmenin kalktığının tespiti ile gerçek alacağa dayanan taleplerin konkordato tasdik projesine dahil edilerek garameden faydalanılmasına hükmedilmesine,  müvekkilinin çek üzerinde yazılı olan 73.400,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespitine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/42 E.- 2021/284 K. Sayılı dosya ile tasdik olunan konkordato projesinden ayrılan ve ...Bankasına müvekkil şirket lehine depo edilen ve edilecek olan miktarların müvekkil şirkete ödenmesine, bu suretle müvekkil şirketin konkordato sürecine dahil edilmesine,  İşbu kararın Ticaret Sicil Gazetesine ilan edilmesine, müvekkil şirket alacağının Çek alacağı olmasına rağmen davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkil alacağına itiraz etmesi ve alacağı çekişmeli hale getirmesi sebebi ile işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğundan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirket hakkında verilen konkordato kararında  alacaklılara ödeme yapılacak süreler yönünden herhangi bir değişiklik oluşmadığını, ödemelerin  Temmuz 2021 yılında başlayacağını,  bu bakımdan karar yönünden izmir 1. ATM nin 2018/1100 e. - 2020/361 k. sayılı dosyasında yer alan hükümlerin devam ettiğini, bu sebeple davacı yanın, müvekkil şirket hakkında verilen ilk konkordato kararına ilişkin ikame etmiş olduğu davanın devam edeceğinin  açık olduğunu, mahkemece 2020/445 E. 2020/431 K. sayılı dosyasında 6100 Sayılı hukuk muhakemeleri kanununun 114/2 maddesinin yollaması, 6325 sayılı yasanın 18/a-2 ve 6100 Sayılı kanunun 115/2 maddesi kapsamında dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, ikame edilen işbu davada müvekkili şirket hakkında tasdik edilen konkordato kararının aynı olması sebebiyle ilk verilen kararın uygulanması gerektiğini, davacı tarafından  Mahkemede aynı konuda, aynı taraflardan oluşan ve aynı alacağa ilişkin olarak başlatılmış olan 2020/445 e. - 2020/431 k. sayılı dosyasının kesinleşmemiş olduğundan  davacı yanın 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanununun 114/1-ı maddesi kapsamında derdest biçimde işbu davayı ikame ettiğini, davanın usulden reddinin gerektiğini,  müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ...’nin hiçbir ticari kaydının bulunmadığını bahse konu çekin konkordato müdahilllerinden ... Ltd. Şti.’ne verilen sipariş avansı çeki olduğunu, müvekkili ile dava dışı  ... şirketi arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin dava dışı şirket tarafından  yerine getirilmediğini, dava dışı  ...'in müvekkil şirkete halihazırda 2.576.436,71-TL borcu bulunduğunu, borcun  cari muavin dökümler ile de kayıt altında olduğunu, Müvekkil şirket tarafından verilen bu çeklerin, şirketin muaccel hale gelmiş borcuna karşılık olmayıp işin yapılması amacıyla avans niteliğinde olduğunu, dava dışı  ... şirketi tarafından işlerin  teslim edilmediğini,  fatura kesilmediğini, ayrıca davacı tarafından tahsili talep edilen çeke ilişkin dava dışı 3. Kişi ... tarafından tefecilik/dolandırıcılık yoluna başvurulduğunu, müvekkili  şirketin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu,  bu durumun dava dışı şirkete İzmir 21. Noterliği’nden çekilen 19.10.2018 tarih 39510 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bildirildiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"....Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte  değerlendirildiğinde; <br>Dava; çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağın tespiti, tespit sonrası kayıtların düzeltilmesi, alacağa isabet eden payın davalı tarafından bankaya depo edilmesi ve davacı şirketin konkordato projesine dahil edilmesi  talebine ilişkindir. <br>Yapılan inceleme neticesinde; Mahkememiz davalısı tarafından İzmir 1. ATM'nin 2018/1100 Esas sayılı dosyası üzerinden 24/09/2018 tarihinde ileri sürülen konkordato talebine ilişkin yapılan yargılama neticesinde 17/07/2020 tarihli, 2020/361 Karar sayılı ilam ile davalı konkordatosunun tasdikine ve Mahkememiz davacısı yönünden çekişmeli alacak olarak kabul edilen 73.400,00 TL'ye ilişkin davacı yana  İİK 308/b uyarınca dava açılmasına yönelik ihtaratlı sürenin tesis edildiği ve talep eden tarafından açılacak hesaba bu tutarın ödenmesi kararının verildiği, yapılan istinaf talebi üzerinde İzmir BAM 17 HD'nin 2020/1508 esas ve 2020/1341 karar sayılı ilam ile İİK 288 maddesine göre tasdik yargılamasına ilişkin ilamın yapılmaması nedeni ile verilen hükmün kaldırıldığı, Mahkemece yeniden yapılan yargılamada ise 11/03/2021 tarihli 2021/42 esas ve 2021/284 karar sayılı ilam ile konkordatonun tasdiki ile yine davacı yan yönünden 73.400,00 TL'ye ilişkin yukarıda belirtilen şekilde çekişmeli alacak olarak kabulü yönünde karar verildiği, istinaf talebi üzerine İzmir BAM 17. HD'nin 2021/1342 Esas ve 2021/1664 karar sayılı ilam ile davacının da içerisinde olduğu bir takım taraflar yönünden çekişmeli alacaklara ilişkin yasal prosedürün yerine getirilerek tamamlanmasına dair işlemin ikmaline karar verilerek mahkeme hükmünün kaldırıldığı, dosyanın tevdisi üzerine 2021/971 esas sırasına kaydının yapıldığı, Mahkemece yapılan yargılama üzerine 14/02/2022 tarih ve 2022/104 karar sayılı ilam ile yine davacının konkordato talebinin kabulüne adi borçların tamamının ilk taksiti 2021 yılı Temmuz ayından başlamak üzere 36 ay vadede 36  eşit taksitle ödenmesine dair hükmün kurulduğu ve Mahkememiz davacısı yönünden yine 73.400,00 TL çekişmeli alacağa dair 308/b kapsamında değerlendirme yapılarak süre verildiği ve bu kararın istinaf edilmekle  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/562 Esas, 2022/1270 Karar sayılı ve 19/07/2022 tarihli kararı ile Mahkemenin  10/02/2022 tarih ve 2021/971 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının  kaldırıldığı ve yeniden esas hakkında karar verilerek; Davacı ...'nin konkordato isteminin reddine, kesin mühletin sonuçları ortadan kalktığından tedbirler ile ilgili  hüküm kurulmasına yer olmadığına, denetim kayyumunun görevinin sona ermesine, karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen kararın  davacı vekilince temyiz edilmesi sonucu  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5037 Esas, 2023/518 Karar sayılı ve 09/02/2023 tarihli kararı ile;  temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca onanmasına, karar verildiği ve dosyadan verilen kararın 09/02/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacının davalıdan konkordato kapsamında bildirilen alacak kadar alacaklı olup olmadığı, aksi kanatte olunması halinde Adana 8. İcra Müd. 2018/10807 esas sayılı dosyasına konu ... Bankası Bornova şubesine ait 20/09/2018 tanzim tarihli 75.000,00 TL bedelli ve 0510474 çek no.lu çekten kaynaklı çek bedeli olan 73.400,00 TL (yaprak bedeli hariç) tutarında alacaklı olduğunun tespit edilip edilmeyeceği, bahse konu 1 ATM'nin 2018/1100 esas ve 2020/361 karar sayılı (yeni esası 2021/971 ) dosyasında tasdik olunan ve ...bank'a davacı lehine depo edilen ve edilecek olan miktarın davacıya ödenip ödenmeyeceği, davacının konkordato sürecine dahil edilip edilmeyeceği, bahse konu 2018/1100 esas sayılı dosyasının açılmasından sonra Mahkememiz nezdinde açılan bu davanın konkordato yargılamasının istinaf ilamı ile kaldırılması neticesinde davanın konusuz kalıp kalmadığı, kaldırma ilamının mevcut dava dosyasına etkili olup olmadığı hususlarının tespit ve değerlendirilmesine yönelik İİK 308/b anlamında tespit, ödeme ve konkordato sürecine dahil edilme yönünde talebi içerir dava olduğu anlaşılmıştır. <br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça İzmir 1 ATM'nin 2021/42 E. 2021/284 K. sayılı (eski esası 2018/1100) konkordato yargılamasında çekişmeli alacaklardan kabul edilen Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2018/10807 esas sayılı dosyasına konu edilen ... Bankası Bornova Şubesine ait 20/09/2018 tanzim tarihli, 0510474 seri nolu ve 75.000,00 TL bedelli çek bedeline ilişkin olarak İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağın tespiti ve  konkordato projesi kapsamında ödenmesi istemli olarak eldeki dava açılmış ise de; İzmir 1 ATM'nin 2021/42 E. 2021/284 K. Sayılı dosyasından verilen konkordato tasdik kararı İzmir BAM 17. HD'nin 2021/1342 E. ve 2021/1664 K. sayılı kararı ile kaldırılmakla, dosyanın kaldırma kararı sonrasında kaydedildiği 2021/971 E. numarası üzerinden Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 10/02/2022 tarih ve 2021/971 E., 2022/104 K. sayılı konkordato talebinin kabulüne dair kararın da İzmir BAM 17. HD'nin 2022/562 E., 2022/1270 K. sayılı kararı ile kararın kaldırıldığı ve yeniden esas hakkında karar verilerek; davacı ...'nin konkordato isteminin reddine, kesin mühletin sonuçları ortadan kalktığından tedbirler ile ilgili  hüküm kurulmasına yer olmadığına, denetim kayyumunun görevinin sona ermesine ilişkin karar verildiği, İzmir BAM 17. HD tarafından verilen kararın  davacı vekilince temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5037 Esas, 2023/518 Karar sayılı ve 09/02/2023 tarihli kararı ile temyiz olunan BAM kararının onanmasına karar verildiği anlaşıldığından konusu kalmayan eldeki dava yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>Davalı tarafın derdestlik itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; <br>Yargıtay 6 HD'nin 2022/2973 E. 2023/962 K. Sayılı 09/03/2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere; \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdestlik bulunmaması) dava şartıdır. (HMK 114/1-ı) Derdestlikten söz edebilmek için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken davada dayanılan hukuki sebepler olmayıp davada dayanılan vakıalardır. HMK'da düzenlenen dava şartlarında davanın açılabilirliği değil davanın görülebilirliği ön plandadır. Hakim dava şartlarının varlığını dava tarihine göre değil, bu konuda inceleme yaptığı tarihe göre belirler. Çünkü HMK 115. madde dava açılırken bu dava şartlarının bulunmasını bir önşart olarak öngörmemiş ve tamamlanabilme, tamamlandığında dikkate alma esasına göre bu dava şartlarını getirdiğini de açıkça ortaya koymuştur. <br>Açıklanan nedenlerle dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı belirlenirken dava tarihi değil, incelemenin yapıldığı tarih itibarıyla bir eksiklik bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Kaldı ki HMK 114/1-ı madde hükmüne göre derdestlik için aynı davanın daha önceden açılmış olması yeterli olmayıp bunun yanında diğer davanın hâlen görülmekte olması gerekmektedir. Görülmekte olan önceki dava kesin hüküm oluşturmayacak biçimde sona ermiş ise hâlen görülmekte olma koşulu ortadan kalkmış olduğu için sonradan açılan davada derdestlik nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğundan söz edilemeyecektir.\"<br>Somut olayda; davacı tarafça ilk olarak açılan ve Mahkememizin 2020/445 Esas  sayılı dosyası ile görülmüş olan çekişmeli alacak davasında verilen 02/09/2020 tarihli karar ile \"Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 yollaması, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2 gereği dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,\" dair karar verildiği, anılan davaya dayanak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1100 Esas sayılı konkordato tasdik hükmünün, yapılan istinaf başvuruları neticesinde, bölge adliye mahkemesince kaldırıldığı; açılan ikinci dava olan eldeki davanın ise yine aynı mahkemece kaldırma kararı sonrası 2021/42 Esas sayılı dosya üzerinden verilen tasdik hükmüne dayalı olduğu, davanın İİK'nın 308/b maddesindeki usule uygun şekilde açıldığında ihtilaf bulunmamaktadır.<br>Eldeki dava tarihi olan 02/04/2021 tarihi itibariyle Mahkememiz 2020/445 Esas sayılı dosyasından verilen kararın Yargıtay temyiz incelemesinde olduğu, Yargıtayca 09/05/2022 tarihinde bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası dosyanın kaydedildiği 2022/559 Esas numarası üzerinden 04/04/2023 tarihinde karar verildiği, bu durumda incelemenin yapıldığı tarih itibarıyla bir eksiklik bulunmadığı, görülmekte olan önceki dava kesin hüküm oluşturmayacak biçimde sona ermiş  olduğundan eldeki davada derdestlik nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğundan söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. <br> Davacı tarafça İzmir 1. ATM'nin 2018/1100 E. sayılı dosyasında verilen karar neticesinde Mahkememiz 2020/445 Esas sayılı dosyası kapsamında eldeki dava konusu ile aynı talebi içeren dava açılmış, bahse konu İzmir 1. ATM 2018/1100 E. sayılı dosyasının istinaf incelemesinden geçerek  kaldırılması sebebi ile bu kez eldeki davada İzmir 1. ATM 2021/42 E. sayılı dosyasında verilen karar neticesinde Mahkememiz 2020/445 E. Sayılı dosyasına da konu edilen 308/b anlamındaki alacak yönünden tespit talebi ile birlikte projeye dair ödenmesinin talep edilmiş olduğu hususu ile davacı yan yönünden davaya konu talep bakımından  İzmir 1. ATM 2021/42 E. Dosyasından verilen kararda İİK 308/b gereği ihtaratlı süre verildiği göz önüne alındığında, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan bu dava konusu husus yönünden talepte bulunmasında hukuki yararının bulunduğu\" gerekçesi ile; \"Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yanın, iş bu davada,  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 E. ve 2021/284 K. sayılı konkordato dosyasında alacaklarının çekişmeli alacak olarak sayılması sebebiyle, İİK 308/b maddesi uyarınca alacak kaydının yapılması ve müvekkili şirketin borçlu olduğunun tespit edilmesi amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, mahkeme davanın açıldığı tarihteki şartlara göre bir değerlendirme yapması gerekirken bu asıl ilkenin dışına çıkarak derdestlik yönünden davanın reddinin gerektiği hususunu göz ardı ettiğini, somut olayda davacı  ...,  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 E. ve 2021/284 K. sayılı konkordato dosyasında alacaklarının çekişmeli alacak olarak sayılması sebebiyle İİK 308/b maddesi uyarınca alacak kaydının yapılması ve müvekkili şirketin borçlu olduğunun tespit edilmesi amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, <br>müvekkilinin ilk olarak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1100 E. ve 2020/361 K. sayılı dosyasında konkordato davası ikame etmiş olup iş bu dava neticesinde verilen karar kapsamında alacakları çekişmeli olarak kaydedilen ... firması 26.08.2020 tarihinde  İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020-445 E sayılı davasını ikame ettiğini,  yerel mahkemede görülen aynı konuda, tarafları da aynı olan 2021/251 E sayılı davanın açılması üzerine taraflarınca derdestlik itirazında bulunulmuş olup  yerel mahkemece de derdestlik arz eden 2020/445 E sayılı davanın kesinleşmesini beklediğini,  davacı yanın  mahkemenizde ikame edilmiş olan işbu davanın peşinen 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri kapsamında öncelikle usulden reddi gerekirken konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karara varılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davanın konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesis edilmiş olsa da, uyuşmazlığın esası irdelendiğinde davalı müvekkilinin haklılığının sabit olduğu sonucuna ulaşılacağını, <br> ... dava dilekçesinde müvekkili şirketin 75.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan 73.400,00-TL asıl alacak, 431,35 TL işlemiş faiz, 220,20-TL komisyon, 7.340,00-TL çek tazminatı, 59,10 TL ihtiyati haciz başvuru masrafı ve 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplamda 81.935,65-TL kendilerine borçlu olduğunu bildirse de müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ...’nin hiçbir ticari kaydı bulunmadığını, bununla birlikte ... Şirketinin dilekçesinde dayanak olarak gösterdiği 20.09.2018 vadeli 0510474 nolu 75.000,00-TL tutarındaki ... bankası çekinin konkordato müdahilllerinden ... Ltd. Şti.’ne verilen sipariş avansı çeki olduğunu, hak edişte geciken müvekkili şirketin, 150.000,00-TL gecikme cezasına mahkum edildiğini, işin karşılığı olarak ...'a 1.600.000,00-TL çek verilmesine ve bu çeklerin müvekkili şirketçe ödenmesine rağmen dava dışı 3. kişi şirket tarafından edimlerin yerine getirilmediğini, eksikliklerin tamamlanmadığını, müvekkili şirketin zararı tanzim edilmediğini, hal böyle olunca ...'in müvekkili şirkete halihazırda 2.576.436,71-TL borcu bulunduğunu, işbu borcun, cari muavin dökümler ile de kayıt altında olduğunu, müvekkili şirketin ... Şirketi’ne borcu bulunmamakla birlikte, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında da görüleceği üzere sipariş avansı olarak verilen çeklerden dolayı ... şirketinden müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, bu durumun ... şirketine İzmir 21. Noterliği’nden çekilen 19.10.2018 tarih 39510 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bildirildiğini, hal böyle olunca ve bu durum tümüyle değerlendirildiğinde müvekkili şirketin hiçbir şekilde ticari ilişkisi olmayan ...’ne de herhangi bir borcu bulunmadığını, davada haklılık durumunun tartışılmasını gerektiren bir durumda olmayıp davanın konusuz kaldığı aşikar olduğunu, bu durumda müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup emsal pek çok kararda da olduğu şekilde mahkemece davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğinden iş bu dava konusuz kalmışken müvekkili aleyhine yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, HMK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasının; “davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şeklinde düzenlendiğini, anılan madde doğrultusunda davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen tarafın yargılama giderini ödemekle yükümlü olacağını, hal böyle olunca davanın konusuz kaldığından bahis olmamasına karşın, konusuz kalan iş bu davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden bahisle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine tahmil etmesi gerekirken müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacağa ilişkindir. <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, \"Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.\t<br>Yargıtay 6.HD'nin 2023/1326 E - 2023/1411 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; <br>\"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdestlik bulunmaması) dava şartıdır. (HMK 114/1-ı) Derdestlikten söz edebilmek için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken davada dayanılan hukuki sebepler olmayıp davada dayanılan vakıalardır. <br>HMK'da düzenlenen dava şartlarında davanın açılabilirliği değil davanın görülebilirliği ön plandadır. Hakim dava şartlarının varlığını dava tarihine göre değil, bu konuda inceleme yaptığı tarihe göre belirler. Çünkü HMK 115. madde dava açılırken bu dava şartlarının bulunmasını bir önşart olarak öngörmemiş ve tamamlanabilme, tamamlandığında dikkate alma  esasına göre bu dava şartlarını getirdiğini de açıkça ortaya koymuştur. <br>Açıklanan nedenlerle dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı belirlenirken dava tarihi değil, incelemenin yapıldığı tarih itibarıyla bir eksiklik bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Kaldı ki HMK 114/1-ı madde hükmüne göre derdestlik için aynı davanın daha önceden açılmış olması yeterli olmayıp bunun yanında diğer davanın hâlen görülmekte olması gerekmektedir. Görülmekte olan önceki dava kesin hüküm oluşturmayacak biçimde sona ermiş ise hâlen görülmekte olma koşulu ortadan kalkmış olduğu için sonradan açılan davada derdestlik nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğundan söz edilemeyecektir.\"<br>Bu durumda Derdestlik yani davanın görülmekte olması, 6100 Sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir.  Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için üç koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bunlardan birincisi, davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, ikincisi, birinci davanın görülmekte olması, üçüncüsü ise daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması koşuludur. Bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebebinden maksat da (hukuki sebepler değil) davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır.<br><br>Davalı tarafça derdest olduğu iddia olunan  İzmir 3.ATM'nin 2020/445 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... Ltd.Şti tarafından davalı ... Ltd.Şti aleyhine 26/08/2020 tarihinde İzmir 1.ATM'nin 2018/1100 Esas sayılı dosyası üzerinden, \"davalı tarafça açılan konkordatonun tasdiki talebine ilişkin dava sırasında yapılan yargılama neticesinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, bu yöndeki kararın 28/07/2020 tarihinde ilan edildiği ve İİK 308/b maddesi gereğince davacı şirketin dava konusu ... Bankasına ait 20/09/2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çeke dayalı alacağının çekişmeli olması nedeniyle İİK 308/b maddesi gereğince dava konusu 73.400,00 TL çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesi yönünde\" davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 2020/431 karar sayılı karar ile arabuluculuğa başvurulmadan davanın açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, yapılan istinaf talebi üzerine İzmir BAM 20.HD'nin 2020/2531 E - 2020/228 K sayılı ilamıyla başvurunun esastan reddine karar verildiği, bu karara yönelik Temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 6.HD'nin 2021/2845 E - 2022/2554 K sayılı ilamıyla mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın bu kez İzmir 3.ATM'nin 2022/559 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve yapılan yargılama neticesinde 2023/269 Karar 04/04/2023 tarihli karar ile davanın esası hakkında karar verildiği, iş bu kararın istinaf edildiği ve halen istinaf aşamasında olduğu bu kapsamda verilen kararın halen kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.<br>İş bu dava dosyasında ise, yine davacı tarafça davalı hakkında İzmir 1.ATM'nin 2021/42 E - 2021/284 K sayılı kararının 15/03/2021 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde yayımlanması ile davacı şirketin davaya konu alacağının davalı borçlunun ödeme planında yer almaması ve çekişmeli olarak kaydedilmesi neticesinde verilen 1 aylık süre içinde İİK 308/b maddesi uyarınca davacı şirket alacağının tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesi yönünde yine davaya konu ... Bankasına ait 20/09/2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 73.400,00 TL üzerinden 02/04/2021 tarihi itibariyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, tarafları ve konusu aynı olan İzmir 3.ATM'nin 2020/445 E (2022/559 Esas yeni) sayılı dosyası iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle derdest olup, aynı dava dosyası üzerinden  04/04/2023 tarihinde davanın esası hakkında verilen kararın da halen İstinaf incelemesinde olup kesinleşmediği anlaşıldığından, davalı tarafın derdestlik itirazının kabulü ile HMK 114/ı ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davalı tarafın derdestlik itirazının reddi ile yazılı olduğu şekilde \"konusuz kalan davanın esası hakkında  karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile  ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak derdestlik nedeni ile HMK 114/ı ve 115/2 maddeleri  gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, <br>1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, <br>2-Davalı vekilinin yatırdığı 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, <br>3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin11/01/2024 tarih 2023/90 Esas - 2023/828 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br><br>KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; <br>1-Derdestlik nedeni ile HMK 114/ı ve 115/2 maddeleri  gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,1‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali/iadesi ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.<br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2e9230be93b992d","SID":"397b4861a37dc82a"}}