{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ  <br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024   <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 01/06/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ\t: 27/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Davacı ...'nin davalı-borçlu ...’nin ....’den kullandığı ...’ye kefil olduğunu, davalı-borçlunun ödemelerini yapmadığını, davacının herhangi bir icra takibi ve haciz ile karşı karşıya kalmamak adına kefaleten 28.09.2018 tarihinde 14.225,00.- USD ödediğini davacının tüm ödemeyi eksiksiz bir şekilde davalı... ve diğer kefil dava dışı şirketin yetkilisi ... TBK 597. Maddesi uyarınca bildirdiğini, ihtarnamenin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacı tarafından yapılan tüm görüşmeler, gönderilen ihtarnameler semeresiz kaldığından davacının kefil sıfatı ile yaptığı ödemelerin rücuen tahsili için Denizli 9 İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasından icra takibine geçtiğini, borçlunun icra takibine ... tarihinde itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, taraflarınca başlatılan dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin Denizli Arabuluculuk Bürosu’na ... numara ile yapıldığını,,... arabuluculuk dosya no ile görüşmelerin anlaşamama ile neticelendiğini, netice itibarı ile gelinen noktada davacının alacaklı olduğunun, kefaleten ödemeleri yaptığının sabit olduğunu, talep edilen alacağın para alacağı olduğunu, bu sebeple alacak miktarları kadar davalının banka hesaplarına bloke konulmasına, ihtiyati haciz kararı verilmesini  talep ettiklerini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde davalının taşınmazları ile taşınır malları üzerine harca esas değerlerini ve ferilerini karşılar miktarda 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı borçlunun Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün ,...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının likit olan alacağını ödemeyerek haksız ve kötüniyetle itiraz etmesi sebebi ile takibe konu alacağın %20 oranından az olmayan icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Davalı şirketin borcu bulunmadığını, davalı hakkında icra takibinde işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafın alacağının likit olmadığını, davacı ve davalı şirket yetkilileri arasında özel hukuki ilişkileri bulunduğunu belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli olarak açılan takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \" ... Dava dışı ....Denizli Girişimci Şubesi ile davalı.... Firması arasında 13/11/2014 tarihinde Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve davacı şirketin bu kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olduğu, borcun muaccel hale gediği ve asıl borçlu tarafından ödenmeyen kredinin 7. Taksidinin davacı tarafça 28/09/2018 tarihinde ...kanalı ile 14.225 USD olarak ödendiği ve yapılan bu ödemenin İzmir 21. Noterliği'nin 11/10/2018 tarih .. yevmiye numaralı ihtarname ile davalı borçluya ihtar edildiği ancak icra takibine konu borcun ödenmediği, mahkememizce aldırılan, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalının icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağın, banka kredi sözleşmesine ilişkin borca kefilin yaptığı ödemenin rücuen tahsili talebinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nun 67/2 maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaatine varılarak, Davanın kısmen kabulü ile, Denizli 9 İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile, takibin 14.225 USD asıl alacak, 509,73 USD işlemiş faiz olmak üzere 14.734,73 USD olmak üzere aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket  .... 'nin davacı tarafın iddia ettiği gibi... borcu bulunmadığını,  davacı tarafın kefaleten ödeme yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, takibe başlanabilmesi için davacı taraf ve ....'nin müvekkili şirkete Tebligat kanununa uygun bir ihtarı bulunmadığını, müvekkili şirkete yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, davacı tarafın dava açma hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafça temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirkete çıkartılan tüm tebligatların, Tebligat Kanununun 7/a maddesi uyarınca elektronik tebligat ile yapılmasının  zorunlu olduğunu,  işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafın alacağının likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin yetkilisi olan ...’ın daha önce davacı şirkette hissedar ve yönetici olması sebebiyle taraflar arasında farklı hukuki ilişkiler bulunduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirkete yukarıda açıklanan hukuki ilişkilerden dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dosyası içerisine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası olmadan bilirkişi incelemesine verildiğinden dolayı eksik delil ile bilirkişi incelemesi yapıldığını, bu nedenle delillerden toplanmadan yapılan bilirkişi incelemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>davalı müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, bilirkişinin alanında uzman olmadığını, mali müşavir bilirkişisi atanmadığından dolayı usulüne uygun, denetime elverişli bilirkişi incelemesi yapılamadığını, tüm bu sebeplerle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, müteselsil kefalet sebebiyle dava dışı alacaklıya ödenen paranın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafça davalı şirketin . kullanmış olduğu genel kredi sözleşmesine kefil olunduğu, 28/09/2018 tarihinde 14.225 USD 'nin bankaya ödendiği iddia edilerek ödemenin davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça ise; davacıya herhangi bir borcunun olmadığının iddia edildiği, mahkemece ise TBK 596. maddesi gereğince davacının kefil olup  yaptığı ödemeyi davalıdan isteyebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Yargılama sırasında mahkemece, bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi ... tarihli raporunda, davacı şirketin davalı şirketin hesabına 14.225 USD havale yaptığı, Borçlar Kanunu uyarınca kefil sıfatı ile davacı şirketin davalı şirketin kredi ödemesi için yapmış olduğu 14.225 USD tutar için rücu hakkı bulunduğunu belirtmiştir. Bilirkişi raporunda sadece davacı şirket tarafından 28/09/2015 tarihinde davalı şirketin kredisinin 7.taksidinin ödendiği belirtilmiş, söz konusu krediye ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamıştır.<br>Dosya içerisinde mevcut 13/11/2014 tarihli 12.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde;  Borçluların iş bu davanın tarafları olup, kefillerin ise ... ve ... adlı şahıslar olduğu, davacının iddiasının aksine sözleşmede kefil olarak bulunmadığı görülmüştür.<br>Mahkemece, genel kredi sözleşmesi ve diğer banka evrakları incelenmeksizin sadece yapılan ödeme dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması, Dairemizce yerinde görülmemiştir. <br>Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi durumunda, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması ve buna göre hükmolunan icra inkar tazminatı miktarının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde miktar belirtilmeksizin  İcra İnkar Tazminatı'na  hüküm kurulması da yanlış olmuştur. ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16/06/2022 tarih 2020/8204 Esas 2022/4939 Karar sayılı ilamı )<br>Kabulü göre de, yukarıda değinilen bozma ilamında da belirtildiği üzere icra inkar tazminatına TL yerine yabancı para birimi üzerinden hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. <br>O halde mahkemece yapılacak iş; yeni bir bankacı bilirkişiden genel kredi sözleşmesi ve diğer banka evrakları incelenerek, gerekirse bilirkişiye bankada yerinde inceleme yetkisi verilerek taraflar arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması, davacının ödeme yaptığı kredide hangi sıfatla yer aldığı (kefil ya da borçlu), takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının miktarı noktasında rapor aldırılarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/06/2021 tarih ve ...Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu  istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya  İADESİNE, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.27/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"708b0235c812e289","SID":"8f450e30defbc700"}}